Mithat Paşa’nın Torunu Rasim Fenmen’in Bir Mektubu

Mart 2013 - Yıl 102 - Sayı 307

        Toplumumuzun süratle değiştiği ve buna paralel olarak bazı değerlerimizin aşındığı sık sık belirtilir. Yakınlarda giderek küçülen aile yapımızdan dolayı büyüklerden kalan kitapların ve evrakın muhafaza edilmesinde özen gösterilmediğine şahit olduk. Sahaflara düşen bazı metrukât içinden Mithat Paşa’nın kızından olan torunu Rasim Fenmen’in, diğer kızından olan torunu Mithat Akçit’e yazdığı bir mektubu satın aldık.

         

        I. Meşrutiyet’in ilân edilmesi hususunda II. Abdülhamit’i ikna eden Sadrazam Mithat Paşa, daha sonra Abdülaziz’in ölümüne sebep olduğu iddiasıyla yargılanarak idama mahkûm edilmiştir. II. Abdülhamit tarafından ömür boyu hapse çevrilen cezasını çekmek üzere gönderildiği Mekke yakınlarındaki Taif Kalesi’nde, 8 Mayıs 1884’de öldürülmüştür.  

         

        Mithat Paşa’nın Memduha, Vesime, Mesrure isimli üç kızı, Ali Haydar isimli bir oğlu olmuştur.

         

        Oğlu Ali Haydar Mithat (1872-1950), Ayan üyeliği, mebusluk yapmıştır. Cumhuriyet döneminde il genel meclisi üyesi seçilmiştir. 1946 yılında ‘Hatıralarım’ isimli eseri yeğeni Mithat Akçit’in sahibi olduğu Akçit Yayınları arasında neşredilmiştir. Vefatından sonra İstanbul’da Merkez Efendi’de aile mezarlığına defnedilmiştir.[1]Mithat Paşa’nın kızlarından Vesime (1864-İzmir, 1891) genç yaşta vefat etmiştir. Kardeşi Mesrure, kızının adını Vesime koymuştur.

         

        Mithat Paşa’nın Fatma Naime Hanım’dan olan büyük kızı Memduha Hanım, Trablusgarb Valiliği de yapmış olan Ahmet Rasim Paşa’nın oğlu Mustafa Vefik Bey (İstanbul 1852-1912 sonra) ile evlenmiştir. Ahmet Rasim Paşa (1826-1897), Köstence Kaymakamlığı, Varna, Vidin Mutasarrıflığı, Yanya, Tuna, Trabzon, Aydın valiliği yaptıktan sonra 1878’de kısa bir süre İstanbul Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş, 1895’te Trablusgarp Valisi olmuştur. Yıllarca Trablusgarb Valiliğinde iyi bir idare tarzı gösteren Rasim Paşa, Şûrayı Devlet Mülkiye Dairesi üyeliğine tayin olunmuştur. Şûrayı Devletin Mülkiye dairesinden başka, Tanzimat ve Dâhiliye, Maliye, Mahkeme-i Temyiz, Mahkeme-i İstinaf, Bidayet mahkemesi gibi bölümleri bulunuyordu. Rasim Paşa ilerlemiş yaşına rağmen mesai arkadaşlarını aydınlatmış ve uyarmış, müzakereleri takip etmiştir.[2] Kanlıca’da bulunan yalısında ölmüştür.

         

        Mustafa Vefik Bey, değişik memuriyetlerden sonra 1908’de Sivas, daha sonra Konya ve Halep valiliği yapmıştır. Mustafa Vefik-Memduha Hanım’ın evliliklerinden Mükerrem isimli bir kız ile Kemal ve Mehmet Refik isimli üç çocukları olmuştur. Mithat Paşa idam edildiğinde torunlarından Mükerrem ve Kemal doğmuşlardı.

         

        Memduha Hanım’ın çocuklarından Mehmet Refik Fenmen (1882-1951), Saint Benoit Lisesi’ni bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Lozan Üniversitesi Matematik-Fizik Bölümü’nde yapmıştır. İstanbul Yüksek Mühendislik Mektebi’nde öğretim üyeliği yaptıktan sonra 1924’de açılan Zonguldak Maden Mühendisliği Mektebi öğretim üyeliğine 1925’te tayin edilmiştir. 1925-1931 yılları arasında bu okulun müdürlüğünü yapmış, ekonomik kriz sebebiyle okulun kapatılması üzerine, görevi sona ermiştir. Bu okulda yetiştirdiği mühendislerden biri de Türkiye masonlarının en büyük üstadı olup, Süleyman Demirel Adalet Partisi Genel Başkanlığına aday olduğu zaman, ekseriyeti muhafazakâr çizgide bulunan delegeleri etkileyerek seçilmesini kolaylaştırmak için gerçeği gizleyip mason olmadığına dair belge verip başarılı olmasını temin eden, bu davranışı sebebiyle masonluk içinde bir tartışma çıkmasına vesile olan Dr. Enver Necdet Egeran’dır. Mehmet Refik Bey,  1932’de İstanbul Mıntıkası Sanayi Müdürlüğü’ne tayin edilmiştir. 1935-1943 yılları arasında Ankara Belediyesi Otobüs İşleri müdürlüğünde bulunmuştur. Toplu taşıma aracı olarak troleybüsü Ankara’ya getiren kişi olmuştur. 1943-1946 arasında Kocaeli Milletvekili olarak parlamentoda görev yapmıştır. 1946 yılından sonra çeşitli okullarda öğretmenlik yapmıştır. Mehmet Refik Bey, 1913 yılında Yanyalı, Türk Kadınlar Birliği’nin ilk kurucularından Lamia Hanımla evlenmiştir. Bu evlilikten beş çocukları olmuştur. Kendisi flüt, eşi piyano çalıyordu. Bütün çocuklarına piyano dersleri aldırmış, Mithat ve Seniye bu konuda başarılı olmuşlardır. [3]

         

        İlk çocukları olan Rasim Fenmen (5.5.1914-5.7.1997) öğrenimini bitirdikten sonra diplomat olmuştur. Dışişleri Bakanlığı’na giren Rasim Fenmen merkezde ve dışarıda değişik görevlerde bulunmuştur. 28 Eylül 1959-25 Mayıs 1960 arası geçici Maslahatgüzar olarak Japonya’da, 4 Kasım 1963-10 Ekim 1966 arası Batum’da Başkonsolos olarak görev yapmıştır.

         

        Rasim Fenmen, Ankara Keçiören Gümüşdere’de eşi Ulviye Fenmen’in (10.2.1917-11.8.1990) adını taşıyan 8 derslikli bir ilköğretim okulu binası yaptırmıştır.

         

        Rasim-Ulviye Fenmen çiftinin görevli bulundukları Londra’da 1944 yılında doğan oğulları Mehmet Vefik Fenmen, babası ve amcası gibi hariciye mesleğine intisap etmiş, 2009 yılında emekli oluncaya kadar Dışişleri Bakanlığı’nın merkezde ve dışarıda muhtelif kademelerinde çalışmıştır. Bakanlık Eğitim Merkezi Daire Başkan vekilliği, Bingazi, Cenevre, Milano başkonsolosluğu yapmıştır. 2008’de Kıbrıs Büyükelçiliği, 2009’da Bakanlık Müşavirliği’ne tayin edilmiştir. Mehmet Vefik Fenmen’de babasının hazırladığı aile şeceresi bulunmaktadır. 

         

        Mehmet Refik Beyin ikinci çocuğu olup, büyük dedesinin adının verildiği Mithat Fenmen (1916-1982) müzikle uğraşmıştır. Çiftehavuzlarda Amerikan Mektebi’nde (1927), Robert Kolej Orta kısmında (1931) Feyziati Lisesi’nde okumuştur. (1935) Cemal Reşit Rey’den ders almış, istidatlı görülünce 1936’da devlet tarafından Paris’e gönderilmiş, Paris Ecole Normal de Musique’yi bitirmiştir (1938). II. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla 1939’da geriye dönmek zorunda kalmıştır. Ankara Devlet Konservatuarı piyano öğretmenliğinde görevlendirilmiş, müdürlüğünü (1954-1957) ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası üyeliği yapmıştır. Eşi Beatrice Fenmen’de Ankara Devlet Konservatuarı Bale Bölümü Şefliği yapmış (1951-1954), 10 Mayıs 1994 tarihinde 81 yaşında vefat etmiş ve Ankara Cebeci Mezarlığı’nda defnedilmiştir.[4] Mithat Fenmen, günümüzde tanınan birçok sanatçıya hocalık yapmıştır. İdil Biret, Pekinel kardeşlerden sonra beş yaşında öğrencisi olan Fazıl Say’a vefatına kadar sekiz yıl ders vermiştir. Nermin (d. 1956) ve Refik isimli iki çocuk sahibi olmuştur. Dr. Nermin Fenmen, Bilkent Üniversitesi öğretim üyesidir. Şeref İşler isminde bir oğlu bulunmaktadır.

         

        Seniye Fenmen (1918-1997), İstanbul’da Yeniköy’de doğmuştur. Boğaziçi Lisesi’ni bitirdikten sonra tanıştığı Selanikli Tarık Taylan ile evlenmiş ve eşiyle Samsun’a yerleşmiştir. Bu evlilikten doğan ilk çocuğu Ferhan seramik sanatçısı olmuş ve Prof. Necat Erder ile evlenmiştir. İkinci çocuğu oğlu Orhan Taylan (d. 1941) tanınmış bir ressamdır. Üçüncü çocuğu Faruk, hastalıklı büyümüş ve küçük yaşta ölmüştür. Seniye Fenmen, 35 yaşında eşinden boşandıktan sonra girdiği Güzel Sanatlar Akademisi’nde Zeki Faik İzer’in atölyesinde yetişmiş, ressam ve seramik sanatçısı olarak tanınmıştır. Ailesinden miras kalan Levent’teki evde oturmuş, Dolapdere’deki atölyesinde özel ders vermiş ve resim yapmıştır.[5] Seniye Fenmen, 13 Mart 1997 gecesi atölyesinde başına heykel vurulmak suretiyle öldürülmüştür. 17 Mart 1997 günü Bebek Cami’sinde öğleyin kılınan namazdan sonra Aşiyan Mezarlığı’nda defnedilmiştir. Fenmen’in çocuklarından Suzan –Ali Barışta, Emre Öktem, Ferhat Taylan isimli torunları, Arda Barışta isimli bir torun çocuğu olmuştur. [6]

         

        Sabahattin Fenmen, Amerika’da MIT’de elektrik mühendisliği tahsili yapmıştır. ODTÜ’nün kuruluş döneminde yabancı rektörün yardımcısı olarak görev yapmıştır. Daha sonra bu görevinden ayrılıp serbest olarak mesleğini sürdürmüştür. Fenmen, 1 Ekim 1977 tarihinde vefat etmiş ve 3 Ekim 1977 günü öğleyin Hacıbayram Cami’sinde kılınan namazdan sonra Karşıyaka Mezarlığı’nda defnedilmiştir. Sabahattin Fenmen’in, Binnur ve Zinnur isimli iki kızı vardır. [7]

         

        15 Mayıs 1923’te doğan Şefik Fenmen, ağabeysi gibi diplomasi mesleğine intisap etmiştir. Özel Boğaziçi Lisesi ilkokul bölümünü, Ankara Cebeci Ortaokulu’nu bitirmiştir. Özel Boğaziçi Lisesi’ne girmiş ve Robert Koleji’nden mezun olmuştur. Ankara Hukuk Fakültesi’nde başladığı yüksek öğrenimini savaş yıllarına rağmen Lozan Hukuk Fakültesi’nde devam ederek mezun olmuştur. 1947’de Hariciye imtihanını kazanmıştır. Aydın milletvekilliği ve Sağlık Bakanlığı yapan Mazhar Germen’in kızı Perihan Hanım’la 1949’da evlenmiştir. Adnan Menderes’in özel kalem müdürlüğünü yapmış, Londra’da meydana gelen uçak kazasından, sağ kurtulmuştur. Kopenhag, Şam, Stokholm, Oslo Büyükelçilikleri ile iki defa Dışişleri Bakanlığı Protokol Genel Müdürlüğü görevlerinde bulunmuştur. Eşi Perihan Fenmen 3 Haziran 1999 tarihinde İstanbul’da vefat etmiş, 6 Haziran 1999 Pazar günü Ankara’da Kocatepe Cami’sinde kılınan öğle namazından sonra Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki aile kabrinde defnedilmiştir.[8] Çocuk sahibi olmayan Şefik Fenmen, İstanbul’da Fenerbahçe’de hayatını sürdürmektedir.

         

        Mithat Paşa’nın en küçük kızı Sâbire Mesrure Hanım, Düyun-ı Umumiye müfettişlerinden Nüzhet Akçit ile evlenmiştir. Mithat (Akçit), A. Muvaffak (Akçit) isimli iki oğlu ile Vesime (Ezzeddin) isimli bir kızı olmuştur. Mesrure Akçit, 23 Kasım 1969 tarihinde vefat etmiş, 24 Kasım 1969 Teşvikiye Cami’sinde öğle namazından sonra Merkez Efendi Mezarlığı’nda defnedilmiştir.[9] İngilizce ve Fransızca öğretimi ile ilgili yardımcı ders kitapları bulunan Mithat Akçit, yayıncılıkla meşgul olmuştur. İskenderun eşrafından Ali-Fatma Genç’in kızı Leman Hanımla evlenmiştir. Çocuğu olmamıştır. Eşi Leman, 18 Mayıs 1969 tarihinde vefat etmiş, 20 Mayıs 1969 günü Teşvikiye Cami’sinde öğleyin kılınan namazdan sonra Zincirlikuyu Mezarlığı’nda defnedilmiştir.[10] Mithat Akçit, 19 Şubat 1995 tarihinde vefat etmiştir.

         

  1. Muvaffak Akçit, Şen Akçit ile evlenmiş ve Sevda (Yazıcı) isimli bir kız çocuk sahibi olmuştur. A. Muvaffak Akçit, 29 Kasım 2003 tarihinde vefat etmiş, 1 Aralık 2003 Pazartesi günü Teşvikiye Cami’sinde kılınan öğle namazından sonra Topkapı Merkez Efendi aile mezarlığında defnedilmiştir.[11] Kızı Sevda Yazıcı’dan Sedâ Yargıcı isimli bir torunu olmuştur.

         

        Vesime Wael, Beyrutlu biriyle evlenmiştir. Bu evlilikten Melda, Zeyne isimli iki kızı, Wisam, Diyale, Menan, Wasıf isimli oğulları olmuştur.

         

        Bu vesilesiyle ailenin bilinen fertleri hakkında ulaşabildiğimiz bilgilerden sonra mektubun metni ektedir.

         

         

        Sevgili Mithatçığım,                                                                                            Ankara, 19 Mayıs 1984

         

        16 Mayıs tarihli mektubunu dün yani 18 Mayıs öğle vakti aldım. 70 nci doğum günümdü, ne kadar sevindim bilemezsin. Ben de senin Kandilini bütün kalbimle kutlar mutluluklar niyaz ederim.

         

        Büyük dedemiz Mithat Paşa’nın ölümünün 100 ncü yılı münasebetile 7 Mayıs günü yeni kabri başında yapılan anma merasimine ve ertesi günkü Edirne’de yapılan seminere Muvaffak ile birlikte katılmış olmanıza çok memnun oldum. Bu merasimi televizyonda bir saniye gösterdiler, seni seçmeye çalıştım o kadar az vakit gösterdiler ki görmeye vakit kalmadı. Başka saçma şeyleri uzun uzun gösterirler, buna hiç olmazsa beş dakika ayıramazlar mıydı? Sonra Ziraat Bankasına ne oluyor ki abideyi yapıyor ve seminer düzenliyor. Ziraat Bankası Mithat Paşa’nın yaptığı en küçük işlerden biri. Hiç olmazsa 100 ncü yıl dönümünde merasim, abide ve seminere devletimiz sahip çıkmalı idi. Anayasamızın, demokrasimizin öncüsü kimdir. Heykeli sadece Ankara’da Ziraat Bankası önünde duruyor, işte o kadar.

         

        Ailemizin geniş bir ağacını birkaç sene evvel bir karton üzerine çıkarmıştım. Bu ağaçta Mithat Paşa’dan olduğu gibi babamın büyük babası Rasim Paşa’dan ve annemin ecdadı Halil Paşa’dan uzanan dallar var. Bu bakımdan müşterek büyük dedemiz Mithat Paşa’nın kısmını çıkarıp sana ilişik listede sunmam zor olmadı. Ne var ki bu listede senin ve Muvaffak’ın eşleriniz, çocuklarınız ve torunlarınız yok. Bunları bilmiyorum, lütfen bana bildir de ağacım tamamlansın.

         

        Haddim olmayarak sana bir az kendimden ve oğlumdan bahsedeyim. Ben 43-46 arasında harp zamanında Londra Büyükelçiliği’nde bulundum. Orada beş metre yakınımıza uçaktan bir ton bomba düştü. Hanım 8 aylık hamile idi. Ölmedik. Oğlumuz orada 1944’de doğdu. Daha sonra Lâhey, Tokyo ve Bükreş’te Müsteşar olarak bulundum ve beş kere Baş Konsolosluk yaptım. Oğlum 1974 de Hariciyeye girdi. Paris ve Pekin’den sonra şimdi Bükreş’te Müsteşar olarak bulunuyor. 1979 da emekli oldum. Beş seneden beri Ankara’ya çakıldık kaldık. Hanımın Kadıköy Bahariye’de bir dairesi var, beş senedir kiracıyı çıkartmaya uğraşıyoruz. Ancak tatillerde deniz yüzü görebiliyoruz. Bereket ben sporcu olduğum için her sabah yakındaki çimen tarlalarda, gelen çocuklarla golf oynuyorum. Akşam yürüyüş yapıyorum ve keman çalıyorum. Geçen sene otomobille Bükreş’e uğrayıp İsveç’e kadar bir seyahat yaptık. Şefik Stokholm’de Büyükelçi idi. Şimdi Oslo’ya geçti. Seninle görüşmeyeli ne kadar zaman oldu. Bir İstanbul’a nakledebilsek. Belki biliyorsun, gençken Boğazı Bebek’ten karşıya tek başıma yüzerdim. Artık o kuvvet kalmadı, fakat deniz aşkı içimde.

         

        Mithatçığım, sana ve ailene muhabbetlerimi sunar hasretle yanaklarından öperim.

         

         

         

         

        


        


        

        [1] Cumhuriyet, 30 Ekim 1950, s. 3


        

        [2] Mümtaz S. Samih, Tarihimizde Hayal Olmuş Hakikatler, İstanbul 1948, s. 44-45


        

        [3] Füsun Oraralp, Türkiye’de Mühendisliği Meslekleştiren Eğitim Dehası Refik Fenmen, Bilim ve Teknik, sayı 378, Ocak 1996, s. 68-77


        

        [4] Cumhuriyet, 10. 5. 19994, s. 11


        

        [5] Berat Günçıkan, ’Resmim isyanımdır’, Yetmiş yedi Yaşında Renklerin Dünyasına Sığınan Seniye Fenmen, Cumhuriyet Dergi, sayı 492, 27. 8. 1995, s. 1-4


        

        [6] Cumhuriyet, 16. 4. 1997, s. 11


        

        [7] Milliyet, 3. 10. 1977, s. 14


        

        [8] Hürriyet, 4. 6. 1999;Hürriyet, 5. 6. 1999


        

        [9] Cumhuriyet, 24. 11. 1969;s. 3;Milliyet, 24. 11. 1969


        

        [10] Milliyet, 20. 5. 1969, s. 11


        

        [11] Hürriyet, 2. 12. 2003


Türk Yurdu Mart 2013
Türk Yurdu Mart 2013
Mart 2013 - Yıl 102 - Sayı 307

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele