“Eğitimci” Nevzat Kösoğlu ile...

Kasım 2013 - Yıl 102 - Sayı 315

        Nevzat ağabeyle Türk Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Mütevelli Heyetinde 15 yılı aşkın bir süre birlikte çalıştık. Onu anlatmak hem çok kolay hem de zor. Nevzat ağabey eğitime ve bilgiye çok önem veren bir insandı. Bizim insanımızın –milliyetçilerin-  okumayı çok sevmediğini ve dinlemekle yetindiklerini söylerdi. Belki de bu yüzden son yıllarını tamamen konferanslara ayırmıştı. Konferans vermek üzere yapılan bütün davetlere gitmeyi bir görev saymaktaydı. Eğitime verdiği önem, sonunda onu okul açıp yöneten bir insan yapmıştı. İnsan yetiştirmenin ana yolunun okul olduğu inancının sonucu Vakfımızı okul açmaya teşvik etti ve bu konuda bizzat gayret gösterdi.  

         

        Vakfımızın 16 senedir sahibi bulunduğu bir okulumuz var; Türk Yurdu Okulları. Okulumuzun http://www.turkyurdu-okullari.com isimli bir internet sitesi var. Faaliyetleri ve başarıları hakkında oradan yeterli bilgilere ulaşmak mümkündür.

         

        Hemşerileriyle birlikte İspir Eğitim ve Kültür Vakfını, bir süre sonra da eğitim kurumu açmak üzere Vakıf üyeleriyle birlikte, İspir Eğitim Merkezi ve Ticaret Limited Şirketini kurarlar. 13 Haziran 1996 senesinde “Özel İsem İlkokulu ve Özel İsem Anadolu Lisesi”ni açarlar. İşlerin daha iyi yürümesi için, Vakıf, 1997 yılında “İspir Eğitim Merkezi ve Ticaret Limited Şirketi” hisselerinin %99.7 Türk Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfına devreder.

         

        10 Ekim 1997 tarih ve 201 sayılı kararla okulun adı Özel Türk Yurdu İlköğretim Okulu, Özel Türk Yurdu Lisesi ve Anadolu Lisesi olarak değiştirilir. 1999 yılı Ekim ayında “İsem İspir Eğitim Merkezi ve Ticaret Limited Şirketi” adı, Yurt Eğitim Kurumları Ticaret Limited Şirketi olarak isim değiştirir. İşin başında Nevzat Bey vardır. Eğitimin önemine olan inancını lâfta bırakmayıp, kuvveden fiile çıkarmanın zaruretine inandığı için, okul işinin hayata geçirilmesini sağlayan bir eylem insanı olarak karşımıza çıkar.

         

        Okul, Türk Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfına geçtiğinden beri başında o vardır. Kendisine yakışan bir titizlikle inançlarından ve prensiplerinden taviz vermeden okulu başarıya ulaştıracak mükemmel bir eğitim kadrosu kurmuştur. Haftanın beş gününde en az günün yarısını okulda geçirmiş, hocalarla, velilerle ve öğrencilerle ve okulun her şeyiyle yakından ilgilenmiştir.

         

        Her dersin hakkıyla öğretilmesini teşvik etmiş ve okulun kurulduğu günden bu yana başarılı olmasının en önemli amili olmuştur. Özellikle müzik derslerinde millî müziğimizin ve millî oyunlarımızın öğretilmesi konusu üzerinde ciddiyetle durulmasını sağlamıştır. Mezun olan her dönem öğrencilerinin en az on türküyü birlikte söyleyebilmelerini müzik eğitiminde esas almıştır. Mezuniyet dönemlerinde en büyük takdiri öğrencilerin başarıları kadar yıl sonu konserlerindeki müzik şölenleri almıştır. Milli birlik ve beraberlik ruhunun gelişmesi açısından en mühim unsurlardan birisi Türk Yurdu Okullarında başarıyla sağlanmıştır.

         

        Eserlerinin her biri ayrı bir değer olmakla birlikte eğitime verdiği önemi bu alanda da görmekteyiz. Son çalışması, önsözünü yazdığı son eser, Vakfımız adına birlikte yaptığımız “Yabancılara Türkçe Öğretimi” başlıklı eğitim setidir.

         

        Ondan önceki çalışmalarında da eğitim ve kültürel gelişme anlayışını görmek mümkündür. Türklerin yeryüzünde bulundukları yerlerde meydana getirdikleri edebi eserlerin hem Türkiye’de hem de diğer Türk yurtlarında tanınmasını sağlamak maksadıyla onun yönetiminde iki kapsamlı eser hazırlanmıştır.

         

        Bunlardan birisi, Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatı konusunda; Türkiye dışında yaşayan Türk topluluklarının ana dillerinde verdikleri edebi eserlerden yapılan seçmelerle birlikte Türkiye Türkçesine çevrilmiş olan “Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları” ana başlığını taşıyan metinler külliyatıdır. 20 dilden yapılan seçmelerden meydana gelen bu eserler 32 ciltte toplanmış ve yayımlanmıştır.

         

        Diğeri de Türkiye Türk Edebiyat konusunda başlangıcından günümüze kadarki edebiyat verimlerinden yapılan seçmelerle hazırlanmış olan ve Azerbaycan, Kazak, Kırgız, Türkmen ve Özbek dillerinde 5 cilt olarak yayımlanmış olan “Türkiye Türk Edebiyatı” ismini taşıyan eserdir. Bu eserde, Türkçe asıl metin ve tercümesi aynı sayfada bulunmaktadır. Bu eserlerin hepsi de Başbakanlık Tanıtma Fonu desteğiyle gerçekleştirilmiştir.

         

        Bunların yanında Ötüken – Söğüt yayıncılık için hazırladığı 14 ciltlik Büyük Türk Klasikleri’ni de aynı gurupta saymak yanlış olmayacaktır.

         

        Ötüken Yayınlarından çıkan 22 eseri mevcut olup hepsi de Türk kültürü, tarihi ve sosyal hayatıyla ilgilidir. Yayınevi ilgi alanlarına göre; Sosyoloji- Sosyal Siyaset 10 Adet, Biyografi 6 Adet, Tarih 5 Adet ve Hatırat 1 Adet olmak üzere gruplandırmıştır. Ayrıca Editörlüğünü yaptığı Kültür Bakanlığınca Yayımlanan “Arif Nihat Asya” kitabı ile Osman Çakır tarafından hazırlanan ve mülakata dayanan Hatıralar Yahut Bir Vatan Kurtarma Hikâyesi” kitabını da bu sayıya ilave etmek yanlış olmayacaktır.

         

        Her mütevelli Heyeti toplantısı benim için bir seminerdi. Diğer üyeleri beklerken veya gündemi görüştükten sonra içimizden birisinin açtığı bir konu veya sorduğu bir soru üzerine “mesele geçme” faslı başlardı ki, işte o zaman seminer başlamış olurdu. Prof. Dr. M. Şükrü Hanioğlu’nu bu sohbetlerde tanımıştım. Halen Princeton Üniversitesinde Yakın dönem Osmanlı Tarihi profesörü ve 2005 yılından beri de “Yakın Dönem Çalışmaları Bölümü” (Department of Near Eastern Studies) başkanı olan Hanioğlu’nu takip eder ve çok ciddiye alırdı. Zaman zaman bazı yazılarını çantasından çıkarıp okumamız için verir, takip etmemizi bize de tavsiye ederdi. Kesip sakladığı ve okumam için verdiği yazılardan birinin 7-8 sene önce yayımlanmış “Komplo teorisi” başlıklı bir yazısı olduğunu hatırlıyorum.

         

        Artık ne o seminer-sohbetler kaldı ne de zaman zaman bizi o yazılardan haberdar edip o yazıların akademik dünyasında kritiğini yaparak bizleri eğiten-öğreten o “âkil adam” …

         

        Onu çok özleyeceğiz… Allah’ın rahmeti üzerine olsun.

         

         


Türk Yurdu Kasım 2013
Türk Yurdu Kasım 2013
Kasım 2013 - Yıl 102 - Sayı 315

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele