SARKOZY FRANSIZ MIDIR ?

Eylül 2007 - Yıl 96 - Sayı 241

 

 

Bu yazıda, 6 Mayıs 2007’de Fransa cumhurbaşkanı seçilen Nikolas Sarkozy’nın sadece çok kısa bir biyografisi verilmektedir. Bu bağlamda, Sarkozy’nin aile geçmişi, okul ve aile hayatı, siyasi kariyeri ile ilgili bilgiler sunulmaktadır. Burada yer alan bilgiler http://fr.wikipedia.org/wiki/Nicolas_Sarkozy” internet adresinden özetlenerek alınmıştır.  

Tam ismi Nikolas, Paul, Stéphane Sarközy de Nagy-Bocasa olan Nikolas Sarkozy,  Fransız tabiiyetine geçmiş Macaristanlı bir göçmenin oğludur. Babası Pal Sarközy de Nagybocsa (Macarca, Nagybocsai Sarközy Pal) 5 mayıs 1928’de Budapeşte’de küçük soylu bir Macar ailesinde dünyaya gelmiştir. Aileye soyluluk unvanı 10 Eylül 1628’de Bohemya ve Macaristan kralı İmparator II. Ferdinand tarafından verilmiştir. Dedesi Türklere karşı savaşmış bir köylüdür. Dede gerçek bir soylulk unvanı almamış fakat köyünün ismini soyadı olarak kullanma ve arma takma hakkını elde etmiştir.

Ailenin Budapeşte’ye 92 km mesafede bulunan Alattyan köyünde toprakları ve küçük bir şatosu vardı. Pal Sarkozy’nin babası ve dedesi Szolnok belediyesinde yönetici olarak çalıştılar. Dede belediye başkan yardımcısı olarak görev yapmıştır. 1944’de Kızıl Ordu’nun gelişiyle birlikte aile Macaristan’ı terk etmek zorunda kalır. Avusturya ve Almanya’da başından çok sayıda olay geçen Pal Sarkozy, Baden-Baden’de yabancı lejyon için asker toplayan bir kişiyle karşılaşır. Bu kişiyle beş yıllık bir anlaşma yapar ve temel askerlik eğitimini Cezayirde tamamlar. Çinhindi’nde görev yapacak yeterlikte olmadığı ilan edilen Pal Sarkozy 1948’de Marsilya’ya hareket eder ve orada adını Paul Sarközy de Nagy-Bocsa olarak Fransızcalaştırır. Marsilya’da reklamcılık yapmaya başlayan Paul Sarközy, eşi Andrée Mallah ile tanışır ve evlenir. Mallah, Selanik Yahudisi bir cerrahın kızıdır. Mallah’ın ailesi o tarihlerde bir Osmanlı şehri olan  Selanik’e  İspanya’dan kovulan Yahudi ailelerle birlikte gelmiştir.

Nicolas Sarkozy 1955’de Paris’te doğar. Ailenin ortanca oğludur. Ağbeyi tekstil alanında çalışır, diğer kardeşi çocuk doktoru olur ve daha sonra da biyoloji alanında araştırmacı olarak çalışır. Babası 1959’da aileyi terk eder. Üç oğluyla tek başına kalan anne yarım bıraktığı hukuk tahsilini tamamlar ve avukatlık yapmaya başlar. Nicolas Sarkozy, dört aşından itibaren tamamen annesinin nezareti altında yetişir.

 

Okul Hayatı

Ortaokulu devlet okulunda okuyan Sarkozy, altıncı sınıfta sınfta kalır ve daha sonra özel liseye kayıt yaptırır. Lise tahsilini 1973’te tamamlar. Üniversitede hukuk eğitimi görür. 1978’de hukuk eğitimini ve askerlik görevini tamamalar. Daha sonra sisyaset bilimleri alanında eğitimini sürdür. Ancak İngilizce yüzünden siyaset bilimi diplomasını alamaz, ancak Şubat 1980’de 27 Nisan 1969 referandumu üzerine hazırladığı bir tezle siyaset bilimleri alanında yüksek lisans diploması alır. 1981’de, gazetecilik denemesinden sonra, avukatlık sertifikası alarak annesinin yolundan gitmeye karar verir. Bir kaç avukat arkadaşıyla birlikte avukatlık bürosu kurarlar. Bu büro, ağırlıklı olarak gayrımenkul konularında uzmanlaşmıştır. Sarkozy, devlet görevlerine başlayıncaya kadar avukatlık görevini sürdürür.

 

Aile Hayatı

Sarkozy, birinci evliliğini 23 Eylül 1982’de Korsikalı bir eczacının kızı olan Marie-Dominique Culioli ile yapar. Bu hanımdan iki oğlu olur. Ekim 1996’da, şimdiki eşi Cécilia Ciganer-Albeniz ile evlenir. Sarkozy, ikinci eşiyle Neuilly belediye başkanı olarak 1984’de bir televizyon animatörü ile nikahını kıydığı sırada tanışmıştır. Ikinci eşinden de bir oğulu daha olur.

Bayan Cécilia da bir göçmen ailenin kızıdır. Babası André Ciganer Romanya göçmenidir. Aslında Ciganer’in ailesi de Romanya’ya Rusya (Odessa)’dan göçmüştür.  Kaynaklar, Ciganer ailesinin yahudi roman bir aile olduğunu göstermektedir.  

Bayan Cécilia, sivri çıkışlarıyla ve aşk ilişkileriyle Sarkozy’yi sık sık sıkıntıya sokar. Amerikalı bir reklamcı ile evlilik dışı ilşkisiyle Paris-Matche dergisine (Mayıs 2005) kapak konusu olur. Bu haber iç ve dış basında yankı bulur. Daha sonra bu olaydan esinlenen gazeteci Valérie Domain bu ilişkiyi “Entre le coeur et la raison” adıyla romanlaştırır. Bayan Cécilia, yalnızca aşk ilişkileriyle değil sözleriyle de eşini sıkıntıya sokmaktan çekinmez.   Bayan Cécilia’nın Temmuz 2004’deki damarlarımda bir damla dahi Fransız kanı bulunmamasından gurur duyuyorum” sözü cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yeniden gündeme gelmiştir.

 

Siyasi Kariyeri

1974’de “Union des démocrates pour la République – Cumhuriyetçi Demokratlar Birliği (UDR)” partisine üye olur. Seçimde Jacques Chaban-Delmas için çalışır. 1976’da, yeni kurulan “Rassemblement pour la République- Cumhuriyetçi Birlik (RPR)” partisine üye olur. 1983’de,  belediye başkanın ani ölümü üzerine Neuilly belediye başkanlığı görevine getirilir. Mart 1987- Mayıs 1988 tarihleri arasında İçişleri Bakanlığı bünyesinde bulunan kimyasal ve radyolojik tehlikelerle mücadele görevini yürütür. 34 yaşında milletvekili ve 38 yaşında da Maliye Bakanı olur. 1993 seçimlerinde ilk turda oyların %64,9’unu alarak yeniden Neuilly milletvekili seçilir ve bakanlığı devam eder. 2002 yılından itibaren yıldızı parlamaya başlayan Sarkozy, 2002 cumhurbaşkanlığı seçiminde Jacques Chirac’ı destekler ve içişleri bakanı olarak atanır. Bu görevini 2004’e kadar sürdürür. 28 Aralık 2004’de UMP (Union pour un mouvement populaire- Halk Hareketi Birliği) başkanı seçildikten sonra bakanlıktan istifa eder. 2005’de devlet ve içişleri bakanı olarak atanır. Bu atama sonucunda hükümetin başbakandan sonraki ikinci kişisi durumuna gelir. Bu görevi 2007’ye kadar devam eder. 26 Mart 2007 tarihinde cumhurbaşkanlığı seçimini daha etkili bir şekilde yürütmek için bakanlık görevinden ayrılır. 6 Mayıs 2007’de, ikinci turda geçerli oyların %53,06’sını alarak cumhurbaşkanı seçilir ve 14 Mayıs’ta UMP başkanlığından istifa eder.

Fransa’nın 23. ve V. Cumhuriyetin 6. cumhurbaşkanı olan Sarkozy, 16 Mayıs’ta  Jacques Chirac’tan görevi devralır. Öğleden sonra, Ağustos 1944’de naziler tarafından kurşuna dizilen direnişçi 35 Fransız genci anısına yapılan Bois de Boulogne şelalesini ziyaret eder ve daha sonra da Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile buluşmaya gider.

 

Sonuç

Nikolas Sarkozy, bir göçmen ailenin çocuğu olarak doğduğu Fransa’da, Fransa’nın kendisine sunduğu imkânları kullanarak ülkenin bir numaralı yöneticisi olmayı başarmış bir devlet adamıdır. Siyasi hayatı Fransa’nın muhafazakâr partilerinde şekillenmiştir. Siyasetin mutfağında çalışması yanında bulunduğu bölgenin baskı gruplarıyla etkili ilişkiler kurmayı başarmıştır. 60364 nüfuslu bir şehrin belediye başkanlığındaki çalışmaları Sarkozy’yi cumhurbaşkanlığına taşıyan sürecin başlangıcı olmuştur.

Çalışmalarıyla ilgili birçok ödüle sahip olan Sarkozy,  Neuilly şehri Rotary Klübünün şeref üyesi ve Fransız yönetici sınıfının etkili kişilerini bir araya getiren  “Le Siècle klübünün de üyesidir. Magazin dergilerine göre dünyanın en şık giyinen kişileri arasında gösterilen Sarkozy hakkında 20 civarında kitap bulunmaktadır. Bunlardan sekiz tanesi doğrudan doğruya, diğerleri ise dolaylı olarak kendisiyle ilgili kitaplardır.

Sarkozy, Türkiye’nin AB’ye girmesine, “Türkiye Ankara Protokolü’ne uymuyor, Türkiye kendisini Avrupalı değil, Asyalı kabul ediyor diyerek karşı çıkmaktadır. Bu aslında Sarkozy’nin kişisel politikası olmayıp başkanlığını yaptığı siyasi partinin görüşüdür. Bir anlamda Fransız halkının çoğunluğunun görüşünü yansıtmaktadır. Sarkozy’nin bu yaklaşımında dedesinin hikayesinin bir rolü olabilir mi? Niçin olmasın? Ancak dedesi, Türklere karşı katılmış olduğu savaştan zararla değil, karla çıkmıştır. Yönetime yakın bir aile konumuna gelmiş ve soyluluk unvanına giden yol açılmıştır.

Uluslararası ilişkilerde Fransa’nın etki alanlarında kalma ve buralardaki ilişkileri düzene sokma eğilimi gösteren Sarkozy, bununla birlikte küresel boyutta kadın hakları savunuculuğu konusunda ülkesini ön plana çıkarma girişimlerinde de bulunmaktadır.

“Le Groupe Lasserreadlı inşaat firmasından yüksek meblalğlık hediye kabul etmesi, Clearstream şirketiyle ilgili yolsuzluk olaylarına adının karışması, medya üzerinde baskı uygulaması, en önemlisi eşinin aşk ilişkileri ve sivri sözleri, eşine başdanışmanlık görevleri vermesi gibi olumsuz durumlar Fransız halkı tarafından, en azından %53’lük bir kesim tarafından dikkate alınmamıştır. Diğer yandan bir göçmen ailenin çocuğu olması, yahudi kökenli oluşu da Fransız halkının O’nu cumhurbaşkanı seçmesinde engel oluşturmamıştır. Öyle görülüyor ki, Fransız halkı Sarkozy hakkında karar verirken kökeninin ne olduğuna değil, Fransa için hangi politikaları hayata geçireceğine bakmıştır.

 


Türk Yurdu Eylül 2007
Türk Yurdu Eylül 2007
Eylül 2007 - Yıl 96 - Sayı 241

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele