Irkçılık – Turancılık Dâvası ile İlgili İki Önemli Eser

Mayıs 2016 - Yıl 105 - Sayı 345

        IRKÇILIK – TURANCILIK DÂVASI İLE İLGİLİ İKİ ÖNEMLİ ESER

        Bilindiği gibi, 1944-1947 yıllarını içine alan bir döneme rastlayan Irkçılık ve Turancılık Dâvası, Türk milliyetçiliğinin daima üzüntü ile anılan acıklı bir dönemidir. Aradan yetmiş yıl geçmiş olmasına rağmen, o uğursuz yıllar bir türlü unutulamamıştır. O dönemin olaylarından ibret ve ders almak için de unutulmamaları gerekir. Son yıllarda çıkarılan bazı eserler de o korkunç yılların unutulmadığını göstermektedir. Elimizde, anılan dâva ile ilgili iki önemli eser var. Bu yazıda onlar hakkında bilgi vererek milliyetçi genç araştırmacılara 1944-1947’deki “devlet terörü” üzerine yapılacak olan yeni araştırmalara ipuçları vermek istedik. Söz konusu dâvalar döneminin 70’nci yıldönümünü yaşadığımız bu aylarda, böyle çalışmalara ve araştırmalara ihtiyaç duyulması gayet tabiîdir. Geçmişi tanımak ve bilmek, kuşkusuz, geleceğe ışık tutmak anlamı taşır.

        1944-1945 Irkçılık-Turancılık Davasında Sorgular, Savunmalar

        Adından da anlaşılacağı üzere, bu eser (Yavuz Bülent Bâkiler, 1944-1945 Irkçılık-Turancılık Davasında Sorgular, Savunmalar, İstanbul: Türk Edebiyatı Vakfı, 2010. 592 s. [ISBN 978-975-6186-53-4]), ünlü “Irkçılık-Turancılık Dâvası” dolayısıyla yapılan sorgulamaları ve ilk davanın sonunda “sanık”ların yaptıkları savunmaları içermektedir. Söz konusu sorgulama ve savunmaların metinlerini dâvanın sanıklarından Nejdet Sançar Beğ, toplamaya çalışmış, fakat onları bütün sanıklardan almak mümkün olamadığı için, kendisinin yayımlanması da imkân dışı kalmıştı. Hayatının sonuna doğru, buna ilişkin dosyayı Yavuz Bülent Bâkiler’e veren Sançar Beğ, yayımlama işini onun yapmasını rica etmişti. Sançar’ın bu hareketini takdir etmemek mümkün değildir. Eğer o dosyayı yayımlanmak üzere Bâkiler’e verilmemiş olsaydı, eser bekli de hiç yayımlanamayacak, kaybolup gidecekti.

        Yavuz Bülent kardeşimiz rahmetli Hoca’ya verdiği sözü tutmuş, biraz geç de olsa, bu önemli eseri yayımlama fırsatını bulmuştur. Bâkiler, yalnızca bu metinleri yayımlamakla kalmamış, “Irkçılık-Turancılık Davası dolayısıyla” başlıklı, 72 sayfalık bir sunuş yazısını da eserin “giriş”i olarak sunmuştur. Güzel bir çalışma olan bu yazıdan sonra, dâvanın 8 sanığının, yani Nihal Atsız (79-112. s.), Nejdet Sançar (113-146), Orhan Şaik Gökyay (147-166), Alparslan Türkeş (167-182), M. Zeki Sofuoğlu (183-230), Hikmet Tanyu (231-258), Fethi Tevetoğlu (259-298), İsmet Rasin Tümtürk (299-344)’ün dâva öncesi sorgularda verdikleri “ifade”ler ile, duruşmalar sonunda Mahkeme Kuruluna sundukları savunmalar; Zeki Velidi Togan (345-445), Reha Oğuz Türkkan (445-508), Hüseyin Namık Orkun (509-518), Hasan Ferit Cansever (519-566), Fehiman Altan [Tokluoğlu] (567-578) ve Heybetullah İdil (579-584)’in ise yalnız savunma metinleri yer alıyor. Ne yazık ki, davanın öteki 12 sanığına ulaşılıp bu belgeleri tamamlamak mümkün olamamıştır. Veya onlar böyle belgelere sahip olmayı ve saklamayı belki de hiç düşünmemişlerdi. Elbette eserde bütün sanıkların sorgu ve savunma metinlerini verebilmek iyi olurdu. Ancak, kitapta yer alan 14 kişinin savunmaları da önemli belgelerdir ve bu uydurma dâvanın içyüzünü anlamak için yeterlidir.

        Yavuz Bülent Bâkiler, sunuş yazısına başlarken “Bu kitap, 1944 yılında, İstanbul’da Bir Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi’nde görülen utanç yüklü bir davanın özeti gibidir.” diyor. Gerçekten de, Türkiye’yi Rusya yanlısı bir yola sokmak için açılan, hiçbir geçerli gerekçeye dayanmayan bu dâva, askerî bir Türk yargı kurumunun alet edildiği, Türk devleti ve milleti için utanç sebebi olan bir dâva idi. Bu dâva sonunda mahkemenin on sanık hakkında verdiği 10 yıla varan ağır hapis ve 2 yıla varan sürgün cezaları, sanıkların itirazları ve Askerî Yargıtay’ın ilgili dairesince verilen bozma kararı sonunda, bu kez 2 numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi’nde yeniden görülerek bütün sanıkların aklanmasına karar verilmiştir. Bu karara itiraz eden Askeri Mahkeme birimlerinin itirazı ve dâva ile ilgili işlemleri 18 Kasım 1947’ye kadar uzatmış bulunmaktadır. Bütün bu işlemler 2 Numaralı İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesince verilen “toptan aklama” kararının Yargıtay Genel Kurulunca onaylamasından başka bir sonuç vermemiştir.

        Nejdet Sançar Hoca’nın toplayıp bir araya getirdiği ve Yavuz Bülent’in yayımlanmasını sağladığı bu eser, Türkçülük tarihi açısından büyük bir değer ve önem taşımaktadır. Öte yandan, özellikle savunma metinleri edebî yönden de incelenmeye değer özellik ve güzelliktedir.

        Tanıtmakta biraz geç kaldığımız bu eseri Türkçülük tarihine ve 1944-1947 olaylarına ilgi duyanlara önemle salık veririz.

        -*-

        3 Mayıs 1944 Olayı ve Irkçılık Turancılık Davası

        2015 yılının Mart ayında ilgi çekici bir kitap (Hayri Yıldırım, 3 Mayıs 1944 Olayı ve Irkçılık Turancılık Davası, İstanbul: Togan Yayıncılık, 2015. 536 s. [978-605-5224-73-8]) yayımlandı. Bu, son yıllarda Türk milliyetçiliğine ilişkin değerli eserler yayımlamağa başlayan Togan Yayıncılık’ın, yine bu konuda değerli araştırmalar yapmakta olan Hayri Yıldırım’ın ortak çabası ile gün yüzüne çıkarılan 3 Mayıs 1944 Olayı ve Irkçılık Turancılık adlı araştırmadır. Hayri Yıldırım, daha önce de Son Türkçü: Atsız adlı bir kitap hazırlamış ve 632 sayfadan oluşan bu kapsamlı eser yine Togan’ca yayımlanmıştı.

        Bu son eser, özellikle ünlü Irkçılık-Turancılık Dâvası’nın yargı evrelerini ele alan ve şimdiye kadar hiç yayımlanmamış bazı Yargıtay belgelerini de sunan değerli bir çalışmadır.

        Eserde kesin bir “kesim” ayırımı yapılmamış ise de eserin 240’ncı sayfasına kadar olan bölümlerini, böyle bir kesimin parçaları olarak değerlendirebiliriz. Bu ilk kesimde önsöz ve giriş’ten sonra “Hükûmet” yanlısı gazete yazıları, Kenan Öner Dâvasındaki tanık beyanları, İçişleri Bakanlığınca oluşturulan komisyonun raporu ve İçişleri Bakanı’nın yazısı, 18 Mayıs 1944 tarihli “resmî tebliğ”, İsmet İnönü’nün 19 Mayıs 1944 nutku ve bu nutka resmi destekler… gibi, açılacak dâvaya delil oluşturacağı düşünülen veya sanılan nitelikteki belgeler yer alıyor.

        İkinci kesim olarak adlandırdığımız 241-530’uncu sayfalar arasında ise, Dâvanın İstanbul 1. Sıkıyönetim Mahkemesi’nde verilen ve onu izleyen Askerî Yargıtay oluşumlarına ilişkin kararlar yer almaktadır. Son Tahkikat raporu–İddianame (249-284. s.), Mahkeme’nin kararı (285-290), Askeri Yargıtay’ın Tetkik Kurulu raporu (291-494) Askeri Yargıtay 2. Dairesi’nin bozma kararı (495-518), aynı Daire’nin yapılan itirazları ret kararı (519-524) ve Askeri Yargıtay’ın Genel Kurul Kararı (525-531) metinleri veriliyor. Bunlardan Yargıtay Tetkik Kurulu Raporu ve 2. Ceza Dairesi’nin yapılan itirazları “Red Kararı”, ilk kez yayımlanmaktadır. Askeri Yargıtay’ın “Tetkik Raporu” bu alıntıların en önemlisidir. Bu uzun metinde İstanbul 1 Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesinde verilen kararın bütün unsurları ele alınıp irdeleniyor ve karar metnindeki yanlışlıklar, hukuka aykırılıklar ve eksiklikler ortaya konuluyor. Böylece kararı inceleyecek Askeri Yargıtay kurulunun işi kolaylaştırılıyordu.  

        Kısaca belirtmek gerekirse, Hayri Yıldırım’ın bu büyük boylu ve hacimli kitabına aktardığı Yargıtay metinleri, Türk hukuk tarihi açısından da büyük önem taşımaktadır. Irkçılık ve Turancılık dâvaları üzerinde çalışacaklar, bu eserde çok yararlanabilecekleri bilgiler bulabilirler. Meraklı okuyucular da bu dâvanın oluşumu ve gelişimi sırasındaki hukuksuzlukları kolayca tespit edebileceklerdir. Bu değerli çalışmayı gün yüzüne çıkaran Togan Yayınevi ile yazar Hayri yıldırım’ı yürekten kutlarız.


Türk Yurdu Mayıs 2016
Türk Yurdu Mayıs 2016
Mayıs 2016 - Yıl 105 - Sayı 345

Basılı: 12 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele