TÜRKİYELİ BİR TÜRK TARİHÇİSİ: STANFORD J. SHAW (1930–2006)

Mayıs 2007 - Yıl 96 - Sayı 237

 

Stanford J. Shaw, 5 Mayıs 1930’da bir İngiliz anne ve Rus babanın oğlu olarak ABD’nin Minnesota Eyaleti'nde doğdu. 1933 yılında ailesiyle Kaliforniya'ya taşınan Shaw, anne ve babasının boşanması üzerine II. Dünya Savaşı sırasında annesiyle Ohio'ya gitti. Annesinin ikinci evliliğini yapmasının ardından doğduğu Minnesota’ya dönen Shaw, burada Mekanik Sanatlar Okulu’na kaydoldu. 500 öğrencinin kabul edildiği okuldan mezun olabilen 5 kişi arasına girdi. Ardından 1947’de Stanford Üniversitesi'ne kabul edilen Shaw, burada İngiliz ve Yakındoğu tarihi alanında Profesör Carl Brand ve Profesör Wayne Vucinich yönetiminde çalıştı. Stanford Üniversitesinden 1951’de lisans eğitimini tamamlayarak mezun oldu.[1] Yüksek lisansını aynı üniversitede “The foreign Policy of te British Labour Party from 1920 until 1938” [2] adlı tez ile 1952’de tamamladı. Daha sonra Ortadoğu tarihi, Arapça, Türkçe ve Farsça öğrenimi gördüğü Princeton Üniversitesi’ne geçti. İngiltere’de Bernard Lewis ve Paul Wittek ile Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Araştırmaları Bölümü’nde çalıştı. Kahire ve El Ezher Üniversitesi'de araştırma yapmak üzere Mısır’a gitti. Bu ülkenin arşivlerinde Osmanlı Mısır’ı üzerine araştırmalar yaptı. 1956-57 yıllarında Mısır’da başladığı araştırmalarını İstanbul Üniversitesi’nde sürdürdü. Ömer Lütfi Barkan, Mükremin Halil Yinanç, Halil Sahillioğlu ve Zeki Velidi Togan’ın talebesi oldu. Osmanlı arşivlerinde incelemeler yaptı. Bu arada, Türk tarihçiliğinin önemli isimlerinden İsmail Hakkı Uzunçarşılı ile çalışma fırsatı buldu.[3] Bu uzun ve zahmetli çalışmanın sonucunda 1958’de Princeton Üniversitesi’nden “The Financial and Administrative Organisation and Development of Ottoman Egypt, 1517-1798” [4] adlı teziyle doktora derecesi aldı. Bu tez 1962’de Stanford Üniversitesi yayınları arasında kitaplaştırıldı.                

Stanford J. Shaw doktora eğitiminin ardından 1958–1968 yılları arasında Türk dili ve tarihi uzmanı olarak Harvard Üniversitesi Yakındoğu Dilleri ve Tarihi Bölümü’nde görev yaptı. 1968’de Los Angeles Üniversitesi’ne geçerek bilimsel çalışmalarına burada devam eden Shaw, 1992’de emekli olmasına rağmen 1999’a kadar Los Angeles Üniversite’ndeki görevine devam etmiştir.[5] 1999’da Türkiye'ye yerleşerek Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü’nde çalışmaya başlayan Stanford J. Shaw’un ölümüne kadar Bilkent Üniversitesi’nde vermekte olduğu dersler şunlar idi: “War and Diplomacy: The Ottoman Empire 1800–1923”, “History of the Ottoman Empire 1808–1918”, “II. Abdülhamit: Reformer or Reactionary”, “Turkish War of National Liberation”. [6] Shaw’un Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi alanında çeşitli dillere çevrilmiş birçok eseri, makalesi, konferans ve sempozyumlarda sunulmuş bildirisi bulunmaktadır.

 

ESERLERİ:

            Stanford J. Shaw, İngiliz, Ortadoğu ve Yakındoğu tarihlerinin yanı sıra Türkiye ve Osmanlı tarihi alanlarında da birçok araştırma yapmıştır. Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan b eserler şunlardır:

- “Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye[7]

 - “Osmanlı Tarihi Çalışmalarım: Bir Düşüncenin Gerçekleşmesi[8]

- “From Empire to Republic: The Turkish War of National Liberation [9];

- “Ottoman Egypt in the Eighteenth Century: The Nizamname-i Mısır of Ahmed Cezzar    Pahsa”,

- Ottoman Egypt in the Age of the French Revolution, The Budget of Ottoman Egypt[10],

- “Between Old and New: The Ottoman Empire under Sultan Selim III, 1789-1807[11],

- “The Jews of the Ottoman Emire and Turkish Republic[12],

- “Studies in Ottoman and Turkish History-Live With the Ottoman”,  

- “Turkey and The Holocaust: Turkey’s Role in Rescuing The Turkish and European Jewry from Nazi Persecution (1933-1945)”.[13] Stanford J. Shaw’un üzerinde çalıştığı dört ciltlik son eseri olan The Ottoman Empire in World War I ‘ın iki cildi tamamlanmış olup Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlanmak üzere baskıdadır.[14]

ÖDÜLLERİ:
               Stanford J. Shaw çok az bilim adamının alabileceği derecelerle ödüllendirilmiştir. Kendisi Harvard Üniversitesi (1965) ve Boğaziçi Üniversitesi’nden (1986) birer fahri doktora unvanı almıştır. Ayrıca yaşam boyu çalışma ve başarılarından dolayı 1989 yılında Amerikan-Türk Dernekleri, 1996 yılında Fullbright Programı, 1998 yılında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından yüksek şeref madalyasına layık görülmüştür. Bu ödüllerin yanı sıra 11 Eylül 2006’da Prof . Dr Halil İnalcık ve Prof. Dr. Kemal H. Karpat ile birlikte Türk ve Türkiye tarihine katkılarından dolayı Türk Tarih Kurumu tarafından "Hizmet Madalyası ve Beratı" ile onurlandırılan[15] Stanford Shaw, ayrıca Türk Tarih Kurumu üyesi olup 16.12.2000 tarihinde de Türkiye Bilimler Akademisi (TUBA) şeref üyeliğine seçilmiştir.[16]

TARİHÇİLİĞİ:

 Stanford Shaw’un tarihin evrenselliğine olan bilimsel katkıları inkâr edilemez. Eserlerinde olayları arşiv belgeleriyle tarihî analiz ve sentez metodunu uygulayarak değerlendirmesi onun modern tarihçiği yaşantıya dönüştürmesini ve mesleğiyle bütünleşmesini sağlamıştır. Olaylar karşısında tarafsızlığını korurken arşivler onun laboratuarı, belgeler ise şahitleri olmuştur. Cenazesinde konuşma yapan tarihçi ve Topkapı Sarayı Müdürü Prof. Dr. İlber Ortaylı, Shaw’un 1950’li yılların başında Osmanlı arşivlerine girdiğini belirterek, Osmanlı tarihi ile bilinen birçok tabuyu yıktığını söylemiştir.[17] Stanford J. Shaw, geçmişin ideolojilerin tekelinden kurtularak gerçeğin gün ışığına çıkmasında, dolayısıyla geçmişin yeniden inşasında modern tarihçiliğin metodolojisini kullanmıştır. Bu açıdan Ermeni soykırımı iddialarına karşı tavrı da gayet bilimseldir. Bu konuda kendisinin Osmanlı arşivlerini kullanmış olmasını eleştirenlere karşı bilimsellikten taviz vermeyen şu sözleri tüm tarihçilere âdeta bir ders niteliğindedir: “Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihini yazarken Osmanlı kaynaklarına başvurmamızdan ötürü özür dileyecek değiliz.” [18] Shaw’un bu sözü hissiyatın ağır bastığı, tarafsızlığa uymayan bir nitelik taşıyor görünse de burada Shaw, Türk milletinin masumiyetini ispat etme gayreti içinde olmadığı gibi; Ermeni toplumunu rencide etmek gibi bir gaye de taşımaz. Hatta Ermeni halkının Osmanlı Devleti’nin son yıllarında çektiği acıların inkar edilemeyeceğini belirten Shaw, bu konunun önemine değinirken o dönemde sadece Ermenilerin değil; tüm imparatorluk tebaasının, Türklerin, Yunanlıların, Arapların ve Yahudilerin genel bir trajedinin parçası olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğini şöyle ifade etmektedir: “Bütün bu topluluklara o dönemden kabuslu anılar kalmıştır. Çeşitli unsurlardan oluşan bir toplumun bir dizi amansız ve yıkıcı istilalara, milliyetçi isyanlara, katliamlara ve bunların misillemelerine, açlık ve hastalık salgınlarına uğraya uğraya çökmesinin toplumun içindeki tüm unsurları etkileyen feci sonuçlarıdır bu anılar.”[19] Shaw, bu konudaki hassasiyetini ise olaylar karşısındaki objektifliğin sağlanması şartına şöyle bağlıyor: “Ne var ki, herkes için en yararlısı, tüm kaynakları ön yargılara ya da önceden oluşturulmuş kavramlara bağlı kalmaksızın incelemektir.” [20] Eserlerinde arşiv kaynaklarına çok önem veren Shaw, kullandığı her bilgiyi arşiv belgesine dayandırmıştır. Bu metotla kazandığı bilimsellik,  yazdığı eserlerinin birçok dile çevrilmesine ve birçok ülkede alanında en önemli kaynak olarak gösterilmesini sağlamıştır.

                Stanford J. Shaw, İngiliz, Osmanlı, Ortadoğu ve Yakındoğu tarihleri alanlarında pek çok bilimsel çalışmalar yapmış olmasına rağmen daha çok Ermeni soykırımı iddialarına belgelerle karşı çıktığı için gündeme gelmiştir. Bundan dolayı 4 Ekim 1977 tarihinde Los Angeles’teki evi Ermeniler tarafından bombalanmıştır.[21] Kendisi bütün engellemelere rağmen 20 yıldan daha fazla bir süre Kaliforniya Üniversitesi’nde ders vermeye devam etmiştir.[22] Onun için siyasî ve ideolojik çıkarlar önemli değildir. O kendisini sadece bilimsel gerçekliğe adamış bir bilim adamıdır. Tarihçi İlber Ortaylı da Stanford J. Shaw’un Ermenilerin lehinde ya da aleyhinde olmadığını, sadece arşivde gördüklerini hayatı pahasına savunduğunu belirtmiştir. Bilimsel kişiliğini sevgi ve barış ile bütünleştiren Stanford J. Shaw’un Türk ve Türkiye ilgisi Ermeni iddialarını yalanlamasının sonucu kazandığı yapay bir his değil; bilakis 1950’lerden itibaren Türk tarihini bizzat kaynaklarından incelemesinin kendisine kazandırdığı bir değerdir. Bu konuda eşi Ezel Kural Shaw: “Tarih çalışmaları Türkiye’yi, bölgeyi, insanların sıcakkanlılığını anlamasını sağladı. Onun için Türkiye, Osmanlı toprakları üzerinde yeniden doğmuş, Osmanlı kültürünü reddetmeyen fakat değişen, modernleşen bir ülkeydi. Ayrımcılığı sevmezdi. İç çekişmeler onu üzerdi. Herkesin beraber Türkiye ve dünya sulhu için çalışmasını isteyen bir kişiliği vardı.[23] Demektedir. Stanford J. Shaw’un Türklere olan yakınlığı konusunda Doğu Avrupalı Musevî bir aileden gelmiş olmasının etkisinin de olduğu ileri sürülmektedir.[24] Fakat bu konuda gerçek olan bir şey vardır ki, o da Shaw’un bilimsel mesaisini Türk tarihi için harcamış olması, Türk tarihçiliğine bir ufuk açması, arşivciliğin önemini kavratması, modern tarih metodolojisinin esaslarıyla bilimsel tarih çalışmalarının nasıl olması gerektiğinin öncülerinden olması gerçeğinin inkar edilemeyeceğidir..    

                      STANFORD J. SHAW’UN ÖLÜMÜNE BASINDAN YANSIYANLAR[25]

                Çalışmalarını ve yaşamını Türk tarih ve kültürüne adayan ve Türkiye’nin güncel sorunlarından biri olan Ermeni meselesi konusunda eserleriyle Türkiye’nin en büyük destekçisi olan bir bilim adamına yazılı medya yeterince ilgi göstermemiştir. Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde yaşama veda etmiş olan Stanford Shaw’un vefatından hemen sonra Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından vefat ilanı verilmiş ve aynı kurum tarafından yapılan açıklama ile vefat olayı Türkiye kamuoyuna duyurulmuştur.[26] Ardından Bilkent Üniversitesi 500. Yıl Vakfı ve Shaw ailesi taziye ilanında bulunmuşlardır[27] Cenazesi İstanbul Etz Ahayim Sinagogu’nda yapılan dini törenin ardından Ulus Eşkenaz Mezarlığı’na defnedilmiştir. Cenazesi ile ilgili haberler tüm basın kuruluşlarına Anadolu Ajansı tarafından ulaştırılmış ama bu haber sadece gazetelerin internet sitelerinde bir son dakika haberi olmaktan ileriye gidememiştir. Bu kurumların dışında Türk Tarihi Kurumu ve Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi İnsanlığa Karşı Suçları Araştırma Enstitüsü (İKSAREN)’in internet sitesinde Stanford J. Shaw’un vefatından dolayı duyulan üzüntü dile getirilmiştir. Kendisini haklı olarak Hizmet Madalyası ve Beratı ile ödüllendiren, birçok makale ve kitabını bilim dünyasına kazandıran Türk Tarih Kurumu, Stanford J. Shaw’un vefatı[28] dolayısıyla bu konuda yeni projeler geliştirebilir.  Zira sözde Ermeni soykırımı iddiasında bulunanların dış basında Shaw’un ölümünü adeta zafer olarak yansıtmaları her ne kadar onun bilimsel niteliğini sarsmasa bu konuda Türk Tarih Kurumu’nun başlatacağı proje, Ermeni meselesinde Türk tarih tezinin haklılığı çalışmalarına katkıda bulunabilir, bilgilendirme ve bilinçlendirme sağlayabilir diye düşünüyoruz. Dolayısıyla Shaw, bilim dünyasında Türk tarih tezinin adeta bir sembolü oluşundan dolayı, geliştirilecek projelerde onun tüm eserlerinin Türkçeye kazandırılması öncelikli olarak düşünülebilir. Ayrıca onun bilimsel ve barışçı tutumunun bir simgesi olarak adına bir enstitü kurulabilir, kültür merkezi ve kütüphane açılabilir. En azından Stanford J. Shaw adı metropol şehirlerde bulvar, cadde ve semtlere isim olarak verilerek ölümsüzleştirilebilir. Böylece bu konudaki çalışmalar Stanford J. Shaw’a karşı hem vefa borcunun ödenmesini sağlayacak, hem de uluslar arası sorunların Shaw metoduyla bilimsel ve barışçı bir anlayışla çözülmesine katkıda bulunacaktır.

                Stanford Shaw’un ölümüne siyaset dünyasından gösterilen ilgi de çok zayıf düzeyde kalmıştır. Bu konuda en ilgili görünen siyasi kişilikler Shaw’un cenazesine bizzat katılan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile bir basın açıklamasında bulunan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’dur. Stanford Shaw’un beyin kanaması geçirmesinden hemen sonra hastanede kendisini ziyaret eden, vefat haberinden sonra da basın açıklamasında bulunan Yazıcıoğlu, Shaw için: “Türk milleti kendisine minnettardır, her yerde tarihe yalan katılırken tarihi gerçekleri açıklayanları Türk Milleti unutmaz[29] diyerek hem şahsî üzüntüsünü ve takdirini dile getirmiş hem de bir vefa örneği göstermiştir.

                Yurt içinde ve dışında Amerikalı Türk dostu tarihçi olarak bilinen Stanford J. Shaw’a ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin sahip çıktığı gözlerden kaçmamıştır. Büyükelçi Ross Wilson yaptığı basın açıklamasında: Profesör Stanford J. Shaw’un vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Stanford büyük bir akademik lider ve Türk-ABD ilişkilerinde önemli isimlerden biriydi. Yaptığı akademik çalışmalarla Osmanlı İmparatorluğu’nu ve Türkiye Cumhuriyeti’ni daha iyi anlamamıza yardımcı oldu. Onun fikirleri ve ideallerine bağlılığı Amerika’da ve Türkiye’de nesiller boyu yetiştirdiği öğrencilerinde var olmaya devam edecektir. Profesör Stanford Shaw’un ailesine, dostlarına ve meslektaşlarına en derin başsağlığı dileklerimi iletirim.[30] demiştir.

                Basın dünyasından çeşitli yazarlar Shaw’un ölümüne yönelik hassasiyetlerini köşelerinde yansıtmışlardır. Milliyet Gazetesi’nden Taha Akyol, Vatan Gazetesi’nden Ruhat Mengi ve Cumhuriyet Gazetesi’nden Server Tanilli bunlar arasında sayılabilir. Taha Akyol “Büyük Tarihçiye Saygı” başlığıyla kaleme aldığı makalesinde: “Büyük tarihçi Stanford J. Shaw'u kaybettik. Bütün Yahudi cemaatlerine, bilim ve tarihe saygı duyan bütün insanlara, Türkiye'deki dostlarına, Bilkent Üniversitesi'ndeki çalışma arkadaşlarına başsağlığı diliyorum. Bizim tarihçimiz, dostum ve hocam Stanford Shaw'u kaybetmenin derin hüznü içindeyim. Aziz hatırası karşısında saygıyla eğiliyorum[31] diyen Akyol, Stanford J. Shaw 'un Türkiye'de tanınmasını sağlayan "Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye" adlı eserinden başka altı ciltlik "İmparatorluktan Cumhuriyete: Türk Kurtuluş Savaşı" adlı aserinin de çok önemli olduğunu, eserin "belgesel inceleme" niteliği taşıdığını; fakat İngilizce olarak Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlanan bu eserin mutlaka ehil tarihçiler tarafından Türkçe’ye çevrilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Akyol, Shaw’un bu eserinin önemine yönelik ifadelerinin ardından Türk tarihçiliğini sorgulayarak bu konudaki serzenişi şöyle ifade ediyor: “Türkiye'de bu kadar 'Atatürk Kurumu' vardır, üniversitelerde Devrim Tarihi kürsüleri vardır, henüz böyle bir Milli Mücadele Tarihi yazmadılar![32]

                Ruhat Mengi ise makalesinin ikinci bölümünü Stanford J. Shaw’a ayırmış  “Stanford Shaw…Ne Büyük Kayıp” başlığını kullanarak üzüntüsünü ifade ederken ona vefa borcunun ödenmesi için şu tavsiyede bulunuyor: “Onun ve ailesinin yaşadıkları Ermeni diasporasının emellerini gerçekleştirmek uğruna ne kadar acımasız olabileceğini bir kez daha göstermiştir… Stanford Shaw’un ölümü biz Türkler için de çok büyük bir kayıptır. Gönül onun adının bir yerlere verilmesini ve sonsuza kadar yaşatılmasını diliyor. Her ne kadar sağlığında onu yeterince takdir edemediysek de umarım hiç değilse bunu yapacak kadirşinaslığa, duyarlılığa sahip çıkarız. Toprağı bol olsun!”[33]  Server Tanilli ise “Bir Bilgin Öldü ve Yaşam da Sürüyor” adlı makalesinde Stanford J. Shaw’un “Birinci Dünya Savaşı’nda Türkiye” adlı son eserinin maalesef tamamlanamadığının üzerinde dururken, eksik kalan ciltlerin yazarın eşi Ezel Kural Shaw tarafından tamamlanmasını temenni etmiştir. Ayrıca Server Tanilli, Stanford Shaw’un inandığı yolda cesurca yürüyen, dört dörtlük bir bilgin olduğunu dile getirmiştir.[34]

                Türk basın dünyasında Stanford J. Shaw hakkında yeterince yorum ve değerlendirme yapılmaması, sadece birkaç satırlık haberle geçiştirilmesi Türk basınının sorgulanmasını ve kayıtsızlıkla suçlanmasını akla getirse de aslında bu konudaki problemin esasını Ermeni meselesi konusundaki bilgi yetersizliği ve konunun önemini ve ciddiyetini tam idrak edememek oluşturmaktadır. Stanford J. Shaw’un basın ve bilim dünyasında yeterince anlaşılmadığının önemli göstergesi ölüm haberinin Türk internet sitelerinde kayıtsız geçilirken; Ermeni internet sitelerinde zafer çığlıklarına dönüşmüş olmasıdır: Bu konuda “İararat” sitesinde esoteric rumuzlu kişi ölüm haberi için “good riddance to bad rubbish” ifadesini kullanmıştır. Yani Profesör’ün ölümü için “Kötü pislikten iyi kurtuluş” derken[35] Hyeforum sitesindekiler ise şu yorumları yapmışlardır: “Hellektor” isimli kullanıcı “may he rot in hell” yani “Cehennemde çürüsün”; “lev7” isimli kullanıcı “that imbecile, one down, a few to go, what we have McCarthy and Lewis left !?”, yani “Embesil biri gitti, birkaç tane kaldı, McCarthy ve Lewis kaldı sadece”; “phantom22” isimli kullanıcı “The Turkish press used an old picture of him in their obituaries. The picture was from at least 20 years ago. In it, he looked like an American academician from Princeton. Yet, in his UCLA bio, of recent vintage he looks just like a Turk. He Turkified himself after he moved to Turkey. They must be using the same PR firm that Bush is using” yani “Türk basını ölüm ilanında onun eski bir fotoğrafını kullandı. Bu fotoğraf en azından 20 yıl eskiydi. Bu fotoğrafta o Princetonlu Amerikalı bir akademisyene benziyor. Ancak, kendisinin Kaliforniya Üniversitesi’ndeki özgeçmişindeki daha yeni fotoğrafta o bir Türk’e benziyor. Türkiye’ye göç ettikten sonra kendisini Türkleştirdi. Bush’un kullandığı halkla ilişkiler şirketini kullanıyor olmalılar” [36] “Nazarian” isimli Ermeni internet sitesinde şu yorumu dile getirilmiştir; “Prof. Stanford Shaw, known for his anti-Armenian rhetoric and fake history research, has died. So we have one less denier to worry about. These intellectual types are the more dangerous ones; it's easy to deal with the outright ignorant deniers”, yani “Ermeni düşmanlığıyla ve gerçek dışı tarih araştırmalarıyla bilinen Stanford Shaw öldü. Bizi telaşlandıranlardan biri daha eksildi. Bu entelektüel tipler en tehlikeli olanlarıdır; cahil inkarcılarla baş etmek kolaydır”[37] Fransızca yayın yapan Ermeni sitesi “Armanews”, Shaw’un ölüm ilanını “İnkarcı Stanford Jay Shaw’un Ölümü” başlığıyla duyurmuştur. İnternet sitesi haberinde Stanford Shaw’un sözde Ermeni soykırımı konusunda gerçekleri saptırdığını iddia etmiştir.

            Bu arada Amerikan basınının önemli gazetelerinden Los Angeles Times, New York Times, Washington Times ve Washington Post, ABD vatandaşı olan ve eserleri dünyanın en prestijli yayın organlarında yayımlanmış Stanford J. Shaw’un hakkında yorum ve anma yazısına yer vermemişler ve ajanslardan gelen ölüm haberine yeterince değinmemişlerdir.[38] Bunun yanı sıra 1968-1999 yılları arasında otuz seneyi aşkın hizmet ettiği Kaliforniya Üniversitesi Tarih Bölümü maalesef ona yakışır bir yorum ve değerlendirme yapmamıştır. Bunda Ermeni lobisinin Amerika’daki faaliyetlerinin etkili olup olmadığı tartışılır bir konudur. ABD Ankara Büyükelçisi Ross Wilson’un Stanford J. Shaw hakkındaki taziye ve yorumunun bir küçük örneğinin dahi ABD’de çıkmayışı çok düşündürücüdür.

Son sözü bırakalım da tarih söylesin

 


         

 

[1] www.bilkent.edu.tr/shaw/profile.html

[2] “1920-1938 arasında İngiliz İşçi Partisi’nin Dış Siyaseti”

[3] www.bilkent.edu.tr/shaw/profile.html

[4]Osmanlı Mısırı’nın Maliye ve Yönetim Örgütlenmesi ve Gelişimi (1517-1798)

[5] Bazı basın-yayın ve literatürlerde Stanford Shaw’ın 4 Ekim 1977’deki bombalama olayının ardından Türkiye’ye yerleştiği şeklinde yanlış bilgi vermektedir. Halbuki Shaw ailesi kendilerine karşı yapılan sözkonusu bombalı suikast olayından sonra da görevlerine devam etmiş ancak olaydan 22 yıl sonra 1999’da Türkiye’ye yerleşmiştir. Bu konuda bkz. Ezel Kural Shaw ile mülakat bkz.Vatan Gazetesi, 03.02.2007

[6] “1806-1923 Döneminde Osmanlı İmparatorluğu’nda Savaş ve Diplomasi”“Osmanlı İmparatorluğu Tarihi 1808-1918”II.Abdülhamit Dönemi Reform ve Gericilik”, “Türk Milli Bağımsızlık Savaşı”,  

[7]Bu eserin orijinal adı “History of the Ottoman Empire and Modern Turkey” dir. Eser iki cilttir. Shaw, 2. cildi eşi Ezel Kural Shaw ile birlikte hazırlamıştır. Eser ilk olarak 1976-77 döneminde Cambridge Üniversitesi tarafından yımlanmıştır. Eserin orijinal dili İngilizce olup Mehmet Harmancı tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.  I. cilt Türkiye’de 1982’de 2. cilt 1994’te yayımlanmıştır. Eserde Osmanlı tarihi iki ana kısma ayrılarak işlenmiştir. I. ciltte Osmanlı Türklerinin küçük bir göçebe aşiretiyken XV. ve XVI. yüzyıllarda nasıl büyük bir imparatorluk haline geldiği anlatılmaktadır. Ayrıca eserde Osmanlı İmparatorluğu’nun çok geniş bir coğrafyada Anadolu’yu Güneydoğu Avrupa’nın tümünü, Arap dünyasını ve Karadeniz’e kıyısı olan bölgeleri de içine aldığından Türklerin yanı sıra Yunanlılar, Macarlar, eski Yugoslavya’yı oluşturan topluluklar, Bulgarlar, Rumenler, Arnavutlar, Araplar, Kırım Tatarları, Ermeniler ve Yahudilerin tarihini de yakından ilgilendirdiği anlatılmaktadır. Shaw’un bu eseri tamamen arşiv kaynaklarına dayanmakta ve bu konudaki önyargıları ve ideolojik yanlış yorumları bertaraf etmektedir. Eserin 2. cildi Osmanlı İmparatorluğu’nun 19. ve 20 yüzyıl başlarındaki çağdaşlaşma mücadelesini, milliyetçiliğin imparatorluk bünyesinde yayılışını, Osmanlı kurumlarında ve toplumunda yapılan yeniliklerin çöküşü nasıl hazırladığını anlatmaktadır. Tanzimat, II. Abdülhamit ve Genç Türkler dönemlerinde yapılan reformları anlatan eser, Şark Meselesi’nin yanı sıra Ortadoğu ve Balkanlardaki siyasi bunalımlar, Arap ve Ermeni isyanları ele alınmıştır. 2. ciltte Stanford ve Ezel Kural Shaw, Cumhuriyet Türkiyesi’ndeki 1923-1975 arası dönemde M.Kemal Atatürk’ün başlattığı reformlar, II.Dünya Savaşı ve tarafsızlık politikası, çok partili hayata geçiş, Kıbrıs sorunu ve Nato’ya giriş konuları ele alınmaktadır.     

[8] Stanford Shaw, 3 Mayıs 2002 günü Ankara'da "Idea to Reasilation; Issues in Dealing with the Study of Turkish History” (Bir Düşüncenin Gerçekleşmesi: Osmanlı Tarihi Çalışmaları) konulu bir konferans vermiştir. Konferansın başında belirttiği gibi, Shaw'un Türk Tarihi konusundaki çalışmaları, Osmanlı İmparatorluğu’nun sonu ile Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşunu kapsayan 1911-1925 yılları arasındaki, kendisinin Büyük Savaş olarak adlandırdığı dönem üzerinde yoğunlaşmıştır. Shaw, bu dönemi seçmesinde etkili olan faktörleri, kişileri, onlardan edindiği bilgileri ve onlarla ilgili anılarını anlatmıştır. Bu konferans 2003’te 76 sayfa olarak Türkiye Bilimler Akademisi (TUBA) tarafından yayımlanmıştır.

[9] “From Empire To Republic: The Turkish War of National Liberation” (İmparatorluktan Cumhuriyete: Türk Bağımsızlık Savaşı)  adlı eser aslında beş cilt olup 3. cilt iki kısımdan oluştuğu için altı cilt olarak bilinmektedir. Türk Tarih Kurumu tarafından bilim dünyasına kazandırılan eserin orijinal dili İngilizcedir. Yaklaşık 2000 sayfa kadar olan eser maalesef henüz Türkçe’ye çevrilmemiştir. Shaw, Türk Kurtuluş Savaşı ile ilgili 2000 sayfalık bu eserinde Türklerin diğer milletlere nasıl Avrupa sömürgeciliğinden ve ekonomik hegemonyasından kurtulunabileceğini gösterdiklerini ve Türklerin bu savaşta gösterdiği başarının bir taraftan Atatürk’ün karizmatik lider kişiliğinden, diğer taraftan İtilaf Devletlerinin zafiyetlerini iyi değerlendirmiş olmalarından kaynaklandığını ortaya çıkarmıştır. Bkz  TUBA (Türkiye Bilimler Akademisi İnternet sitesi.

[10] Ottoman Egypt in the Age of the French Revolution, The Budget of Ottoman Egypt 1517-1798 adlı eser Mısır’ın Fransız devrimi öncesi ve sonrasını incelemiştir. Türklerin Ridaniye zaferi ile sahip oldukları Mısır’ın Osmanlı Devleti’nin yükseliş, duraklama ve gerileme dönemlerinde geçirdiği idari, sosyal ve ekonomik değişimin konusu eserde ele alınmaktadır. Bu eser 1964’te Harward Üniversitesi tarafından yayımlanmıştır.

[11]Between Old and New: The Ottoman Empire under Sultan Selim III, 1789-1807 adlı eserinde Shaw, daha önceki aksi görüşlere karşı çıkarak III. Selim’in 19. yüzyıl reformcuları gibi değil; fakat 18. yüzyıl reformcuları gibi sadece Askeriyeyi modernleştirerek devletin selamete çıkarılabileceğini düşündüğünü, ancak bu reform stratejisinin başarısızlığından sonra Osmanlılarda II. Mahmut ile birlikte daha kapsamlı reform çabalarına girişildiğini ele almıştır. Eser ilk olarak 1971’de Harward Üniversitesi tarafından yayımlanmıştır.

[12]The Jews of the Ottoman Emire and Turkish Republic adlı eserinde Shaw, Osmanlı Devleti’nin Batı ve Doğu Avrupa'da baskı altındaki Musevilere sığınma hakkı tanıdığını ve bu durumun sonucu olarak Osmanlı Devleti’ne sığınan Musevilerin Osmanlı’nın iktisadî kalkınmasına, maliyesine, diplomasisine ve kültürüne yaptığı katkıların gün ışığına çıkarıldığı bir eserdir. Eser ilk olarak 1991’de New York Üniversitesi tarafından yayınlanmıştır.

[13]“Turkey and The Holocaust: Turkey’s Role in Rescuing The Turkish and European Jewry from Nazi Persecution (1933-1945)” eserde 1933-1945 arası dönemde Yuhudilerin Avrupa’da maruz kaldıkları zulüm karşında Türklerin nasıl bir insanlık örneği göstererek onları korumaya çalıştıkları konusu işlenmektedir. Özellikle Nazi Almanyası’ndan Türkiye’ye sığınan Musevî bilim adamlarına ve halka Türkiye Cumhuriyeti hükümet ve devletinin, diplomatlarının ve üniversitelerin yardımları konu olarak ele alınmıştır. Eser ilk olarak 1993’te New York Üniversitesi tarafından basılmıştır.. 

[14] Shaw’un son zamanlarında üzerinde çalıştığı I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu adlı eser dört cilt olarak tasarlanmış olup iki cildi Türk Tarih Kurumu tarafından yayına hazırlanmaktadır. Bu konuda Ezel Kural Shaw, Vatan Gazetesi’ne verdiği bir mülakatta 3. cildin notlarının da hazır olduğunu, bu eserin Shaw’un öğrencilerinin yardımlarıyla bitirileceğini belirtmiştir. Bkz Vatan Gazetesi, 03.02.2007

[15] Türk Tarih Kurumu internet sitesi 15.12.2006

[16] Türkiye Bilimler Akademisi Türkiye Bilimler Akademisi int. sitesi The Ermanian File bülteni 16.12.2007

[17] İlber Ortaylı, Milliyet Gazetesi, 18.12.2007

[18] Stanford J. Shaw-Ezel Kural Shaw, (Çev. Mehmet Harmancı), Osmanlı İmpartorluğu ve Modern Türkiye, Cilt:II, e yay. İstanbul 2000, s.7. 

[19] Shaw, a.g.e. s. 7

[20] Shaw, ag.e. s.7-8

[21] Bu haber 4 Ekim 1977’de Los Angeles Times tarafından şöyle verilmiştir: “Crude Bomb Explodes at UCLA Professor’s Home”

[22] Stanford Shaw’ın Eşi Ezel Kural Shaw, Vatan Gazetesi’ne verdiği bir mülakatta bu olayı anlatırken: “Olaydan sonra üç ay kadar İstanbul’da kaldık, ardından Kaliforniya’ya görevlerimizin başına döndük” demektedir. Bazı kaynaklar Stanford Shaw ve eşinin bombalamanın hemen ardından âdeta kaçarcasına İstanbul’a gelip yerleştiklerini yazar. Oysa çiftin Türkiye’ye yerleşmesi ancak 1999’da emekliliğin ardından gerçekleşmiştir. Bkz. Vatan Gazetesi, 03.02.2007     

[23] Ezel Kural Shaw ile Mülakat, Vatan Gazetesi, 03.02.2007

[24] Bunu dile getiren İlber Ortaylı’dır. Bkz. Milliyet 18.12.2006

[25] Bu kısmın hazırlanmasında Gazi Üniversitesi’nde Cumhuriyet Tarihi alanında Yüksek Lisans proğramına devam eden sayın Alper Ersaydı’nın emeği inkar edilemez. Ersaydı, aynı zamanda Lisans eğitimini tamamladığı Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden Stanford Shaw’ın talebesidir. Özellikle yurtdışı internet sitelerinden Shaw lehinde ve aleyhinde yapılan yayınları tarayarak hem bu çalışmaya, hem de Shaw’un hatırasına katkıda bulunmuştur. Kendisine teşekkür ediyoruz. Ersaydı’nın ilgili çalışması için Kaliforniya Türklerinin bir portalı olan  www.turkla.com’a bakılabilir.  

[26]Türkiye Bilimler Akdemisi (TUBA) tarafından verilen ilk ilân 16 Aralık 2006 tarihinde Cumhuriyet   Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

[27] Hürriyet Gazetesi 17 Aralık 2006

[28] Türk Tarih Kurumu’nun kendi internet sitesinde 15.12.2006 tarihinde verdiği taziye ilanı aynen şöyledir: “Osmanlı tarihi ve Ermeni soykırımı alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Stanford Shaw 15.12.2006 günü vefat etmiştir. Ermeni soykırımı iddialarına karşı çıktığı için ABD'deki evi bombalanan ve Türkiye'ye yerleşen tarihçi Stanford Shaw Bilkent Üniversitesinde görev yapmaktaydı. Bu yılın Eylül ayında Prof . Dr Halil İnalcık ve Prof. Dr. Kemal Karpat ile birlikte Türk ve Türkiye tarihine katkılarından dolayı Türk Tarih Kurumu tarafından Hizmet Madalyası ve Beratı" ile onurlandırılan Stanford Shaw 76 yaşındaydı. Yakınlarına ve Bilim alemine başsağlığı diliyoruz.”

[29] Muhsin Yazıcıoğlu’nun taziyesi patisinin basın açıklaması olarak Dünya Bülteni adlı internet haber sitesinde yayınlanmıştır. info@dunyabulteni.net

[30] Ross Wilson’un bu taziye mesajı basın açıklaması olarak ABD Büyükelçiliği’nin İnternet sayfasında yayınlanmıştır. Ayrıca Turkish Daily News gazetesinde de yayınlanmıştır.

[31] Taha Akyol, “Büyük Tarihçiye Saygı “ Milliyet Gazetesi” 19.12.2006

[32] Akyol, a.g.m.

[33] Ruhat Mengi, “ Stanford Shaw… Ne Büyük Bir Kayıp” Vatan Gazetesi 19.12.2006

[34] Server Tanilli, “Bir Bilgin Öldü ve Yaşam da Sürüyor” Cumhuriyet, 22.12.2006

[35]http://iararat.wordpress.com/2006/12/16/stanford-shaw-dead/ Ayrıca bkz. Kaliforniya’da yaşayan Türklerin bir portalı olan  www.turkla.com’da Alper Ersaydı’nın   Stanford Shwaw hakkındaki yazısı.

[37] http://hnazarian.blogspot.com/2006/12/armenia-hater-professor-stanford-shaw.html
 

[38] Bkz. www.turkla.com  Alper Ersaydı’nın Stanford J. Shaw hakkındaki yazısı


Türk Yurdu Mayıs 2007
Türk Yurdu Mayıs 2007
Mayıs 2007 - Yıl 96 - Sayı 237

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele