Tataristan’ın Kültürel Yapısı

Mayıs 2015 - Yıl 104 - Sayı 333

        2013 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti olan Eskişehir, 2014 yılında bu unvanını Tataristan’ın başkenti Kazan’a devretmiştir.

        
Kazan 2014 Türk Dünyası Kültür Başkenti resmi açılışı, Tatar Türklerinin büyük şairi Abdullah Tukay’ın doğumunun 128. yıldönümünde ve Tataristan’da Anadili Bayramı olarak kutlanan 26 Nisan 2014’de yapılmıştır (Haberahval Gazetesi Web Sitesi, 2014).

        
Kazan’a, 2014 Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanının verilmesi kararı, TÜRKSOY’un, Başkurdistan Cumhuriyeti’nin başkenti Ufa’da, Eylül 2012’de gerçekleşen Kültür Bakanları Daimi Konseyi 30. Dönem Toplantısı’nda alınmıştır. Bu uygulama kapsamında düzenlenen çeşitli etkinliklerle, farklı ülkelerden gelen ama aynı köklere sahip insanların birbiriyle kaynaşması ve etkileşime geçmesi, kültürlerinin korunarak daha da zenginleşmesi amaçlanmaktadır (Sputnik Haber Ajansı ve Radyosu Web Sitesi, 2015).

        
Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY tarafından başlatılan Türk Dünyası Kültür Başkenti uygulaması ilk olarak 2012 yılında, bu unvanın Kazakistan’ın Başkenti Astana’ya verilmesi ile başlamıştır. Kazan, bu unvanı taşıyan üçüncü şehir olmuştur. Alınan karar gereğince, 2015 yılında da Türkmenistan’ın Merv şehri Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak ilan edilmiştir (TÜRKSOY Web Sitesi, 2015).

        
Bu çalışma ile Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nin tarihi, kültürü, eğitim durumu, dili, dinî, demografik verileri, edebi şahsiyetleri ile kültürel yapısı açıklanmaya çalışılmıştır.

        
Nüfus ve Genel Özellikler

        
Tataristan Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu’na bağlı özerk bir Cumhuriyet olup, başkenti Kazan’dır. Yüzölçümü 67.836 km²’dir. Tataristan Cumhuriyeti’nin siyasi statüsü cumhuriyettir. Tataristan, 3.786.400 olan nüfusu ile federe birimler arasında 8. sırada gelmektedir. Bunun % 46,3’ünü erkek, % 53,7’sini de kadın nüfus oluşturmaktadır. 21 şehre sahip olan Tataristan’ın başlıca büyük ve önemli şehirleri Kazan, Naberejnıye Çelnı, Nijnikamsk, Almetyevsk ve Yelabuga’dır. Sadece Tataristan’ın değil, Rusya Federasyonu’nun da en önemli bilim, sanayi ve kültür merkezlerinden biri olan Kazan, aynı zamanda zengin bir tarihe sahiptir. Naberejnıye Çelnı sınai üretim, Almetyevks petrol üretimi, Nijnikamsk da petrokimya üretim merkezidir. Tatarlar, ülke nüfusunun % 52,9’unu oluşturmaktadır. Bunu %39,5 ile Ruslar, %3,3 ile Çuvaşlar ve %4,2 ile diğer etnik gruplar izlemektedir (Türkiye Cumhuriyeti Kazan Başkonsolosluğu Resmi Web Sitesi, 2015).

        
Volga nehrinin, Belaya, Vyatka ve Kama nehirleriyle birleştiği noktada bulunan Tataristan’da nehir taşımacılığı yaygındır. Tataristan için yaşamsal önem taşıyan Volga nehri sayesinde, yolcu ve yük taşımacılığı; ihracat ve ithalat yapılmaktadır. Tataristan büyük ölçüde kentleşmiş bir ülkedir. Nüfusunun % 74’ü kentlerde yaşamaktadır. Çalışma hayatında kadınlar erkeklerle neredeyse yarı yarıya yer almaktadır (Atasoy, Çalışkan, Galai, 2014, s.317-320).

        
Dil ve Eğitim

        
6 Kasım 1992 tarihinde kabul edilen Tataristan Anayasası’na göre, Tataristan Cumhuriyeti’nin resmi dili, Rusça ve Tatarca’dır.

        
Tataristan Cumhuriyeti’nin 1990 yılında, Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçişini Rusya Federasyonu tanımamıştır. Bu nedenle günümüzde de Kiril alfabesi kullanılmaktadır (Atasoy, Çalışkan, Galai, 2014, s.336). Tataristan’da eğitim, Rusça ve Tatarca yapılmaktadır. Fakat Tatarca eğitim ancak ilk ve ortaöğretimde kullanılmakta olup, üniversitelerde eğitim dili Rusçadır. Ülke genelinde neredeyse okuma-yazma bilmeyen kalmamıştır (okur yazar oranı % 99’dur) (Türk Dünyası Web Sitesi, 2015).

        
Tatarlar ana dillerine büyük önem vermektedir. Öyle ki, her yıl 26 Nisan gününü, Anadil Bayramı olarak kutlamaktadırlar. Bu tarihin seçilmiş olması tesadüf değildir. 26 Nisan, Tatar dilinin babası olarak kabul edilen şair Abdullah Tukay’ın doğum günüdür.

        
Günümüze kadar ulaşan kaynaklara göre, Kazan Hanlığı döneminde de yazılı kültür ve eğitim oldukça yüksek seviyededir. Gamirzan Davletşin, “Kazan Hanlığı halkının kültürlü ve eğitimli olduğunu yabancılar da vurgulamıştır. Avusturyalı diplomat Sigismund Herberstein seyahatnamesinde şunları yazmaktadır: ‘Kazan Tatarları çok akıllı ve çok okumuş halktır; onlar buğday yetiştiriyor, sağlam evlerde oturuyor, ticaret yapıyorlar.’” demektedir (Davletşin, 2013, s.316).

        
Davletşin’in eserinde, Kazan Hanlığı döneminde, din adamlarının da eğitime katkıda bulunduğu belirtilmiştir. Bu sayede okur yazarların yanı sıra, şairler, vergi memurları, ilahiyatçılar, bilim adamları yetiştirilmiştir. Hanlık döneminde, okumuş insanların başta Arapça ve Farsça olmak üzere, birkaç dil bildikleri belirtilmiştir. Eserde, “Tatarların tercümana ihtiyacı yok.” şeklindeki meşhur tabirin de muhtemelen daha o zamanlardan kalma olduğu ifade edilmektedir (Davletşin, 2013, s.316).

        
Halk Kültürü, Din, Yaşam

        
Tataristan’da farklı kültür ve geleneklerden insanlar bir arada ve uyum içinde yaşar. Bölgenin kültürel ve tarihsel değerlerinin orijinalliği, en az üç farklı kültürün (Tatar, Slav-Rus, Fin-Ugor) etkileşiminden kaynaklanır. Tataristan Cumhuriyeti Milli Marşı’nın sözlerini yazan Ramazan Baitimerov da farklı kültürlerden oluşan fakat uyum içinde yaşayan tek millet vurgusunu yapmıştır (Tataristan Özerk Cumhuriyeti Resmi Web Sitesi, 2015).

        
Tataristan laik bir devlettir. Tataristan Cumhuriyeti’nin geleneksel dinleri, Müslümanlık ve Hristiyan Ortodoksluktur. Tatarlar ve Başkurtlar (ülke nüfusunun neredeyse yarısı) Müslüman’dır. Diğer etnik gruplar (Ruslar, Çuvaşlar, Mordovlar, vb.) ise Hristiyan (Katolik, Protestan) veya Musevi’dir. İki yaygın dinin gereklilikleri arasında dengeyi sürdürmek ve bütün dinlerin kanun önünde eşit olmasını sağlamak, Cumhuriyet’in inanca saygı prensibinin temelini oluşturur (Tataristan Özerk Cumhuriyeti Resmi Web Sitesi, 2015).

        
Doğu ile Batı medeniyetlerinin kesiştiği noktada bulunan Tataristan, Rusya’nın Avrupa ile Asya’daki topraklarını birleştiren bir köprü görevini görür. Tataristan Avrupa ve Asya kıtalarının yanı sıra, İslam ve Hristiyan inançlarını birleştiren, yarı Türk, yarı Slav kültürlü bir cumhuriyettir. Tataristan halkını, genel itibarıyla birbirinden ayrı düşünmemek gerekir. Gerek yapılan karma evlilikler, gerekse kültürel asimilasyon sebebiyle, halkın bir bütünleşme içinde olduğu söylenebilir (Atasoy, Çalışkan, Galai, 2014, s.338). Kışın bitişi ve ilkbaharın gelişinin büyük bir coşkuyla kutlandığı “Maslenitsa” bayramı, buna güzel bir örnektir. Rusların Hristiyanlık öncesi dönemden bu yana kutladığı bu bayramda, kışı uğurlama etkinlikleri yapılır. Bir hafta süren çeşitli kutlamalar, eğlenceler yapılır. Rus Ortodoks Kilisesi’nin takvimine göre, her yıl büyük oruca bir hafta kala, Maslenitsa bayramı kutlanmaya başlanır. Baharın ilk ayı olan mart ayı başında olmak üzere, bayramın tarihi de büyük oruca göre değişiklik gösterebilir. Bütün bir kış boyunca güneşe duyulan özlem nedeniyle, Rusların “blini” adını verdikleri ve şekli güneşe benzetilen krepler yapılarak dağıtılır. Bayram boyunca, yağlı, sütlü, etli ve bol kalorili besinler tüketilir. Eskiden gelen bir adet gereği tüm kötülükleri sembolize eden korkuluklar yakılır. Yakılan korkulukların külleri, gelecek yıl daha fazla verim almak umuduyla, tarlalara serpilir. Tatarlar da bu kışı uğurlama şenliğini benimsemiştir ve her yıl kutlamaktadır (Alyılmaz, 2009, s.31-37).

        
Tatarlar neredeyse bir insanda bulunması gereken bütün iyi değerleri taşımaktadırlar. Konuksever, çalışkan, onurlu, cana yakın, güvenilir, dürüst, sıcakkanlı ve güler yüzlü insanlardır. Büyüklerine karşı saygılıdırlar. Tatarlar, özel günlere, bayramlara, törenlere oldukça önem verirler. Örf, adet ve geleneklerine bağlıdırlar. Doğum, ölüm, düğün gibi önemli günlerde, aileler, akrabalar bir araya gelir. Özellikle doğum ve düğün gibi özel günlerde farklı kutlamalar yapılır, o güne özel yemekler yapılır.

        
Tatar mutfağı oldukça zengindir. Ağırlık hamur işi ve et yemeklerindedir. Tatar sofraları, mantıdan böreğe, yemekten sonra ikram edilen çaya kadar, Türk adetleriyle benzerlik gösterir. “Tamada”, yani sofradaki en yaşlı kişi bir açılış konuşması yapmadan yemeğe geçilmez. Kıyma ile yapılan, fırından çıkınca sıcak olarak ve yanında yoğurtla ikram edilen beliş böreği, karnıyarık börek de denilen cimeş beleşe, özel bir sosla (yoğurt, hardal, ketçap) ikram edilen peremeç, üç köşeli; içinde et ve patates bulunan üç poçmak, gübediye ve kıstıbıy gibi yemekleri bilinen en ünlü yemeklerindendir. Yemeğin üstüne mutlaka içilen çayın yanında ikram edilen çek çek tatlısı da oldukça beğenilir. Ayrıca çay saatlerinde, çayın yanında mutlaka çeşitli reçeller, ballar, kuruyemişler, çikolatalar ve undan yapılmış tatlıların ikram edilmesi adettendir (Haber Türk Gazetesi Web Sitesi, 2014)

        
Karasal iklimin hâkim olduğu Tataristan’da, kışlar uzun ve sert, yazlar ise sıcak geçer. Kışların uzun olması, bahara da büyük bir özlem doğurur. Dolayısıyla Tataristan’da geç gelen bahar, çeşitli etkinliklerle karşılanır. Nuh Tufanı’na kadar uzandığı söylenen Sabantoy bayramı da bunlardan biridir. Genellikle mayıs ayının ikinci yarısından itibaren başlayan kutlamalar yaklaşık bir ay kadar sürer. Geç gelen baharı müjdeleyen Sabantoy bayramında direğe tırmanma, halat çekme, ağızda kaşıkla yumurta taşıma, yağlı direk üzerinde yürüme, yoğurt tepsisinde ağızla para arama gibi çeşitli dallarda yarışmalar yapılır. At yarışları ve güreş müsabakaları da düzenlenir. Güreşlerde birinci gelene koç hediye edilir. Geleneksel tatar yemekleri yapılır. Tatar kızları milli kıyafetlerini giyerek şarkılar söyler, dans ederler. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın da belirttiği gibi, “Tataristan’da kutlanan en büyük bayramlardan olan Sabantoy, tabiatın yeniden canlandığının, insanda uyandırdığı ortak neşeden doğmuş bir baharı karşılama şölenidir.” Sabantoy bayramı, Tataristan’ın dışında 20 ülkede daha kutlanmaktadır. Türkiye de bu ülkelerden biridir (Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Web Sitesi, 2015).

        
Tarih, Kültür, Sanat

        
Nüfusu 1,14 milyonu bulan başkent Kazan, sadece Tataristan’ın değil, Rusya Federasyonu’nun da en önemli kültür merkezlerinden biridir. Eski çağlarda bir ticaret merkezi olarak kurulan Kazan şehri aynı zamanda zengin bir tarihe sahiptir.
UNESCO’nun 2000 yılında Dünya Kültür Miras Listesine aldığı Kazan Kremlini, Kazan şehrinin önemli bir değeridir. Kazan Kremlini’nde, Ermitaj Kazan Merkezi, Kul Şerif Camisi, Milli Kültür Galerisi, Blagoveşenskiy Kilisesi, Tataristan Cumhurbaşkanlığı Sarayı, II. Dünya Savaşı Müzesi, Tataristan Cumhuriyeti Müzesi bulunmaktadır.

        
Ermitaj Kazan Merkezi Kremlin Müzesi’nin bir parçasıdır. 2005 yılında hizmete açılmıştır. Merkez’in içerisinde, bilgisayar sınıfı, derslik, sergi salonları ve video salonu bulunmaktadır.

        
Kazan Kremlini içerisinde yer alan bir başka tarihi değer olan Kul Şerif Camisi, 1552 yılında Kazan’ı ele geçiren Korkunç İvan tarafından yakılmıştır. Çeşitli zamanlarda vatandaşlar tarafından yeniden yapılması için girişimlerde bulunulmuş ve nihayet 2005 yılında cami hizmete açılmıştır. Kul Şerif Camisi, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın yanında yer almaktadır.

        
Blagoveşenskiy Kilisesi 1552 yılında Korkunç İvan tarafından ahşap olarak yaptırılmış, Kazan Kremlini’ndeki en eski mimari yapıdır. Kilise birçok kere tadilat geçirmiş ve ilk görünümünü kaybetmiştir. 2005 yılında, son hâliyle kullanıma açılmıştır.
1804 yılında kurulan Kazan Devlet Üniversitesi, Tataristan’ın en eski üniversitesidir. Üniversitede fakülteler, bilimsel araştırma enstitüsü, bilimsel araştırma laboratuvarı, müzeler, teknopark ve botanik parkı bulunmaktadır. Lenin ve Tolstoy, Kazan Devlet Üniversitesi’nin yetiştirdiği meşhur öğrencilerindendir. Kazan Devlet Üniversitesi’ne Tataristan ve Rusya’nın yanı sıra, dünyanın birçok ülkesinden de öğrenci gelmektedir. Üniversite’de Tatarca eğitim de verilmektedir.

        
Ülkedeki en eski yapılardan biri olan Süyüm Bike (Sevim Prenses) Kulesi de Kazan’dadır. Kazan Hanı’nın eşi Süyüm Bike Hatun, eşi öldüğünde Kazan’ı yönetmiş ve hâlâ büyük bir sevgi ve saygıyla anılmaktadır. 53 metre yüksekliğinde, 7 katlı ve kırmızı tuğladan inşa edilen Süyüm Bike Kulesi, 16. yüzyılda, şehrin en yüksek noktasına yapılmıştır. Kazan’da hâlâ ayakta kalan en eski mimari yapı olarak bilinmektedir. Süyüm Bike Hatun’un adına, şiirler, romanlar yazılmıştır. Kısa süren hayatı, acılar ve sürgünlerle geçmiştir. Sürgün edildiği vatanına bir daha dönememiştir.

        
Kazan’da gezilip görülebilecek yerler birbirine yakın, yürüme mesafesinde olmakla birlikte, toplu taşıma araçları olan otobüslerle şehrin her noktasına ulaşmak mümkündür. Saint Paul ve Saint Peter katedralleri, Milli Kütüphane, Gorki Parkı, Ecim, Mercani, Burnay ve Apanay camileri, Kazan’da görülmesi gereken diğer yerler arasındadır. Kazan, tarihi ve kültürel kimliğinin yanı sıra, sanatsal yönüyle de ön plana çıkmaktadır. Kentte profesyonel tiyatrolar, dans ve müzik toplulukları, müzeler, devlet orkestraları, kütüphaneler, sinema salonları bulunmaktadır.

        
Diğer yandan şehir merkezine biraz uzak kalan mahallelerde ve köylerde bulunan ahşap Tatar evleri de farklı mimari özellikler taşıyan güzelliktedir. Hemen hemen bu evlerin her birinde ‘munça’ denilen sauna benzeri bölümler mevcut olup, Tatarların sosyal hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Eski Roma İmparatorluğu’ndaki hamamlara benzeyen bu munçalar, taş kömürü ile ısıtılıp, yaklaşık 80 dereceye kadar ulaşan bir sıcaklık elde edilmektedir.

        
Tataristan’ın resmi tanıtımları ve uluslararası seviyedeki görüşmeleri için kullanılan Kazanskaya Ratuşa (Belediye Binası) da Kazan’dadır. Bunların dışında, konferanslar, törenler ve kültür etkinlikleri için de kullanılan Kazanskaya Ratuşa, restore edilerek 2005 yılında hizmete açılmıştır.

        
Feodor Chaliapin, Leo Tolstoy, Sergey Aksakov, Maxim Gorky, Vasily Aksenov, Evgeny Boratinsky, Gavriil Derzhavin, Marina Tsvetaeva, Nikita Zabolotsky, Ivan Shishkin ve Nikolay Feshin gibi pek çok ünlü sanatçının yolu Tataristan’la kesişmiştir. Ayrıca Abdullah Tukay, Musa Celil, Ferid Yarullin, Salih Saidashev, Nazib Zhiganov, Sofia Gubaidulina gibi ünlü Tatar sanatçılar da Tatar kültürünün tanınmasına katkıda bulunmuşlardır (Tataristan Özerk Cumhuriyeti Resmi Web Sitesi, 2015).

        
Tataristan’ın en önemli edebi simgelerinden birisi, şair Abdullah Tukay’dır. Türk dünyası tarafından da yakından tanınan Abdullah Tukay, şiirlerinde vatan ve millet sevgisini işlemiştir. “2011 Abdullah Tukay Yılı” etkinlikleri kapsamında, Abdullah Tukay’ın büstü, Ankara’da kendi adını taşıyan caddede törenle açılmıştır. Ankara’daki Kazan Kültür Merkezi de Abdullah Tukay Caddesi’nde bulunmaktadır. Başkent Kazan’da ise, Abdullah Tukay’ın adının verildiği bir meydan ve müze bulunmaktadır.

        
Kazan’da, Sovyetler Birliği Kahramanlık Nişanı’na sahip ünlü şair ve kahraman Musa Celil’in adını taşıyan bir opera binası bulunmaktadır. Moskova’da da şairin, kendi adını taşıyan sokakta bir anıtı bulunmaktadır. (Rusya’nın Sesi Radyosu Web Sitesi, 2015) Sanat ve edebiyat eğitimi alan Musa Celil, Kazan Opera ve Tiyatro’sunda çalışmış ve Tataristan Yazarlar Birliği Başkanlığı görevinde bulunmuştur. İkinci dünya savaşında, göstermiş olduğu cesaret nedeniyle Sovyetler Birliği tarafından kahramanlık nişanı ile ödüllendirilmiştir. Şairin yazmış olduğu şiirler pek çok dile çevrilmiştir. (Kültür ve Turizm Bakanlığı Resmi Web Sitesi, 2015)
Kazan’ın yanı sıra Yelabuga (Alabuga) da Tataristan’ın en eski şehirlerinden biridir. Nüfusu 70.750 olan Yelabuga, TÜRKSOY (Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı) tarafından, “2012 Türk Dünyasının El Sanatları Başkenti” olarak ilan edilmiştir. Ünlü Rus Ressam İvan Şişkin, Yelabuga’da doğup büyümüştür. Dolayısıyla Yelabuga, zaman zaman sempozyumlara, sergilere ev sahipliği yapmaktadır.

        
Sonuç

        
SSCB döneminde, üniversitelerde ve resmi dairelerde, Tatar dili yerine, Rus dilinin kullanılması; 1940 yılında Latin alfabesinin kaldırılarak Kiril alfabesine geçilmesi Moskova’nın Ruslaştırma politikalarındandır. Kültürel asimilasyon ve Ruslarla yapılan karma evlilikler, bir yandan Tatarların Ruslaşmasına, diğer yandan da kültürel anlamda erimelerine yol açmıştır (Atasoy, Çalışkan, Galai, 2014, s.336) Türkiye’nin Rusya Federasyonu’ndaki ilk başkonsolosluğu, 1996 yılında, Kazan’da açılmıştır. Tataristan’ın ise, İstanbul’da tam yetkili bir temsilciliği bulunmaktadır. Tataristan ile ilişkilerimiz, ortak kültür, dil, din ve tarih birliği çerçevesinde çok özel bir yere sahiptir. İki ülke arasında, ekonomi, eğitim ve kültürel alanda işbirliği ve ikili anlaşmalar vardır. Türkiye ile Tataristan ülke heyetleri, resmi açılışlar, imza törenleri, festivaller, sempozyumlar gibi etkinlikler için karşılıklı ziyaretler gerçekleştirmektedirler.

        
Kazan; İstanbul, Eskişehir ve Balıkesir’in kardeş şehridir. 2014 yılında Kazan, Türk Dünyası Kültür Başkentliğini üstlenmiştir. Kazan 2014 Türk Dünyası Kültür Başkenti resmi açılışı, ünlü Tatar şair Abdullah Tukay’ın doğum günü olan 26 Nisan 2014’de yapılmıştır. Ayrıca Uluslararası Müslüman Film Festivali, Uluslararası Dans ve Müzik Festivali gibi etkinlikler de her yıl Kazan şehrinde düzenli olarak gerçekleştirilmektedir.
2013 yılında Kazan’da, 27. Üniversitelerarası Dünya Yaz Oyunları düzenlenmiştir. 162 ülkeden çeşitli dallarda 13 binin üzerinde sporcu mücadele etmiştir. Bu organizasyon, Kazan’ın bir anlamda yenilenmesi sonucunu da doğurmuştur. Kazan’ın, 2015 Yüzme Şampiyonası ve 2018 Dünya Futbol Şampiyonasına ev sahipliği yapacak olması, Tataristan’ın sadece Türk dünyası ve Müslüman dünyasında değil, uluslararası arenada da giderek tanınmasına katkı sağlayacaktır.

         

        -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

         

        * TBMM Genel Sekreterlik
Kaynakça
Alyılmaz, S. (2009). Maslenitsa ve Nevruz bayramları arasındaki ilişki, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 31-37
Doç. Dr. Atasoy, E., Doç. Dr. Çalışkan, V. ve Doç. Dr. Galai, E. (2014). Beşeri coğrafya perspektifinden Tataristan Cumhuriyeti. Marmara Coğrafya Dergisi,29, (2014, Ocak) 313-343
Davletşin, G. (2013). Türk Tatar Kültür Tarihi, (Çev. A. Tuzlu,) Ankara: Türk Tarih Kurumu, 11, 316.
Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Web Sitesi, (2 Haziran 2013), 27 Ocak 2015, http://www.eskisehir2013.org.tr/index.php/tr/haberler/530-turk-dunyasinin-11-asirlik-bayrami-eskisehir-de-kutlandi
“Kazan 2014 Türk dünyası kültür başkenti açılış töreni”, Haberahval Gazetesi Web Sitesi (26 Nisan 2014), 26 Nisan 2014, http://www.haberahval.com/kazan-2014-turk-dunyasi-kultur-baskenti-acilis-toreni.html
“Kazan Türk dünyasının 2014 kültür başkenti seçildi”, Sputnik Haber Ajansı ve Radyosu Web Sitesi, (8 Eylül 2012), 1 Nisan 2015, http://tr.sputniknews.com/turkish.ruvr.ru/2012_09_08/Kazan-Turk-dunyasinin-2014-Kultur-Bashkenti-sechildi/
Kültür ve Turizm Bakanlığı Resmi Web Sitesi, 25 Ocak 2015, http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/12256,musacelilpdf.pdf?0
Levent Özçelik, “Tataristan’ın başkenti; Kazan”, Haber Türk Gazetesi Web Sitesi, (2 Kasım 2013), 26 Ekim 2014, http://www.haberturk.com/yazarlar/levent-ozcelik-2168/890650-tataristanin-baskenti-kazan
Rusya’nın Sesi Radyosu Web Sitesi, (26 Ağustos 2012), 25 Ocak 2015, http://tr.sputniknews.com/turkish.ruvr.ru/2012_08_26/Moskovada-Musa-Celil-aniti-achildi/?slide-1
Tataristan Özerk Cumhuriyeti Resmi Web Sitesi, 21 Ocak 2015, http://tatarstan.ru/eng/about/human.htm
Türkiye Cumhuriyeti Kazan Başkonsolosluğu Resmi Web Sitesi, (15 Ağustos 2013), 21 Ocak 2015, http://kazan.bk.mfa.gov.tr/ShowInfoNotes.aspx?ID=192760
Türk Dünyası Web Sitesi (2011), 28 Ocak 2015, http://turk-dunyasi.cokbilgi.com/tataristan-cumhuriyeti/
“2015 Türk dünyası kültür başkenti: Merv”, TÜRKSOY Web Sitesi, 2 Nisan 2015, http://www.turksoy.org.tr/tr/haberler/2014/11/24/2015_turk_dunyasi_kultur_baskenti_merv_turkmenistan.html


Türk Yurdu Mayıs 2015
Türk Yurdu Mayıs 2015
Mayıs 2015 - Yıl 104 - Sayı 333

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele