Cumhuriyet, Milli Devlet ve Türkçülük Davası

Mayıs 2015 - Yıl 104 - Sayı 333

        

         

         

        Osmanlı Devleti çözülme sürecine girdiğinde, Türkçülük bir siyasi düşünce akımı olarak ortaya çıktı. Devletin egemenliğindeki millî gruplar, milliyetçilik gücüyle bağımsızlık mücadelesine girdi ve kendi devletlerini kurmaya girişti. İmparatorluğun kurucu sahibi Türklerin geleceğinin ancak Türkçülük siyaseti ile kurtulabileceği anlaşıldı. Türkçü aydınlar, Türk milletinin istiklali ve istikbali için her yönden seferber oldular. Cephede savaştılar, gazete ve dergilerde yazılar yazdılar, okullarda eğitimcilik yaptılar… Cumhuriyet’in kuruluşunda etkin görev aldılar. Hayal ettikleri “millî devlet”in kuruluşu ve milletin yükselmeye başlaması hepsini heyecanlandırdı, ama ne yazık ki bu heyecanları uzun sürmedi. 1931 yılında Türk Ocaklarının kapatılması, 1944 yılında Türkçülük yaptıkları için Atsız ve arkadaşları hakkında dava açılması, 1953 yılında Milliyetçiler Derneğinin kapatılması, 1960’lı yıllarda milliyetçilerin bürokrasi ve üniversitelere sokulmaması, 1980’de Türk milliyetçilerinin siyasi organizasyonlarında (MHP, ÜGD, ÜOD) görev alanların Mamak zindanlarında işkenceye alınması ve haklarında davalar açılması ibretlik olaylar olarak tarihe geçti.

        Türkiye Cumhuriyeti, Türk milletinin bağımsız ve egemen millî devletidir. Türk millî devletinin kurulması ve millî politikalarla yönetilmesi, Türkçülerin en büyük arzusudur. Fakat kendilerini milliyetçi olarak sunmalarına rağmen bu çizgide davranmayanlar, Türkçüleri üzer ve tepkilerini çeker. Bu bakımdan millî devletimizi yönetenler ile Türkçülüğü bir dava olarak benimseyenler arasında zaman zaman mücadeleler yaşanmıştır. 3 Mayıs 1944 tarihi, bu mücadelenin sembolü gibidir. Bu dosyamızda, 3 Mayıs vesilesiyle, dünyada millî devletler, Türkiye’de Cumhuriyet’in ilanıyla başlayan millî devlet olma süreci ve Türkçülük davasını ele aldık. Küresel çağda millî devlet, milliyetçilik olgularının akıbetleri üzerine tartışmalar yürütülürken biz de kendi yakın tarihimizi analiz etmek istedik. Yaşadığımız günlerde millî devletimizin, bir taraftan küreselleşmenin bir taraftan etnik bölücülüğün bir taraftan kozmopolit aydınların saldırısı bir taraftan da bir türlü millî olamayan yönetimlerin yarattığı tehditleri altında olması bizi rahatsız ediyor.

        
Milletin varlığı, tarihsel ve sosyolojik bir olgu olarak görülüyor. Bu olgusal gerçekliğe dayalı olarak kurulan millî devletlerin küreselleşme karşısında yok olmaları bir tarafa, yeni dünya sisteminde tarihin yeni aktörleri olacağı düşünülüyor. Son yıllardaki gelişmeler, tarihte büyüklüğünü göstermiş milletlerin dünya güç dengelerinde tekrar önemli roller alacaklarını göstermekte. Dolayısıyla Türkiye’yi zayıflatacak ve tehlikeye sokacak her türlü yanlıştan kaçınmak gerekir. Bu dosya bunun için önem arz ediyor. Dosyamıza Prof. Dr. Mustafa Turan “Türk Millî Devleti’nin İnşasında Tarihî Süreç ve Gerekçeler”, Doç. Dr. Erdal Aksoy “Mümtaz Turhan’a Göre Batı Avrupa’da Millet İnşa Süreci”, Prof. Dr. Şenol Durgun “Ulus İnşa Sürecinde Irkçı Tesirler”, Prof. Dr. Fatma Açık “Yeri Olanın İli Olur, İli Olanın Dili Olur”, Prof. Dr. Mustafa Yılmaz “Millî Şef: İsmet İnönü”, Rüştü Kaya “Osmanlı Modernleşmesinin Son Halkası: Cumhuriyet”, Ömer Özcan “Türkçülüğe Karşı Haçlı Seferi: 3 Mayıs 1944” başlıklı yazılarıyla katkıda bulundular. Ayrıca, Türkçülük Bayramı’na vesile olan, millî devlet tarihimizde ibretlik bir hadise olarak 3 Mayıs 1944 olaylarını muhterem büyüğümüz Yücel Hacaloğlu ile konuştuk. İlgiyle ve ibretle okunacağını umuyoruz. Bu vesileyle dosyamıza katkı sağlayan değerli zevata ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.

         


Türk Yurdu Mayıs 2015
Türk Yurdu Mayıs 2015
Mayıs 2015 - Yıl 104 - Sayı 333

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele