Seksenler

Haziran 2017 - Yıl 106 - Sayı 358


        “Seksenler” bir dönem ifade etmek yanında kavramlaşmaya da giden bir kelime. Kimileri için bir geçiş dönemi kimileri için ise Türkiye’nin karanlık yılları. (“Türkiye’nin aydınlık yılları hangi yıllardı?” da ayrı bir soru.)

        Benim için seksenler, her şeyi bildiğimi sandığım yıllar. Hiçbir şey bilmediğimi anlamama daha yıllar var. Mezuniyet, TÖMER yılları, yüksek lisans, sinema, Cengiz Dağcı ve Cengiz Aytmatov’la dolu, ayakta geçen yıllar seksenler benim için.

        Erman Şener hocamdır. Tahtakale’den aşağıya iniyoruz dersten sonra. Yıl 1989, ukalalık ya hocaya “80 darbesini yaşamamış birini anlamak çok zor benim için.” diyorum. Hoca, birden bire hızlanıp neredeyse koşar adım yürümeye başlıyor. Şaşkın, yetişiyorum hocaya. Bir kusurum olup olmadığını soruyorum ezilip büzülerek. Hoca bana “60 darbesini görmemiş birini anlamam zor benim.” diyor. İşte benim seksenlerden aldığım en büyük ders bu. 2002’de kaybettik hocayı.

        “Seksenler”i bitiriyor TRT. “Zaten bitmesi ...
Yazının devamını okumak için üye olun, abone üye için tıklayınız.

Türk Yurdu Haziran 2017
Türk Yurdu Haziran 2017
Haziran 2017 - Yıl 106 - Sayı 358

Basılı: 12 TL

E-Dergi: 10 TL

Sayının Makaleleri İncele