“Türk Halklarının Birliğinde Büyük Yol Kat Olmuştur”

Nisan 2016 - Yıl 105 - Sayı 344

        "Türk Halklarının Birliğinde Büyük Yol Kat Olmuştur"

        Uluslararası “İpek Yolu’nun Yükselişi ve Türk Dünyası” Bilgi Şöleni hakkında Çağdaş Gelişim Sosyal Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mübariz Göyüşlü, izlenimlerini Azerbaycan "Bizim Yol" gazetesi ile paylaştı.

        Sovyet rejiminin dağılması sonucu 5 Türk devleti (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan) bağımsızlığını ilan edip, bağımsız devletlerin sırasında yerini almış oldu. Rejimin yıkılması ile yetmiş yıl Türk halklarının tek temsilcisi rolünü oynamış Türkiye devleti ve SSCB'nin içinde yaşayan diğer Türk kardeşlerinden ayrı düşmüş 5 Türk devleti için yeni bir sayfa açılmış oldu. Türk devletlerinin başkanları siyasi, ekonomik, kültürel ve diğer alanlarda ilişkilerin güçlenmesine hizmet eden sistemli faaliyetin temelini koymakla ebedi kardeşlik bağlarının güçlenmesine zemin yarattı.

        Bugün uluslararası hukuk kurallarına göre, devlet olarak bilinen 6 bağımsız Türk devleti olsa da uluslararası arenada henüz tanınmayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte 7 Türk devleti mevcuttur. Son 25 yıldır Türk devletleri arasında yakınlaşma ve işbirliğinin güçlendirilmesi yönünde çeşitli uluslararası birlikler kuruldu ve anlaşmalar imzalandı.

        Bugün Türk devletlerinin uluslararası âleme entegrasyonu, elde ettikleri ekonomik başarıları ve gelişmeleri sevindirici olsa da kenar kültürlerin etkisinden korunmak için uygun önlemler alınmalıdır. Yabancı etkilerden korunmak yönünde görülecek tedbirlerden en önemlisi aynı dil, ırk ve ortak kültürel geçmişe sahip olan Türk topluluklarının kendi aralarında ilişkilerini ve yakınlaşmayı güçlendirmektir.

        Mart ayının 3. ve 4. günlerinde Ankara'da gerçekleştirilen, Uluslararası "İpek Yolu’nun Yükselişi ve Türk Dünyası" adlı bilgi şöleni bu açıdan önemli bir katkı oldu. Konferansta yer alan, "Çağdaş Gelişim" Sosyal Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mübariz Göyüşlü, izlenimlerini "Bizim Yol" gazetesi ile paylaştı.

        - Mübariz bey, Türkiye'de bu günlerde yapılan bilimsel konferans neyle ilgili idi?

        - Uluslararası "İpek Yolu’nun Yükselişi ve Türk Dünyası" adlı konferans Türkiye'nin Türk Ocaklarının organizasyonu ve TC Başbakanlık Tanıtım Fonu desteğiyle 3-5 Mart 2016 tarihinde Ankara'da gerçekleştirildi. Konusuna, katılımcıların sayısına ve önemine dikkat edersek, uluslararası konferansın çok muhteşem geçirildiğini ve Türk dünyasındaki tüm alanlara ışık düşürdüğünü söyleyebiliriz. İpek Yolu’na ve Türk dünyasının birliğine adanan uluslararası konferansta 100'den fazla bilim adamı yer alıyordu ki, onların da 30'u diğer ülkelerden, özellikle de Azerbaycan'dan katılmıştı.

        - Yetkililerden kimler katılmıştı?

        - Uluslararası konferans "Üç Gönülden İpek Yolu" adlı resim sergisiyle açıldı ve açılış konuşmasını Türk Ocakları Yönetim Kurulu üyesi, İpek Yolu Bilgi Şöleni Koordinatörü, Dr. Fahri Atasoy yaptı. Daha sonra TÜRKSOY Kazakistan temsilcisi Malik Otarbayev, Uluslararası Türk Akademisi Başkanı Prof. Dr. Darhan Kıdırali, Türk Keneşinin Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Kocaman, Sakarya Milletvekili Prof. Dr. Mustafa İsen, Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden Adnan Tüzen, Millî Kütüphane Başkanı Zülfi Toman konuşma yaparak bilimsel konferansın önemini ve ondan beklentilerini dile getirdiler.

        - Tartışılan konular ve katılımcılar hakkında ne söyleyebilirsiniz?

        - Tarih, kültür, sanat, siyaset, ekonomi, etnografya, eğitim, uluslararası ilişkiler, sivil toplum kurumları, medya vb. çok sayıda konuların görüşülmesinde, 100'den fazla bilim adamı katıldı. Konferans 3-4 Mart'ta üç farklı salonda sabahtan-akşama kadar aralıklarla devam ettirildi. Bu süreçte konferans katılımcıları kendilerine ayrılan zamanı etkin kullanarak, konuyla ilgili sunduğu makaleyi kısa notlarla katılımcılara bildirdiler.

        Konferansa katılan herkesin zengin bilgiler elde ettiğini söyleyebiliriz. Hem katılımcılar hem çıkışlar açısından zengin olan toplantının diğer bir önemli tarafı Türkiye'den ve çeşitli ülkelerden katılan aydınlar arasında ilişkilerin kurulması, fikir alış-verişinin olmasıdır. Azerbaycan'dan toplantıya her zamanki gibi, geniş bir heyet katıldı. Farklı üniversitelerden, Azerbaycan Millî Bilimler Akademisi’nin çeşitli enstitülerini temsil ediyorlardı. Ben konferansa Bakü Devlet Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi ve "Çağdaş Gelişim" Sosyal Birliği'nin temsilcisi olarak katılmıştım.

        - Konferansın ne gibi sonuçları oldu?

        - Bu tip konferansların kısa sürede sonucunun olacağını söylemek doğru olmaz. Böyle toplantıların faydası uzun süreli düşünülüyor ve Türk dünyasının, İpek Yolu'nun gelecek stratejisi hazırlanıyor. Burada sunulan makaleler, gerçekleştirilen konuşmalar bu açıdan çok önemlidir. Toplantıya çeşitli alanlarda profesörlerin, araştırmacıların, aydınların vb. katılması, onların yıllardan beri topladığı bilgileri, bilgiyi bizlerle paylaşması, bu makalelerin ileride bir kitap olarak yayınlanacağının duyurulması en önemli makamlardandır.

        Tabii ki, medyanın Türk milletinin geleceği için önemli olan bu konferansa dikkatinin yeterince olmaması, burada yapılan hizmetlerden daha geniş toplumun haber tutmasında sorun yaratır. Çok önemsiz ve bazen de toplum için tehlikeli bir olayı günlerce tekrarlayarak yayınlayan medyanın, bu gibi meselelerden kendisini habersiz olarak yürütmesi rahatsızlık. Hem bu tip toplantıları, hem buradaki konuşmaları, hem de makalelerden oluşacak kitaplardaki ilginç önerileri, fikirleri yaygınlaştırmak gerekiyor.

        - Türk dünyasının birliği ve gelecek entegrasyon hakkında ne gibi fikirler söyleyebilirsiniz?

        - Ben bu konuda çok umutluyum ve düşünüyorum ki, bu yönde çalışan insanların çabaları sonuç vermektedir. Doğrudur ki, süreç çok ağır bir şekilde gerçekleşir, çok sayıda sorunlar hâlâ mevcudiyetini korur. Ama geriye bakıldığında - Türk Keneşinin oluşturulmasını, Türk Parlamentosu'nun varlığını, TÜRKSOY, Uluslararası Türk Akademisi gibi kurumların varlığını görünce, bunlar önemli sonuçlar gibi değerlendirilebilir. Yani bu doğrultuda büyük yol kat edildi.

        Türk devletlerinin her yerinde aydınların, milliyetçi grupların entegrasyona verdikleri katkılardan bakınca umut daha da artıyor. Sadece bana öyle geliyor ki, tüm bu faaliyetlerin ve kuruluşların yaptıkları işlerin, gerçekleştirilen etkinliklerin, konferansların, toplantıların, tartışmaların, baskı ürünleri vb. koordineli olarak gerçekleştirilmesi gerekir. Bazen bakarsınız, aynı bir konu tekrar tekrar şekilde birkaç kez tartışmaya açılır ve her bir kurum da bunu diğerinden habersiz yapabilir.

        Sonuçta belli bir seviyeye gelmek zaman alır, geç kalınabilir. Bu nedenle koordinasyon ve karşılıklı yararlı bilgi alışverişini daha da artırmalıyız. Bu konuda önümüzdeki günlerde ayrıca bir makale ile analiz yapmayı düşünüyorum, çünkü bu, şu anda önemli bir mesele olarak entegrasyon sürecine etki etmektedir.

         


Türk Yurdu Nisan 2016
Türk Yurdu Nisan 2016
Nisan 2016 - Yıl 105 - Sayı 344

Basılı: 12 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele