A. Şekur Turan

Ocak 2012 - Yıl 101 - Sayı 293

        Geçtiğimiz Kurban Bayramı münasebetiyle herkesin bir yurt köşesine dağıldığı günlerde, 11.11.2011 tarihinde akşam vaktinde, Doğu Türkistanlı dostumuz A. Şekur Turan sessizce aramızdan ayrılmış, ertesi günü ikindi namazından sonra Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda defnedilmiştir. Rahatsızlıkları sebebiyle yıllardır köşesinde oturmakta, çok az kimse ile ilişki kurmakta olduğundan tanıyanlar da onun vefat ettiğini sanmakta idiler.

         

        Turan, 1936 yılında Doğu Türkistan’ın Yarkent şehrinde doğmuş, ilkokula Hoten vilayetinin Guma kazasında başlamıştır. Babası Dr. Aziz Beyin erken ölümü üzerine, Mehmet Emin Buğra’nın himayesi altında Urumçi’de ortaokula devam etmiştir. Vatanının komünizmin işgaline uğraması üzerine 1951 yılı sonbaharında ailesinden sadece kendisi hürriyete kavuşmak üzere yola dökülen kafilelere katılmış, Taklamakan Çölü’nü, Tibet ve Himalayaları aşarak Keşmir’e ulaşmıştır. Burada kısa bir ikameti müteakip birlikte olduğu kafile ile deniz yoluyla Basra körfezine ulaşmış, Bağdat üzerinden Toros Ekspresi ile İstanbul’a gelmiş Sirkeci göçmen misafirhanesine yerleşmiştir. Birlikte yolculuk yaptığı Kazak hemşerileri Kayseri’nin Develi ilçesi Kopçu, Kocacı, Hacı Hamza, Mına Hacılı köylerine iskân edildiklerinde onlardan ayrılmamış, ortaokulu Develi’de bitirmiştir. 1954’te Develi’ye yeni iskân edilen muhacirlerden derleme yapmaya gelen Saadet Çağatay, Tahir Çağatay, Selahattin Olcay, G. Fox Holmes ve Godfrey Lias ile tanışmıştır. Godfrey Lias bu seyahatinden sonra Türkçeye de tercüme edilerek Bütün Dünya dergisinin ilavesi olarak dağıtılan A Nations’s flight to Freedom Kazak Exodus  isimli eserini neşretmiştir.[1]

         

        Hamisi Mehmet Emin Buğra, tahsiline devam etmesi için Ankara’ya aldırmasından sonra Yapı Meslek Lisesi’ni bitirmiştir. Bu okuldaki öğrenimi süresince tarihi Türk Ocağı binasında ikamet etmiştir. Prof. Dr. Osman Turan’ın genel başkan olduğu dönemdeki ikameti sırasında ocak binasına gelip giden yetişkin ve akranı olan bütün Türkçü camia ile tanışma imkânı bulmuştur. O dönemde Türk Ocağı binasında yapılan toplantılarda ve 3 Mayıs Türkçüler Bayramı kutlamalarında çekilen muhtelif resim karelerinde yerini almıştır.

         

        Askerlik hizmetini yedek subay öğretmen olarak Aydın’ın Bozdoğan ilçesine bağlı Kakkalan köyünde yapmıştır. Bu görevi sırasında, Nazilli’ye yerleşmiş bulunan Almanya’daki Türkistan Lejyonu mensuplarından Abdurrahman Kosonlu, İbrahim Özbekler, Abdülhaluk Navgat’la tanışmış ve hayatlarının sonuna kadar onlarla ilişkisini sürdürmüştür. 

         

        Askerlik hizmetinden sonra uzman olarak Milli Kütüphane’de görev almıştır. Milli Kütüphane’den daha sonra Kültür Bakanlığı Milli Folklor Dairesi uzmanlığına naklen geçmiştir. Bu görevi esnasında bakanlığın düzenlediği ilmi toplantılara gelen Doğu Türkistanlı hemşerileriyle kurduğu ilişkiler sayesinde dış dünyaya kapalı bulunan ülkesindeki kültürel gelişmeleri takip etmiştir. Afganistan’dan göçmen olarak gelen ve Van’a iskân edilen Kırgızlar arasında 8-18 Kasım 1982 tarihleri arasında derleme çalışmaları yapmıştır. Kültür Bakanlığı müşavirliğine tayin edilmesinden sonra da Milli Folklor Dairesi’ndeki görevini sürdürmüştür.

         

        Soğuk savaş döneminde geniş bir coğrafyaya yayılmış bulunan Türk dünyasının farklı köşeleriyle alakalı aydınlatıcı makaleleri muhtelif dergilerde çıkmıştır. Atsız’a, Mehmet Emin Buğra’ya[2] ,Maltepe Gülseren Sokağı’nda bulunan evinde oturduğu Tahir Çağatay’a hürmeti sonsuzdu. Saadet Çağatay, babası ve eşi adına 1988 yılında tesis ettiği Ayaz Tahir Türkistan İdil Ural Vakfı’nın yönetim kurulu üyeleri arasına A. Şekur Turan’ı da almıştır. Değişik şehirlerde çıkan gazete ve dergilerde dağılmış bulunan yazıları müstakil bir kitabı dolduracak sayıdadır. Türk Yurdu, Ötüken, İstiklal, Sivas Folkloru, Emel, Türk Kültürü, Azerbaycan, Size yazılarının çıktığı dergi ve gazetelerden bazılarıdır. Ankara’da görev yapması sebebiyle Türkistanlı hemşerilerinin vatandaşlık, ikamet, okuma ve bursla ilgili işlerini takip etmiştir. Memleketine 50 yıldan sonra yeniden gitmiş, yeğenlerini, sağ kalan akrabalarını ve bazı dostlarını ziyaret etmiş ve giderek artan Çin baskısının olumsuz sonuçlarını görmekten dolayı meyus dönmüştü.

         

        Çocuklarından oğlu Tunga, delikanlılık yaşlarının başında talihsiz bir ameliyat sonucunda vefat etmiştir. Kızı Nadire, yüksek okul öğrencisidir. Gök kubbede hoş bir sada bırakan Turan, daima hatırlanacaktır.

         

        Yaş Türkistan, Yeni Milli Yol, Kurtuluş, Emel dergilerinde Doğu Türkistan milli mücadelesine dair neşredilen makale, haber ve yorumların toplanması, Tanrıdağı’ndan-Erciyes’e isimli hatıraları, Doğu Türkistan Milli Mücadelesinde Kim Kimdir konulu üç kitap çalışmasını tamamlamaya muvaffak olamamıştır.  

         

        Eserleri:

         

        1-Uyan Kazak, Mir Yakup Dulatov, Ankara 1971, Yaş Türkistan Yayını. Büyük Kazak edibi Mir Yakup Dulatov’un bu eserinin birinci basımı 1909’da Ufa’da, ikinci basımı 19117de Orenburg’ta yapılmıştır. Turan, bu eserin eski yazı ile istinsah edip tıpkı basımını hazırlamıştır.

        2-Türkistan Bibliyografyası, Ankara 1979, Yaş Türkistan Yayınları. İzahlı olarak hazırlanan bu eseri, iki defa basılmıştır.

        3-Türkistan Şarkı ve Türk Güfteleri, Ankara 1983.

        4-Uygur Halk Masalları, Ankara 1989(A. Bican Ercilasun’la birlikte).

        5-Kazakistan Çağdaş Uygur Şiiri Antolojisi, Ankara 1989 (İ. Ünver Nasrattınoğlu ile birlikte).

         

         

        Turan ülkesini terk ederken, 1948-1949 yıllarında Urumçi’de okuduğu ortaokulun müdürü olan ve o dönemde Sincang, Erk, Yurt, Yalkın gazeteleri ile Altay, Şarki Türkistan Medeniyeti dergilerinde güzel şiirleri çıkan Abdürrahim Ötkür’le aynı kafilede Urumçi’den Kökat’a kadar birlikte yolculuk yapmışlardır. Ötkür, fikir değiştirerek Kökat’tan geriye dönmüştür. Turan, yıllar sonra Ötkür ile yeniden ilişki kurduğunda çalışmalarını tanıtan bir yazı neşretmiştir.[3] Doğu Türkistan’ın yetiştirdiği büyük ediplerden Abdurrahim Ötkür (1923-1995)’ün kendisine yazdığı 19 Nisan 1986 tarihli mektubu ektedir. Uygur Türkçesiyle kaleme alınan mektubun anlaşılmasında güçlük çekilmeyecektir. Ötkür, İz isimli romanında 1913’te Kumul’u istila eden Mançular ve onların yerli yardakçılarından Maksut Van’a karşı mücadele eden Timur Halfe’yi ele almıştır. İz ve Oyğanğan Zemin isimli romanlarında işgalci Çinlileri ağır bir dille eleştirmiş, vefatından sonra yapılan eserlerinin yeni basımlarında ise bu ifadeler yumuşatılmıştır.

         

         

         

         

         

        

         

         

        

         


        


        

        [1] A hations’s flight to freedom Kazak Exodus (Bir Milletin Özgürlüğe Uçuşu: Kazak Muhacirleri), New York 1959.


        

        [2] Buğra hakkında bir makalesi bulunmaktadır, Mehmet Emin Buğra (Ölümünün on birinci yılı münasebetiyle), Ötüken, sayı 138, Haziran 1975,s.17.


        

        [3] A.Şekur Turan, Abdülrahim Ötkür, Emel, sayı 156,Eylül-Ekim 1986,s.19-20.


Türk Yurdu Ocak 2012
Türk Yurdu Ocak 2012
Ocak 2012 - Yıl 101 - Sayı 293

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele