Kazakistan’ın Latin Alfabesine Geçiş Sürecinde Tartışmalar Ve Bugünkü Durum

Ocak 2015 - Yıl 104 - Sayı 329

        Alfabeyi bazı bilim adamları sadece bir simge olarak kabul ederken bazıları onu milletin düşünce yapısını, kültürel eğilimini, dünya görüşünü etkileyebilecek siyasi bir unsur olarak görmektedirler. Ülkelerin alfabe değişikliğini gerçekleştirdikten sonra eğitim, kültür, siyaset alanındaki değişimlere bakılacak olursa alfabenin bir ülkenin geleceğini, yabancı ülkelerin onunla ilgili görüşlerini önemli derecede etkileyen bir öge olduğu ortaya çıkacaktır. Nitekim Kazakistan’da Kiril alfabesinin kullanıldığını öğrenen birinin aklına gelecek ilk düşüncenin, bu alfabenin eski SSCB’de kullanıldığı ve Rusya’da hâlâ kullanılmaya devam ettiği hususu olacağı, tartışılmazdır. Kazakistan’da artık Latin harflerine geçildiğini öğrenen yabancı kimseler, ülkenin Rusya etkisinden uzaklaşarak Batı dünyasıyla daha yakın ilişki kurmak istediğini, Türk dünyasıyla entegrasyonu hızlandırma arzusu içinde olduğunu düşünecektir. Son yıllarda Kazakistan’ın gündeminden düşmeyen Latin’e geçiş süreci bu sebeple tüm dünyanın ilgisini çekmeye devam etmektedir. 

         

        Alfabe reformu esnasında bunun karmaşık bir süreç olduğu göz ardı edilmemeli, Latin’e geçiş dikkatli bir şekilde yapılmalı, yoksa tıpkı Özbekistan gibi kitap yetersizliği, Latin alfabesinin teknik açıdan sorunlu olma ihtimaliyle karşı karşıya kalınabilir (Garibova, 2012: 86-87).

         

        Kazak yazı dilinin kaynağı olarak Orhun kitabelerinde korunmuş ve ilk olarak 1893’te İsveç bilim adamı Thomsen tarafından okunmuş olan eski Türk yazısı kabul edilir. Türk yazısını Arap harfleri temelinde yazma yöntemi Tatar aydını İsmail Gaspıralı tarafından geliştirildi. Bu yöntemden yola çıkarak Kazak aydını A. Baytursınov Kazak dili için 28 harften oluşan Arap harfli alfabe hazırladı. 1929’a kadar ülkede bu alfabe kullanıldı. Kazak alfabesini iki defa değiştiren Sovyet yönetimi 1929’da 29 harften oluşan Latin alfabesini, 1940’ta ise 42 harften oluşan Kiril alfabesini getirdi. Özellikle ikinci reform Kazakçanın özelliklerini hesaba katmadan zorla dayatılmış ve gelişmesini engellemiştir. (Şaripbay, 2013: 48-49). Kazakçanın alfabe serüveni kısaca bu şekilde özetlenebilir.

         

        Kazakistan’da Latin harfleri yararına öne sürülmüş argümanları teknolojik, lengüistik ve kültürel-siyasi başlıklar altında toplayabiliriz. Bunlardan teknolojik argüman, Latin’e geçişin temel argümanı olarak 2006’da Kazakistan Halkları Asamblesi XII Kongresi’nde Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev tarafından resmen dile getirilmiştir. Ancak devlet başkanıyla hükümet temsilcileri tarafından bu argümanın özellikle vurgulanması, yönetimin bu konunun siyasallaşmasını önleme isteğiyle açıklanabilir, çünkü Kazakistan Cumhuriyeti devlet politikasının en önemli önceliklerinden biri siyasi (etnikler arası) istikrarın korunmasıdır (Kozırev, 2011: 10).

         

        Önerilen alfabe versiyonlarından teknolojik istikameti destekleyenler gençlerin bilgisayar ortamında daha kolay ve rahat çalışması için 26 harften oluşan klasik Latin alfabesini hiçbir harf eklemeden olduğu gibi kabul etmekten yanadır. Lengüistik istikameti destekleyenler ise Latin’e geçiş yapılırken kuralların Kazak fonetiği tarafından dikte edilmesi gerektiğini savunmaktadır. (Konırov, 2013). Kültürel-siyasi istikameti destekleyenler Latin’e geçişin toplumun gelişmesi bakımından stratejik önem taşıdığını ileri sürmekle birlikte her türlü “teknik açıdan rahatlatacak” projeye karşı çıkarak yeni harflerin mutlak surette Kazakçanın fonetik yapısını yansıtması taraftarıdır. Bu istikameti destekleyenler Latin harflerinin Türk dilleri için daha uygun olduğu görüşündedirler (Kozırev, 2011: 9-10).

         

        Cumhurbaşkanının siyasi konular danışmanı Yermuhamet Yertısbayev’in gazeteciye verdiği röportajda Latin’e geçiş hususunu Kazakçanın “uluslararası dil” olduğu yönündeki görüşüyle desteklemesi dikkate değerdir: “Kazak Dili bir bakıma uluslararası bir dildir. Devlet dilinde biz Kırgızlarla, Özbeklerle, Türkmenlerle, Azerilerle, Tatarlarla, Başkurtlarla, Türklerle, Kürtlerle konuşabiliriz. Bu yüzden benim fikrime göre küreselleşmenin yanı sıra Kazakistan’ın tüm dünyayla yoğun uluslararası ilişkileri göz önünde bulundurularak Kazakçanın Latin alfabesine geçiş süreci hızlandırılmalıdır. Türk Dili konuşurlarının sayısı yaklaşık 200 milyondur. Bu açıdan bakıldığında tüm Türk dünyasının Latin harflerine geçmesi önem arz etmektedir.” Onun dediklerine göre Latin harflerine geçiş devlet dilinin gücünü arttıracak ve Kazakçanın Türk dünyasında yeni bir nitelik düzeyine çıkmasına yol açacaktır (Tengrinews.kz 03.06.2011).

         

        Hem teknolojik hem kültürel-siyasi istikametlerin görüşlerini kabul eden Kadir Jusip’in fikrine göre Latin harflerine geçiş haberleşme alanını benimsemeye, İngilizce öğrenmeye ve en önemlisi Kazakların da bir dalını oluşturduğu Türk halklarına yakınlaşmaya yardımcı olacaktır. Alfabe değişikliği, Kazakistan’ın diğer Türk halklarıyla anlaşmayı, ekonomik sürece entegre olmayı kolaylaştıracaktır (Kuanışeva, 2013).

         

        Er ya da geç Kazakçanın Latin alfabesine geçeceğinden emin olduğunu belirten Kazakistan Cumhuriyeti Kültür Bakanı Muhtar Kul-Muhammed, alfabenin ulusal çehresinin olmadığı görüşündedir. Onun fikrine göre harfler sadece işaretlerdir ve bir alfabeden başka bir alfabeye geçiş esnasında hiçbir şekilde siyasetin söz konusu olmaması gerekir (Tengrinews.kz 09.11.2010). Oysa Kazakistan Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı Felsefe Politoloji ve İlahiyat Enstitüsü uzmanı Rustem Kadırjanov alfabe değişikliğinin ortaya çıkacak neticelerin derinliği bakımından siyasi ihtilal, ekonomik gelişim safhasının değişmesi ve toplumdaki diğer kökten değişikliklerle kıyaslanabileceği fikrindedir. Latin’e geçişin Sovyet mirasından kurtulmak için şart olduğunu belirten Kadırjanov, Kiril harfleriyle yazılmış devasa eserlerin ziyan olacağı endişesini taşıyanları da alfabe değişikliğinin Sovyet döneminden kalan sadece gerekli gördükleri eserleri Latin’e çevirerek, diğerlerinden kolaylıkla kurtulabilecekleri bir tür filtre olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek bir bakıma rahatlatmaya çalışmaktadır (Kadırjanov, 2013:4).

         

        Görüldüğü üzere Kiril harflerinin yerine Latin harflerini kullanmaktan yana olanlar kendi fikirlerini destekleyecek argümanlara sahiptir. Ancak Kazakistan’da Kazakçanın Latin harflerine geçişine karşı çıkanlar da yok değildir.

         

        Ekonomik argümanı ileri süren Latin’e geçiş karşıtları söz konusu projenin büyük finans giderine sebep olacağı endişesindedirler. Karşı olanların siyasi argümanınaysa Russiankz.info sitesi gibi daha çok “Rus” medyasında rastlanmaktadır. Bu tür kaynaklarda Latinleşme projesi “Kazakistan’ı Rusya’dan koparacak proje”, “İkili ilişkilerin zorlaştığı dönemlerde Kazakistan yönetimi tarafından Rusya’ya siyasi şantaj aracı” şeklinde yorumlanmaktadır. Söz konusu yayınlarda, Kazak alfabesini Latinleştirme projesi “Rusya karşıtı” ulusal proje şeklinde değerlendirilmekte olup bu tasarının Kazakistan Cumhuriyetiyle Rusya Federasyonu arasındaki işbirliğinin zayıflamasına, Kazakistan içinde etnikler arası ilişkilerin kötüleşmesine, Slav nüfusunun ülke dışına akışının artmasına yol açacağı ileri sürülmektedir. Ayrıca bu projenin Kazak etnosunun kendisi için de “Kazakçanın devlet dili olarak gelişmesini yavaşlatması”, “Kazaklar arasında eğitim oranının azalması” gibi olumsuz tesirlerinin olasılığı üzerinde durulmaktadır (Kozırev, 2011: 11).

         

        Kazak bilim adamlarının Latin’e geçişe itiraz ederken kendilerine has endişelerinin olduğunu görebiliriz. 

         

        Tarihçi Nurlan Yesentayev’a göre Latin’e geçiş Kazak dili ve kültürü için bir tehdit niteliği taşımaktadır. Çünkü Kiril harfleriyle okuyup yazan insanlar Latin harfleriyle yazılmış metinleri tam olarak algılayamadıkları için Kazak gazetelerini okumaktan vazgeçeceklerdir. Bu durum ise bir yere yok olmayıp mevcudiyetini sürdüren Rusçanın güçlenmesi anlamına gelecektir. Kazakça öğretmeni Djılıspayeva ise son zamanlarda Kazakça öğrenmek isteyenlerin sayısında artış olduğunu, böyle bir durumda aniden Latin’e geçişin her şeyden önce söz sahibi olmayan milletleri ürkütebileceği ve onların devlet dilini öğrenme isteğini yok edebileceği düşüncesindedir (Kanafina, 2011: 9).

         

        Alfabe reformuna karşı çıkanların bir kısmıysa “Dil teknolojiye değil, teknoloji dile uydurulmalı” görüşünü ileri sürmektedir (Muhtasırova T., Musayev K., 2004).

         

        Tüm bu tartışmalara rağmen Latin’e geçiş sürecinin aksadığını veya pratikte uygulanmaktan uzak olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü son yıllarda Latin harflerini kullanan Kazak sitelerinde önemli bir artış göze çarpmaktadır. İnform.kz, Government.kz, Bnews.kz gibi bazı sitelerde Kiril harflerinin yanı sıra Latin harfleri de kullanılmaktadır. Ancak her site Latin alfabesinin kendi versiyonunu oluşturmuş durumdadır. Misal olarak Türk akademisinin açılışıyla ilgili B.news sitesinde yayımlanmış habere bakabiliriz:

         

        “Memleket basşısı “Türki Akademïyasın qurw twralı kelisimdi ratïfïkacïyalaw twralı” Qazaqstan Respwblïkasınıñ zañına qol qoy`dı”,-delingen xabarlamada.” (http://bnews.kz/la/news/post/233939/)

         

        Dilbilimci A. Fazıljanova’ya göre değişik sitelerde kullanılan Latin alfabe versiyonları genel olarak aynı olup farklılıklar Kazakçaya has spesifik seslerden kaynaklanmaktadır. Latin harfli sitelerin ortaya çıkmasına artan talebin sebep olduğunu söyleyen Kazakistan Cumhuriyeti Kültür ve Enformasyon Bakanlığı Dil Komitesi Başkan Yardımcısı Şerubay Kurmanbayulı’nın, “…Bilim adamlarının kullanılacak olan Latin harfleri konusunda tek bir fikre varmalarının zamanı gelmiştir. Şu an tartışmalar bir iki harf veya bir küçük işaret etrafında dönmektedir. Bu sorun en yakın zamanda çözülecektir. Ondan sonra Latin’e geçildiği hususu halka ilan edilebilecek ve bu doğrultuda ilerlenebilecektir” sözleri, Kazakistan’ın Latin’e geçiş sürecinin yakın gelecekte tamamlanacağının işareti niteliğindedir (Mukankızı: 2013).

         

        Sonuç

        Kazakistan’ın Latin harflerine geçişi etrafındaki tartışmalar günümüzde de hararetli bir şekilde devam etmektedir. Devlet düzeyinde bu sürecin daha çok Türk dünyasıyla entegrasyon olmak üzere farklı argümanlar ileri sürülerek tamamen desteklendiğini görmek mümkündür. Sürece karşı olanlar genel olarak Rusya’yla ilişkilerin bozulmasından veya Rusya etkisinden uzaklaşmaktan endişe duyan Ruslar ya da alfabe reformundan kaynaklanacak zorluklardan tedirgin olanlardır.

         

        Şu ana kadar önerilen Latin alfabesi versiyonlarından hangisinin seçileceği konusunda son karar verecek olan Kazak Dilinin Latin Alfabesine Geçişi Hususundaki Devlet Komisyonu’dur.

         

        Bununla birlikte süreç tartışmalarla sınırlı kalmayıp, çoktan uygulama aşamasına geçmiş durumdadır. Birçok Kazak sitesinin Latin harfli versiyonları büyük talep görmektedir. Alfabe reformunun resmen ilan edilmesinden önce bazı siteler tarafından uygulanıyor olması Latin’e geçişi kolaylaştıracağı ve hızlandıracağı muhakkaktır. Önerilen Latin alfabesi versiyonlarının incelenmiş olduğunu göz önünde bulunduracak olursak ortak bir fikrin ortaya çıkmasının an meselesi olduğunu söylemek mümkündür.


Türk Yurdu Ocak 2015
Türk Yurdu Ocak 2015
Ocak 2015 - Yıl 104 - Sayı 329

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele