MUM KİMİN YANAN KERKÜK

Ağustos 2007 - Yıl 96 - Sayı 240

    Abdülvahit Küzecioğlu’nu rahmetle anıyorum. Ben onu çok küçük yaşlarda tanımıştım. Eminim sizler de o yaşlarda tanışmışsınızdır. O kadar yakındık ki birbirimize anlatamam. Duygularımız, düşüncelerimiz, elemimiz, kederimiz; yüreklerimizi aynı şekilde yaralar, kanatırdı. Derdimiz, sevdamız, umudumuz; birdi. KERKÜK.
           Mamak’ta iki odalı küçücük evimizin, en büyük lüksü 1950 model Philips marka radyomuzdan çıkan nağmeler o küçücük yüreğimi nasıl dağlamış; beni Mamak’tan alıp Kerkük’e, Musul’a, Erbil’e, Tuzhurmatu’ya, Türkistan’a, Turan’a götürmüş; o yaşlarda oraları nerede diye sorsanız bilemezdim, belki Mamak’tan biraz uzakta bir semt veya Ankara’ya komşu bir vilayet veya ilçe; bana o kadar yakın, belki o kadar da uzak. Radyodan “Abdülvahit Küzecioğlu’ndan Kerkük türküleri dinleyeceksiniz. “ anonsunu müteakip; “Ağlama Ceylan Balası; Helhele Verin Geline; Aydolanaydı Gün Dolanaydı; O Yana Dönder Beni; Ağam Süleyman; Kalenin Dibinde Bir Taş Olaydım; Güzellerden üç Güzel Var; Çakmağı Çak Çıramı Yandırmamışam” türküleri, hoyratlar, dîvanlar yüreğimi yaralar ama sadece bu duyguyu tadanların, anlayabilenlerin anlayacağı, çok değişik hazlar ve hülyâlarla beni taa! oralara götürürmüş. İşte böyle tanışmıştık Küzecioğlu’yla. Beni ona, onlara bağlayan sevgi ve muhabbet neydi bilemiyorum. Kerkük türkülerinin ve hoyratlarının o günlerde bende bıraktığı acı ve lezzetli hüzün hiç değişmedi. Ben yakınlaştıkça o hep uzaklaştı, daha çok acılaştı. “Altın hızma mülâyım/ Seni Hâk’tan dileyim/Yaz günü Temmuz’da/ Sen terle ben sileyim…”, “Gün gördüm günler gördüm/ Seni gördüm şâd oldum” bu terennümleri dinleyince sizlerin de hüznü artmıyor mu? Yüreğiniz kadırgalaşmıyor mu? Meğer bu türkü 14 Temmuz l959’daki Kerkük katliamı için yakılmış, onun için yanarmış yüreğimiz. . Binlerce kardeşimizin kanını döktüler. Hiç unutur muyuz 16 Ocak l980 tarihini,  Necdet Koçak’ı, Abdullah Abdurrahman’ı ve Âdil beyi Saddam zulmünün ve kardeş bildiklerimizin Türk’ü sırtından hançerlediğini, sadece Türk milliyetçisi oldukları için idam edildiklerini. Hiç unutur muyuz geçenlerde Tuzhurmatu’da yapılan katliamı. Evvelini de sonrasını da unutmadık, unutmayacağız.
          Unutanlara da hatırlatmak hepimize borçtur. Bütün şehitlerimizi rahmetle tazimle anıyorum. Ruhları şâd olsun.


 

         

        “Yıktılar kalamızı “
Sürdüler balamızı  
Daha can boğazdayken Çektiler salamızı.”

Ah Kerkük yüz ah Kerkük             

Her zaman yüz ak Kerkük      

Ölseydim düşmeseydim

Men senen uzak Kerkük”

 

"Can Kerkük canân Kerkük

Her söze kanan Kerkük

Kalıptı yârdan uzak

Mum kimin yanan Kerkük"

         

         


Türk Yurdu Ağustos 2007
Türk Yurdu Ağustos 2007
Ağustos 2007 - Yıl 96 - Sayı 240

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele