OPERASYON VAR BU GECE

Nisan 2008 - Yıl 97 - Sayı 248

 

        Ahmet Özcan, Operasyon var Bu Gece, Kent kitap, 2007, 173 s. Ankara

        Güneydoğuda 1984 yılında iki kasabada bulunan askerî garnizonlara ateş açıldığında kimse ne olduğunu tam kavrayamamıştı.[1]

                    Dış güçler tarafından organize edilen hareket anlaşılana kadar biraz zaman geçti. Mücadele 24 yıldır sürüyor. Terörist güçler coğrafî şartların uygun olmamasından çok iyi yararlanıyorlardı. Ülke dışında kampları vardı. Komşu ülkeler İran ve Suriye, yakın zamana kadar başkasına zarar veren terörist iyidir, onlara sahip çıkmak bir vatanseverlik görevidir diye baktılar konuya. Sonra kendileri de durumdan rahatsız olmaya başladılar. Hürriyet havarisi Avrupa ile çıkarları için her türlü atraksiyona girmekten çekinmeyen ABD, Örgüte destek verdi. Daha sonra komşu bir ülkeyi işgal edip devlet başkanını idam etti. Devlet Başkanlığına azınlık bir grubun liderlerinden birini oturttu. Bu senaryoyu yıllar önce rüyamızda görsek amma da acayip bir rüya gördüm. Demek ki rüyalar ters çıkar derlerdi. Doğruymuş derdik.

                    Bu 24 yıllık sürede subayı, yedek subayı ve eriyle değişik tecrübeler edindik. Subaylarımız ve erlerimiz çatışmanın ne demek olduğunu görüp tanıdılar. Geri dönenlerin bir kısmı hatıralarını yazdı. Bu kitapların bazıları okunma rekorları kırdı. Güneydoğu Mücadele Hatıratı bir tür olarak ortaya çıktı. Bu kitapların birkaçını sayarsak:

  • Em. Tuğgeneral Osman Pamukoğlu. Unutulanların Dışında Yeni Bir Şey Yok. 380 s. (2003)
  • Em. Korgeneral Hasan Kundakçı. Güneydoğuda Unutulmayanlar. 422 s. (2004)
  • Hakan Evrensel. Güneydoğudan Öyküler. 566 s. (2004)
  • Em. Albay Erdal Sarızeybek. Hesaplaşma. 312 s. (2006)
  • Em. Albay Erdal Sarızeybek.Şemdinli’de Sınır Açmak. (2006)
  • Saygı Öztürk. Şemdinli’de Olay Var. 308 s. (2006)
  • Savaş Yüce. Biz Kınalı Bacaksızlar. 250 s. (2005)
  • Nadire Meter. Güneydoğuda Savaşanlar Anlatıyor 390 s. (1998)
  • Erdal Özkan. Bu Gün de Ölmedim Anne. 122 s. (2005)

        Bir de PKK’lıların kitapları var. Gerilla Anıları adı altında ciltler halinde çıkan bu hatıratlar tarihe not düşmek yerine taraftarlarına moral vermek amacıyla yalan üzerine kurulmuştur. Patika adlı 4. cildin 195. sayfasına baktığımızda Giresun-Keşap halkının PKK’lıları sevinçle karşıladıkları, koyunlarını kesip ziyafetler çektiklerini, PKK’lıların para vermek istemeleri üzerine Türkiye Cumhuriyetine karşı mücadele veren kahramanlara yardım etmek istediklerini söylerler.

        197. sayfada ise Apo’nun çok Müslüman bir kişi olduğunu Urfalı bir fındık işçisi anlatmış, Apo Demirel’den ve Atatürk’ten daha Müslüman’mış. Karadeniz köylüsünün Başkana (Apo’ya) saygısı sonsuzmuş.[2] 

        Ünlü casus Lawrence Bilgeliğin Yedi Direği adlı hatıralarında “Her insan rüya görür, bazıları gündüz de rüya görürler. Onlara dikkat etmek gerekir. Çünkü onlar çok tehlikelidirler”der

        Bu yazımızda tanıtmak istediğimiz Operasyon Var bu Gece Ahmet Özcan’ın 2. kitabı. Birinci kitabı İmparatorluk Çökerken Yeni Bir Ulus Tahayyülü adını taşıyor. Kitabın önsözünde çok sayıda kişiye teşekkür var. Çok verimli olacağına inandığımız Özcan, gelecek kitaplarının önsözlerinde teşekkür edeceği insanlardan bir kısmını bıraksaydı iyi olacaktı. Veli Hikmet Başer tarafından Türk Yurdu’nun 2007 Ekim 242.Sayısının 61. sayfasında bir tahlili var.

        Ahmet Özcan’ın askerliği terör faaliyetlerinin hızlandığı döneme rastlar.  Özcan bir asker ailesinin çocuğudur. Komando olmayı istemektedir. Gözlüğünü çıkarır, Eğirdir Komando Okuluna Asteğmen olmak üzere gönderilir. Asteğmenlik, I. Dünya Savaşı sırasında Devletin subaya olan ihtiyacı dolayısıyla Mahmut Şevket Paşa tarafından geçici olarak konulmuştur ve bu gün de devam etmektedir. Ünlü yazar Burhan Cahit Morkaya İhtiyat Zabiti adlı kitabında o dönemin asteğmen eğitimini, farklı milletlerden gelen subay adaylarını uzun uzun anlatır[3] Yine yapılan bu eğitim ve dersleri, Hasan Amca’nın Nizamiye Kapısı (1958) ve Ziya Yergök’ün Anıları 1890-1914 (2006) adlı kitaplarda da okunur.

        Özcan yedek subay eğitimini ve psikolojik durumu tahlil ettikten sonra Batman’a gelir. O dönemde Batman’da Hizbullah hâkimdir. Hizbullah kendi kurallarına karşı çıkanlara satırla saldırmakta veya kezzap atmaktadır. Dağ komandoları dağıtım için beklemektedirler. Özcan dışındakiler görev yerlerine giderler. Birkaç gün sonra Özcan Sason’a gider. Fazla askeri yoktur, operasyona gitmişlerdir. Dönüşlerinde bölük şenlenir. Günler günleri kovalar Özcan artık iyi bir asker olmuştur. Ramazan ayında ilk çatışmaya girer. Çatışmanın insan üzerindeki etkisini uzun uzun anlatır. Artık çatışmaların, geceler boyu siperde beklemelerin ne demek olduğunu iyice anlamıştır. Türkçe yazılmış PKK’lıların notlarıyla karşılaşır dağlarda…

        Çatışma sırasında yaralı ele geçen bir teröristi tedavi ettirmek için götürürler. Teröristin babası arkadaşlarıyla pusu kurar ve yaralıyı öldürürler. Tedavisi için yaralının annesine söz veren Özcan ve diğer silah arkadaşları bu durumda anneye ne diyeceklerdir? Birkaç saniyelik TV haberleri ve iki satırlık gazete yazıları gerçekleri yansıtmaktan çok uzaktır. Özcan küçük rütbeli bir subaydır ve küçük rütbelilerin psikolojisini, sosyolojik bir gözle inceler. Özcan’ın bir kısım arkadaşları şehit olmuştur. Dönenler ise o günlerin etkisinden kurtulmaya çalışşlardır. Şimdi o dağlara başka Özcanlar gitmektedir. Operasyon Var Bu Gece sözünü belki şu anda subay, astsubay ve erler birbirine fısıldamaktadırlar.

                                                                        

                   


         

[1] Mehmet Ali Kışlalı. Güneydoğuda Düşük Yoğunlukta Çatışma (1996) 7. s.

[2] Serdem Çiyali. Gerilla Anıları 4. cilt. Patika. 326.s (2003)

[3] Burhan Cahit Morkaya. İhtiyat Zabiti. Kanaat Kütüphanesi. 350 s. (1933)


Türk Yurdu Nisan 2008
Türk Yurdu Nisan 2008
Nisan 2008 - Yıl 97 - Sayı 248

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele