EĞİTİM VE MİLLİ GÜVENLİK

Ekim 2007 - Yıl 96 - Sayı 242

 

Her canlı varlık, var olma süresi içinde ve varoluş nedeni doğrultusunda varlığını sürdürmek üzere doğasına uygun bir mücadele ortaya koyar. Canlıların türleri ve hayat mücadelesindeki yöntemleri farklı olsa da amaçlarının mümkün olan en iyi şartlarda varlıklarını devam ettirmek olduğu gözlenir. İnsanoğlu da varlığını sürdürmek bakımından diğer canlılardan pek farklı değildir. Bununla birlikte, insanoğlu biyolojik, kültürel ve sosyal boyutuyla diğer canlılardan daha farklı ve özel bir yaşam alanına sahiptir. Bu özelliğinden dolayı da hayatını sürdürme biçimi büyük ölçüde farklılık gösterecektir.

İnsanoğlu varlığını sürdürebilmek için doğal ve insani olmak üzere iki temel engeli aşmak zorundadır. Hem doğa ile hem de diğer insanlarla olan ilişkilerini kendi amaçları doğrultusunda yürütebilmek için belli bir dayanışma ortamı oluşturmak durumundadır. Sağlıklı bir dayanışma ortamı; belli ortak çıkarlar, belli ortak değerler, belli kimlik göstergeleri ve belli semboller etrafında gerçekleşebilir. Bu bağlamda varlığı sürdürmek, bir anlamda sağlıklı bir dayanışma ortamı oluşturmak ve bunun için de sayılan değerler etrafında kenetlenmek anlamına gelmektedir. İnsanoğlu bu değerler temelinde oluşturduğu dayanışma ruhu ile hem doğadan ve hem de diğer insan topluluklarından kaynaklanan sorunları daha rahat bir biçimde karşılayabilmektedir.

 

Toplumsal Dayanışma ve Okul

Toplumsal dayanışma ruhunun geliştirilmesinde okul önemli bir görev üstlenebilir. Bilgi, öğretmen ve öğrencinin bir arada bulunduğu bir mekan olan okul, ülke insanının bilişsel, duyuşsal, psikomotor ve sezgisel açılardan gelişmesine önemli katkılar sağlar. Diğer taraftan okul, toplumsal yapının minyatür örneği olması bakımından ortak çıkar ve değerlerin, kimlik göstergelerinin ve sembollerin içselleştirilmesinde de önemli bir role sahiptir. Okulun belirtilen katkıları sağlaması ve belirtilen rolü yerine getirebilmesi için, bilgi muhtevasının ortak çıkar ve değerleri, belli kimlik öğelerini ve ortak sembolleri kapsaması gerekmektedir. Bu bilgi muhtevasını öğrenciyle buluşturacak öğretmenin de belirtilen ortak değerleri özümsemesi önem arz etmektedir. Aksi durumda toplumsal dayanışma ruhunun oluşturulması ve dolayısıyla milli güvenliğin sağlanmasında tesadüfler etkin hale gelir. Farklı düzeylerde toplumsal yarılmalar meydana gelir. Bu bağlamda okul, bilgi, öğretmen ve öğrenci üçlüsünü ortak çıkar ve değerleri, kimlik unsurlarını ve ortak sembolleri merkeze alacak şekilde örgütlenebilirse, toplumsal dayanışma istendik düzeyde gerçekleşebilir.

 

Toplumsal Dayanışma ve Milli Güvenlik

Milli güvenlik bağlamında, her ülke iç ve dış olmak üzere iki tehdit unsuruyla karşı karşıya bulunmaktadır. Ülkede dirlik ve düzenliğin olmaması iç tehdit, iç tehdit bahanesiyle bir başka ülke tarafından işgale açık hale gelme ise dış tehdit olarak kabul edilebilir. Günümüzde, bilgi ve iletişim teknolojilerinin son derece gelişmiş olması ve yaygınlaşması her ülkeyi iç ve dış tehdit unsurlarının kolay hedefi haline getirmiştir. Bir ülke insanının ortak çıkar ve değerlerden uzaklaştırılması, kendi kimlik unsurlarına ve sembollerine düşman hale getirilmesi çok daha kolaylaşmıştır. Dolayısıyla yaşadığımız yüzyılda milli güvenlik iç ve dış tehditlere karşı daha açık hale gelmiştir. Bu bağlamda eğitim hedeflerinin yeniden gözden geçirilmesi ve güvenlik merkezli bir eğitim sisteminin yapılandırılması elzem görünmektedir.

Günümüzde ülkelerin güvenliklerini sağlamaları artık bölgesel boyutlu bir mücadeleyle birlikte küresel mücadeleyi de gerekli kılmaktadır. Hal böyle olunca her vatandaşın ülke güvenliği konusunda duyarlı olması zarureti ortaya çıkmaktadır. Bergounioux (2003) ifadesiyle “egemenlik gibi savunma da millete aittir; bu durumda savunma vatandaşların görevidir.” Vatandaşın bu görevini yerine getirebilmesi için okulun “güvenlik sorununu ele alması ve öğrencilere her vatandaşın kendi ülkesinin güvenliğini korumada bir aktör olduğunu öğretmesi” gerekmektedir. Burada ölçünün kaçırılmaması için, “savunma eğitimi; demokrasi, özgürlüklerin korunması, cumhuriyetçi değerler, vatandaşlık hukuku eğitimiyle birlikte yerel ve küresel boyutta ele alınmalıdır (Costa-Lascoux, 2003). Ayrıca, ortak çıkar ve değerler, kimlik unsurları ve semboller de ulusal ve küresel bağlamda gündeme getirilmeli, test edilmeli, eleştirilmeli ve gerekirse güncellenerek savunulması sürdürülmelidir.  

 

Milli Güvenlik ve Eğitim Sistemi

Milli savunma bakanlığı ile işbirliği yapmak suretiyle savunma eğitiminin verilmesini savunan Fransız Milli Eğitim Bakanlığı, konuyla ilgili olarak şu görüşleri dile getirmektedir: “Savunma fikri kendiliğinden var olan bir düşünce değildir, vatandaşlık eğitiminin bir parçasıdır. Savunma eğitimi aktarılacak değerlerle ilgili bir eğitimdir. Savunma eğitimi; dayanışma içinde olduğumuz ve aynı kaderi paylaştığımız bir topluma ait olma bilincini kazandırmalı ve dolayısıyla savunma ve güvenlik kültürünü ortaya çıkartmalıdır” (MEN, 2007).

Savunma eğitimi ülkenin genç kitlesini merkeze alacak şekilde yapılandırılmalı ve böylece gençlik “dünyadaki tehditler ve riskler konusunda bilgilendirilmeli ve dolayısıyla savunmak ve geliştirmek istediği değerler üzerinde düşünme imkanı bulmalıdır. Zira gelecekte vatandaşların korunmasını ve cumhuriyet değerleriyle bütünleşmelerini sağlamak, milletler camiasında ortak iddia düzeyimizi belirlemek için yollar ve yöntemlerin tanımlanması görevi gençliğin olacaktır” (Bouteille et Pontiès, 2007). Bu bağlamda gençlik hangi soruların cevaplarına odaklanarak bir savunma ve güvenlik kültürü kazanacaktır? Bu soruya, Bouteille et Pontiès (2007) aşağıdaki sorularla cevap vermektedirler:

“Tarihle oynamadan toplumsal hafızayı nasıl yaşatacağız ve nasıl öğreteceğiz? Yeni nesiller çağdaş dünyanın iddialarına karşı nasıl duyarlı hale getirilecekler? Toplumsal farklılaşmaları nasıl anlamlandıracaklar? Çocuklarımızın kendi değerleri bağlamında geçmişle ilgili bakış açıları geliştirmelerini nasıl teşvik edeceğiz? Şimdinin meydan okumaları karşısında nasıl bir tavır takınacakları konusunda hangi destekleri sağlayacağız?  Ait oldukları gelecekle ilgili belli iddialara sahip olmaları konusunda nasıl bir rehberlik yapmalıyız? Oluşmakta olan dünyayı doğru anlamaları için, eleştirel düşünme becerileri ve tartışma kültürü kazanmalarını nasıl sağlamalıyız? Savunma kavramını bir tarihçi, bir filozof, bir matematikçi veya bir ekonomist gözüyle nasıl işleyebiliriz?” Bu sorular daha başka sorularla genişletilebilir. Ancak bu sorular ve bunlara verilecek cevaplar bile savunma eğitiminin hedefleri ve içeriği hakkında doyurucu bilgi sunabilir. Burada esas olan milli güvenlik konusunun yalnızca askeri alanla sınırlı bir konu olmadığının farkına varmaktır.

 

Sonuç

Milli güvenlik konusunda tüm vatandaşlar, özellikle de ülkenin geleceğine talip geçlik duyarlı olmak durumundadır. Bunun için eğitim programlarında milli güvenlik ve savunma konularına yer verilmesi önem arz etmektedir. Bu konuların sınıf ortamında ele alınması ve uygun yöntemlerle işlenmesi öğrencilerin sorumlu vatandaş, sorumlu siyaset, ortak değerler, ortak çıkarlar, ortak semboller ve kimlik değerleri hakkında sağlıklı sonuçlara ulaşmalarına katkı sağlayabilir. Böylece gençlik her hangi bir ikileme düşmeden özümseyeceği değerleri kavrayabilir.

Gençliğin ortak değerler konusunda kafasının berrak olması iki bakımdan önemlidir. Birincisi ortak değerler gençlik tarafından benimsenip geliştirilecek, ikincisi ise benimsenen bu değerler onlar tarafından savunulacaktır. Bu nedenle milli güvenlik konusunun eğitim programlarında yer alması önem arz etmektedir. Milli güvenlik konusunun eğitim programlarında yer alması yeterli midir? Kesinlikle hayır! Eğer toplumsal ortam adaleti tecelli ettirecek düzeyde değilse, milli güvenliğin garantisi olabilecek gençlik, milli güvenlik açısından potansiyel tehdit oluşturabilir.

 

        KAYNAKÇA

Bergounioux, Alain. (2003). Colloque national : l'éducation à la défense, La Sorbonne, jeudi 4 décembre 2003. İnternet’ten 10.09.07’de elde edilmiştir: http://histgeo.ac-aix-marseille.fr/a/div/d001.htm  

Costa-Lascoux, Jacqueline. (2003). Colloque national : l'éducation à la défense, La Sorbonne, jeudi 4 décembre 2003. İnternet’ten 10.09.07’de elde edilmiştir: http://histgeo.ac-aix-marseille.fr/a/div/d001.htm  

MEN (Ministre de l’Education Nationale). (2007). Esprit de défense. İnternet’ten 10.09.07’de elde edilmiştir: İnternet’ten 10.09.07’de elde edilmiştir: http://www.education.gouv.fr/cid2230/esprit-de-defense.html

Bouteille, Corine ve Pontiès, Philippe (2007). Défense et Éducation conjuguent leurs efforts en direction des jeunes. İnternet’ten 10.09.07’de elde edilmiştir: http://www.lefigaro.fr/debats/20070707.FIG000000596_defense_et_education_conjuguent_leurs_efforts_en_direction_des_jeunes.html 

         


Türk Yurdu Ekim 2007
Türk Yurdu Ekim 2007
Ekim 2007 - Yıl 96 - Sayı 242