PLANLAMANIN BEYİNSEL TEMELİ

Ocak 2008 - Yıl 97 - Sayı 245


İnsanoğlunun geldiği noktaya baktığımızda hep geleceğe yönelik davranışlar üretmiş olduğunu görmekteyiz. Başka türlü yapabilir miydi? Hayır yapamazdı. Zira insan beyni doğal yapısı gereği, ortaya konacak davranışları önceden üretir ve beyinde üretilen davranışlar daha sonra belli bir sıra dâhilinde gerçekleştirilir. Dolayısıyla beyinde üretilen tüm davranışlar bireyin geleceği ile ilgilidir. İnsan kendisini beyninde nasıl tasarlarsa beyni de o istikamette davranışlar üretir. Plan ise insana kendisiyle ilgili tasarımını nasıl hayata geçirebileceği konusunda kılavuzluk yapar. Ancak bu yazıda planın kılavuzluk işlevi üzerinde değil, planlama sürecinde beynin hangi bölgelerinin aktif olduğu konusunda bilgi sunulmaktadır.                  Plan Nedir? Plan kavramı Fransızcaya Latince “planus” kelimesinden geçmiştir. Kelimenin sözlük anlamı “düz, düzgün” demektir1. Dilimize Fransızcadan geçmiş olan “plan” kavramı, TDK sözlüğünde “bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen”, “bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim”, mecaz manada ise “düşünce, niyet, maksat, tasavvur” olarak tanımlanmaktadır2. Bunların dışında kelimeye “yol, usul, tarz” anlamlarının yüklendiği de gözlenmektedir. Tanımlarda da görüldüğü gibi, plan kavramında bir sınırlılık ve öncedenlik söz konusudur. Plan belli bir işin gerçekleştirilmesi amaçlanarak önceden yapılır ve sonra işi gerçekleştirmek üzere uygulamaya konur. Planda yapılacak işin işlem basamakları işin doğasına uygun bir biçimde verilmişse, izlenecek yol düzleşir ve yolun kat edilme süresi kısalır. Bu bağlamda, işlerinde başarılı/başarısız olan kişilerin durumları planlama yeterliklerinin niteliği ile açıklanabilir.      Planlama Nedir? Aynı sözlük “planlama” kavramı için; “planlamak işi” ve “hükümet tarafından ulaşılacak amaçları belirleyen, tarım, ulaşım, sanayi vb. kesimlerdeki artış ölçüsünü tespit eden ve uygulanması gerekli çareleri önceden gösteren ekonomik, sosyal programın belli süreler için hazırlanması işi” tanımlarını vermektedir. Sözlük, planlamayı hükümete ait bir iş olarak göstermektedir. Oysa planlama yalnızca hükümet tarafından yapılmaz, kişiler tarafından da yapılır. İster bireyler tarafından, ister hükümet tarafından yapılmış olsun, her türlü planlama işleminde bir önceden düzenleme söz konusudur.   Niçin Plan Yaparız? Plan yapmamızın temelinde en kısa sürede ve en kolay bir biçimde amaçlarımıza ulaşmak arzusu yatmaktadır. Burada kullandığımız “en kısa süre” ve “en kolay biçim” ifadeleri “plansız” olma durumu esas alınarak kullanılmaktadır. Yani her ikisi de göreceli ifadelerdir. Planlı çalışmamızın bir başka gerekçesi işimizin kalitesini ve verimliliğini artırmaktır. Planlı çalışmanın yapısında “tasarlama, formüle etme, uygulama ve değerlendirme” işlemleri olması bakımından işin denetlenmesi ve dolayısıyla hatalı yanlarının olup olmadığını görmek kolaylaşmaktadır. Değerlendirme işleminden sonra, ihtiyaç duyulursa işimizle ilgili geliştirme faaliyetini başlatabiliriz. Bir anlamda plan, kalitenin ve iş verimliliğinin artmasına da hizmet edebilmektedir. Planlı çalışmanın bir başka gerekçesi zamanımızı etkili bir biçimde yönetmeye hizmet etmesidir. Zamanı etkili kullanma hayatı bilinçli yaşamayla eş anlama gelir. Planlı çalışma sayesinde tüm yaptıklarımızı belli bir amaç için bilerek ve farkında olarak yaparız. Dolayısıyla zamanımızı etkili bir biçimde kullanma imkanını elde etmiş oluruz.        Amaçlarımızla planımızın kalitesi arasında bir ilişki olduğu düşünülebilir. Amaçlarımıza ne kadar inanıyorsak, planlama çalışmalarımıza da o kadar emek veririz. Planımızı, plan kavramının anlamıyla örtüşecek biçimde düzgün ve düz yaparız.  Bizi amacımıza ulaştıracak şekilde yaparız. İyi plan, bizi amacımıza ulaştıran plandır.  Amaçlarımıza inanıyorsak, planlama sürecinde zihinsel ve bedensel yeterliklerimizin tümünü işe koşarız. Bedensel ve zihinsel yeterliklerimizin işe koşulmasında kumanda merkezini beynimiz oluşturur. Planlama, beynimizin birçok bölgesini birden harekete geçiren oldukça etkili ve insana özgü bir faaliyettir.   Planlama Sürecinde Beynimizin Hangi Bölgeleri Faaliyet Gösterir? Beyin esas itibariyle henüz hareket ortaya konmadan önce davranışları üretir. Daha sonra üretilen davranışlara uygun hareketler gerçekleştirilir. Davranışların kontrolünde beyin kabuğunun birçok bölgesi işe koşulur. Hareketin planlanması özellikle alın lobunun ön kısmında yapılır. Hareketin özelliğine göre ilgili kaslar uyarılır ve hareket gerçekleşir. Örneğin, bir bardak su almaya karar verdiğimizde, beyin kabuğunun alın bölgesinde elektriksel faaliyette bir artma gözlenir. Bir bardak suyu düzgün bir biçimde alıp içebilmemiz için beynimizin görsel, motor kabuk, merkezi gri çekirdekler ve beyincik hep birlikte işe koşulurlar3. Eylemlerimizin planlanmasında ve seçiminde beynin alın loblarının rol oynadığı görüntülü bir biçimde tespit edilmiştir. Birey iki eylemden birini yapmaya karar verdiğinde alın lobunda küçük bir bölgenin aktive olduğu gözlenmiştir. Gözlemlere göre, denekler bir şey yapmaya karar verirken yalnızca alın lobundaki hareketlenmeler artmıyor aynı zamanda bireyin iki davranıştan birini yapmasına göre hareketlenmenin yapısı da değişiyor4. Yüksek düzeyde planlama ve zihinsel işlemi yapabilmek için yapılacak işin mahiyetini çok iyi bilmek gerekmektedir. McGill Üniversitesi Montréal Nöroloji Enstitüsü araştırmacılarından Dr Michael Petrides’in açıklamasına göre, “zihinsel olarak planlama ve bilgiyi işleme kapasitemiz nesnelerin sırasını kesin bir biçimde kavrama yeteneğimize bağlıdır5.” Tam hakim olmadığımız bir alanda iyi bir planlama yapma şansımız azalmaktadır.   Planlamanın Karar Vermeyle İlişkisi Var mıdır? Planlama ve karar verme birbirlerini besleyen süreçlerdir. Planlama işlemi belli bir konuda alınan karar veya kararlardan sonra başlatılır. Planlama genel anlamda dört aşamadan oluşur: Tasarlama, formüle etme, uygulama ve değerlendirme. Karar vermeyi de içeren değerlendirme aşamasından sonra planla ilgili geliştirme çalışmalarına başlanır.  Karar almada baskın olan beyinsel yapı amigdaladır. Bu yapının temel işlevi dış dünyadan gelen uyarıcılara duygusal anlam yüklemektir. Amigdala dış dünyadan uyarıcı veya uyarıcılar aldığında, bunu hızlı bir biçimde değerlendirir ve beyne organizmanın uyarıcı karşısında ne yapması gerektiğiyle ilgili bir rapor sunar. Amigdala uyarıcı muhtevasını tehlikeli veya tehlikesiz olarak değerlendirir. Tehlikeli olarak değerlendirirse uzaklaşma, tehlikesiz olarak değerlendirirse yaklaşmaya karar verilir6. Tehlikeli ve tehlikesiz durumlar hayatımız boyunca görsel, işitsel, dilsel vb hatıralar şeklinde beynimizde veritabanı oluştururlar. Yeni karşılaşılan durumlar bu veri tabanı ile karşılaştırılmak suretiyle değerlendirilir. Değerlendirme sürecinde amigdala ve alın lobları birinci derecede önemli rol oynarlar. Her hangi bir kaza sonucu amigdala ve alın lobları arasında iletişimi kesilmiş hastaların günlük hayatlarını sürdürebilmek için karar alamadıkları ve geleceklerini planlayamadıkları gözlenmiştir7.   Sonuç   Plan gelecekte yapılacak işlerin düzenlenip kayıt altına alınmasıdır. Dolayısıyla biz gelecekle ilgili bir planlama yaparken bir anlamda kendi geleceğimizle ilgili zihinsel imajımızı da oluşturmaktayız8. Beynimiz bu imaja uygun uyarıcılara daha hassas hale gelmekte ve bu yöndeki tüm imkanları kullanmaktadır. Bu bağlamda, planlı çalışmanın bu imajın gerçekleşmesi için düzgün yolu bulmaya hizmet edebileceği anlaşılmaktadır. Düzgün yol, bizi zihinsel imajımıza en kısa sürede ve en kolay bir biçimde ulaştırabilen yoldur. Bunun için zaman yönetimi önemli görünmektedir. Zamanımızı etkili kullanmak, amaçlarımıza daha kısa sürede ve daha kolay bir biçimde ulaşmak, hayatımızı anlamlı bir biçimde sürdürmek günümüz şartlarında ancak planlı yaşamakla mümkün gözükmektedir. Bu bağlamda planlı çalışmak suretiyle bir yandan hayallerimizi gerçeğe dönüştürürken diğer yandan da beynimizi geliştirmeye katkı sağlayabiliriz.   Kaynaklar 1. http://www.cnrtl.fr/etymologie/plan  (23.11.07). 2.http://www.tdk.org.tr/TR/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=plan (23.11.07). 3. La Séquence D'activation Des Aires Motrices, http://lecerveau.mcgill.ca/flash/d/d_06/d_06_cr/d_06_cr_mou/d_06_cr_mou.html  (23.11.07). 4. Conolly vd. (2002). Avec Quelle Partie De Votre Cerveau Prenez-Vous Vos Décisions? http://www.informationhosp   italiere.com/voirDepeche.php?id=3387   (23.11.07) 5. Petrides, Michael (2007). Des chercheurs de McGill découvrent le « centre d’ordonnancement » du cerveau, http://www.informationhospitaliere.com/voirDepeche.php?id=9939   (23.11.07) 6. Vicente M. Simon, Capsule expérience : Pannes d'émotions, pannes de décisions, http://lecerveau.mcgill.ca/flash/capsules/experience_bleu04.htm (23.11.07) 7. Damasio, Antonio R. (2006). Decartes’ın Yanılgısı, Duygu, akıl ve insan beyni. İstanbul: Varlık Yayınları. 8. The Proceedings of the National Academy of Sciences (2007). Des scans nous montrent le cerveau en train de planifier le futur.  http://www.sciencepresse.qc.ca/node/15653  (23.11.07).  

Türk Yurdu Ocak 2008
Türk Yurdu Ocak 2008
Ocak 2008 - Yıl 97 - Sayı 245

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele