TÜRK SPOR TARİHÇİSİ ÂTIF KAHRAMAN

Temmuz 2007 - Yıl 96 - Sayı 239

 

                           

  Bu yazıda, ömrünü Türk spor tarihini araştırmaya vererek, çok kıymetli eserler kazandıran; sportmen ruhlu bir sporcu, şair, yazar, araştırmacı, Türk Ordusu’na hizmet etmiş bir subay ve öncü Türk spor tarihçisi Âtıf Kahraman, kronolojik bir sırayla anlatılacaktır.

 

Çocukluğu, Sporla Tanışması ve Ailesi

Mehmet Âtıf Kahraman, 25 Aralık 1920 tarihinde Amasya’nın Hacı İlyas Mahallesi’nde doğdu. Baba soyu binici olup  “Baltaoğlu”na dayanır. Anne soyu güreşçi olup “İmamoğlu” sülalesindendir. Babasının adı Arif,  annesinin Adı Makbule’dir. Sporla ilk tanışması dedesinin “Ay-yıldız” isimli atını 1927 yılında yapılan yarışta seyretmesiyle başladı. İkinci olarak tanıştığı spor yüzmedir. İlk koşu yarışmasına 1 Mayıs 1933 tarihinde Hacılar Meydanı’nda yapılan eğlencelerde 100 metre yarışına katıldı ve Yeşilırmak İlkokulu öğrencileri arasında birinci oldu. İlk güreş müsabakasını Şeyh Cui köyünde 1933 senesinde yaptı. İlerlemiş yaşında 1994 yılı Mayıs ve Haziran aylarında yapılan Ren Eyaleti yarışmalarına katıldı. 11 Mayıs 1994 tarihinde Almanya’nın Mayen Şehrinde yapılan Yaşlılar Atletizm Eyalet Yarışmasında 70 Yaş Grubunda 100 metreyi 16.24 saniye de koşarak Eyalet Birincisi oldu.

        Mehmet Âtıf Kahraman (d.25.12.1920 Amasya- ö.22.4.2005 Ankara),  eşi Zülfiye (d.15.2.1926 Kars) ile 30 Mart 1950 günü evlenirler. Bir kız ve iki oğlu vardır.  Kızı Ayşe Gülbeden Şahingil  (7.2.1951 İstanbul), oğulları ise Hasan Ertuğrul (22.2.1952 İstanbul)  ve Hüseyin Oğuz’dur (26.9.1958 Çankaya). Âtıf Kahraman, idealini çocuklarının isminde de yaşatmıştır. Kahraman’ın güreş sevgisi oğlu Oğuz’a da güreş yaptırdı. Oğuz, 1974 yılında yapılan Yıldızlar Türkiye Şampiyonası’nda Ağır sıklette Türkiye Şampiyonu oldu.

 

Kişilik Özellikleri

       Âtıf Hoca, tarif edilemeyecek kadar fevkalade iyi bir insandı.  Çalışmayı çok severdi. Çok vicdanlı idi.  Hiç kimsenin kötülüğünü istemezdi. Çok dürüst, çok şerefli ve çok namuslu idi.  Evde kendi kendine koşar, jimnastik hareketleri yapar, eşine güreş teknikleri öğretir ve onunla güreşirdi. Yaptıkları güreşlerin birinde,  eşi Zülfiye,  Âtıf Hoca’yı yenmişti. Âtıf Hoca, bir şeyi kafasına taktığı zaman, yolda giderken bile o konuyu sanki daktilo ediyormuş gibi cümleler haline getirerek çözmeye çalışırdı. Kahraman, Türk sanat müziği ses ve saz üstatlarından beğendiklerini çalıştıkları gazinolara giderek dinlerdi. Güzel bestelenmiş şarkıyı, özellikle saz eserlerini çok severdi, kasetlere aldığı bazı eserlerini, kitaplarını yazarken dinlerdi. Sözlü olmadığı için kafası karışmaz veya cümlelerini kurarken düşüncesi dağılmazdı.

 

Öğrenim Durumu

1937 yılı Haziran ayında Konya Askeri Ortaokulu’na girdi.  Konya Askeri Ortaokulu’nda okurken, derslerinin dışında kalan serbest zamanlarında güreşirdi.  Mayıs 1938’de Konya Askeri Ortaokulu’nu bitirdi. Eylül 1938’de Bursa Işıklar Askeri Lisesi’nde öğrenimine başladı. Işıklar Lisesi’nde grekoromen güreşi öğrendi. Pazar günleri izinli çıkınca mevsim yaz ise Bursa Stadyumu’nda yapılan profesyonel güreşleri seyretmeye giderdi. Bu güreşleri Dinarlı Mehmet organize ediyordu. Bu güreşlerde Bulgar Petrof’un, Varşovalı Evastati’nin, Habeşli Tafari’nin, Molla Mehmet’in, Yamalı Hüseyin’in, Tekirdağlı Hüseyin’in, Kara Ali’nin, Mülayim Pehlivan’ın ve Dinarlı Mehmet’in güreşlerini seyrederdi. 3 Nisan 1941’de Kara Harp Okulu’nda öğrenime başladı. Kara Harp Okulu’nda güreş çalışmalarını, antrenörleri millî güreşçilerimizden Yaşar Doğu ve Suat Savaş nezaretinde sürdürdü. 25 Ocak 1942’de Ankara Kulüpleri ve Yüksek Okullar arasında yapılan güreş karşılaşmalarına Kara Harp Okulu güreş takımının 61 kilosunu temsil etti. 30 Ağustos 1942’de Kara Harp Okulu’nu bitirdi. Gözü 2,5 derece miyop olduğu için, Levazım Okulu’nda bir sene daha okudu. Eylül 1942’de Hadımköyü Akpınar’ında bulunan 104 üncü Motorlu Topçu Alayı Levazım Subaylığına atandı.

 

Görevleri

       Türk Silahlı Kuvvetleri’nde 30 Ağustos 1942 -17 Aralık 1961 tarihleri arasında değişik illerde görev yaptı. Görev yaptığı süre içerisinde güreştiği gibi Alay’da asker güreşçileri de çalıştırırdı.  Türk spor tarihi yazarlarından Halim Baki Kunter’in bir konferansını dinlemesi Kahraman’a ışık oldu, yol gösterdi, güç, cesaret ve hırs verdi. İşte o manevî güçlerin sayesinde bugüne kadar birbirinden değerli yedi eseri yayımlandı. 3 Kasım 1961 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nca 42 sayılı kanun gereği 30 sene hizmet yapmış gibi emekliye ayırdılar. Kahraman, Ordu’da levazım subayı olarak 25 sene hizmet yapmış sonunda, kırk bir yaşında 1050 TL aylıkla emekli edilmişti. 1961 yılında Ankara’ya yerleşti ve büyük sıkıntılar yaşadı. Bu yaşam içinde bir iş tutabilmesi imkânsız idi. Güreş tarihimiz konusundaki araştırmalarını geliştirmek için Millî Kütüphane’ye giderek eski yazı ve gazeteleri taramaya başladı. 1963 yılında Devlet Bakanı Necmi Ökten’e, güreş sistemimizin modern güreş sisteminden uzak olduğunu belirterek, alınması gereken tedbirler konusunda bir mektup yazdı. Ama ilgilenen olmadı.  Bunun üzerine Adalet Gazetesi’nde uzun yıllar yazılar yazarak ilgilileri uyardı. Âtıf Kahraman’ı keşfedip bilgilerinden yararlanmak isteyenler de oldu. Güreş Federasyonu Başkanı Mehmet Akzambak,  27 Nisan–1 Mayıs 1970 tarihleri arasında İzmir’de yapılacak olan Türkiye Serbest ve Grekoromen Güreş Şampiyonalarına Âtıf Kahraman’ı davet ederek, güreşe ait teknik bir rapor hazırlattı. Kırkpınar Ağası Ali Ayağ da 1982 yılında yapılan Kırkpınar Güreşleri’ne Âtıf Kahraman’ı davet ederek,   Kırkpınar yağlı güreş yönetmeliğini hazırlayan kurulda görev yapmasını sağladı. Kahraman, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayrıldıktan sonra, 26 Şubat 1966–21 Ekim 1974 tarihleri arasında Petrol Ofisi Güvercinlik Depo Müdürlüğü’nde şef olarak çalıştı.  

 

Vefatı

Âtıf Hoca,  2004 yılında pek iyi değildi. Vefatından önceki beş ay içerisinde devamlı görüşüyordum. 21 Nisan 2005 Perşembe günü akşam ailemle Hocamı ziyarete gitmiştik. O gece son vedalaşmamızdı. 20.30 civarında Hacı Süleyman Ağa Menzili’ndeki ok atışlarını konuştuk. Bu ziyaretimde çok zor nefes alıyordu ve titreyen elleriyle bana, bir kâğıda yazma okçuluk eserlerine ait bir notu yazıp imzalayarak ve tarihini de atarak verdi. Hocam çok zor nefes aldığından çok yorgundu. 22.00 civarında uyumak istediğini söyledi. Elini öptüm, üstünü örttü ve yattı. Saat 23.30 civarında evinden ayrıldım. Hocam, o gece 22 Nisan 2005 Cuma günü saat:03.00’de vefat etti.  Sabah 07.00’de damadı Fikret ağabey bana telefon açtı. Çok üzüldüm... Türk spor tarihinin o büyük çınarı gitmişti artık. Hocamın vefatı ile ilgili yerlere ve kişilere gerekli duyuruları yaptım. Hocam defnedilene kadar hep yanında oldum. Cenazesi 23 Nisan 2005 Cumartesi günü Kocatepe Camii’nden öğle namazı kılındıktan sonra askerî törenle Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi. Cenazesine lisans ve lisansüstü öğrencilerimle katıldım. Cenazede iki öğretim üyesi arkadaşım da bulunmaktaydı.

 

                           Yayınları ve Türk Spor Tarihçiliği

        Adalet ve Türkiye Spor Gazetesi ile Hayat Dergisi, Türk Kültürü, Ulusal Kültür ve Millî Kültür dergilerinde makaleleri yayınlandı.

-Türk Ansiklopedisi’nde; “Hergeleci İbrahim, Kara Ahmed, Koca Yusuf ve Kurtdereli Mehmed” gibi ünlü pehlivanların maddelerini yazdı. Yeni Türkiye Yayınlarında;  “Hattat Şeyh Hamdullah ve Sultan II. Mahmud’un Ok Menzilleri”ni (Türkler, Cilt:14, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2002,s.146–152) ve “Osmanlı Devleti’nde Spor” (Cilt:5 Toplum, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara,1999,s.643–657) isimli yazıları yayımlandı.

-23-27 Ekim 1982 tarihleri arasında Ankara’da yapılan I. Millî Kültür Şûrası’nda “Tarihî Sporlarımızdan Ok Atma ve Cirit Oyunu’nun Türk Folklorundaki Yeri, Spor Anıtlarımız ve Bazı Öneriler” isimli sözlü bildirisini sundu.

-4 Temmuz 1996 tarihinde Edirne’de Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü tarafından düzenlenen “Kırkpınar’ın Geleneksel Yapısı ve Önemi Paneli”nde “Türk Spor Tarihinde Kırkpınar”,  isimli sözlü bildirisini sundu.

-TRT Ankara Radyosu prodüktörlerinden Seyfettin Sağlam, 1990 yılında Ankara Radyosu’nda “Sahura Doğru” programında Âtıf Kahraman’a Filiz Nurullah, Kurtdereli Mehmet Pehlivan ve Kıyıcı Osman Pehlivan’ın Ramazan Güreşleri konusunda konuşmalar yaptırdı. Ayrıca, “Günü Yaşarken” programında da “Kırkpınar Güreşleri”ni anlattırdı. Bu programları 1996 yılında TRT Ankara Radyosu’nda yayınlandı.

-26-28 Mayıs 1999 tarihleri arasında Konya’da Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu tarafından düzenlenen “Osmanlı’da Spor Sempozyumu”nda “Osmanlı Devleti’nde Spor”  konusunda bir konuşma yaptı.

Âtıf Kahraman’ın yayımlanmış yedi kitabı bulunmaktadır. Bu kitapların isimleri ve kaç yaşında yayımlandığı ise şöyledir:

        1- Kahraman, Âtıf, Sultan Mahmud’un Başpehlivanları, Divan Matbaası,1970,s.226.               50 yaş

        2- Kahraman, Âtıf, Huzur Güreşleri,( Divan Matbaası),( Ankara,) (1980),s.226.                         60 yaş

        3- Kahraman, Âtıf, Koca Yusuf, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları: 828, Türk Büyükleri      67 yaş

            Dizisi: 56 Ankara, 1987, V+ s.226

        4- Kahraman, Âtıf, Cumhuriyete Kadar Türk Güreşi, Cilt:1, Kültür Bakanlığı Yayınları:         69 yaş

            1028, Kültür Eserleri Dizisi: 133, Ankara, 1989,  Vll + s.478

        5- Kahraman, Âtıf, Cumhuriyete Kadar Türk Güreşi, Cilt:2, Kültür Bakanlığı Yayınları:         69 yaş

            1029, Kültür Eserleri Dizisi:133, Ankara, 1989, Vlll + s.221

        6- Kahraman, Âtıf, Osmanlı Devleti’nde Spor, Kültür Bakanlığı Yayınları:1697, Başvuru          75 yaş

            Kitapları Dizisi:27, Ankara, 1995, XVI + s.731.

        7-Kahraman, M. Âtıf, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi (1924–1951) Kırkpınar Güreşleri,     77 yaş

   T.C.Kültür Bakanlığı Yayınları:2013, Yayımlar Dairesi Başkanlığı Kültür Eserleri Dizisi:

                         204, Ankara,1997,IX+s.190.

Kahraman, Türk milletinin geçmiş spor kültürünü araştırıp yazarak gelecek kuşaklara tanıtmayı, millî bir sorumluluk bilinci içinde vazife olarak kabul etti. Kahraman’ı, Türk spor tarihini gerçek belgelere dayandırarak yazmaya iten millet sevgisi, spor sevgisi ve adları unutulmuş geçmişteki o kahraman sporcularımızın aziz ruhlarıydı ve bu duygularla Âtıf Kahraman, yazmaya hep devam etti. Önceleri özellikle Türk güreş tarihi konusuna yönelmişti. Bu yönelişinin nedeni; güreşçi oluşu, bu sporu çok sevmesi, tekniğini çok iyi bilmesi ve ayrıca güreş konusunda daha çok belge toplamış olmasındandı. Daha sonraları arşivlerdeki eski yazı ile yazılmış tarih ve sporla ilgili Osmanlıca eserleri bularak taradı.  Paris’te Bibliotheque Nationale ile diğer kütüphanelerde araştırmalar yaptı. Bulduğu belgeler Âtıf Kahraman’ın “Osmanlı Devleti’nde Spor” isimli kitabını yazmasına neden oldu. Âtıf Kahraman’ın, diğer eserleri gibi “Osmanlı Devleti’nde Spor” kitabı da bu sahada yazılmış en ciddî, en bilimsel ansiklopedi hacminde bir başvuru eseridir. Âtıf Kahraman’ın emekli bir subay olarak, akademik kariyeri olmamasına rağmen, Türk spor tarihini kendisine vazife edinerek 1945 yılından beri  belge toplaması ve büyük  çabayı göze alarak ortaya çok değerli eserler çıkarması takdir edilecek bir davranıştır. Eğer ömrü vefa etseydi Hocam daha pek çok eser yazardı.

Âtıf Kahraman, çok yönlü birisi olduğu için şiirler de yazmıştır. İlk şiirini Şair Cenap Muhittin Kozanoğlu’ndan etkilenerek, Ortaokul birinci sınıfta iken  “Dedeme” başlığı ile Mehmet Akif Ersoy için yazdı. Yazdığı şiirlerden bazıları:11 Mart 1942 tarihinde  “Gidin Bulutlar”, 17 Eylül 1948’de eşi Zülfiye Hanımefendiye “Sarıyerli Güzele”/“Esmer Ona Derler” isimli şiirini (Kahraman’ın bu şiiri 1979 yılında değerli bestekâr Prof. Dr. Salâhaddin İçli tarafından rast makamında bestelenir. Milliyet Gazetesi’nin 20 Şubat 1982 tarihinde İstanbul Şan Tiyatrosu’nda düzenlediği “1981 Yılının En Sevilen 10 Şarkısı” yarışmasında, şarkıyı Ahmet Özhan okur. Şarkı 10 şarkı içerisinde birinci seçilir. Âtıf Kahraman’a güftede birincilik ödülü verilir) yazdı.  28 Aralık 1960 tarihinde “Güreş Destanı” ve 27 Aralık 1962 tarihinde yazdığı “Hacı Bayram” isimli şiirleridir.

 

Hakkındaki Yazılar, Bilimsel Konuşmalar/Toplantılar ve Aldığı Ödüller

-Cemal Alpman, 14.2.1996 tarihinde Köln’den Âtıf Kahraman’a yazdığı mektubunda “Osmanlı Devleti’nde Spor” isimli eser için şöyle yazıyordu: “- Osmanlı Devleti’nde Spor isimli dev yapıtınız, sizin gibi bilimsel yönden çalışmayı düşünenler için, çok mükemmel bir kaynak olacaktır. Zaman içerisinde sizler üstatlık onuruna fazlasıyla lâyık olacaksınız.”

-Anayasa Mahkemesi Üyesi sayın Prof. Dr. Sacit Adalı, 4.7.1996 tarihinde Âtıf Kahraman’a gönderdiği mektubunda :“Kitabınız daima başucumda duracak ve sizi daima hayırla yâd edeceğim” diyor.

-Prof. Dr. Ali Birinci, 1996 yılında Birlik Radyo’da,  programına Âtıf Kahraman’ı “Osmanlı Devleti’nde Spor” kitabını tanıtmak amacıyla konuk etti. Türkler ve Osmanlı isimli eserlerde yazılar yazmasını teklif etti. Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 2000 yılında Spor Tarihi Araştırmaları ödülü verilmesinde destekleri oldu.

-Doç. Dr. Özbay Güven ve Dr. Dursun Ayan’ın Bilge Dergisi’nin 1997 yılı Kış 11. Sayısının 75-77 sayfaları arasında “Âtıf Kahraman’ın Osmanlı Devleti’nde Spor Kitabı” başlıklı bir makalesi yayımlandı.

                           -Seyfettin Sağlam’ın, Türk Yurdu Dergisi’nin 18 (130), Haziran 1998, s.51–52 sayfaları arasında “Tanıdığım Âtıf Kahraman”  başlıklı makalesi yayımlandı.

-Prof. Dr. Şükrü Elçin’in, Türk Kültürü Dergisi’nin Yıl: XXXVII, Sayı:430, Şubat 1999,s.111’de “Spor Tarihimiz ve Âtıf Kahraman Bey” başlıklı makalesi yayımlandı.

-Erdoğan Arıpınar’ın, 10.9.1999 tarihli Radikal Gazetesi’nde, “700 Yıldan ses Geldi”, başlıklı makalesi yayımlandı.

-Türkiye Yazarlar Birliği, Âtıf Kahraman’a “2000 yılı Spor Tarihi Araştırmaları Üstün Hizmet” ödülünü verdi.

-Prof. Dr. Özbay Güven, 22.4.2004 tarihinde Gazi Üniversitesi’nde lisansüstü öğrencilerine  “Türk Spor

Tarihçisi Âtıf Kahraman” isimli bir seminer verdi.

-Ertuğrul Güleç, Geleneksel Atlı Cop Oyunu (Ankara, 2005) isimli eserinin 12-16 sayfaları arasında; “Hocaların Hocası Âtıf Kahraman ve Atlı Cop Oyunu”  başlıklı yazısı ile yer verdi.

- Âtıf Kahraman, vefatının birinci yılında Türk Kültürü ve Hacı Bektaşi Veli Araştırma Merkezi’nin 20 Nisan 2006 tarihinde Gazi Üniversitesi Mimar Kemaleddin Salonu’nda düzenlediği  “Ölümünün Birinci yılında M. Âtıf Kahraman” isimli anma toplantısıyla anıldı.  Bu anma toplantısında; Prof. Dr. Özbay Güven “Âtıf Kahraman’ın Yaşamı ve Türk Spor Tarihine Hizmetleri” başlıklı bir konferans verdi.  M. Âtıf Kahraman’la olan anılarını ise Prof. Dr. Filiz Kılıç, Prof. Dr. Ali Birinci, Dr. Dursun Ayan, Doç. Dr. İsmail Hakkı Aksoyak, Uzm. Hacı Yılmaz ve Kızı Ayşe Gülbeden Şahingil anlattılar. Bu anma toplantısına M. Âtıf Kahraman’ın ailesi yakın dostları, arkadaşları ve büyük bir öğrenci grubu katıldı.

Sonuç

Türk spor tarihine, birbirinden değerli kitaplarını yorulmadan, bıkmadan, büyük bir sabırla birinci temel kaynaklara, kaynak kişilere ve belgelere dayandırarak 70’li yaşlardan sonra da kazandırması takdir edilecek bir hizmettir. Türk spor tarihinin yazılması için gösterdiği çabayı ömrünün sonuna kadar bir ibadet kutsiyetiyle göstermiş, spora aşık olduğu için zamanını, parasını, emeğini ve her şeyini Türk spor tarihini yazmaya vermiştir. Türk spor tarihi Âtıf Kahraman’ın yaşam felsefesi idi. Eserlerini ne bir isim yapmak, ne de para kazanmak için yazmamıştır. Türk spor tarihimizi, gerçekten hizmet etme aşkıyla, hiçbir karşılık beklemeden yazmıştır.

Âtıf Hoca, güreşe aşık birisi. Güreşçi olduğu için güreşçilerin hayatlarını merak edip Anadolu’da köylerine kadar giderek araştırmıştır. Türk spor tarihi konusunda çok derin ve yüklü bir birikimi vardı. Çok hırslı birisiydi. Osmanlıcayı kendi kendine öğrenerek Osmanlıca belgeleri ve kaynaklarını araştıracak ve inceleyecek duruma gelmişti. Eski harfli eserlerde Türk spor tarihimize ait bilgileri gün ışığına çıkarmıştı.  Âtıf Hoca’nın hayatı araştırma yapmak için kütüphanelerde geçtiği için kütüphanelerde çok iyi dostluklar kurmuştu. Hocamız, Türk spor tarihine çok değerli eserler kazandırmış olmasına rağmen oldukça mütevazı davranırdı. Kendisi daima daha iyisini yazmak için noksanlarının söylenmesini ve kendisinin eleştirilmesini isterdi.

Âtıf Kahraman, soyadı gibi gerçek bir kahramandı ve Türk spor tarihinin kahramanları, bir Kahraman tarafından eserlerinde yaşatılmıştı. Âtıf Kahraman, Türk spor tarihimizi aydınlatan çok değerli kitaplarıyla asırlar boyunca takdir edilecektir.  Spor tarihimizin bu büyük yazarı ile uzun yıllar görüşüp meslekî alış verişlerde bulunduğum için kendisine çok şeyler borçluyum. Benim çok değer verdiğim aziz ve çok değerli bir hocam olarak her zaman kalbimde yaşayacaktır. Âtıf Hoca, eserleriyle bizlere Türk spor tarihinin bir haritasını, yolunu, evrenini gösterdi. Bir akademisyen olmadığı halde yazdığı eserleriyle Türk spor tarihini sistematikleştirerek çok büyük katkılar sağlamıştır.  Âtıf Kahraman, Türkiye’de gerçek spor tarihçiliğinin  öncü ismidir., bir ekoldür.  Uzun yıllar beraber olduğum Hocamdan  ve eserlerinden çok şeyler  öğrendim. Her zaman ilkeli, dürüst ve her yönüyle mükemmel birisiydi. Dünya, Türk spor tarihinin çok değerli bir araştırmacısını kaybetti.  Âtıf Kahraman hiçbir zaman ölmedi. Eserleriyle ve hatıralarıyla her zaman bizim aramızda, bizimle beraber ve kalbimizde yaşamaya devam ediyor.  Ölümünün ikinci yılında Hocamı saygı ve rahmetle anıyorum…

 

     

 

 


Türk Yurdu Temmuz 2007
Türk Yurdu Temmuz 2007
Temmuz 2007 - Yıl 96 - Sayı 239

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele