NASIL DAHA İYİ BİR CÜMLE KURABİLİRİZ?

Ekim 2008 - Yıl 97 - Sayı 254

 

Bir yazıyı bir şehre benzetecek olursak cümleleri de o şehrin binalarına benzetmek mümkündür. Nasıl binaların sağlamlığı aynı zamanda şehrin sağlamlığını gösterirse cümlelerin sağlamlığı da yazının sağlamlığını gösterir. Bir binayı inşa etmek için önce bazı izinlerinin alınması ve gerekli kontrollerinin yapılması gerekmektedir. Bu gerekli izinler alındıktan sonra işinin ehli kişiler tarafından bina inşa edilir.

İlkokuldan üniversite sıralarına kadar müfredatta var olan Türkçe dersinin amaçlarından birisi de öğrencilerin Türkçenin kurallarına uygun bir cümle kurmalarını sağlamaktır. Çoğumuz ya dikkat etmediğimizden ya önemsemediğimizden veya bilmediğimizden tam olarak cümle kurmayı başaramıyoruz. Yukarıda bahsedildiği gibi bir bina bir sürü kontrolden geçirildikten sonra inşa edilmeye başlanıyor ama bir yazı bir bina kadar gereken önem verilmeden, aksayan yönlerinin bulunup bulunmadığı tespit edilmeden insanların karşısına çıkarılıyor. Bu bozuk cümleleri tespit etmek için çok çaba sarf etmek de gerekmiyor. Herhangi bir gazeteyi açtığınızda karşınıza hemen bir yazım hatası veya anlatım bozukluğu çıkıveriyor. Herhalde gazete veya dergi patronları yazarlarının Türkçeyi nasıl kullandıklarını pek önemsemiyorlar. Hadi bu yapılmıyor diyelim, artık gazete veya dergilerde musahhih yani düzeltmen de istihdam edilmiyor demek ki!

Milliyet gazetesinden aldığımız bir cümlenin yapısını inceleyelim:

Belediye karşısında ilk yarı oyunun kontrolünü bir türlü eline alamayan, istekli gözükmesine rağmen pozisyon üretemeyen ve kalesinde tehlike sinyalleri veren Fenerbahçe’yi 40. dakikada Metin’in kırmızı kartla oyun dışı kalması rahatladı.  

Şimdi bu cümlenin ögelerini gösterelim:

Belediye karşısında ilk yarı oyunun kontrolünü bir türlü eline alamayan, istekli gözükmesine rağmen pozisyon üretemeyen ve kalesinde tehlike sinyalleri veren Fenerbahçe’yi (BELİRTİLİ NESNE) 40. dakikada Metin’in kırmızı kartla oyun dışı kalması (ÖZNE)  rahatladı (YÜKLEM).

Dikkat edilmeden bakıldığında bu cümlede herhangi bir bozukluk yok gibi görünmektedir. Ama dikkatle baktığımızda cümlenin varlık sebebi olan yüklemle diğer ögelerin bağlanmadığı görülecektir. Aslında cümle kuramamamızın en büyük sebebi yüklem dışındaki ögelerin yükleme nasıl bağlanması gerektiğini bilmememizden kaynaklanmaktadır. Cümle bozuklukları özellikle uzun cümlelerde daha çok karşımıza çıkar. Yazar, cümle uzadıkça ögelerle yüklemin bağlantılarını ya kuramaz ya da birbirine karıştırır. Yukarıdaki cümlede de böyle bir sorun vardır. Yazı yazarken özellikle uzun cümlelerde her ögeyi yükleme bağlayarak bir kere okusak hatamızın olup olmadığını görmemiz büyük ölçüde mümkün olacaktır. Bu gözle yukarıdaki cümleyi inceleyelim: … Fenerbahçe’yi rahatladı. … oyun dışı kalması rahatladı. Görüldüğü gibi "rahatlamak" fiili cümledeki diğer ögelerle bağlantılı değildir, yazar tarafından nesne, özne ve yüklem birbirine bağlanamamıştır. Peki cümledeki bu bağlantılar nasıl mümkün olur?  

Bir cümleyi ayakta tutan en önemli parçalar aslında çekim ekleridir. Çekim ekleri cümledeki yüklemle diğer ögeler arasında bağlantıyı, ilişkiyi sağlayan eklerdir. Bu ekler cümle için en az yüklem kadar önemlidir. -Bazı yapılar hariç- nasıl yüklemsiz cümle kurulamazsa çekim eksiz de cümle kurmak mümkün değildir. Bunu bir örnek üzerinde gösterelim: Ankara’DAN İstanbul’A otobüsLE beş saatTE gitMİŞ. Bu cümlede büyük harfle yazılan ekler çekim ekleridir. Şimdi bu cümleyi büyük harfle yazdığımız kısımları çıkararak yeniden kurmaya çalışalım: Ankara İstanbul otobüs beş saat git… Görüldüğü gibi çekim eksiz cümle kurmak, ögeler arasında bağlantıyı sağlamak mümkün değildir. Düzgün bir cümle kurabilmek için her şeyden önce yüklem dışındaki ögelerin hangi çekim (hâl) ekleri ile yükleme bağlandıklarını iyi bilmek gerekir. Yukarıdaki cümle üzerinde yüklem ve diğer ögeler arasında çekim (hâl) eklerinin bağlantıyı nasıl sağladığına bakalım:

… Fenerbahçe’yİ rahatladı.

… Fenerbahçe’yE rahatladı.

… Fenerbahçe’DE rahatladı.

…Fenerbahçe’DEN rahatladı.

… Fenerbahçe’yLE rahatladı.

… Fenerbahçe’CE rahatladı.

… Fenerbahçe rahatladı.                    

Bu örnekte de görüldüğü gibi her fiil belli ekleri almış kelimelerle birleşebilir. Rahatladı kelimesi Fenerbahçe’yi kelimesi ile bir arada kullanılamaz. Fenerbahçe’yi kelimesi ancak rahatlattı kelimesi ile bir arada kullanılabilir. Bu yanlış cümleden basın yayın organlarının mutlaka bir musahhih istihdam etmeleri gereği ortaya çıkmaktadır. Sadece bazı yazarlar mı düzgün cümle kuramamaktadırlar? Acaba, üniversite öğrencileri arasında durum nasıldır? Buna da gelecek sayıda bakalım.      

 


Türk Yurdu Ekim 2008
Türk Yurdu Ekim 2008
Ekim 2008 - Yıl 97 - Sayı 254

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele