Siyasi Sistem Arayışı

Temmuz 2018 - Yıl 107 - Sayı 371

        Millet olarak demokrasi mücadelemiz devam ediyor. Avrupa karşısında başarısız duruma düştüğümüzden beri çareler arıyoruz ve kendimizi yenilemeye çalışıyoruz. Son 2-3 asır bu mücadelenin (eksiği, fazlasıyla) farklı boyutlarını yaşıyoruz. Devlet yönetme şeklimizi de çağın gelişmeleri doğrultusunda yenilemek için önce Meşrutiyet rejimine geçtik. İmparatorluğumuzu sürdürmeyi başaramayınca ölüm kalım savaşı vermek zorunda kaldık. İstiklal Savaşı “ya istiklal ya ölüm” şiarıyla yapıldı. Sonuçta başarımızı Cumhuriyet ile taçlandırdık. Cumhuriyet, yalnız başına yeterli gelmeyince demokrasi arayışları başladı. Artık çağa egemen olan “demokratik millî devletler” arasına biz de dâhil olduk. Demokrasi uygulaması her toplumda farklı şekillerde kurumsallaştı. Bizde de uygulamada problemler yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Dolayısıyla arayış da devam ediyor. 

        Devlet yönetiminin daha etkili çözüm üretebilmesi arayışı, uzun yıllardan beri gündemimizde. Kısaca “taşra politikacılığı” diyebileceğimiz çıkarcı ve ilkesiz siyasetin egemen olduğu bir demokrasi uygulaması hepimizi rahatsız ediyor. Maalesef siyasi gruplar bu konuda tutarlı bir yol izlemiyor. Son olarak 2016 yılında hükûmet ve meclis ayırımını keskinleştirecek yeni bir sistem referandumuna gittik. Bize özgü “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi” halk tarafından onaylandı ve 24 Haziran 2018 tarihinde bu sistemin ilk seçimini yaptık. Artık yeni sistem ile pek çok şey değişecek. Birçoğumuzun endişeleri var ama hepimiz iyi olmasını temenni ediyoruz. Zamanla olumlu ve olumsuz yönlerini göreceğiz. İhtiyaç olursa millet iradesinin bu sistemi de yenileyebileceğine inanıyoruz. Avrupa demokrasilerinin de sancılı bir şekilde geliştiğini biliyoruz. Son aylarda seçim gündemi ülkemizi ve zihinlerimizi çok meşgul etti. Hâlbuki hayat devam ediyor ve Türklüğün dertleri bizi bekliyor. Doğu Türkistan’dan feryatlar yükselirken Çin, küresel gücünü gittikçe arttırıyor. Yeni dünya düzeninde Türkler kritik bir konumda âdeta deneniyor. Biz günübirlik seçim tartışmalarıyla zaman tüketirken asırlık oyunlar düşünülüyor, planlanıyor ve uygulamaya konuluyor. Türk entelektüelleri Türklüğün geleceğini etkileyen bu büyük oyunları takip etmek yerine, basit tartışmalara takılmamalı. Dün Türk dünyasını kıskaca almış SSCB ve komünizm tehlikesi vardı. Bugün tehlikeler her tarafımızı sardı ve en büyüğü de içimizde yeşertilen FETÖ benzeri yapılar. Bunlarla mücadele etmek, duygusal tepki ve öfkelerle olmaz; akıl ve bilimin açtığı bir yolda üretilen siyaset ile olur. Gerçek iktidar ancak buradan geçer. Bunu sağlamak için seçim kazanmak yetmez, çok emek ister. Sabırla Türklüğün millî iktidarını kurmak için gönül seferberliği gerekir.


Türk Yurdu Temmuz 2018
Türk Yurdu Temmuz 2018
Temmuz 2018 - Yıl 107 - Sayı 371

Basılı: 14 TL

E-Dergi: 10 TL

Sayının Makaleleri İncele