Türkiye Geleceğini Arıyor

Temmuz 2015 - Yıl 104 - Sayı 335

        

        Ülkemizde, haziran ayında önemli bir seçimde bulunduk. Bu seçime damgasını vuran, şüphesiz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, sahalara inerek, kurucusu olduğu partiye ima yollu oy istemesi oldu. Bunun gerekçesi de Başkanlık sistemine geçiş için destek toplamaktı. Seçmen, bu siyasi tavra destek vermedi ve AKP, seçimden puan ve hükümet kuracak çoğunluğu kaybederek çıktı. 13 yıllık tek parti yönetimi sona erdi ve Başkanlık hayali şimdilik söndü. Seçmen iradesi, dört partinin Meclis’e girmesini ve toplumun hemen hemen bütün kesimlerinin temsilini sağladı. Millet olmanın, bütün olmanın, birlik olmanın şuurunda bir dönem temenni ediyoruz. Dergimizde, başta Genel Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Öz ve Onursal Başkanımız Nuri Gürgür’ün değerlendirmeleri olmak üzere, seçimlerle ilgili kıymetli yazılar bulacaksınız. Seçimler sonrasında, Türk demokrasisinin simge isimlerinden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel hayatını kaybetti. Kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz. Nuri Gürgür ve Dursun Yıldırım’ın Demirel hakkındaki yazıları da ilginizi çekecektir.
Türkiye, köklü bir kültür ve medeniyet mirası üzerine inşa oldu. Arkamızda, bize güç ve ilham veren muhteşem tarih ve kültür eserleri var. Anadolu’ya gelişimizden yola çıksak bile sayabileceğimiz eserler ve tarihî başarılar bunu ispatlar. Ahlat, Divriği, Sivas, Kayseri, Konya, Bursa, Edirne, İstanbul, Ankara öne çıkan eserlerimize ev sahipliği yapıyor. İnsanlık mirasına önemli katkılar sağlayan ve eserler veren bir medeniyet geçmişine sahibiz. Zamanla, içinde bulunduğumuz medeniyet kuraklaşıp çiçek vermez bahçelere döndü. Tekrar yeşertebilmek için iki yüz yıldan fazla zamandan beri yenileme arayışları içindeyiz. Batılılaşma, modernleşme, sosyalistleşme, selefîleşme gibi bilumum akımlara kapıldık. Milliyetçilerin “Köklerimizden ilham alarak bizzat kendimiz millî hamle yapmalıyız.” İddiası, henüz toplumda karşılığını bulamadı. Cumhuriyet bize ümit verdi ama bazı kesimlerin müdahalesi ile millî ilerleme sekteye uğradı. Tarihî Türk Ocağı Binası gibi muhteşem mimari eserler, ilk yıllarda yapılabildi. Sonraki dönemlerde tam bir kuraklık ve yozlaşma görüldü. Bunu, en çarpıcı şekilde mabet yapımında görmek mümkündür. Bir ülkenin mimari alanındaki başarısı, önce mabetlerine yansır. Son yıllarda Türkiye’de yapılan camiler, hepimizi rahatsız edecek biçimde gelişti. Estetikten ve ölçü dengesinden mahrum, kötü kopya binalar şeklinde karşımıza çıkmaya başladı. Şehirlerin genel durumu ise daha vahim. Özellikle “kentsel dönüşüm” adı altında, hiçbir estetik medeniyet kaygısı taşımadan ve sadece rant ilişkisine dayalı yenilenmeler içimizi acıtıyor. Yeni Türk medeniyeti böyle olmamalı. Yine de son zamanlarda ortaya çıkan bazı örnek, arayış ve denemeler bize tekrar ümit verdi. Dosya konumuzu bu ay, “Şehircilik Mimarisinde Yeni Arayışlar” olarak belirledik. Yayın Kurulu üyemiz Prof. Dr. Nakış Karamağaralı hocamız editörlüğünü üstlendi. Yeni eser örneklerinden biri olan ve Ankara’da, Diyanet İşleri Başkanlığı yanında inşa edilen Ahmet Hamdi Akseki Camisi’nin mimarı Merih Aykaç ile söyleşi yaparak konuyu gündeme getirmek istedik. Dosyamıza katkıda bulunan değerli yazarlarımıza teşekkür ederiz.
Ramazan ayı, Müslümanlar için kutsaldır. İbadetler ayrı bir özenle yapılır. Fakat bu sene Doğu Türkistan, Irak ve Suriye’de özellikle Türklerin karşılaştığı muameleler hepimizi derinden üzdü. Yasaklar, sürgünler, katliamlar Müslüman ve Türk olmanın zorluğunu gösterdi. Türkün sahipsizliğini iliklerimize kadar hissettik. Bizim birbirimize sahip çıkmaktan başka çaremiz olmadığını bir kez daha gördük. Türk Ocakları olarak sizlerin desteği ile sürdürdüğümüz “Türkmenlere Yardım Kampanyası”, çaresizlere çare olmaya devam ediyor. Bu vesileyle hüzünlü de olsa idrak edeceğimiz Ramazan Bayramı’nın kutlu olmasını dileriz. Yeni sayılarımızda buluşmak ümidiyle hoşça kalın.


Türk Yurdu Temmuz 2015
Türk Yurdu Temmuz 2015
Temmuz 2015 - Yıl 104 - Sayı 335

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele