Gürcistan Borçalılı Âşık Hüseyin Saraçlı’nın Doğumunun 100. Yılı Dolayısıyla “Saz Emaneti, Yurt Emaneti!”

Eylül 2016 - Yıl 105 - Sayı 349

        GÜRCİSTAN BORÇALILI ÂŞIK HÜSEYİN SARAÇLI’NIN  DOĞUMUNUN 100. YILI DOLAYISIYLA / “SAZ EMANETİ, YURT EMANETİ!”

        Önemli şair, yazar, sanatçı ve bilim adamlarını, doğum veya ölüm yıllarının 50, 100, 150, 200 gibi yuvarlak yıl dönümlerinde anmak, bütün dünyada yaygın bir kültür geleneğidir. Genellikle, doğum yıl dönümleri kutlama, ölüm yıl dönümleri ise anma yılı olarak ilan edilmektedir. UNESCO, bu önemli işi kurallara bağlamış, her yıl üye ülkelerde anılacak veya doğum yıl dönümleri kutlanacak şahsiyetleri belirleme görevini üstlenmiştir Merkezi Ankara’da bulunan “Türk Dünyasının UNESCO’su” kabul edilen TÜRKSOY (Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı) ise Türk dünyası için benzeri bir çalışmayı yapıp üye ülkelere duyurmaktadır. Bu iki uluslararası teşkilat dışında her ülkenin kültürle ilgili Bakanlığı veya bazı bilim kuruluşları da söz konusu şahsiyetler için bu tür kararlar alabilmektedir. Bu uygulama, sadece ölmüş şahsiyetler içindir. Yaşayan şahsiyetlerin yuvarlak doğum yıllarını kutlama ise az yaygın bir uygulamadır.

        Azerbaycan ve diğer Türk Cumhuriyetlerinde ölmüş değerli şahsiyetler için düzenlenen anma veya kutlama faaliyetlerinin yanı sıra yaşayan önemli şair, yazar, sanatçı ve bilim adamları için de, 50. yaşından itibaren 60, 70, 80, 90. bazen de 75. yaşlarında “jübile” adı verilen programlar düzenlenmektedir. Bu güzel gelenek, SSCB döneminden kalmadır ve Türkiye’ye yansımamıştır. Sadece bazı şahsiyetler için genellikle siyasi ve ideolojik amaçlı, benzeri faaliyetlere rastlanmaktadır.

        “Kamu yararına çalışır dernek” konumundaki Hacı Bektaş Velî Kültür Derneğinin T.C. Başbakanlık TİKA (Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı) desteği ve Uluslararası Ukrayna Gürcistan Eğitim ve Bilim Üniversitesi işbirliğiyle 30-31 Mayıs 2016 tarihleri arasında Tiflis’te düzenlediği “2016 Türkiye Gürcistan Bektaşî Kültürü ve Ozanlar Uluslararası Sempozyumu” sırasında Borçalılı/Bolnisili ünlü Âşık Hüseyin/Hüseyn/Söyün Saraçlı’nın (1916-1987) doğumunun 100. yılı dolayısıyla Saraçlı köyü ile Marneuli şehrindeki toplantılara da katılma şansını yakaladık. Âşığın doğumunun 100. yılı, Gürcistan Hükûmetinin onayıyla kutlanmaktadır.

        Özellikle Doğu Anadolu’daki âşıklarımızın yakından tanıdıkları Âşık Hüseyin Saraçlı’nın 100. doğum yılını kutlama toplantılarında gördüklerimizi, yaşadıklarımızı anlatmadan önce, Âşık hakkında kısa bilgi verme ihtiyacını duyuyoruz. Âşığın 100. doğum yılı dolayısıyla Gürcistan Âşıklar Birliği Başkanı Derviş Osman Ahmedoğlu, bir kitap hazırlayıp Birliğin yayını olarak bastırmış: Saz Amanatı/Emaneti, Bakü 2016, 303 s. Âşık Saraçlı’nın biyografisini yazarken bu kitapla birlikte iki kitaptan daha yararlandık (Namazov 2004:183-185; Kamaloğlu-Derviş- Karapapak 2005: 133-136).

        Âşık Hüseyin Saraçlı kimdir?

        1916 yılında eski Azerbaycan toprağı Borçalı’nın Saraçlı köyünde doğdu. Babası Kurban Bey’dir. Karapapak Türklerinden olan Kurban Bey, 1931 yılında komünistlerce öldürülünce yetim kaldı.

        Doğru dürüst öğrenim görmedi. Önce Molla Nise’nin şeriat okuluna devam edip Kur’an-ı Kerîm-i ve Arap harfleriyle okuyup yazmayı öğrendi. Daha sonra köyünün okuluna devam ettiyse de bitiremedi. Latin ve Kiril alfabesiyle okuyup yazma arasında bocalayıp durdu.

        Borçalı, çok sayıda iyi âşığın yetiştiği bir bölgedir. Azerbaycan âşık edebiyatında, yöre “Borçalı âşık muhiti/mektebi” başlığı altında incelenir. Küçük Hüseyin, köyü ve çevre köylerdeki düğünlerde çalıp söyleyen âşıkları dinleyerek büyüdü ve onlara imrenerek âşık olmaya karar verdi. Önce köyündeki Âşık İsmail’den ilk saz ve söz bilgilerini öğrendi. Daha sonra, gençlik çağının ünlü âşığı Kuşçu İbrahim’e (1895-1945) çırak oldu. Ustasının II. Dünya Savaşı’nda silahaltına alınması üzerine Fahralı Şair Nebi (1877-1945) ve Sarvan Bayram’ı (1891-1956) ustası bildi. Bu eğitimi sırasında 1942-1945 yılları arasında Sadahlı’nın Mollaoğlu köyünde yaşadı. Şair Ağacan (1886-1951), söz sanatından yararlandığı diğer bir ustasıdır.

        1938 yılında Tiflis’te düzenlenen halk yaratıcılığı yarışmasında ilk defa adını duyurdu. Saz havalarını, âşık makamlarını öğrenirken halk hikâyesi, destan anlatmaya da önem verdi. Düğünlerde, uzun kış gecelerinde âşıklar halk hikâyesi anlatarak geçimlerini sağlamaktaydı. Bu sebeple; Köroğlu kol destanlarını, Âşık Garip, Kerem ile Aslı, Alı Han ile Peri, Masum ile Dilefruz, Âşık Elesger’in Gence Seferi, Âşık Elesger’in Ağbaba Seferi, Şair Ağacan’ın Erzurum Seferi, Kul Karanı ile Hasta Kasım, Mehdi Bey, Cahangir’in Nağılı gibi destan ve halk hikâyelerinin yanı sıra Âşık Şenlik’ten öğrendiği Salman Bey ile Turnatel, Yaralı Mahmut ve Samed Ağa en iyi anlattığı hikâyeler oldu. Ayrıca Kızıl Destan ve Kerem Bürcoğlu halk hikâyelerini tasnif ettiği de biliniyor. Hikâyeleri anlatırken âdeta bir tiyatro sahnesindeymiş gibi, kahramanların kimliğini benimserdi. Karşılıklı şiirlerde asıl kahramanın şiirini kendisi, diğerini çırağı söylerdi. Onun nâra atışında, Köroğlu’nu görürdü dinleyenler.

        Usta bir âşık olunca dönemin diğer ünlü âşıkları Âşık Kamandar Efendiyev (1932-2000) ve Âşık Emrah Gülmemmedov’la (1908-1987) defalarca Bakü, Tiflis ve Gence’ye gidip konserler verdi. Radyo ve TV programlarına katıldı. Bu çerçevede 1959’da Bakü’ye ve Moskova’ya gittiler. Bakü Senfoni Orkestrası Salonu ve Moskova Büyük Tiyatro’daki gösterileri büyük ilgi gördü. Nahçıvan, Karabağ, Ağbaba, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Kazakistan’a da gitti. Şöhreti İran ve Türkiye’ye, Kafkas ülkelerine yayıldı. “Üstadlar üstadı” diye anılmaya başlandı. Çok güzel ata biner, köy düğünlerine atıyla giderdi.

        Elli yılı aşan âşıklık döneminde üç bağlama kullandığı görüldü:

        1. Cura saz

        2. Baş (Tavar) saz (Meydan Sazı)

        3. Dokuz telli saz (Tambura). En çok kullandığı saz budur.

        Sazları eskidiğinde veya arızalandığında kendisi tamir ederdi. İlk sazını 1933 yılında Meragalı Ali adında bir âşıktan satın almıştı. Hâlen evindedir (Ahmedoğlu 2016: 96).

        Borçalı yöresinde yaygın 80’den fazla saz havasını, âşık makamını usta bir şekilde icra ederdi. En çok kullandığı, başarılı bulunduğu âşık makamları şunlardı: Köroğlu Bozuğu, Dol Hicranı, Memmedbağırı, Sultanı, Zarıncı, Miheyi, Yanık Keremi, Sarıtel, Borçalı Dübeyti, Misri Köroğlu, Guba Keremi, Kerem Göçtü, Karakeher, Mina Geraylı, Mansırı, Behmeni, Şerili, Urfanı, Borçalı Güzellemesi. Bağdat Dübeyti ve Gurbeti Kerem makamlarını daha güzel ifa ediyordu.

        Meşhur Türküleri/mahnıları sarasında Minaye, Sarvan kızı, Koy Oynasın ve Samavar en sevilenleridir.

        Azerbaycan Filmin çektiği Firengiz, Tütek Sesi, Elesger ve Neğmekâr Toprak filmlerinde sazı ve sözüyle görev aldı. Gürcistan film şirketince de hayatıyla ilgili bir film çekildiyse de yarım kaldı.

        Elhan Memmedli’nin 1969-1978 yılları arasında Azerbaycan Radyosunda yayımladığı Bulak programında defalarca çalıp söyledi. Ses kayıtları Gürcistan Radyosunda da vardır.

        Kazakistan seyahati sırasında Ahıska göçmenleriyle görüştü. Kazakistan’da sürgün olan Bimar adlı bir şairin şiirlerini Gürcistan ve Azerbaycan’a getirdi. 1972 yılında Kars’tan Borçalı Keşeli köyündeki ablasını ziyarete gelen Âşık İslam Erdener’le görüştü. Âşık İslam, göğsüne Türkiye’den getirdiği “Altın Saz” armağanını taktı.

        Eflatun Saraçlı’ya verdiği bir röportajda (Ahmedoğlu 2016: 136-137), “hırım hırdalı/meşhur, az meşhur” yirmi kadar çırak yetiştirdiğini söylemişse de incelemeciler 14 çırağı olduğu düşüncesindedirler. Yaptığımız kaynak taramasına göre çırakları şöyle sıralanabilir. Âşık Paşa İnceli (20. yüzyıl), , Âşık Emir Sarallar (1923-1992), Âşık Nureddin Kasımlı (1938-2010), Âşık Sadi Ulaşlı ( 1940-1987), Âşık Ahmet Saraçlı (1921-1997), Âşık Mürsel Fahralı (1925-2001), Âşık Ahmed Sadahlı (1935-2016), Âşık Oruç Kuşçu (1935-1970), Âşık Mehemmed Nalbendoğlu (1934-1998), Âşık Mehemmed Sadahlı (1930-2016), Âşık Sabir Saraçlı, Âşık Gulam Esedov, Âşık Ali Saraçlı (oğlu), Kövrek Murat.

        Gürcistan Devleti’nce 1980 yılında kendisine “Emektar Medeniyet/ Kültür işçisi/ Hadimi” unvanı verildi. Kendisine bu unvan verilen tek Gürcistan âşığıdır.

        70. yaşı, Azerbaycan Âşıklar Birliği Başkanı Hüseyin Arif’in organizesiyle köyünde kutlandı (1986). Aynı yıl çekilmeye başlanan film tamamlanamadı. Kansere yakalanmıştı. Sık sık hastaneye yatıyordu. Nisan 1987’de ağırlaştı. Çıraklarını, usta âşıkları görüp helalleşti. Gürcistan Âşıklar Birliği Başkanı Derviş Osman Ahmedoğlu’na kendini kaybetmeden önce son sözleri: “Saz emaneti, yurt emaneti” oldu (Ahmedoğlu 2016: 91). 27 Nisan 1987 tarihinde son nefesini verdi. Eşi Şahnise Hanım ile oğulları İsfendiyar, Ali ve kızları Zernigâr, Shehriyar ve Mehriban’ı geride bıraktı. Oğlu Abbas, daha önce ölmüştü. Cenazesi, köy mezarlığında büyük bir törenle toprağa verildi. Mezarı, anıtmezar şeklinde düzenlendi.

        Ölümünden sonra her yıl nisan ayının ikinci cumartesi günü köyünde anma toplantısı düzenleniyor. Bu törenlerde aslen Borçalı, Azerbaycan Âşıklar Birliği Başkanı ünlü şair Zelimhan Yakup bulunup organizasyonda görev alıyordu. Zelimhan Yakup, 90. doğum yılı dolayısıyla 2007 yılında Hüseyin Saraçlı’nın hayatını ele alan bir destan roman yazdı ve Bakü’de yayımlandı: Hüseyin Saraçlı Destanı, Bakü 2007, 255 s. Pedagogika Neşriyat. Yakup, Saraçlı’nın 80. ve 90. yaş yıl dönümü faaliyetlerini de düzenledi. Yakından tanıdığım birçok toplantıda gördüğüm Zelimhan Yakup’u ne yazık ki 9 Ocak 2016 tarihinde kaybettik. Yerine, Mart 2016 ayında yine yakın dostum, Azerbaycan âşık sanatının değerli araştırmacısı Prof. Dr. Muharrem Kasımlı Azerbaycan Âşıklar Birliği Başkanlığına getirildi.

        Azerbaycan Âşıklar Birliği, ölümünün 10. yılında 1997 yılında Saraçlı köy meydanına âşığın bir büstünü diktirdi. Köydeki kültür evi de Âşık Hüseyin Saraçlı’nın adını taşımaktadır.

        Şiirleri ve anlattığı hikâyeler hakkında en geniş materyal, 1992’de Bakü’de yayımlanan, Süleyman Efendi’nin baskıya hazırladığı Şerler/Şiirler/Söylemeler/Anlatılar” adlı kitapta bulunmaktadır. AMEA Folklor Enstitüsü Âşık Sanatı Şubesi Müdürü Doç. Dr. Elhan Memmedli’nin derlemeleri ise enstitü yayınları içindedir.

        Hâlen şair, gazeteci Hezi Hasanlı tarafından Âşık Saraçlı’nın hayatını konu alan bir roman yazılmaktadır.

        Âşık hakkında en önemli anma faaliyetleri; 100. doğum yılı olan 2016’da yapılmıştır, yapılmaktadır. 15-16 Nisan 2016’da her yıl olduğu gibi ancak bu yıl daha zengin programla Saraçlı ve Marneuli’de anılmıştır. Gürcistan Âşıklar Birliği, 100. yıl dolayısıyla bir broşür ve Saz Amanatı adlı kitabı bastırmıştır. Bakü’de yıl dolayısıyla âşığın bütün yönlerini inceleyen, eserlerinden seçmeler ihtiva eden Hüseyn Saraçlı kitabı da yayımlanmıştır (Musa Nebioğlu, Elm ve Tehsil Neşriyatı, Bakü 2016, 368 sayfa + 8 sayfa resim). Bu kitapta âşığın koşmaları, geraylıları, muhammes ve atışmaları, hikâyeleri/destanları, bilim adamlarının hatıraları, üstada ithaf olunmuş şiirler yer almıştır.

        Saz Amanatı adlı Derviş Osman Ahmedoğlu’nun baskıya hazırladığı kitapta ise rahmetli âşığı tanıyan 56 şair, âşık, gazeteci ve bilim adamının düşünceleri, hatıraları yanı sıra Saraçlı’nın 24 şiir, 1 karşılaşma ve 3 anlatması bulunmaktadır.

        Borçalı Âşık Muhiti/Mektebi

        Söz Âşık Hüseyin Saraçlı’dan söz açılmışken “Borçalı Âşık Muhiti/Mektebi”nden bahsetmemek olmazdı. Çünkü, Âşık Saraçlı bu muhitin/mektebin 20. yüzyılda yetiştirdiği usta âşıklardan biriydi.

        Azerbaycan âşık sanatının değerli araştırmacısı AMEA Nizami Edebiyat Enstitüsü Müdür Yrd. Prof. Dr. Muharrem Kasımlı’nın Ozan Aşıq Seneti kitabındaki “Borçalı Âşık Muhiti” başlığı altında verdiği bilgiye göre (Kasımlı 2003: 228-235); “Borçalı âşık muhiti, tarihî kültürel şartlara uygun olarak Gence, Göyçe, Urmiye, Çıldır ve Kars âşık muhitleriyle yakın sanat ilişkisi içindedir. Borçalı Âşık Muhiti’nin kendisine özgü icra biçimini kazanmasında Urmiye Âşık Muhiti’nin önemli rolü vardır. 19. yüzyılda Urmiye’nin Dol Dizesi köyünden Borçalı’ya gelen Dollu Abuzer’in (1856-1912) Urmiye saz ve söz tavrını, tarzını Borçalı’ya getirmesi sonucu bu durum ortaya çıkmıştır. Âşık Hüseyin Saraçlı’nın üslubu, Dollu Abuzer vasıtasıyla Heste Kasım’a (18. yüzyıl) kadar inmektedir. Borçalı âşıklarının repertuvarında yer alan Dol Hicranı, Mansırı, Behmeni gibi makamların/havaların kökeni Urmiye’dir.”

        Borçalı’da usta çırak yoluyla çok sayıda, 50’ye yakın güçlü âşık yetişmiştir. Sadece 1993 yılında Borçalı’da faaliyet gösteren âşıkların sayısı otuzdan fazladır. Borçalı Âşıkları adlı kitapta 158 âşığın hayat hikâyesi yer almaktadır (Kamaloğlu, Derviş, Karapapak 2005).

        “Borçalı âşıklık geleneğinde sazın/bağlamanın durumu biraz değişiktir. Usta âşık Emrah Gülmemmedov (1908-1987), 20. yüzyılın ortalarında sazın tellerini 9’dan 11’e, perdelerini de 13’ten 18’e çıkarmıştır. Sazın teknik gücünün artırılması yanında Borçalılı âşıklar, bestecilikle de meşgul olmuşlar; Memmedbağırı, Başhanım, Sultanı, Geribî, Mansırı, Miheyi, Fehri, İbrahimi, Karakeheri, Dol Hicranı, Fahralı Muhammesi, Fahralı Dilgemi, Behmeni, Borçalı Yurtyeri gibi âşık makamları/havalarını yaratmışlardır” (Kasımlı 2003: 233).

        Bir başka araştırmacı ise Borçalı’da yaratılan âşık makamlarını/havalarını şu şekilde saymıştır: Terekeme, Başkeçit Güzellemesi, Borçalı Dübeyti, Borçalı Gövheri, Borçalı Güzellemesi, Borçalı İbrahimi, Borçalı Kaytarma, Borçalı Mansırı, Borçalı Sultanı, Borçalı Urfani, Borçalı Yurtyeri, Borçalı Zarıncı, Dastanı, Ahmedi Kerem, Fahralı Dilgem (Doşan- kuluoğlu), Fahralı Muhammes, Gülabı, Memmedbağırı, Sürütme Köroğlu, Terse Geraylı (Ahmedoğlu 2016: 13).

        Borçalı Âşık Muhiti’nde diğer âşık muhitlerinde görülmeyen bazı Köroğlu Kolları, Cahangir-Meleksima, Şehri Mehri, Zergemşah, Güller Peri, Yetim Hüseyin, Şah Ismayıl’ın Ata Mülkü, Samed Ağa gibi halk hikâyelerine/destanlarına da rastlanmaktadır (Kasımlı 2003: 234).

        Borçalı Âşık Muhiti’ne mensup âşıklardan en ünlüleri şunlardı: Kul Allahkulu (18. yüzyıl), Nuru Borçalı (18-19. yüzyıl), Dollu Abuzer (1856-1921), İvad (1882-1948), Ağacan Cabbarlı (1886-1951), Âşık Musa Karaçöplü (1885-1965), Âşık Sadık Sultanov (1893-1961), Hındı Memmed (1896-1968), İbrahim Kuşçu (1895-1945), Fahralı Nebi (1877-1945), Fahralı Sarvan Bayram (1891-1951), Âşık Dünyamalı (1890-1952), Dellek Paşa (1886-1976), Kurbanali (1893-1979), Meşedi Hüseyin (1900-1952), Âşık Oruç (1904-1964), Emrah Gülmemmedov (1908-1987), Hüseyin Saraçlı ((1916-1987), Kamandar Efendiyev (1932-2000), Aslan Kosalı (1929-2014), İskender Ağbabalı (1925-1988), Sona (1918-1988), Tehleli Novruz (1912-1960), Alihan Karayazılı (1909-1998). Türkiye’den Âşık Şenlik (1854-1913), Âşık İslam Erdener (1921-1995) Borçalı Âşık Muhiti âşığı kabul edilmektedir. Ataları Borçalı yöresinden göç ettiği için. Yine Karslı âşık Ozan Dündar da Karapapak âşık olarak yörede tanınmakta, benimsenilmektedir.

        Saraçlı’nın 100. Doğum Yılı’yla İlgili Katıldığımız Faaliyetler

        Yazımızın girişinde söz ettiğimiz Tiflis’teki uluslararası sempozyum dolayısıyla Gürcistan Âşıklar Birliği, Âşık Saraçlı’nın da sempozyum programında yer almasını istemiş, bu istek memnuniyetle yerine getirilmiştir. Sempozyumda, Saraçlı’nın yanı sıra UNESCO ve TÜRKSOY’un 2016’da anılmasını istediği şahsiyetlerden Hoca Ahmed Yesevî, İmadeddin Nesimî, M. Fuad Köprülü ve Shota Rustaveli’yle ilgili bildiriler de sunulmuştur.

        1 Haziran 2016 Çarşamba günü Âşık Hüseyin Saraçlı iki faaliyetle anıldı. Önce grubumuzu taşıyan 50 kişilik otobüsle Saraçlı köyüne gidildi. Saraçlı’da köy girişindeki mezarlıkta âşık Saraçlı’nın mezarı ziyaret edilip Fatiha okundu. Daha sonra köy meydanındaki büstün önünde toplanıldı. Burada Gürcistan Âşıklar Birliği Başkanı Derviş Osman Ahmedoğlu, Ukrayna Gürcistan Uluslararası Eğitim ve Bilim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Kamaloğlu, TİKA Gürcistan Koordinatörü Mustafa Korkmaz, Azerbaycan Âşıklar Birliği Başkan Yrd. Doç. Dr. Elhan Memmedli, Hacı Bektaş Velî Kültür Derneği Başkanı Mustafa Özcivan, Dünya Söz Akademisi Başkanı Hayrettin İvgin ve ben birer konuşma yaparak Âşık Saraçlı’yı andık. Borçalılı âşıkların büst önündeki sazlı sözlü anmalarının ardından âşığın köyündeki evi ziyaret edildi. Saat 10.30-12.00 arasındaki bu faaliyetten sonra Marneuli şehrine gidildi. Burada yemekli bir anma/kutlama faaliyeti düzenlenmişti. Kvemo Kartli Bölge Valisi Paata Hizanaşvili ve Marneuli Valisi Merab Topçişvili’nin desteğiyle düzenlenen bu toplantıda, protokol konuşmalarının yanı sıra âşığı çeşitli yönleriyle değerlendiren konuşmacılara söz verildi. Karapapak ve Gürcü halk oyunları oynandı. Borçalılı âşıklar ve Türkiye’den Ozan-Der Başkanı Halk Ozanı Kenan Şahbudak, Başkan Yrd. Ozan Kamber Nar, Zakir Yakup Karabacak ve bağlama sanatçısı Necdet Kurt da sanatlarını icra ettiler. Böylece Âşık Hüseyin Saraçlı; Türkiye’den gelen sempozyum katılımcıları ve âşıklarla birlikte şanına layık şekilde doğumunun 100. yılında anılmış oldu. Bu anma toplantısına, Türkiye’den bazı iş adamları ile Dünya Karapapaklar Birliği Başkanı Seyfullah Türksoy’un katılması memnuniyeti daha da artırdı.

        Yazımızı âşığın Türkiye Türkçesine aktardığımız iki şiiri ile noktalıyor, onu bir kez daha saygıyla anıyoruz. Mekânı cennet olsun!

         

        Adlanırım Ben

         

        Elime alanda sedefli sazı

        Öyle bil, sefere atlanırım ben.

        Gâh Köroğlu gibi nâra çekerim

        Gâh da Kerem gibi odlanırım ben.

         

        Arzular yürekte kol kanat atar

        Nağmeli sinemde yüz destan yatar

        Öyle ki sevenler murada çatar

        Sevince bürünüp şadlanırım ben.

         

         

        Ezelden bir şirin dile vuruldum

        Sazımda seslenen tele vuruldum

        Bu doğma obaya, ele vuruldum

        Hüseyin Saraçlı adlanırım ben.

        (Saz Emaneti, s. 7)

        Gerek

         

        Bu koca dünyanın eşrefi insan

        “Benim benim” deyip ötmesin gerek

        Onun ameline el kıymet verir

        Şerefsiz yaşayıp gitmesin gerek.

         

        Âşığın avazı gelsin uzaktan

        Geçsin imtihandan, çıksın sınaktan

        Desin hakikattan, söylesin haktan

        Ellere hıyanet etmesin gerek.

         

        Hüseyin Saraçlı’nın gelmiştir yaşı

        Telli saz hemişe olup sırdaşı

        Sanat meydanında ağarıp başı

        Saldığı bu yol, iz yitmesin gerek.

              (Saz Emaneti, s. 8)

         

        Kaynaklar

        Ahmedoğlu, [Derviş] Osman (2016), Saz Amanatı/Emaneti, Bakü, 304 s., Gürcistan Âşıklar Birliği Yayını.

        Hümmet, Rafiq (2012), Edebî Gürcüstan, (Neriman Abdulrahmanlı ile), Tiflis, 1329 s. Azerbaycan Gürcistan Varlıq Medeniyet Merkezi Yayını.

        Kamaloğlu, Mahmut (2016), “Hüseyn Saraçlı ve İslam Erdener” Karslı Âşık İslam Erdener, Bakü, s. 98-100.

        Kamaloğlu, Mahmut-Derviş, Osman-Qarapapaq, Şureddin (2005), Borçalı Aşıqları, Bakü, 364 s.

        Karapapak, Şureddin Memmedli (2000), Borçalı Edebî Muhiti, Bakü, 224 s. AMEA Yayını.

        Kasımlı, Meherrem (2003), Ozan Aşıq Seneti, 308 s. Bakü AMEA Nizami Edebiyat Enstitüsü Yayını.

        Memmedli, Elhan (2016), “Menim Tanıdığım Hüseyin Saraçlı”, Saz Amanatı, Bakü, s. 106-123.

        Namazov, Kara (2204), Aşıqlar, I. Kitap, Bakü, 444 s., AMEA Folklor Enstitüsü Yayını.

        Nebioğlu, Musa (2016), Hüseyn Saraçlı, Bakü, 368 s.

        Saraçlı, Hüseyn (1992), Şerler, Söylemeler, (haz. Süleyman Efendi), Bakü, 365 s.

        Yakup, Zelimhan (2007), Hüseyin Saraçlı Destanı, Bakü, 255 s.


Türk Yurdu Eylül 2016
Türk Yurdu Eylül 2016
Eylül 2016 - Yıl 105 - Sayı 349

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele