Suriye Türklerinden Ömer Cerran ile Söyleşi

Ocak 2014 - Yıl 103 - Sayı 317

        TY- Sayın hocam önce sizi tanıyabilir miyiz? Kendinizi bize tanıtır mısınız?

        Ben Ömer Cerran, Ahmet oğlu. Bayır Bucaklı Kastanmuaf köyünden. Küçükken orada yetiştim, ilkokulu bitirinceye dek. Ortaokula Lazkiye’ye gittim. Liseyi Lazkiye’de bitirdim. Üniversite için Halep’e gittim. Ekonomi Fakültesini 1976’da bitirdim. Devlette görev aldım. Hatta banka müdürlüğü yaptım, Lazkiye’de. Türkmenliğime çok sahibim. 14 yıl müdür kaldım, ondan sonra cezaevine girdim.

         

        TY- Bize Suriye’deki Türk varlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

        Suriye’de az çok 3,5 milyon civarında Türkmen var, Suriye’nin her tarafına dağılmış. Çoğunlukla Türkmenler Halep bölgesinde. Bizim Bayır Bucak’ta 100.000’den fazla Türkmen var. -Maddi – manevi desteğe ihtiyacımız var.  Şimdi orada askerimiz aç, susuz, parasız.

         

        - Peki, şimdi aç, susuz diyorsunuz. Organizasyon sıkıntısı mı var orada? Yani, orada Türkmen Dağı’nda ya da duyduğumuza göre diğer Türkmen bölgelerinde Türkmenler birlik mi acaba? Taburları var mı, adları nedir, durumları nedir?

        - Şimdi Türkmen Dağı’nda bir taburumuz var. Livaa Türkmen diye anılıyor. Bin civarında askerimiz vardı. Maddi sıkıntıdan birçoğu bıraktı.

         

        - Maddi sıkıntıdan mı?

        - Evet, maddi sıkıntıdan. Aileleri burada ve ailelerine destek yok. Orada olan ailelerine destek yok. Kendileri orada. Şimdi bir asker sigara içiyor. Sigara param yok diyor. Destek gelmiyor. Orada başka İslami gruplar var. Onlara destek nereden geliyor bilmiyorum. Bizce özgürlük askerinden, ama bize oradan destek gelmiyor.

         

        -Türkmenlere hiçbir yerden destek gelmiyor yani?

        -Hayır, gelmiyor.

         

        - Peki, partiler var burada. Suriye Türkmen Kitlesi, Suriye Türkmen Hareketi, Suriye Türkmen Meclisi, Yani bunlar Türkiye’den eski (okul) mezun olanlarınız var. Bunlardan bir faydaları olmuyor mu Türkmen Dağı’ndakilere? Nasıl bir destek sağlıyorlar, eksikler nedir, ne olması gerekir?

        -Şimdi, şunu söylemek istiyorum. Bizim burada partilerimiz oldu; Kitle, Nahda, Meclis, Hareket gibi partiler. Parti belki kötü bir şey değil, iyi bir şey, ama Türkmenlik için çok çalışmayan partiler başta kaldı.

         

        - Ne için çalıştılar?

        - Tek nefisleri için çalıştılar. Türkmenlik için çalışan nefsini unutur. Türkmenlik için çalışır. Şimdi biz bir meclis kurduk; Türkmen Meclisi. Ben o meclisin danışmanlarından biriyim.

         

        -Şu ana kadar mı?

        -Evet, ben o meclisin danışmanıyım. Şimdiye kadar o mecliste olanlarla sadece bir kez toplandık. Danışman olarak bize yönlendirseler ve her şeyi beraber çözsek iyi olur, ama onu da yapmıyorlar.

         

        -  Danışman olarak diyorsunuz ki, meclisin içinde de sorunlar var. Kişiler birbirlerine sahip çıkmıyorlar, birlik ve beraberlik içinde değiller yani?

        -Evet, şimdi burada meclis diğer grup ve oluşumlarla birliği sağlamaya çaba göstermiyor. Ve bazı kişiler Türkmenliğini unutup kendileri için çalışıyorlar.

         

        -Suriye Ulusal Konseyi’nde bizim temsilcimiz var mıdır? Ya da bizim tam olarak eksiklerimiz nedir? Mesela Türkmenlerle ilgili Türkiye Hükümeti’nden ve Türkiye’deki siyasi partilerden istekleriniz nedir?

        -Suriye Ulusal Konseyi’nde dört tane Türkmen var. Adlarını belki biliyorsunuz; Doktor Ahmet Çakal, Hüseyin Abdullah, Ziyad Hasan ve Halit Koca olmak üzere dört temsilcimiz var. Ama Türkmen nüfusuna göre bizim en az 30 tane temsilcimiz olması gerekiyor. Bizim sadece Sağlık Bakanı adayımız var.

         

        -Peki Ulusal Konsey’de kaç kişi var? Yönetim Kurulunda ya da Disiplin Kurulunda toplam kaç kişi var?

        - Zannediyorum 300 kişi var. Mesela Suriye’de Kürtler bizden nüfus olarak daha az, ama onlara çok temsilci hakkı verdiler. Bizi köşeye sıkıştırmak istiyorlar. Esad rejiminde bir tane milletvekili çıkarmak için çok dolaştık, çıkardık, ama vermediler. Şimdi burada da bize böyle mi yapacaklar? Biz birbirimize sahip olmazsak, birlik beraberlik olmazsa her şeyi kaybedebiliriz. O yüzden ben buradan bir çağrı yapmak istiyorum: Ey Türkmenler; Bayır ve Bucaklılar, Halep Türkmenleri, Şam Türkmenleri, Golan Türkmenleri, Humus Türkmenleri, Hama Türkmenleri, Rakka Türkmenleri ve İdlip Türkmenleri her şeyi unutalım vatan diyelim, Türkmenliğimiz diyelim. Birlik- beraberlik olmazsak her şeyimizi kaybedebiliriz. Sizleri birlik beraberliğe çağırıyorum.

         

        - Son olarak Onursal mücadele veren birisi ve Suriye Türkmenleri adına emeği geçmiş biri olarak Türkiye’den, Türkiye Hükümetinden, Türkiye’deki siyaset adamlarından ricanız, talepleriniz nedir?

        -Bütün Türkmenlere, Türk milleti gibi bir gözle baksınlar. Aslımız bir. Biz Osmanlı’nın torunlarıyız. Osmanlı Türkleri, Osmanlı torunuyuz. Nasıl burada vatandaşlarına nasıl destek veriyorlarsa bize de destek versinler. Hiç de bizi unutmasınlar, çünkü biz onları unutmadık ve hiç unutmayacağız.

         

        -Çok teşekkür ediyoruz. İlginizden dolayı. Bu konuşmayı bizimle yaptığınız için de teşekkür ediyoruz. İnşallah daha güzel günlerde daha güzel şeyler yapılır diye umut ediyoruz. Sağlıcakla kalın.

        -Sağ olun. 


Türk Yurdu Ocak 2014
Türk Yurdu Ocak 2014
Ocak 2014 - Yıl 103 - Sayı 317

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele