Cemil Meriç’in Entelektüel Kavramına Bakışı

Temmuz 2017 - Yıl 106 - Sayı 359


        Giriş

        Cemil Meriç, kimine göre her daim ilgi uyandıran, engin bir düşünce adamı, kimine göre de hayatı boyunca hiçbir yere bağlanamamış, huysuz, agresif ve yalnız bir mütefekkir ama illa ki büyük bir tecessüs, parlak bir zeka… Meriç, düşünce işçiliğini herhangi bir ideolojiye bağlı kalmadan, bazı dönemlerde koyu bir Müslüman ya da şoven bir milliyetçi, bazı dönemlerde de Hind meraklısı veya Osmanlı hayranı olarak ama muhakkak ki arafta kalarak sürdürmüştür. İrfan kaynağı olarak gördüğü Doğu’ya yönelirken kültürün vatanı dediği Batı’yı da ihmal etmemiş, birini anlamanın yolunun diğerini anlamaktan geçtiğini savunmuştur. Meriç’in, “Kimim ben?” sorusuna yanıtı, “Hayatını Türk irfanına adayan münzevi ve mütecessiz bir fikir işçisiyim” olmuştur (Meriç, 2016:191).  Türkiye’de her kesimden insanın Cemil Meriç’in düşüncesinde bir şeyler bulup ilgi göstermesini sağlayan şeyin belki de O’nun “Sağ” ile “Sol”, “Doğu” ile “Batı” arasında düşünce üretme ve gezinme hâli olduğunu s...
Yazının devamını okumak için üye olun, abone üye için tıklayınız.

Türk Yurdu Temmuz 2017
Türk Yurdu Temmuz 2017
Temmuz 2017 - Yıl 106 - Sayı 359

Basılı: 12 TL

E-Dergi: 5 TL

Sayının Makaleleri İncele