İstanbul’un Fethinin 500. Yıldönümünü Kutlama Hazırlıkları

Aralık 2013 - Yıl 102 - Sayı 316

        Hükümetin önümüzdeki günlerde Meclis’e gönderme hazırlığında bulunduğu ve bazı kanunlarda değişiklikler ihtiva eden yeni demokratikleşme paketi içinde Heybeli Ada Ruhban Okulu ile ilgili yeni bir düzenlemenin bulunduğu gazetelere yansımış, Yunanistan’ın Atina’da cami yapılmasına izin vermemesi üzerine şimdilik vazgeçildiği açıklanmıştır.

         

        12 Mart 1971 muhtırasından sonra Anayasa’da yapılan düzenlemelerle yüksek öğrenim alanında faaliyette bulunan özel öğretim kurumları hakkındaki gelişmeler çerçevesinde ülkemizdeki Ortodoks vatandaşlarımızın din adamı ihtiyacını karşılayan bir eğitim kurumu olan Heybeliada Ruhban Okulu da faaliyetini durdurmuştu. Anayasa değişikliği sadece bu okula yönelik değildi. Bu tarihten sonra Ortodoks dünyasıyla yakından ilgilenen, başta Amerika olmak üzere bize baskı yapabilecek konumda bulunan bütün ülke ve kurumların okulun yeniden açılması hususundaki arkası kesilmeyen taleplerine hükümetler olumlu cevaplar vermediler.

         

        28 Şubat kararlarından sonra Ortodoksların din adamı ihtiyacının fakültelerinin bir bölümünde kurulacak ana bilim dalı çerçevesinde karşılanması fikrine, Ruhban Okulu’nun açılması meselesini adeta itibar olarak gören Patrikhane sıcak bakmadı. Patrikhane’nin Anadolu’nun birçok yerleşme bölgesinde cemaati ve kullanıma açık kilisesi bulunmamasına rağmen bu kurumlara değişik rütbelerdeki din adamını tayin etmeye devam ettiği ve ihtiyaç gösterilen din adamı ihtiyacının gerçeği yansıtmadığı biliniyor. Bir zamanlar faal olan Katolik Rum Kilisesi çoktan varlığını kaybetmişti.[1] Onlardan çok fazla cemaate sahip olan Ermenilerin de din adamına ihtiyaç duydukları gazetelere yansımasına rağmen bu hususta çözüme yönelik bir faaliyet görülmüyor.

         

        Yunanistan’da Türkiye’ye ile yapılan savaşın kaybedilmesinden sonra sorumlu olarak görülenler yargılanarak ağır cezalara çarptırılmışlardır. İstiklal Savaşı’ndan sonra 1930’lu yıllarda Türk-Yunan ilişkilerinde dönemin büyük siyaset adamları Mustafa Kemal Atatürk ve Venizelos’un basiretli tutumlarıyla gerçekleşen yakınlaşma uzun ömürlü olmamıştır. Yunanlı devlet adamlarının iç politikadaki siyasi çıkar hesapları sonucunda dostluk süreklilik kazanamamıştır. II. Dünya Savaşı başında İtalya, 28 Ekim 1940 tarihinde Yunanistan’a bir ültimatom vererek Korfu ve Girit adalarını, Pire ve Preveze limanlarının kendisine verilmesini talep etmiştir. Talebin yerine getirilmemesi üzerine askerlerini Yunan topraklarına gönderen İtalya, 7 ay süren bir direnişle karşılaşmıştır. Durumun kötüye gittiğini gören Almanya 06. 04. 1941’de Yunanistan’a saldırdı, 26 Ağustos’ta Atina’yı ele geçirerek kısa sürede egemenlik sağladı. Ülke Almanya, İtalya ve Bulgaristan tarafından üç egemenlik sahasına ayrıldı. Yunanistan’ın yıllık ekmek ihtiyacı olan 1.200.000 ton buğdayın 400.000 tonu dışarıdan karşılanıyordu. Dışarıdan buğday ithalinin ve yardımın sağlanamamasından dolayı ülke işgalin birinci yılında açlıkla karşı karşıya kalmıştı. Türkiye, savaşa girmemesine rağmen büyük bir orduyu silah altında tutması ve buğday üretimin düşmesine rağmen savaş süresince küçümsenmeyecek miktarda gıda yardımını her türlü tehlike göz ününe alınarak deniz yoluyla Yunanistan’a ulaştırmıştır.[2] Yapılan yardımlar, destekler kısa sürede unutuldu. Daima Türkiye aleyhine büyümeye ve toprak kazanmaya gayret gösteren Yunanistan, 1950’li yıllarda Kıbrıs’ı topraklarına katabilmek gayesiyle her türlü yolu denedi. Batı Trakya’da yaşayan Türk azınlığa şiddetli bir baskı uyguladı. Durumun kötüleşmesi üzerine Trabzon DP milletvekili Prof. Dr. Osman Turan, Meclis başkanlığına sözlü bir soru önergesi verip, Batı Trakya Türkleri ile İstanbul’da yaşayan Rumların mecburi mübadelesinin düşünülüp düşünülmediğini sormuştur. [3]

         

        Batı Trakya’da yaşayan Türk azınlığın hakları, Ege Denizi’nde kıyılarımızın 12 mile çıkarılması, Fır Hattı, Ege’de hava sahasının kullanılması, Kıta Sahanlığı, Patrikhane ve Ekümeniklik Meselesi, Adaların silahlandırılması /silahsızlandırılması, Kardak, KKTC’nin uluslararası alanda tanınması, Türkiye’nin AB üyeliği gibi iki ülke arasında ki ihtilaflı konular çözüm beklemektedir.

         

        Fethin 500. yıldönümü kutlamaları hazırlıklarına 1939 yılında başlanmış, II. Dünya Savaşı sırasında sürdürülmüştür. İlerleyen zaman içinde günlük basında bu konuya temas eden yazılar çıkmıştır.[4] Bu konuda İstanbul Topkapı Müzesi Müdürü Tahsin Öz, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürü H. Zübeyr Koşay, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. A. Hamit Ongunsu tarafından hazırlanan rapor, 15. 02. 1945 tarihinde M. E. Bakanlığı’nda yapılan toplantıda görüşülmüştür. Basında bazı kalemler İstanbul’un fethinin 500.  yıldönümünün kutlanmasıyla ilgili değişik teklifler getirmişlerdi. Tan gazetesinde Said Kesler, bazı aydınlara, ‘Fatih’in heykeli nereye dikilmeli ve nasıl olmalı’ sorusunu sormuştu. Ressam Ali Sami Boyar, ‘Mermerden olmalı ve Ayasofya meydanına dikilmeli’[5], mimar Sedat Çetintaş, ‘Abidenin en çok yaraşacağı yer Fatih Üniversitesi kampüsüdür-Fatih Camii’[6], Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Tahsin Öz, ‘Fatih’in azametile mütenasip bir heykel yapılamaz. Fatih Belediyesi’nin önüne dikilmeli’[7], İsmail Hakkı Baltacıoğlu, ‘Fatih’in heykelini Türk yapabilir’ cevabını vermişlerdir. [8] Suphi Nuri İleri, kutlamalar çerçevesinde fetihle ilgili tafsilatlı bir eser neşredilmesini, fethe hasredilen bir müze açılmasını, tarihi İstanbul’la ilgili sergi düzenlenmesini, konferanslar verilmesini,  tarihi hisarların aslına uygun olarak onarımlarının yapılmasını teklif etmiştir. [9] Sami Teziş, kutlamalarla ilgili görüşlerini belirttiği yazısında, törenlerin başlangıç tarihinin Fatih’in kuşatmaya başladığı tarih olan 26 Mart’ın esas alınmasını teklif etmiştir.[10] Milli meselelere hassasiyeti tartışılan, kozmopolitliği hep öne çıkarılan Ahmet Emin Yalman, önceden hazırlıklara başlanarak milletlerarası katılımla 1953 yılında İstanbul Sergisi açılmasını teklif etmiş, İstanbul’un fethinin vicdan hürriyetinin tam bir zaferi olduğunu belirtmiş, gazetesinde fetihle ilgili yazıların neşredilmesine imkân vermiştir.[11] Tarihte böyle büyük sergiler Fransa’da ve Amerika’da açılmıştı. Abdülhak Adnan Adıvar 1945 yılında Akşam gazetesinde neşrettiği makalede, İstanbul’un fethinin beş yüzüncü yıldönümü kutlamaları için önceden hazırlıklara başlanılmasını teklif etmişti. Bu yazısında ayrıca İstanbul Enstitüsü ismiyle bir araştırma kurumunun tesis edilmesinin gerekliliğine temas etmişti. İstanbul’un fethinden beri tamir edilmeyen başta Fatih Camii olmak üzere, mimari eserler hakkında nelerin yapılması gerektiği hususunda basında yazılar çıktı.[12] Remzi Oğuz Arık’ta fetihle ilgili yazısında geçmişten ziyade gelecekle ilgili düşüncelerini açıklamayı tercih etmiştir.[13] Demokrat Parti çizgisinden gelen siyasi partilerin millî konulara ilgisiz kalmakla suçladıkları CHP yönetimi 1953 yılından çok önce bu konuda hazırlıklara başlamıştı. İstanbul’un beş yüzüncü ve müteakip fetih yıllarını kutlamak ve bu maksatla imar ve diğer hazırlıkların yapılması gayesiyle yapılacak gerekli harcamalarda vatandaşın mali desteğine de ihtiyaç duyulmasından dolayı bir dernek kurulması kararlaştırılmıştı. Bu maksatla 20. 02. 1950 tarihinde ‘İstanbul’un Beşyüzüncü ve Müteakip Fetih Yıllarını Kutlama Derneği’ kurulmuştu.[14] Dernek çalışmalarında kolaylık sağlamak üzere İçişleri Bakanlığı’ndan genel menfaatlere yarar dernekler arasına alınmasını talep etmiştir. Mahiyet ve faaliyeti bakımından konunun Milli Eğitim Bakanlığı’nı ilgilendirdiğini düşünen İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü, derneğin ‘Anatüzüğü’nü görüş bildirmek üzere 21 Nisan 1950 tarih ve 22123 sayılı yazı ile bakanlığa göndermiştir. Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü 04. 05. 1950 tarih ve 429 sayılı yazı ile ‘derneğin fetih yıldönümü hazırlıkları için lüzumlu olduğunu, kutlamalar için çok ödeneğe ihtiyaç duyulacağı, devlet bütçesinden karşılanması pek güç olan kutlama hazırlıkları esnasında halkın yardımlarının sağlanması için böyle bir derneğe şiddetle ihtiyaç olduğu, kutlama programında derneğe de bazı görevler verildiği, sözü geçen derneğin genel menfaatlere yarar dernekler arasına alınmasının faydalı olacağını’ Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’na bildirmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı, 12. 05. 1950 tarih ve 614 sayılı yazı ile İçişleri Bakanlığı’na derneğin genel menfaatlere yarar dernekler arasına alınmasının faydalı görüldüğünü bildirme kararıyla genel menfaatlere yarar dernekler statüsüne alınmıştır. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü 25. 08. 1950 tarih ve 44658 sayılı yazı ile bu sonucu Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirmiştir.

         

        Ayrıca kutlamanın organizasyonunu yapmak üzere Bakanlıklar ve kurullar arası bir daimi komisyon kurulmuştur. Bu komisyonun hazırladığı program 23. 02. 1950 tarihinde yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında görüşülerek esasları kabul edilmiş, bunların mali imkânlar ölçüsünde gerçekleştirilmesi ve bu işin Milli Eğitim Bakanlığı’nca düzenlenmesi karar altına alınmıştır. Bu program bastırılarak ilgili birimlere dağıtılmıştır. Oldukça tafsilatlı ve Osmanlı eserlerinin onarımının yapılmasına ağırlık verilen programda yukarıda söz konusu derneğe de bazı görevler verilmiştir. Program 14. 05. 1950 tarihin de yapılan seçimlerde iktidarın değişmesi üzerine uygulanamadan, kâğıt üzerinde kalmıştır. Milliyetçi gençlerin çıkardığı Tanrıdağ dergisinde çıkan küçük bir yazıda yapılan çalışmaların başarıya ulaşamayacağı tahmin edilmiştir: ‘İstanbul’un fethinin 500 üncü yılına yaklaşırken şimdiye kadar bu mutlu günü programlamaya vazifelendirilen komitenin müspet bir faaliyet gösterememesinden endişe ediyorduk. Bu komite şimdi de Fatih Mehmed’in heykeli o vakte kadar yetiştirilemez diye bir kehanette bulunmuş, Biz bu fikri kabul ediyor görünsek bile mahut komite şimdiye kadar gerek bu hususta gerek fetih filmi, hisarlar ve surlar hususun da kat’i teşebbüslere niçin girişmedi diye soruyoruz. El hasıl böyle dünya çapındaki, tarihin seyrini değiştirebilecek kudretteki bir olayın 500 üncü sene-i devriyesine yakışır bir programın tatbik edilemeyeceğinden endişeleniyor, komitenin içinde veya dışında da çalışmaları baltalayan şahısların bulunmasından şüphe ediyoruz.[15] Adnan Adıvar, kutlama konusunda bir gelişme olmaması üzerine yeniden bir makale neşretmiş, kurulan derneğin mali imkânlarının bütün yardım taleplerine rağmen sınırlı kaldığını belirtmişti. Derneğin kasasında 5.629 lira mevcuttu. [16]

         

        İşbaşındaki Demokrat Parti hükümeti, Yunanistan’la gelişmekte olan dostluğu bozmamak gayesiyle devlet töreni yapmaktan kaçınarak, kutlama merasimlerinin gösterişsiz, sıradan törenlerle geçiştirilmesi düşüncesinde idi. Bu konuda uzmanların uyarıcı makaleleri gazetelerde görüldü.[17] İktidarın bu tutumunun farkına varılmasından sonra tarihçi İsmail Hami Danişmend’in başkanlığını yaptığı ‘İstanbul’un Fethinin 500’üncü Yıldönümünü Kutlama Derneği’ adıyla bir dernek kurulmuştur. Münevver Ayaşlı’nın, Danişmend’den naklettiğine göre kutlamaların sönük geçmesi bazı siyasetçilerin telkinlerinden kaynaklanmıştır. Bu telkine Dışişleri Bakanı olan Fuat Köprülü’de iştirak etmiştir. Çünkü Köprülü, Dışişleri Bakanı olarak Yunanlıları gücendirmek istemiyordu.[18] İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay, beyanatında bunu açıkça ifade etmiştir: ‘İstanbul’un fethinin yıldönümü etrafında, evvela şu hususu belirtmeliyim ki bu tören herhangi bir emperyalist hareketin ifadesi mahiyetinde ve yakın uzak dostları herhangi bir şekilde rencide edecek tarzda olmayacaktır’. [19] Yıldönümü kutlamalarını mütevazı imkânlarla yapmak isteyenler küçük tirajlı, on beş günlük ve aylık yayın organlarında seslerini topluma duyurmak üzere milli duygulara tercüman olan bazı yazılar neşretmişlerdir.[20] Türk Milliyetçiler Derneği, devletin yapmaktan kaçındığı kutlama etkinliklerini mütevazı imkânlarıyla üstlenmeye çalıştı. İstanbul Şubesi hazırladığı geniş bir kutlama programını başkan Bekir Berk imzasıyla kamuoyuna duyurdu. Program İstanbul Üniversitesi’nin isminin Fatih olarak değiştirilmesi, Taksim alanında Beyoğlu’na dönük olarak iki büyük direk arasına ‘İstanbul Türk’tür, Türk Kalacaktır’ sözlerini ihtiva eden ışıklı bir mahyanın asılması tekliflerini ihtiva etmekte idi.[21] 29 Mayıs 1953’te başlayan kutlama faaliyetleri dokuz gün sürmüş, DP’nin, Hristiyan dünyası ve Yunanistan’ı gücendirmemek hesabı çerçevesinde ki ilgisizliği, organizasyon bozuklukları ile süreç tamamlanmıştır. Buna karşılık, Yunanistan’da bir hafta yas ilan edilmiş, toplumun her kesiminden kalabalıkların iştirakiyle bir ayin düzenlenmiştir.

         

        1952 yazı girerken İstanbul Haydarpaşa Lisesi Edebiyat öğretmeni olan Atsız’ın bir grup öğrencisi fetih kutlamalarına katkıda bulunmak gayesiyle ‘Fetih Yıllarını Aydınlatma Derneği’ni kurmuşlardır. Dernek mensupları 500. Yıldönümü kutlamalarında bir Türk kılıcı gösterisi yapmak üzere usta bir sanatçıdan ders almışlardır. Kılıç dersleri yanında Ayasofya’nın camiye çevrilmesini de düşünmüşlerdir. Fetih yıldönümünde, 29 Mayıs 1953 günü atlar üzerinde, beyaz keçe külahları, keskin kılıçlarıyla geçit resmine katılarak, merasim dönüşünde Ayasofya’ya girip, hutbe okuyup namaz kılmayı tasarlamışlardır. Ama Hüseyin Üzmez’in Malatya’da gazeteci Ahmet Emin Yalman’ı yaralamasıyla başlayan sürecin 1953 yılında Türk Milliyetçiler Derneği’nin kapatılmasıyla sonuçlanması, bu düşüncelerinin gerçekleşmesine engel olmuştur. [22]

         

         

        İstanbul Fethi’nin Beşyüzüncü Yıldönümü Kutlama Programı

         

        Bakanlıklar ve Kurullar arası daimi bir komisyonca hazırlanan bu program Bakanlar Kurulu’nun 23. 02. 1950 tarihli toplantısında incelenmiş ve esasları kabul olunarak bunların mali imkânlar ölçüsünde gerçekleştirilmesi ve bu işin Milli Eğitim Bakanlığı’nca düzenlenmesi karar altına alınmıştır.

         

         

        BÖLÜM: I

         

         

        Tarihi Anıtların Onarımı

         

         

              Yapılacak Olan İş                                           Yapacak Olan Daire

        1-Fatih külliyesinin onarımı                                       Milli Eğitim Bakanlığı

        2-Fatih camisinin onarımı                                        Vakıflar Genel Müdürlüğü

        3-Fatih haziresinin tanzimi                                        Milli Eğitim Bakanlığı

        4-Rumelihisarının tanzimi                                         Milli Eğitim Bakanlığı

        5-Anadoluhisarının tanzimi                                        Milli Eğitim Bakanlığı

        6-Topkapı Sarayı onarımının ikmali                                Milli Eğitim Bakanlığı

        7-Çiniliköşk onarımının ikmali                                     Milli Eğitim Bakanlığı

        8-Babıhümayunun onarımı                                        Milli Eğitim Bakanlığı

        9-Topkapı Sarayı surlarının tanzimi                                 Milli Eğitim Bakanlığı

         

         

        BÖLÜM:  II

         

         

        İmar İşleri

         

        1-Birinci bölümde ele alınan abidelerin etrafının, bahçe ve yolları-     İstanbul Belediyesinin tanzimi, gerekli istimlaklerin yapılması

        2-Topkapı Sarayı önündeki sahanın tanzimi                         İstanbul Belediyesi

        3-Askeri Müzenin tertip ve tanzimi                                 Milli Savunma Bakanlığı

        4-Deniz Müzesinin geliştirilmesi(Eski Bahriye Nezaretine nakil)        Milli Savunma Bakanlığı

        5-İstanbul Belediye Müzesinin bir(İstanbul Şehir Tarihi Müzesi)halinde geliştirilmesi    İstanbul Belediyesi

        6-Adalet Sarayının inşası                                          Adalet Bakanlığı

        7-İstanbul Tiyatro binasının ikmali                                 İstanbul Belediyesi

         

         

        BÖLÜM: III

         

        İlmi Araştırma ve Yayın İşleri

         

        1-Fatih ve devrini tetkik eden bir korpus hazırlanması                      Türk Tarih Kurumu

        2-İstanbul’a ait eski gravür, tablo, plan, harita ve resimleri toplayan bir albüm hazırlanması  Türk Tarih Kurumu

        3-Bir İstanbul kılavuzu hazırlanması ve Avrupa dillerine tercümesi     Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü

        4-Bugünkü İstanbul’un bir albümünün hazırlanması                         Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü

        5-Fatih devri mimarisine ait rölövelerin hazırlanması                        Milli Eğitim Bakanlığı

        6-Okmeydanı hakkında bir eser hazırlanması                              Türk Tarih Kurumu

        7-İstanbul hisarlarını ve muhasarasını gösteren planlardan mürekkep bir albüm hazırlanması       Milli Savunma Bakanlığı

        8-Fatih hakkında resimli popüler bir eser hazırlanması                      Türk Tarih Kurumu

        9-Fatih devrine ait Türkçe ilmi ve edebi metinlerin neşri                      İstanbul Üniversitesi

        10-Fatih devrine ait eski ve yeni yabancı eserlerin tercümesi                 İstanbul Üniversitesi

         

         

        BÖLÜM: IV

         

        Sanat Eserleriyle İlgili İşler

         

        1-Fatih Sultan Mehmet için bir anıt inşası                                   Kutlama Derneği

        2-Fethe ve Fatih’in zaferlerine ait tablolar yaptırılması                     Kutlama Derneği

        3-Fethe ait şiir, marş, piyes, opera livresi, oratoryo ve senfoniler hazırlatılması           Kutlama Derneği

        4-Hatıra madalyaları yaptırılması                                        Kutlama Derneği

        5-Muhtelif dillerde afişler yaptırılması                                    Kutlama Derneği

        6-Fethe ait bir film çevrilmesi                                           Kutlama Derneği

         

         

        BÖLÜM: V

         

        Kongre ve Sergi İşleri

         

        1-Fetih devrine ait bir milli tarih kongresi tertibi                           Türk Tarih Kurumu

        2-Milletlerarası Beden Eğitimi ikinci kongresinin tertibi                    Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü

        3-Milletlerarası bir resim sergisi tertibi                                   Milli Eğitim Bakanlığı

        4-Çiniliköşk’te Fatih devrine ait bir sergi tertibi                           Milli Eğitim Bakanı

        5-Beynelmilel bir panayır kurulması                                     Ticaret ve Ekonomi Bakanlığı

         

         

        BÖLÜM: VI

         

        Propaganda İşleri

         

         

        1-Propaganda ve kültür filmleri hazırlanması                             Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü

        2-Basın, radyo ve broşürlerle neşriyat yapılması                          Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü

        3-Turistik eşya hazırlanması                                            Kutlama Derneği

        4-Hususi sigaralar çıkarılması                                          Tekel Genel Müdürlüğü

        5-Hususi pullar çıkarılması                                             P. T. T. Genel Müdürlüğü

        6-İç ve dış turizm için hususi tertipler alınması                            Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü

        7-Okullarda Fatih devrini anlatmak üzere tertipler alınması                Milli Eğitim Bakanlığı

         

         

        BÖLÜM: VII

         

        Merasim ve Protokol İşleri

         

         

        1-Yeniçeri ve sipahi kıtalariyle bir mehter takımı hazırlanması              Milli Savunma Bakanlığı

        2-Hususi gümrük ve vize kolaylıkları sağlanması                          Tekel ve İçişleri Bakanlıkları

        3-Nakil vasıtalarında hususi kolaylık sağlanması                          Ulaştırma Bakanlığı ve Belediye

        4-Şehrin süslenmesi ve ışıklanması                                      İstanbul Belediyesi

        5-Hususi konser ve temsil programları hazırlanması                      Milli Eğitim Bakanlığı ve Belediye

        6-Parklarda bando konserleri tertibi                                    İstanbul Komutanlığı ve Belediye

        7-Okullarda kutlama törenleri tertibi                                   Milli Eğitim Bakanlığı

        8-Hususi spor müsabakaları tertibi                                     Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü

        9-Kermes ve festivaller tertibi                                         Kutlama Derneği

         

         

TALİMAT

 

        1-İstanbul Fethinin 500 üncü Yıldönümünü Kutlama hazırlıklariyle meşgul olmak üzere kurulan daimi komisyon bu programın tatbikini gözden geçirmek üzere vakit vakit toplantılarına devam edecektir.

        2-Daimi komisyonun Ankara’da bir merkez komitesi bulunacak ve bu komite ilgili devlet daireleri ve kurumlar ile temas halinde bulunarak programın tatbikini yakından takip edecektir.

        3-Daimi komisyonun İstanbul’da Vali ve Belediye Başkanı’nın Reisliği altında bir tali komitesi olarak ve bu komite programın İstanbul’a ait tatbikatını yakından takib ederek merkez komitesiyle irtibat halinde bulunacaktır.

        4-Programa dâhil maddelere ait tatbikat planlarını, projeleri, özel programları ve sanat eserlerini incelemek üzere ihtiyaç görüldükçe Ankara ve İstanbul’da geçici ihtisas komisyonları ve jüriler teşkil olunacaktır.

        5-Bu programa dâhil maddeler İstanbul Fethinin 500 üncü yılını kutlama için gerçekleştirilmesi zaruri görülen hususlardır. Bunun dışında bu konu ile ilgili teşebbüs ve tekliflerin programa ilavesi daimi komisyonca tetkik olunacaktır.

         

         

         

         

        


         

         

        


        

        [1] Elçin Macar, İstanbul’un Yok Olmuş İki Cemaati Doğu Ritli Katolik Rumlar ve Bulgarlar, İstanbul 2002.


        

        [2] Doç. Dr. Ulvi Keser, Kızılay Belgeleri Işığında Yunanistan’da Ölüm, Açlık, İşgal 1939-1949, Ankara 2010, 874 s.


        

        [3] Coşkun Kırca, Mecburi Mübadele, Yeni Gün, 19. 5. 1957, s. 3. Yeni Gün gazetesi, basına ispat hakkı tanınmasını talep ettikleri için DP’den ihraç edilen, istifa eden milletvekillerinin kurdukları Hürriyet Partisi’nin yayın organıdır.


        

        [4] Galip Kemali Söylemezoğlu, 500 üncü Yılda neler yapmalıyız?, Tasvir-i Efkar, 2. 7. 1942, s. 2; Ali Rıza Sağman, Fatih’in Heykelini Nereye Dikmeliyiz ?, Tasvir-i Efkar, 20. 8. 1942, s. 2, 4; Haluk Y. Şehsuvaroğlu, İstanbul Fethinin 500 üncü Yıldönümü Münasebetiyle, Tasvir-i Efkar, 12. 9. 1942, s. 2; A. Kemal Üçok, Fatih’in Heykeli Nasıl Olmalıdır ?, Tasvir-i Efkar, 16. 10. 1942, s. 2.


        

        [5]Tan, 17. 10. 1941, s. 1, 2.


        

        [6]Tan, 18. 10. 1941, s. 1, 2.


        

        [7]Tan, 19. 10. 1941, s. 1, 2.


        

        [8]Tan, 28. 10. 1941, s. 3.


        

        [9] Suphi Nuri İleri, 500 üncü Yılı Nasıl Kutlamalıyız, Tan, 2. 7. 1942, s. 3.


        

        [10] Sami Teziş, İstanbul’un Zaptedilmesinin 500’üncü Yıldönümü için Neler Düşünmeliyiz ve Ne Gibi Hazırlıklar Yapılmalıdır, Tan, 15. 10. 1942, s. 2; Tan, 20. 10. 1942, s. 3, 4.


        

        [11] Ahmet Emin Yalman, 1953 İstanbul Sergisi, Vatan, 18. 6. 1942, s. 1, 3; A. Süheyl Ünver, Fethin 500 üncü Yıldönümüne Hep Birden Hazırlanmalıyız, Vatan, 7. 4. 1949, s. 2; Dr. Tarık Zafer Tunaya, İstanbul’un Fethinin Tarihi Ehemmiyeti, Vatan, 29. 5. 1949, s. 2, 4.


        

        [12] Esat Serezli, Beşyüzüncü Yıldönümüne Kadar Fatih’te Neler Yapılacak?, Vatan, 03. 05. 1945, s. 4; Esat Serezli, İstanbul Fethinin Beşyüzüncü Yılını Kutlama Münasebetile Fatih’te Evkaf Ve Belediye Ne Yapıyorlar Ve Ne Yapacaklar?, Vatan, 18. 6. 1948, s. 1,  2.


        

        [13]Remzi Oğuz Arık,  İstanbul Fethinin 500 üncü Yıldönümünde Yeni Çağlar’daki Rolümüzü Belirtmeliyiz!, Hareket, sayı 4, Haziran 1947, S. 4-5; Arık, İstanbul Fethinin 500 üncü Yıldönümünde Yeni Çağlar’daki Rolümüzü Belirtmeliyiz !, Hareket, sayı 5, Temmuz 1947, s. 3-5.


        

        [14] Bu dernek ismini önce İstanbul Fethi Derneği daha sonra İstanbul Fetih Cemiyeti olarak değiştirmiştir. Dernek 1954 yılında İstanbul Enstitüsü’nü kurmuş ve müdürlüğüne Prof. Dr. Ahmet Ateş getirilmiştir. Derneğin 1951 yılında yapılan genel kurulunda yönetim kuruluna Aziz Ogan, İzzet Akosman, Dr. Fethi Erden, Halis Kaynar, İhsan İpekçi, Cemil Topuzlu, Muhittin Üstündağ, Dr. Emin Erkul, Vasfi Rıza Zobu, Ramiz Gökçe, Ekrem Hakkı Ayverdi seçilmişlerdir. Bu isimlerden bazıları daha önce İstanbul Belediye Başkanlığı yapmışlardır. bk. 500 üncü Fetih Yılı Kutlanabilecek mi?, Vatan, 19. 10. 1951, S. 1, 4 .


        

        [15] Orhan Ozar, Fetih Yıllarını Kutlama Derneği’den Şüphe Ediyoruz, Tanrıdağ, sayı 1, 5. 11. 1950, s. 7.


        

        [16] A. Adnan Adıvar, Bir iddianın İspatı ve Fethin Beş Yüzüncü Yıldönümü, Akşam, 11. 5. 1951, s. 1, 2.


        

        [17] Haluk Y. Şehsuvaroğlu, 500 üncü Fetih Yılını Nasıl Kutlamalıyız?, Vatan, 10. 4. 1951, s. 5;Sedat Çetintaş, Fetih Yılı Münasebetiyle Kutlama mı, Tahkir mi,  Akşam,  30. 4. 1953. s. 4.


        

        [18] Münevver Ayaşlı, İşittiklerim Gördüklerim Bildiklerim, İstanbul 1973, s. 100-101.


        

        [19] 500 yıl sade şekilde geçecek, Dünya, 9. 2. 1953, s. 5.


        

        [20] Bekir Berk tarafından çıkarılan ‘Komünizme Karşı Mücadele’ isimli on beş günde bir çıkan gazetenin 1 Nisan 1952 tarihli ve 33. sayısının 1. sayfasında ‘Fatih Sultan Mehmet Han Konuşuyor’, 2. sayfasında İsmail Hami Danişmend’in ‘Ayasofya’ başlıklı yazıları çıkmıştır. Aynı gazetenin 15 Nisan 1952 tarih ve 34 sayılı nüshasında Bekir Berk ‘Başbakan Adnan Menderes’e Açık Mektup’ isimli yazısında bu konuya değinmiş, iç sayfalarda İsmail Hami Danişmend ile yapılan bir mülakat neşredilmiştir. Danişmend ayrıca, ’İstanbul’un Fethinin Üç Cephesi’ başlıklı bir yazıyı Milliyet gazetesinin 06. 02. 1952 tarihli nüshasında neşretmiştir.


        

        [21]Serdengeçti, sayı 19-20, Ekim-Kasım 1952, s. 25.


        

        [22] Altan Deliorman, Tanıdığım Atsız, İstanbul 2000, s. 63, 64, 66, 67, 69, 73, 74.


Türk Yurdu Aralık 2013
Türk Yurdu Aralık 2013
Aralık 2013 - Yıl 102 - Sayı 316

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele