Ahlak Bekçisi Olmak Yerine Ahlak Kişisi Olmak

Nisan 2018 - Yıl 107 - Sayı 368

        “Ahlak bekçisi” sevimli bir ifade değil. Zaten olumlu bir niteleme olarak kullanılmaz, soru cümlesi içinde bir yergi dile getirir: “Ahlak bekçisi misin?” Bu cümle alttan alta şunu söyler: “Ahlak bekçisi olacak bir sen mi kaldın, öyleyse eyvah (vay) ahlakın başına gelenlere!” 

        Türkçenin kültür evi, evreni içinde aklı başında hiç kimse, eğer ortada bir inatlaşma yoksa, “ben ahlak bekçisiyim” demez. Çünkü ahlakın asıl anlamının bekçilikle, gözlemek ve gözetlemekle değil; vicdanla, insanlıkla alakalı olduğunu bilir. Bilmiyorsa da bilmesi gerekir. Unuttu ise hatırlaması. Hatırlatılması. Biliyorsa, ahlakın biçimlendirdiği kültür evinin duvarındaki hat levhasındaki “Edeb ya hu!”nun muhatabının komşusu değil, kendisi olduğunu, manasının da “kendini bilmek” olduğunu ...

Yazının devamını okumak için üye olun, abone üye için tıklayınız.

Türk Yurdu Nisan 2018
Türk Yurdu Nisan 2018
Nisan 2018 - Yıl 107 - Sayı 368

Basılı: 14 TL

E-Dergi: 5 TL

Sayının Makaleleri İncele