Neo-Hainler

Aralık 2007 - Yıl 96 - Sayı 244


 
Asırlardır bu coğrafyada yaşayan bir millet olarak Türkler, ortak bir geçmişe sahip olma özelliğinden başka, kendisini millet yapan diğer özelliklerini yitirme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Türkçe, yabancı dillerin etki alanında, büyük bir milletin dili olma özelliklerini yitirme tehlikesiyle boğuşurken; mensubu bulunduğumuz din, dinler arası diyalog ve ılımlı İslam adı altında aslından çok uzak ve daha farklı bir noktaya doğru götürülmeye çalışılmaktadır. Kısacası, bizi biz ve Türk yapan tüm özelliklerimizi yitirmekle karşı karşıyayız. 
Türk’e ve Türkiye’ye yapılmak istenen her saldırının, her ihanetin arkasında, söz birliği etmişçesine aynı anda sesini yükselten bir koroyu görmekteyiz. Kimdir bu milleti rahatsız eden ihanet korosunun üyeleri? Ne Liberalizmi doğru anlamış, ne Marksizm’i doğru yorumlamış, ne de İslam’ı gerçek anlamda bilen Neo-Liberal, Neo-Marksist ve Neo-İslamcılar. Her devrin adamı bu hainler, ne zaman Türkiye ve Türklükle ilgili bir saldırı söz konusu olsa, dış mihraklarla ortaklaşa tasarladıkları planlarını, yine ipleri dışarıda olan medya ile gün yüzüne çıkartmaktadırlar. Bu efendiler, Türklerle bitmemiş bin yıllık bir hesabı olan Batı dünyasının, boynu tasmalı, satın alınmış köleleridirler. Kıblesi Washington ve Brüksel olan bu küreselci Neo-liberallerle, yine Washington ile Brüksel’in Türkiye’deki gönüllü ve paralı misyonerliğine soyunan eski Moskova’cı mürtet Neo-Marksistler, eski Batı düşmanı şeriatçı ve mürteci şimdiki Neo-İslamcılar ve Atatürk-Türklük düşmanı İkinci Cumhuriyetçiler ve yeni Osmanlıcılar tıpkı 1919’daki mütareke basını ve mütareke aydınları gibi gaflet ve dalalet içindedirler.  
Bunlar Türkiye aleyhine yaptıklarını, yazdıklarını ve söylediklerini bilerek yapıyorlarsa hem hain hem de suçludurlar. Bilmeyerek yapıyorlarsa da gafildirler. Ama neticede yaptıklarıyla yine de hain durumuna düşmektedirler. 
Bu hain ve gafilleri susturmak devletin ve hükümetlerin işidir. Bunlara göz yummak, hoş görüyle bakmak, Batının baskısıyla ses çıkarmamak, politik kaygılarla görmezlikten gelmek gafletin ve hainliğin de ötesindedir. Zira devlet ve hükümet adamları olarak hem milleti temsil ediyor, hem devletten para alıyor hem de resmen ve hukuken sorumlu mevkidedirler. Bu statülerine rağmen Türkiye’yi yıkmak, parçalamak ve küçültmek için el birliği ve iş birliği yapan Neo-Liberallere Neo-Marksistlere Neo-İslamcılara ve Neo-Osmanlıcılara ve ikinci cumhuriyetçilere karşı tedbir almazlar veya almakta gecikirlerse kendileri de gafil olmadan doğrudan doğruya hain durumuna düşebilirler. Bu duruma düşen ümera ve zümera takımını, ülke için iyi niyetle yaptıkları faydalı hizmetler de kurtaramaz. Çünkü hiçbir vatan hizmeti vatana yapılmış olan hainliğin gerekçesi olamaz. 

 

Türk Yurdu Aralık 2007
Türk Yurdu Aralık 2007
Aralık 2007 - Yıl 96 - Sayı 244

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele