Türkiye’nin Gerçekleri

Mart 2016 - Yıl 105 - Sayı 343

        Türkiye’nin Gerçekleri

        Siyaset kurumu, bilim ve felsefenin ışığında bir yol geliştiremezse sürekli hata yapar. Ülkenin geleceğini etkileyen önemli kararlar hata kaldırmaz. Ülke ve millet bundan zarar görür. Uzun yıllar heba edilmiş olur. Hâlbuki dünyada hüküm süren milletler mücadelesi, çok hızlı ve dinamik kararlarla sürmektedir. Bunu kendi lehimize çevirmenin yolu, hakikate uygun, bilgi ve akıl öncelikli davranmaktan geçer. Bunun için bir ülkenin aydınları bilgi ve düşünce üreterek siyasete yol göstermelidir. Bilgi ve düşünce, karanlığı aydınlatır. Aydın olmak, milleti için ışık olmayı gerektirir. Aydın, siyasetin memuru olamaz, oluyorsa aydın olamaz. Aydın, bir yerin emrine girerse gerçekleri söyleyemez ve yazamaz. Aydın, kimseye bağımlı ve muhtaç olmamalıdır.

        Türkiye, bir ülke olarak kendi gerçekliği içinde değerlendirilmelidir. Bu sosyal gerçekliğin birçok boyutu vardır. Bu boyutlar hakkında farklı bilim alanlarında, yetersiz olsa da birtakım çalışmalar yapılmakta ve bilgi üretilmektedir. Fakat bu bilgiler ilgili kişiler ve kurumlar tarafından değerlendirilmezse olumlu yansıması olmaz. Bu yüzden Türkiye, istenen ve beklenen atılımları yapamamaktadır. Siyaset, ülkeyi yönetme konusunda başarısız olmakta, bürokrasi problem çözemez durumda kalmakta, kurumlar kendilerini yeni şartlara göre geliştirememektedir. Hâlbuki ülke gerçekleri doğru tahlil edilebilir ve bu bilgiler kullanılabilirse doğru çözümler üretilir. Bu düşünceleri zihnimizde uyandıran o kadar çok olay var ki, burada saymak mümkün değil. Dergimizin sayfalarında bu tür değerlendirmeleri birçok yazıda sunuyoruz ve sunmaya devam edeceğiz.

        Mart ayı, birçok önemli olayı bize hatırlatmaktadır. Türk kültürünün Türkistan’dan Rumeli’ye kadar uzanan coğrafyasında ortak bir değer olarak Nevruz ve Türk milletinin geçtiğimiz asırda verdiği varlık mücadelesinin sembolü Çanakkale Zaferi, millet olmamızın belgeleri gibidir. Millet olmamızın belgelerini bir şuur hâline getirme gereği duyan Türkçü aydınların Türk Ocaklarını kurmaları da bu aya tekabül etmektedir. Bu sayımızda, Ortadoğu’daki gelişmeler, terör ve beka sorunu, turan uygarlığı,  ebediyete intikal etmiş milliyetçi şahsiyetler, Çanakkale’de bir kadın kahraman Safiye Hanım, Türk Ocakları tarihi gibi hususlarda kıymetli yazılar bulacaksınız. Derginin baskıda olduğu günlerde, 3-5 Mart tarihlerinde çok sayıda bilim insanının katılacağı Uluslararası “İpek Yolu’nun Yükselişi ve Türk Dünyası” Bilgi Şöleni yapılmış olacak. Bu toplantının kültür ve düşünce hayatımıza önemli katkıları olacağını umuyor, emek verenlere teşekkür ediyoruz. Türklerin İpek Yolu’ndaki hayat mücadelesi, dün olduğu gibi bugün de sürüyor. Bu mücadelenin birliğe dönüşerek yeni bir Turan uygarlığı yaratması dileği ile selam ve saygılar sunuyorum.

        Gelecek sayılarda buluşmak üzere sağlıcakla kalın.


Türk Yurdu Mart 2016
Türk Yurdu Mart 2016
Mart 2016 - Yıl 105 - Sayı 343

Basılı: 12 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele