ULUSAL EGEMENLİK’TEN ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİNE…

Nisan 2022 - Yıl 111 - Sayı 416

Tarihimizde her ayın kendine özgü nitelikleri dikkat çekicidir. Mart ayında Çanakkale Zaferi (18 Mart 1915) bütün ihtişamıyla karşımıza çıkar. Millet olarak övünç duyarız. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ederiz. Nisan ayı da acı ve sevinçlerimizin iç içe yaşandığı bir aydır.

 Kültürümüzde nisan yağmurları, bereketin simgesidir. “Nisan ağlar, Mayıs gülerse, çiftçi sevinir. Nisan yağar sap olur, Mayıs yağar çeç olur. Nisan yağar, Mayıs övünür, Mayıs yağar, ambar övünür.” gibi atasözlerimizin yanında, yaşadıklarımızla örtüşen şu söz de güzeldir: “Nisan yağmuru balığın ağzına düşer, inci olur; yılanın ağzına düşer, zehir olur.” Tarihteki zaferlerimiz, bizim için inci, düşmanlarımız için âdeta zehir olmuştur. Bu incilerimizden, sevinçlerimizden biri de büyük bir coşkuyla kutladığımız 23 Nisan (1920) Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’dır.

Tarihe baktığımızda, Nisan ayı içerisinde yaşadıklarımız şu şekilde karşımıza çıkar:

13 Nisan 1909, Meşrutiyet’in getirdiği yenilikleri içine sindiremeyenlerin İstanbul’da isyan ettikleri gün olarak karşımıza çıkar. Hareket Ordusu, bu ayaklanmayı bastırır.

27 Nisan 1909’da II. Abdülhamit tahtan indirilir, sürgün edilir; yerine V. Mehmet Reşat geçer.

20 Nisan 1915’te Van’da Ermeniler isyan eder.

25 Nisan 1915’te Mustafa Kemal, Müttefiklerin Gelibolu Yarımadası’na çıkışlarını önler.

26 Nisan 1915’te İtilaf Devletleri, Londra Antlaşması ile Türkiye’yi aralarında bölüşmeye çalışırlar.

19 Nisan 1917’de Fransa, İngiltere ve İtalya, St. Jean’da Maurienne Antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu’nu taksime yönelirler.

İtilaf Devletleri, Mondros Antlaşması’na dayanarak 13 Nisan 1919’da İngiltere, Ermenistan’la Kars’a girer. 20 Nisan 1919’da Gürcistan, Ardahan’ı işgal eder.

30 Nisan 1919’da Mustafa Kemal, Erzurum’daki 9. Ordu Müfettişliği’ne atanır. Bu durum, ülkenin geleceği için zemin hazırlar. 23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresi’nde Mustafa Kemal, 14 gün süren Kongre’nin başkanlığına seçilir.

11 Nisan 1920’de Fransızlar, işgal ettikleri Urfa’yı boşaltmak zorunda kalır.

13 Nisan 1920’de Bolu ve Düzce’de isyanlar görülür.

23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı yapılır. İstanbul’da toplanan Meclis dağıldıktan sonra, seçimle gelen milletvekilleri, 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara’da toplanırlar. Mustafa Kemal, TBMM Başkanlığı’na seçilir. Yeni hükûmet kurulur, yeni yasalar hazırlanır, ulusal egemenliğe dayalı demokratik bir devlet kurulmuş olur. Bu gelişmelerden rahatsız olanlar harekete geçerler. Ferid Paşa Hükûmeti, Yunan ordusuyla işbirliği ederek TBMM’yi dağıtmaya çalışır. Geyve, Sorgun, Yenihan, Düzce, Bolu, Zile, Urfa, Çivril ve Konya’da ayaklanmalar olur. Bu ayaklanmalar bastırılır.

Sevr Barış Antlaşması’na bağlı olarak Boğazlar İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan’ın; Hatay, Antep, Urfa, Mardin, Maraş, Adana, Mersin, Sivas ve Kayseri Fransa’nın; Antalya, Muğla, Isparta, Burdur, Kütahya, Afyon, Denizli ve Konya İtalya’nın egemenliğine bırakılacak. Hakkâri ve Musul İngiltere’ye; İzmir ve çevresi Yunanistan’a bırakılacak. Doğu Anadolu’da Ermenistan ve Kürdistan adında iki devlet kurulacak. Maalesef İstanbul’daki Padişah Hükûmeti, 10 Ağustos 1920’de, kabul edilmesi mümkün olmayan talepleri kabul eder. Buna rağmen TBMM Hükûmeti, Sevr Antlaşması’nı kabul etmez ve geçersiz sayar. Ülkemizi yabancılara bırakmayacakları kararını bildirir. Değişik cephelerde savaşlar başlar, düşmanların emelleri kursaklarında kalır. Çekilip gitmek zorunda kalırlar. Bu aşamadan sonra, yabancı ülkelerle olumlu ilişkiler başlar. Kurtuluş Savaşı; ulusal birlik, dayanışma duygu ve düşüncesiyle kazanılır.

Kurtuluş Savaşı’ndan sonra, Gazi Mustafa Kemal Paşa, 24 Nisan 1920’den itibaren Devlet Başkanı olarak görevini sürdürür. Devlet yönetimindeki iki başlılık nihayete ermiş olur. Ankara Hükûmeti, ülkenin içte ve dışta sorumluluğunu yüklenir. Yenileşme hareketleri var hızıyla devam eder.

01 Kasım 1922’de Saltanat kaldırılır. Osmanlı Devleti, görevini tamamlamış olur; onun yerini, ulusal egemenliğe dayalı Türkiye Devleti alır. Böylece devlet ve millet hayatında yenileşme süreci hızlanır.

17 Kasım 1922’de Vahdettin, gizlice bir İngiliz gemisiyle yurdu terk eder.

11 Ekim 1922 tarihinde Türkiye, İngiltere, Fransa ve İtalya arasında imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması’ndan sonra, 20 Kasım 1922’de Lozan’da barış görüşmeleri başlar. 23 Nisan 1923’te Lozan görüşmeleri yeniden gündeme gelir. 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzalanır. Bu anlaşmaya göre, dünya ülkeleri Türkiye’nin bağımsızlığını kabul etmiş olur. İtilaf Devletleri, 6 Ekim 1923 tarihinde İstanbul’dan ayrılırlar. 13 Ekim 1923’te TBMM, Ankara’yı Başkent olarak kabul eder. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilir. Gazi Mustafa Kemal Paşa, ilk Cumhurbaşkanı seçilir.

Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1923’ten 1927 yılına kadar yapılan çalışmaları dile getiren ünlü Nutuk’unu hazırlar. Bu konuşmalardan tarihimizde olup bitenleri öğrenmiş oluruz.

1934 yılında soyadı yasası çıkarılır; Mustafa Kemal, Atatürk soyadını alır. Böylece tarihimizin yüz akı olan ulu önderimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk olarak anılmaya başlar. Atatürk (1881-1938), demokratik örgütlenme, düşünce özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı… bağlamında devrimlerin gerçekleşmesine öncülük eder. 01.11.1922’de Saltanat kaldırılır. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilir. 03.03. 1924’te Halifelik kaldırılır. Eğitim ve öğretimde yenilikler yapılır. 03.03.1924’te Tevhid-i Tedrisat (öğretim birliği) Yasası kabul edilir. 1925 yılında kıyafet devrimi gerçekleşir. 30.11. 1925 tarihinde çıkarılan bir yasa ile tekke, zaviye, dergâh ve türbeler kapatılır. Çağdaş dünya ülkeleriyle uyumlu çalışma ortamı sağlanmaya özen gösterilir. 26.12.1925’te uluslararası takvim ve saat ayarı kabul edilir. Hukuk alanında yenilikler görülür. 1924 yılında Şeriye Mahkemeleri kapatılır. Türk milleti adına karar veren bağımsız mahkemeler görev üstlenir. 1928 yılında Harf İnkılabı yapılır. Arap alfabesi yürürlükten kaldırılır. Lâtin harfleriyle Türkçeye uygun yeni Türk Alfabesi benimsenir. 01.01.1929 tarihinden itibaren, devlet işlerinde eski yazının kullanılması yasaklanır. Ardından çok partili hayata geçişin yolu açılır. Atatürk, 9 Eylül 1923’te Cumhuriyet Halk Fırkasını kurar. 12 Ağustos 1930’da A. Fethi Okyar, Serbest Cumhuriyet Fırkasını kurar.

Bu gelişmelerin yanında, tarih ve dil devrimi çalışmaları devam eder. 12.04.1931’de Türk Tarih Kurumu, 12.07.1932’de ise Türk Dili Tetkik Cemiyeti kurulur; 1936 yılında Türk Dil Kurumu adını alır. Bunları ekonomik ve sosyal alanlardaki yenileşme hareketleri izler. Bütün bu etkinlikler, Mustafa Kemal Paşa’yı ölümsüz kılar. Türk milleti için kalıcı olan Atatürk ilkeleri benimsenmeye başlanır: Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, İnkılapçılık. Türkiye Cumhuriyeti, bu ilkeler üzerine kurulur ve yoluna devam eder.

Ülkemizde 23 Nisan'ın ulusal bayram olarak kabul edilmesinin sebebi, 23 Nisan 1920'de başkentimiz olan Ankara’da TBMM’nin açılmış olmasıdır. 23 Nisan, 1921 yılında çıkarılan 23 Nisan'ın Milli Bayram Addine Dair Kanun ile Türkiye'nin ilk ulusal bayramı olmuştur. Bu bayram, dünya çocuklarına armağan edilmiş; bundan dolayı 23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kabul edilmiştir.

Yukarıda belirtmeye çalıştığımız gelişmeler, Atatürk’ün aramızdan ayrılışına kadar yaşanan süreci vurgulamaya yöneliktir. Amacımız, Ulusal Egemenlik’ten Atatürk ilke ve devrimlerinin seyrini dikkatlere sunmaktır. Bu olumlu gelişmeleri Türk ulusuna yaşatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü sevgi, saygı, minnet ve şükranla anıyoruz; ruhu şâd, mekânı cennet olsun.


Türk Yurdu Nisan 2022
Türk Yurdu Nisan 2022
Nisan 2022 - Yıl 111 - Sayı 416

Basılı: 35 TL

E-Dergi: 15 TL

Sayının Makaleleri İncele