GENÇ PARTİ BURAYA KADAR

Ağustos 2007 - Yıl 96 - Sayı 240

 

Genç Parti ilk defa 2002 Milletvekili Genel Seçimlerinde adından söz ettirdi. O günün seçim sonuçlarına göre sadece AKP (% 34.28) ve CHP (% 19,4) ile ülke seçim barajını aşarak parlamentoda temsil hakkını elde ediyorlardı. 57. hükümetin koalisyon ortakları olan DSP, MHP ve ANAP ile DYP baraja takılıyorlardı. O dönemde ilk defa seçimlere katılan Genç Parti Türkiye genelinde 2.276.706 oy alarak % 7.25’ik bir orana ulaşıyordu. Bu yakın bir zamanda kurulmuş bir siyasi bir parti için oldukça büyük ve ciddi bir orandı.

Uzan Şirketler Grubunun 46. yıl kutlamaları ile başlayan “Türkiye ile kucaklaşma” adlı konserlerin sonunda Cem Uzan 9 Temmuz 2002’de “Genç Parti” adlı bir siyasi parti kurduğunu açıkladı. Bu partinin seçime katılamayacağının anlaşılması üzerine siyasi ömrünü tamamlamış bir parti olan Yeniden Doğuş Partisi ile temasa geçen Cem Uzan o partiye ekibi ile katılarak olağanüstü Kurultayda genel başkan seçildi ve partinin adını “Genç Parti” olarak değiştirdi.

Genç Parti’nin amblemi karşılıklı iki hilalin ortasında bir yıldız şeklindeydi ve Türk bayrağının özgün haline yakındı. Yine bayrağın hemen altında Cem Uzan imzası yer alıyordu ki Genç Parti bir genel başkanın adının amblem olduğu tek siyasi kuruluştu.

Genç Parti seçim kampanyasını TELSİM firmasının reklâmlarını hazırlayan şirkete devretti. O günden itibaren de gerek Genç Parti, gerekse Cem Uzan bir ürün gibi piyasaya sunuldular.

Uzan şirketler grubunun o gün 6 büyük televizyon ile 7 radyo kanalı vardı. Bunun yanında 100 civarında yerel televizyon ve radyo kanalına sahip bulundukları söyleniyordu. Bunara ilaveten, Doğan Grubu dışında kalan bağımsız radyo, televizyon ve sanal haber siteleri de Genç Parti’nin seçim kampanyasına dâhil edildiler.

Genç Parti’nin seçim kampanyalarından alınan küçük görüntüler reklâm formatında sürekli olarak yayınlandı. Televizyon kanallarının çok seyredilen programları, diziler ve futbol maçlarında ekranın altında sürekli belirli sloganlar şeritler halinde topluma aktarıldı.

Genç Parti’nin kampanyası esnasında Cem Uzan hiçbir tartışma programına katılmadı. Gazetelere demeç vermedi, mülakat yapmadı. Bunun yanında miting alanlarına kendi grubunun dışında hiçbir medya mensubu sokulmadı. Bu sayede Cem Uzan ve Genç Parti’nin ürün gibi sunulduğu kampanya zedelenmemiş oldu.

Kısa ve etkili sloganlar ile görüntüler eşliğinde ülkeyi daha önce yönetmiş olan bütün siyasi parti ve liderler hedef alınarak “Genç Parti ile diğerleri” imgesi sürekli vurgulandı. Ülkenin kötü yönetimi, IMF, Dünya Bankası, işsizlik, yoksulluk Genç Partinin sürekli işlediği konulardı. Bu konular uzun uzadıya değerlendirilmiyor kısa ve çarpıcı başlıklarla kitlelere sunuluyordu.

Uzan Holding’in o dönem itibarıyla uluslararası mahkemelerde ticari davaları sürerken, bu konular Türkiye gündemine farklı boyutlarda yansıtılıyordu. Bu süreçte Uzan grubu yabancı tekellerin hışmına uğrayan bir konuma sokuluyorlardı. Birçok haber kanalı ve internet sitesinde bu konu sürekli işleniyordu.

O dönem içerisinde Uzan ailesi dünyanın önde gelen ekonomi dergilerinden “Forbes”e göre, dünyadaki dolar milyarderleri arasında 351. sırada, Türkiye’den bu listeye dahil olanlar arasında ise 5. sırada bulunuyordu.

2002 seçim süresince haklarında açılan dava ve soruşturmalar ile uluslararası mahkeme sürecinin mağduriyete dönüşmesi Cem Uzan’ın Genç Parti’sine artı puan olarak yansımıştı.

Bu tarihten günümüze kadar Uzan ailesi için hayat hiç de iyi gitmedi.  Amerikan şirketi Motorola’ya karşı davayı kaybetti. Devlete olan vergi borçları dâhil, ödeyemediği veya ödemek istemediği birçok borçları için holdinge devlet tarafından el konuldu. Bazı mal varlıkları satışa çıkarılarak bu borçları tahsil edilmeye çalışıldı. Bu sırada Cem Uzan haricinde ailenin diğer üyeleri halen kaçak durumda…

AKP iktidarının Uzan ailesinin üzerine çok şiddetli bir şekilde gitmesi, bazı yayın kuruluşlarında, bu grubun yayın organlarının seçim sürecinde Erdoğan’a karşı sürdürdüğü politika ile de ilişkilendirilmişti.

Uzan ailesi bu sürecin sonunda dünyadaki dolar milyarderleri arasında yerlerini alamadıkları gibi Türkiye’deki sıralamada da adları geçmiyor. Uzan ailesinin mal varlığının önemli bir kısmı halen TMSF’nin elinde bulunuyor.

Bu sürecin ardından Genç Parti’nin varlığını sürdürüp sürdüremeyeceği belirsizken seçimlere az bir zaman kala tekrar faaliyetlerin başladığı görüldü. Cem Uzan ve Genç Parti birkaç yıl süren sessizliğini bozarak siyasette var olacaklarının işaretini verdiler. Genç Parti için seçim süreci Türkiye liglerin dört büyüklerinin Türkiye ve uluslararası alandaki maçları ile millî karşılaşmaların televizyondaki yayınlarında Cem Uzan ve Genç Parti’nin “başarı dilekleri” ile başladı. Bu dilekler, Genç Parti’nin siyasi hayatta yer almaya devam edeceğinin ve seçimlere katılacağının işaretleriydi. Seçimlere yavaş yavaş yaklaşılırken televizyon ve gazetelere verilen küçük ilânlar belirli bir ivmeyle arttı.

Uzan ailesinin elinde hiçbir televizyon, radyo ve gazete bulunmamasından dolayı seçim propagandaları önceki seçimde olduğu kadar başarılı sürdürülemedi. Bunun yanında o kadar paraları bile olsa bunu kullanabilmeleri oldukça zordu. Bu bakımdan Genç Parti eskisinden daha farklı bir propaganda sürecine başladı. Eskiden kendi medya grubu dâhil olmak üzere hiçbir televizyon kanalına çıkmayan Cem Uzan artık her kanala çıkmak için çaba içerisindeydi. Birçok yayın organı üzerinden kısa görüntülerden oluşan mesajlar artık eskisi kadar denetimli ve yoğun olarak kitlelere aktarılamazdı. Bundan dolayı önceki seçimde konserlerle ve yiyecek ikramıyla devam eden mitingler bu seçim döneminde yapılamadı. Bu seçim döneminde daha açık ve yüz yüze bir kampanyanın sürdürülmesi gerekiyordu.

Genç Parti kurulduğu andan beri bazı konularda merkezden yapılan bir slogan bombardımanının nitelikleri çözümlemeye çalışıldığı zaman belirli bir fikir zeminine oturtulabilecek bir partiydi. Fakat onu oluşturan partilinin kimliği hakkında bize bir fikir vermiyordu. Genç Parti daha çok bir tek kişi veya ailenin malî kaynağını sağladığı bir siyasi kuruluştu. İl ve ilçe binalarının kira, mobilya ve kırtasiye giderleri bile belki de tek kişi tarafından karşılanıyordu.

Partinin ve partililerin mazileri, ortak fikir ve düşünceleri, ortak yaşanan heyecan ve endişelerinin bulunduğu söylenemezdi. Parti bir fikir hareketine dayanan veya bir fikir hareketi veya siyasi hareketten toplu olarak kopanların oluşturduğu bir mekân özelliği da taşımıyordu. Partililerin durdukları zemin ve ortaklık sistemli bir düşünceye ve duyguya dayanmıyordu. Onları bir fiziki mekân birleştiriyordu. O da siyasi partinin fiziki mekânı.

Genç Parti bu seçimlerde “seçim beyannamesi” hazırlamadı. Seçim beyannameleri çoğu zaman partililer tarafından bile okunmayan,  fakat o parti iktidara geldikleri zaman vatandaşlara taahhüdü anlamına gelmektedir.

2007 Milletvekili Genel Seçimlerinde Genç Parti belirli bir fikir tabanından beslenen bir siyasi parti olmadığı için onun seçim planı oy almak için slogan üretmek, çarpıcı sloganları yerinde ve zamanında geniş kitlelere ulaştırmak olacaktı. Bu bakımdan gazetelere verilen sürekli ve çarpıcı ilanlar Genç Parti tipindeki bir siyasi kuruluşun seçim stratejisi açısından çok doğru bir tercihti.

Genç Parti bu seçime çok çarpıcı, akılda kalacak ve sürekli tekrarladığı sloganlarla girdi. Bir kısmı haber ve eğlence programlarına konu olan bu sloganların belli başlı ve çok işlenenleri şunlardan oluşuyordu: ÖSS kalkacak. Mazot 1 YTL’ye indirilecek. Fındığa 8 YTL ödenecek. Vergi oranları indirilecek, ÖTV ve KDV kalkacak. Türkiye’deki tüm işsizlere koşul aranmaksızın 350 YTL maaş sağlanacak. Emeklilere 12 yerine 14 maaş verilecek (Genç Partini Manifestosu, 18.07.2007 Milliyet, Seçim 2007, s.4).

Genç Parti’nin sürekli işlediği bu sloganlar seçime çok büyük projelerle giremeyen yahut bunu sunmakta zorluk çeken birçok siyasi partiyi de etkiledi. Birçok siyasi parti Genç Parti’nin başlattığı aslında çiftçi kesimine yönelik sloganla, ÖSS’nin kaldırılmasına yönelik ve nasıl mümkün olabileceği şüpheli sloganı sürekli tekrarlamaya başladılar. Bu yönüyle Genç Parti diğer partileri dar bir sahaya hapsederek, seçim kampanyalarının kısır bir alanda geçmesine yol açmış oldu. Çok popülist ve çarpıcı olan bu sloganlar birçok internet sitesinde alay ve eğlence konusu haline getirildi. Genç Parti kendisi ile beraber diğer birçok partiyi de aynı kısır döngünün içire hapsederek iktidarın icraatına yönelik eleştirilerin etkisini azalttı. Belki bu yönüyle iktidar partisi AKP’nin de işini kolaylaştırdı.

2007 Milletvekili Genel Seçimlerinde AKP  % 46,8 oy oranı ile yeniden tek başına iktidar oldu. Onu 20,8 ile CHP ve  % 14,3 ile MHP takip etti. Demokrat Parti ve Genç Parti başta olmak üzere seçime katılan diğer siyasi partiler seçim barajını geçemediler.

Genç Parti’nin bu seçimlerde aldığı oy miktarı 1.062.352 ve oy oranı ise % 3’tü.

Genç Parti 3 Kasım 2002 seçimlerinde Türkiye genelinde % 7.25’lik bir oranı yakalamıştı. En yüksek oy oranına ise İzmir’de ulaşmıştı. Buna göre, İzmir 1. bölgede   % 18,3, 2. bölgede % 16,6 oranında oy almıştı. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde ise, ancak İzmir 1. bölgede % 7,7, 2. bölgede ise % 7,4 kadar oy alabildi.

İkinci sırada ise Türkiye’nin en büyük anakenti olan İstanbul geliyordu. İstanbul 1. Bölgede Genç Partinin aldığı oy % 6,6, 2. Bölgede % 9,3, 3. Bölgede ise % 8,8 oranındaydı. Bu oranlar bu seçimde İstanbul 1. bölge % 2,8, 2. Bölgede % 4,6, 3. Bölgede ise % 4,2’ye düştü.

Genç Partinin 2002’de sadece İstanbul’dan aldığı oy miktarı olan 398 245, 1999 Milletvekili Genel Seçimlerinden birinci parti olarak çıkmış bulunan DSP’nin Türkiye çapında kazanmış olduğu 386 113’ten daha fazlaydı.

Genç Parti 2002 seçimlerinde en yüksek oy oranlarına sırasıyla şu illerde ulaşmıştı. Edirne % 18,8, Tekirdağ % 13,9, Kırklareli % 12,1, Sakarya % 11,7, Muğla % 11,3, Eskişehir % 11, Uşak % 9,5, Zonguldak % 9,4, Çanakkale % 8,9, Denizli % 9,7 ve Düzce % 7,5.

2007 seçimlerinde ise bu illerden almış olduğu oy oranları şu şekilde görülmektedir: Edirne % 12,6, Tekirdağ % 10,9, Kırklareli % 11,2, Sakarya % 11,6, Muğla % 5,2, Eskişehir % 3,3, Uşak % 4,1, Zonguldak % 5, Çanakkale % 7,2, Denizli % 4,1 ve Düzce % 3,5.

Genç Partinin 2002 seçimlerinde en yüksek oy aldığı iller, oy oranlarındaki düşüşlere rağmen halen en fazla oy aldığı iller olarak dikkati çekmektedir. Bunun en önemli sebeplerinden biri de Uzan ailesinin Balkan göçmeni bulunması dolayısıyla göçmenlerden oy aldığından bahsedilmektedir. Bu durum göçmenlik veya hemşerilik dayanışmasının etkisini bu seçimde de sürdürmeye davam ettiğini göstermektedir.

2002 seçimlerinde Genç Parti Türkiye genelinde en düşük oy oranını ise Doğu ve Güneydoğu illerinden almıştı. Buna göre; Genç Parti bu bölgedeki illerde en yüksek oyu % 1,7 ile Mardin’de elde etmişti. Bunu sırasıyla Şırnak % 1,3, Batman % 1,2, Bitlis % 1,1, Bingöl % 1,1, Hakkâri % 0,7, Tunceli % 0,6 ve Diyarbakır %  0,4 takip ediyordu.

2007 seçimlerinde Genç Parti’nin yine bu bölgelerden elde etmiş olduğu oy oranlarında eskisine göre bir düşüş olduğu görülmektedir. Buna göre, Mardin’de Genç Partinin şu anki oyu % 1.07’dir. Bunu sırasıyla Şırnak % 0.5, Batman % 0,2, Bitlis % 0.26, Bingöl % 0,2, Hakkâri % 0,37, Tunceli % 0,54 ve Diyarbakır %  0,3 ile takip ediyor.

Yine Genç Parti’nin 2002 seçimlerinde muhafazakâr sağ partilerin oy deposu olan Orta Anadolu’da nispeten düşük bir seyir izlediği görülüyordu. Bu bölgelerde en yüksek oyu % 6,1 ile Kastamonu’da elde etmişti. Bunu sırasıyla% 5,3 Kırşehir, % 4,6 Aksaray, % 3,4 Karaman, % 3,1 Niğde, % 3 Tokat, % 3 Yozgat, % 2,8 Çorum, % 2,7 Çankırı, % 2,6 Erzincan, % 1,9 Kayseri, % 1,2 Gümüşhane ve % 0,9 ile Erzurum izlemişti.

2007 seçimlerinde de Genç Parti’nin bu bölgelerdeki oy oranlarını koruyamadığı ve tıpkı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde olduğu gibi ciddi bir düşüşü yaşandığı dikkati çekiyor. Bu bölgelerde en yüksek oyu almış olan Kastamonu’da şimdi aldığı oy oranı % 1,97’ye düştü. Bu illerdeki yeni oy oranları ise şu şekilde sıralanıyor: Kırşehir % 0,5, Aksaray % 0,55, Karaman % 1.13, Niğde % 0,7, Tokat  % 0,6, Yozgat  % 0,4, Çorum  % 0,7, Çankırı % 0,8, Erzincan % 0,6, Kayseri % 0,9, Gümüşhane % 0,4 ve Erzurum % 0,3.

Genç Partinin her iki seçim dönemi dikkate alındığı zaman en büyük oy oranlarına Ege ve Marmara bölgesi ile anakentlerde ulaştığı dikkati çekmektedir. Büyük şehirlerde cemaat ve geniş aile yapısından kopmuş, beklentileri ile gerçek arasında büyük uçurumlar olan ve medyanın doğrudan etkisi altında olan bu kesimlerin Genç Partiye oy verme eğiminde olduklarını söyleyebiliriz.

Genç Parti bu seçimlerden % 3 civarında oy alarak siyasi hayatını sonlandırma sürecine girebilecektir. Ciddi ölçüde bir parti örgütü olmayan, onunla ilgili heyecanları ve maziyi paylaşan partilileri olmayan, hatta listeye giremediği için küskünü dahi bulunmayan, ancak seçim dönemlerinde medyaya ve sloganlara yaslanan tek kişilik bir siyasi organizasyonun ayakta kalmasının artık çok zor olduğunu söyleyebiliriz.


Türk Yurdu Ağustos 2007
Türk Yurdu Ağustos 2007
Ağustos 2007 - Yıl 96 - Sayı 240

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele