MEHTER DERGİSİ

Nisan 2022 - Yıl 111 - Sayı 416

Son Yazıları

Ahmet Şahin, Unutulmaya Yüz Tutmuş Ağır Adımlı Bir Yürüyüş: Mehter Dergisi, Post Yay., İstanbul, 2022, 259 s.

“Eski dergiler, ziyaretçisi kalmayan bir mezarlık.”

Cemil Meriç’in “Bu Ülke” adlı kitabında geçen bu sözler, devamlılık arz etmeyen yitik dergilere bir ağıt kabilinden… Belki yoluna devam eden dergilerin birkaç mislinin kapısına kilit vurduğundan dolayı olacak, ülkemiz kültürünün büyük dergi mezarlıkları var… Kütüphanelerin tozlu rafları arasında kalmış bu dergi numunelerinin her biri mucizeyi bekler. Fakat dünyada mucizelere pek yer yoktur. Ölünün dirilmesi mümkün değildir. Ama ismi yâd edilen meşhur ölü çoktur. Peki, bir mucize olsa, ölü mezarından dirilip kendisini anlatsa herhâlde isminin yâd edilmesinden daha etkili olur. İşte tarihçi Ahmet Şahin, bahsedeceğimiz eseriyle dergiler mezarlığından bir ölüyü diriltir.

Mehter dergisi, 1964 yılında Anadolu’nun mütevazı ama millî cesameti dağlar kadar büyük şehri Gaziantep’te yayım hayatına başlar. Hayatı fazla sürmeyen Dergi’nin fikrî kapasitesi ve etkisi akıllarda kalacak kadar güçlüdür. Ama gelin görün ki mezkûr Dergi’nin ömrü fazla sürmediğinden, nüshaları kütüphanelerin tozlu raflarını mesken edinir. Oysaki Anadolu’da dergicilik kolay iş değildir. Yapılan bu büyük işin kıymetinin yeterince anlaşılması için birilerinin taşın altına elini koyması ve yapılan takdire şayan hareketi, ahde vefa göstererek ortaya çıkarması gerekmektedir.

Yazar Ahmet Şahin, ahde vefadan yola çıkarak milliyetçilik fikrinin, bölgesinde bayraktarlığını yapan ve komünizmle mücadele eden Mehter dergisini diriltmeyi amaç edinir. Tabii, kütüphaneye yolu düşen bir dergiye referans vermek isteyen her birey, kendi şahsında hedeflediği dergiye küçük bir hayat öpücüğü dokundurur. Ama derginin tümden ortaya çıkarılması, belki de aynı sayıların tekrar yayımlanmasıyla mümkündür. Dergi’nin günümüzde aynı isimle tekrar yayıma başlaması da eski sayılar için pek manidar değildir. Zira ailesinin uhdesiyle dedesiyle aynı isim verilen çocuğun dedesinin aynısı olduğu iddia edilemez. Bu sebeple Şahin, tozlu raflardaki o sayıların tamamını kitabının sayfalarına taşır.

Bununla beraber eski dergiler, günümüzün sayısal çağında, çoğu zaman herkes için ulaşılabilir olmakla birlikte, herkes için aynı şekilde anlaşılabilir değildir. Buradan yola çıkan Şahin, Mehter dergisinin on iki sayısını ayrıntılı bir şekilde tahlil eder. Misal, Dergi’nin sayfa düzeni, adının ortaya çıkışı, muhtevası, yayın çizgisi dile getirilir. Tabii, dergiler sadece biçimden ibaret değildir. Bazı dergilerin fikrî yönü ağırdır. Mehter dergisi de dönemin siyasi cepheleşmelerinde kendi tarafını seçer ve milliyetçi, muhafazakâr ve mukaddesatçı çizgide yayım yapar. Mümkündür ki fikrî çatallaşmalar, aynı görüşteki kimseler arasında da olmasın. Bu nedenle Dergi’nin Atatürk’e, Atatürkçülüğe, milliyetçiliğe, işçi sınıfına ve devrin önemli fikir akımı komünizme bakış açısı yansıtılır.

Mehter dergisinin günceli takip eden bir yönünün olmasından dolayı devrin bilinmesi de zaruret hâlini almaktadır. Bu nedenle Gaziantep özelinde dönemin siyasi havasına dair bilgilere eserin sayfalarında yer verilir. Fakat Gaziantep’le ülke gündemi kıyaslandığında ülkenin gündeminin biraz geri planda kaldığı görülmektedir. Aslında Dergi’nin nüshalarının tamamının kitapta olması, okura genel geçer bir fikir vermektedir. Ama tarih bakış açısından Türkiye’nin 60’lı yılları, Dergi’ye ilgi paralelinde merak unsuru olduğundan, dönemin tarihine ilişkin ayrıntılı açıklamaları okurun gözü aramaktadır. Tabii, eserin çapı düşünüldüğünde bütün ayrıntıların verilmesi de mümkün gözükmemektedir.

Her yayımın kendine has bir hikâyesi olduğu gibi Mehter dergisinin de dillere pelesenk olmuş bir hikâyesi vardır. Aslında her dergi, hikâyesinin kıymeti haiz verilerini satırlarına, sayfalarına, tanıtımına ve takdimine yansıtır. Misal Dergi’nin sembolü bile bakana çok şey ifade eder. Fakat günümüzdeki edebî eserler yorumlanırken eseri vücuda getirenin gerçek fikirleri çözümlenmek istenir. Dergiler de böyledir. Dergi ele alındığında, okur için soru işaretleri oluşmaya başlar. Bu açıdan bahsettiğimiz eserin yazarı Ahmet Şahin şanslıdır. Zira Dergi’nin sahibi Halit Ziya Biçer, Dergi’yle ilgili görüşlerini bir söyleşi vasıtasıyla Şahin’le paylaşır. Eserin bir bölümünü oluşturan bu söyleşi ile artık Dergi hakkındaki bilinmeyenler ve Dergi’nin tıpkıbasımında yer alan makalelerde kafaya takılan soruların cevabı vardır. Misal Dergi’de “De. De” müstear ismini kullanan yazara dair bilgi, Biçer tarafından verilir.

Eserin kaynak değerine ek olarak bir de arşiv değeri vardır. Önce kaynak değerine değinilirse; dergiler sosyal, siyasi, iktisadi vb. tarihe dair kıymetli bilgiler verir. Misal, Mehter dergisi, işçi haklarına dair makaleleri yayımlamaktadır. Sırf mezkûr makaleler sayesinde bile altmışlı yıllardaki işçi haklarının gelişimi ile ilgili önemli bilgilere ulaşılabilir. Yine ülkedeki siyasi ortama dair en rafine bilgiler, Mehter dergisinden elde edilebilir. Zira Mehter, haftalık bir dergi olup aktüel bilgileri de içerir. Mehter, 27 Mayıs 1960 ihtilalinden dört yıl sonra yayın hayatına başlar ve komünizme dair fikir mücadelesi verirken, ülke siyasetinin gündemine dair her yerde rastlanmayacak bazı bilgileri içerir.

Eserin arşiv değerine gelinecek olunursa; Mehter dergisinin yazar adlarına göre sıralı dizini, her sayıda, yayımlanan eserlere dair içindekiler kısmı, düz yazı ve şiirlerin oranına dair grafik ve dergi nüshalarının tıpkıbasımları eserde yer alır. Hani gönül ister ki her derginin böyle bir kitabı olsun. Çünkü kütüphane arşivlerindeki dergilerin hâli çoğu zaman içler acısıdır. Araştırılan bir dergi hakkında derli toplu bilgi bulmak mümkün değildir. Bu açıdan dergiye dair hazırlanan bahsettiğimiz eserin araştırmacıların işini epey kolaylaştıracağına şüphe yoktur.

Mehter dergisi, on iki sayılık yaşamı boyunca Türk milliyetçiliğinin Gaziantep’teki bir mevzisi olmuş; Atatürk gibi millî bir değere sahip çıkarak onun şer odakları tarafından kullanılmasının önüne geçmek istemiş; komünizmle mücadeleyi şiar edinmiş; komünizm tarafından kullanılması muhtemel işçi sınıfının sorunlarına dair çözüm üretmeye çalışmış ve yayımladığı şiirlerle Türk edebiyatına yeni bir ses vermeye gayret göstermiştir. Bahsettiğimiz bütün bilgilere, Mehter’in üzerindeki ölü toprağının kaldırılmasından sonra şahit olunur. Bu açıdan, bir fikir dergisi diriltilir. Bir dergiye can vermek, fikri uyandırarak yeni bir tefekkür binası inşa etmeye benzer. Şahin, eseriyle bunu yapmıştır; yani Mehter, sadece ordu marşını çalan bir müzik grubu değildir.


Türk Yurdu Nisan 2022
Türk Yurdu Nisan 2022
Nisan 2022 - Yıl 111 - Sayı 416

Basılı: 35 TL

E-Dergi: 15 TL

Sayının Makaleleri İncele