Diasporada Ermenilerin Ermenilere Suikastları

Nisan 2015 - Yıl 104 - Sayı 332

        Türkiye’nin karşılaştığı en eski terör hareketlerinden biri olan Ermeni terörü 1890’lı yıllardan başlayarak günümüze kadar devam eden bir olgudur. Başlangıcından 1980’li yıllara devam eden Ermeni terör hareketleri şekil ve kısmen içerik değiştirse de bazı açılardan dikkate değer bir devamlılık göstermiştir.1 Komiteci Ermeniler terör hareketlerine Ermeni millî bilincini geliştirmek amacıyla başvurmuşlar, böylece Ermenilerin diğer etnik gruplarla aralarını açmak istemişlerdir2.
Ermenileri amaçları doğrultusunda harekete geçirmeye çalışan örgütler, terörü en etkili yöntem olarak görmüşlerdir. Hınçak ve Taşnak komiteleri, kendilerine taraftar ve destekçi bulmak, ayrıca parasal kaynak sağlamak amacıyla kendi milletinden olanları tehdit ederek, onlar üzerinde baskı kurmuşlardır. Komitelere girmek istemeyenleri tehdit etmişler, bu tehditlere boyun eğmeyenler, komiteciler tarafından izlenerek öldürülmüşler veya yaralanmışlardır. Tüccar ve dükkân sahiplerine, ölüm tehdidiyle bağış isteyen tehdit mektupları göndermişlerdir.

        
Ermeni komitecileri, suikast yapacakları kişileri, başta patrik ve din adamları olmak üzere, Ermeni toplumu içinde belirli mevkiiler edinmiş, Ermenilere yön verebilen, maddi birikimleri olup devletle iyi ilişkileri bulunan kişiler arasından seçmişler, böylece kendi hedefleri doğrultusunda Ermenileri yönlendirmek istemişlerdir3.

        
Özellikle tüccarlar komiteciler tarafından para kaynağı olarak görülmüşlerdir. Tehdit ve suikast yoluyla para toplamak komitelerin resmi politikası hâline gelmiştir. Komiteler bu politikayı sadece Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde değil Balkanlarda, Amerika’da ve Rusya’da uygulamıştır. Ermenilerin göç ettiği yerlere Taşnaklar ve Hınçaklar da gitmişler ve Osmanlı ülkesinde izledikleri terör yöntemlerini diasporaya ihraç etmişlerdir. Komitelerin izlediği bu politika sonucu kısa bir süre sonra tüccarlar vergilerini hükümet yerine ihtilalcilere öder hâle gelmiştir4.

        
Bu makalede Ermeni teröristlerin, Osmanlı ülkesi sınırları dışında yaşayan Ermenilere karşı giriştikleri terör faaliyetleri ana hatlarıyla incelenecektir.
Ermeni teröristlerin etkili olarak faaliyetlerini yürüttükleri ülkelerin başında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gelmektedir. ABD’deki Ermeni terörünün iyi örneğini Tavşancıyan (Tavshanjian) cinayeti ile birlikte New York polisinin ortaya çıkardığı ABD Hınçak hücrelerinin faaliyetleri göstermektedir.

        
Tavşancıyan Cinayeti

        
Yeni Ermeni Hınçakist Komitesi tarafından, New York’ta bulunan zengin Ermeni tüccarlarından on kadarına, tehdit edici mektuplar gönderilerek, ihtilalci amaçlar için harcanmak üzere onar bin dolar vermeleri istenmiştir5. Hınçak komitesi tüccar Ermenilerden zorla topladığı paralarla komite için silah ve malzeme almaktadır6.

        
Halı tüccarı olan Tavşancıyan siyasi faaliyetlere katılmadığı gibi, çevresindekilerin de bu faaliyetlere katılmamasını tavsiye etmektedir. Fakat New York ve diğer ABD şehirlerinde hızla kök salmakta olan Hınçaklar için Tavşancıyan gibi zengin Ermeniler iyi birer haraç kaynağıdırlar. Sıradan işçileri kolayca kandıran ve bazılarının 500 doları bulmayan yıllık maaşlarının 200 dolara kadar olan kısmını alabilen Hınçaklar, 1907 yılında Tavşancıyan ve benzeri tüccarlara en düşük “bağış” miktarı 10.000 doları bulan haraç talebinde bulunmuşlar ve tehdit mektupları göndermiştir. Gulbenkian kardeşler gibi bazı isimlerden ise 25.000 dolar talep edilmiştir. Eğer talep edilen miktar ödenmezse ölüm kaçınılmazdı7.

        
Cinayetten bir gün önce son defa uyarılmış olan Tavşancıyan, tehdit mektuplarını tüm uyarılara rağmen önemsememiş ve çevresindeki işadamlarından da parayı ödememelerini istemiştir. Fakat bu hareketleri ona pahalıya mal olmuştur. Hınçak Komitesi üyesi olduğu polisin yaptığı araştırmalar sonucu ortaya çıkan katil, uzun bir izlemeden sonra 22 Temmuz 1907 günü New York’un önemli iş merkezlerinden birinde bulunan bürosuna dönerken ve en yoğun saatte Tavşancıyan’ı vurmuştur. Katil 5 el ateş etmiş, kurşunlardan 3’ü Tavşancıyan’a isabet etmiştir. İlginç olan pek çok Ermeni siyasi cinayetinde olduğu gibi bu cinayette de kurbanın arkadan vurulmuş olmasıdır8.

        
Hınçakların Tavşancıyan cinayetinin işlendiği saatlerde diğer Ermeni işadamlarına gönderdiği tehdit mektubunun metni şöyledir: “Bizler az önce bizim taleplerimizi kabul etmeyen ve sizlere de ödememenizi tavsiye eden Tavşancıyan’ı öldürdük. Ona neler olduğunu şimdi gördünüz. Bu durumda uyarımızı ciddiye alın ve sizden istenen parayı ödemeye hazır olun. Eğer ödemezseniz sadece iki hafta yaşayacaksınız”9.

        
Kendi iş güçleriyle meşgul olan namus sahibi Ermeniler bu durumdan oldukça rahatsız olmuşlar ve komitecilerden nefret etmeye başlamışlardır. Bu işi gerçekleştiren komiteciler, ya pek zenginler veya halkı soyup zengin olmak fikrine düşen fakir Ermenilerdir10.

        
Katil Mamuratülaziz vilayetinden Bedros Hamparsumyan adlı Ermeni’dir. Bir hafta boyunca Tavşancıyan Efendi’yi takip etmiş, ona arkadan yaklaşarak, kısa mesafeden beş el ateş etmiştir. Hemen yakalanan katil, cinayeti politik sebeplerle işlediğini söyleyerek eylemin tüm sorumluluğunu üstlenmiştir11.

        
Bu cinayetle bağlantılı olarak, New York polisinin yaptığı araştırmalar sonucu Hınçak Komitesi’nin Amerika’daki faaliyetleriyle ilgili birçok gerçek ortaya çıkmıştır.
Öncelikli olarak; İstanbul’da işlenen Apik Uncuyan cinayetinden sonra New York’ta yaşayan zengin Ermeni tüccarlarına İstanbul’dan tehdit mektupları gönderildiği anlaşılmıştır. Bu mektuplarda, onlardan ihtilalci faaliyetlere katkıda bulunmaları için 10.000 dolar istenmiştir. Bu tüccarların içinde Tavşancıyan da bulunmaktadır.
Gerçekte ise bu mektupların İstanbul’da yazılmadığı, New York’ta yazılarak, geri postalanması için İstanbul’a gönderildiği ortaya çıkmıştır. Bu tehdit mektuplarının zengin Ermeni tüccarların eline geçmesinden hemen sonra Amerika’da Hınçakistlerin şefi olarak bilinen Ermeni Papaz Martougesian, tüccarların yanlarına giderek onları bu parayı ödemeye ikna etmeye çalışmaktadır.

        
Tavşancıyan Efendi’yi öldüren kişi ve onu teşvik edenler New York Cinayet Mahkemesi’nde yargılanmışlardır. Bu kişilerin yargılanmaları esnasında, görüşmelerde bulunmak üzere adı geçen komitenin, New York’ta toplantı yapacağı öğrenilmiş, New York Polis İdaresi nezdinde yapılan teşebbüsler sonucu, New York polis müdürlerinden Mister Vuds, komitenin toplantı yapmasını engellemiştir. Bunun üzerine adı geçen komite üyeleri, 28 Haziran’da, New York’ta gizli olarak toplanmışlardır.

        
Bu toplantıya başkanlık eden Doktor Abkaryan ile Hınçakyan Komitesi’nin New York Şubesi Reisi Moşih Şahinyan konuşmalar yapmışlar, New York Polis İdâresi’nin engellemesinden dolayı toplantılarının ertelendiğini, bu defa gizli olarak toplanmak zorunda kaldıklarını, Papaz Martougesian’ın güya New York’taki Ermeni tüccarının iftiralarına kurban olduğunu, çünkü adı geçen tüccarın Osmanlı ülkesi ile olan ticari münasebetlerine zarar getirmemek üzere, Osmanlı hükümetinin de baskılarını artırmasıyla, mahkeme huzurunda yalan yere yemin ederek Papaz Martougesian’ın kendilerinden ko­mite adına para talep ettiğini ve vermedikleri takdirde öldürüleceklerini tehdit edici bir tarzda kendilerine söylediğini itiraf ettiklerini, bunun da adı geçen papazın mahkumiyetine sebep olduğunu, Tavşancıyan gibi Ermeni tüccarının öldürülmesine üzülmenin doğal olduğunu, fakat bu gibi zengin tüccarın Ermenilerin menfaatlerine hizmet eden komiteye yardım etmeyi kabul etmemelerinden dolayı gördükleri cezayı hak ettiklerini açıklamışlardır.

        
Yine bu toplantıda, Sivaslı Mihran tarafından yapılan konuşmada da, Hınçakyan Komitesi’nin merkez şubesinin Kıbrıs’ta bulunduğu, komite tarafından öldürülmesine lüzum görülen şahısların ortadan kaldırılmalarına, öncelikle ora tarafından karar verildiği ileri sürülmüştür.

        
Osmanlı Devleti’nin Washington sefirinin, Amerika Hariciye Nezareti ve New York Polis İdaresi nezdinde yaptığı ciddi teşebbüsler neticesinde, adı geçen komite aleyhinde etkili tedbirler alınmış, New York Cinayet Mahkemesi’nde yapılan yargılamalar sonucu, suçlular gereken cezaları almışlar, ayrıca Hınçak Komitesi’nin bir terör örgütü olduğu kayıt altına alınmıştır12.

        
New York Times gazetesi Hınçakların bu işi “zavallı vatanları” için yaptıklarını iddia ettiklerini, oysa kendilerinin topladıkları haraçlar ile lüks bir hayat yaşadıklarını da iddia etmiştir. Gazete “Gizli vatanseverlik karlı bir iş olabiliyor.” demektedir.

        
Tavşancıyan cinayeti diasporada işlenmiş ne ilk ne de son cinayet olmuştur. Tavşancıyan cinayetini andırır bir diğer olay ise Philadelphia’da meydana gelmiş ve 15 yıla yakın bir süre Amerikan Ermenilerinden zengin olanlar üzerinde büyük bir korku yaratan Hınçak üyeleri polis tarafından 25 Nisan 1914’te yakalanmıştır.
Polisin tutukladığı Azmanaz Kazazian ve Garabad Narinian’ın örgüte haraç toplamak ve ölüm tehdidinde bulunmanın yanı sıra pek çok cinayete karıştığı da anlaşılmıştır. Kazazian polise verdiği ifadesinde Türkiye’de 10 Türk’ü pusuya düşürerek öldürdüğünü, Marsilya’da (Fransa) ise bir Ermeni kadını öldürdüğünü kabul etmiştir. Katillerin başka hangi cinayetlerin sorumlusu olduğu ise anlaşılamamıştır. Görüldüğü üzere Hınçakların ve Taşnakların tek hedefi Türkler olmamış, çekilen acılar bir endüstriye yol açmış ve Ermeniler de Türkler gibi bu endüstrinin kurbanları olabilmişlerdir13.

        
Cinayetleri ve tehditleri Hınçaklar adına azmettiren kişinin bir papaz olması ve şebeke içinde Ermeni Apostolik Kilisesi’nin aktif bir rol oynaması Hınçak ve Taşnaklar ile dinî kurumlar arasındaki yakın bağa da dikkat çekmektedir.

        
Tavşancıyan cinayeti ayrıca diasporadaki tüm Ermenilerin aynı olmadığını, aksine pek çok Ermeni’nin siyasi olaylardan uzak durmaya çalıştığını, ancak Hınçak ve Taşnak militan geleneğinin onları zorla olayların içine çektiğini de göstermektedir.

        
Kasbar Vartanyan Cinayeti

        
Yine New York’ta, kendi vatandaşlarını barışa davet etmeyi görev edinmiş, Der Kasbar Vartanyan adlı Gregorien bir papaz öldürülmüştür. Harputlu iki Ermeni onu evlerine davet etmiş, daha sonra boğarak öldürmüşlerdir. Papazın katillerinin de Hınçak Komitesi üyesi olduğu, yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır.
Tavşancıyan cinayetinin kışkırtıcıları oldukları anlaşılan, Papaz Martougesian, Aleksan Arzuyan, Dr. Arşak Der Margosyan, İhtilalci “Young Armenia” gazetesinin başyazarı Sorin Sürenyan ve diğer suç ortakları hapsedilmiştir.

        
Papaz Martougesian’ın örgütün kasası ve pek çok yasadışı faaliyetinin merkezinde olduğu da anlaşılmıştır. Polis sorgusunda Papaz Martougesian yaşanan tüm olayların Türk Hükümeti’nin bir oyunu olduğunu, kendisine karşı Türklerin bir komplo düzenlediklerini, hatta peşinde Türkler tarafından görevlendirilmiş 15 Ermeni casusun bulunduğunu da iddia etmiştir. Ayrıca New York polisi 10 kadar Ermeni’nin ülke dışına Hınçakların emri ile cinayetler işlemek üzere gittiğini, Papaz Martougesian’ın emriyle Paterson’da olduğu gibi Hınçak militanlarının ABD’nin çeşitli bölgelerinde Hınçaklara muhaliflerin toplantılarını basarak dağıttıklarını, muhaliflerini Türk ajanı diye suçladıklarını ve tehdit ettiklerini vs. de tespit etmiştir. Böylece Tavşancıyan’ın akıbetine uğramak üzere olan pek çok zengin Ermeni tam da örgütün istediği parayı vermek üzereyken rahat bir nefes almıştır.

        
Soruşturma sırasında ortaya çıkan gerçeklerden birisi de İstanbul’da Ermeni tüccarlarından Apik Uncuyan’ı öldüren Vartanyan’ın, Papaz Martougesian’ın arkadaşı olmasıdır. Bu kişi aradaki bağlantıyı inkâr etmemiştir14.

        
Mihran Karagözyan Cinayeti

        
Hınçak Ermeni komitesi, New York’ta ikamet eden Ermeni halı tüccarlarından Mihran Karagözyan’a da tehditname göndermiş, komite adına para istemiş ve isteklerinin yerine getirilmemesi durumunda İstanbul’daki kardeşinin hayatının tehlikede olacağını tehditkâr bir tarzda bildirilmiştir.

        
Mihran Karagözyan, bu tehditten korkmuş gibi yaparak, teklifi kabul ettiğini bildirmiş, fakat durumu da polise haber vermiştir. Parayı almak üzere gelen komite elemanlarından Parsih Nevrozyan polis tarafından yakalanarak tutuklanmıştır15.

        
New York Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonucu, Parsih Nevrozyan mahkûm edilmiştir. Bu gelişmeler üzerine Hınçak komitesi, Mihran Karagözyan’ın New York’da büyük bir binada bulunan ticarethanesini yakarak intikam almaya karar vermiş, bir süre sonra, ticarethanenin bulunduğu dükkanda yangın çıkmış, Mihran Karagözyan’ın dükkanı da dâhil olmak üzere bütün bina tamamen yanmıştır.

        
Yangının Hınçakyan komitesi tarafından kasıtlı olarak çıkarıldığı, New York polisi tarafından yapılan ayrıntılı bir tahkikat sonucu anlaşılmıştır. Hınçakyan Komitesinin, Mihran Karagözyan’a göndermiş olduğu çeşitli tehditnamelerin içeriği de bunu doğrulamıştır.

        
New York polisi komitenin önemli reislerinden Aleksan Arzuyan’ı yakalamak istemiş, durumu öğrenen Aleksan kıyafet değiştirerek kaçmayı başarmıştır16.

        
Sagatel Sagouni Cinayeti

         

        
Bağımsız Ermenistan kurma emeli için yüzyıldan fazla süredir çalışan Ermeni teröristler, 1903 ile 1906 yılları arasında birçok Ermeni öldürmüştür. Bu yıllarda Ermeni terör örgütleri kendi içlerinde bölünmüşler, çıkar çatışmalarına girmişlerdir. İngiltere, Fransa, Mısır, Rusya ve İsviçre gibi pek çok ülkede Hınçaklar ve Taşnaklar kendileri gibi düşünmeyen çok sayıda Ermeni’yi öldürmüşler ve diasporayı adeta zorla kendi çizgilerine getirmeye çalışmışlardır. Hatta bizzat örgüt içinde farklı düşünenler dahi örgüt tarafından ortadan kaldırılmışlardır17.

        
Ermenilerin birbirlerini öldürmeleri İngiltere’de de devam etmiştir. Ermeni Hınçak Komitesi Başkanı Sagatel Sagouni Londra’da Nunhead’de konakladığı evin kapısında öldürülmüştür. Öldürülen Sagouni, radikal Ermeni cemiyetlerinden pasif olduğu gerekçesiyle tehditler almış, herhangi bir suikast girişimine karşılık yanında silah ve bıçak da taşımaya başlamıştır. Olay anında kendi silahını ancak katil ona 3 el ateş ettikten sonra çekebilmiştir18. Sagouni’nin cenaze töreni kalabalık olmuş, kilisede düzenlenen cenazesine 5.000 kişi katılmıştır19.

        
Sagatel Sagouni’yi vuranın bir Ermeni olduğu, üzerine 5 el ateş edildiği ve katilin olay yerinden kaçtığı İngiliz basınına yansımıştır. Londra polisi Sagouni cinayetini çözmek için titiz bir şekilde çalışmış, yaptığı incelemeler sonucu katil hakkında yeterli ipucunu elde etmiştir. Katil, cinayetten bir hafta önce Nunhead’de küçük bir barda kalmış, çevreyi araştırmış ve hiç kimseyle irtibat kurmamıştır20.

        
Katilin cebinden Sagouni’nin öldürüldüğü gece satın aldığı bir şapka çıkmıştır. Katilin tanınmamak için Sagouni’yi öldürdükten sonra tıraş olduğu, ayrıca kaçmak için yanında yedek bere ve ceket getirdiği kanaatini oluşturan deliller bulunmuştur. Ermeni Devrimci Komitesi’nden bir kişi yaptığı açıklamada; katilin bir Ermeni olduğunu fakat kendilerinden biri olmadığını, iç bölgelerden gelen birine benzediğini söylemiştir21.

        
Ermeni Devrimci Cemiyeti Başkanı Sagatel Sagouni’nin 26 Ekim’de öldürülmesinin ardından Londra’da iki Ermeni daha öldürülmüştür22. İsimleri Aram Grigorian ve Sigran Szmician olan Ermeniler, Hınçak Cemiyetinin merkezine yakın olan Peckham Rye’de öldürülmüşlerdir. Katil Peckham Rye’de Ermeni merkezinden çıkacak kurbanlarını beklemiştir. Öldürülen Ermenilerin ikisi de Ermeni Merkez Komitesine üyeydiler. Rouben Giobertian ile birlikte yürüyen iki Ermeni’ye arkadan yaklaşan katil onları vurduktan sonra Rouben’e ateş etmiş, fakat isabet ettirememiş ve kaçmaya çalışmış, yakalanacağını anlayınca çıkardığı ikinci bir silahla intihar etmiştir23. Bu öldürme olaylarından sonra Ermenileri büyük bir korku sarmış ve Ermeniler polis koruması olmadan sokağa dahi çıkamamışlardır.

        
Polisin yaptığı araştırmalar sonucu iki Ermeni devrimci üyesini öldürdükten sonra intihar eden katilin adının Karan olduğu ayrıca eskiden Providance’da yaşadığı ve 40’lı yaşlarda olduğu öğrenilmiştir24.

        
Hınçak Partisi’nin kurucularından biri olan Nazarbek, İsviçre’de, Lozan’da bıçaklanmış, fakat ölümcül yaralanmadan kurtulmayı başarmıştır. Hınçaklar, editörlüğünü Nazarbek’in yaptığı Genç Ermenistan adlı bir derginin 1902 yılında 20.000 dolar topladığını fakat bu parayı Ermeni davasına harcamak yerine Nazarbek’in kendi cebine indirdiğini iddia etmişlerdir25.

        
Leon Tourian Cinayeti

        
Diasporada işlenen Ermeni cinayetlerinden en önemlilerinden biri de Amerika kıtasındaki Ermeni kiliselerinin başı olan Başpiskopos Leon Tourian’ın katledilmesidir. Tourian, Manhattan’daki Mukaddes Haç Ermeni Kilisesinde, 24 Aralık 1933 günü ayin başlarken bıçaklanarak öldürülmüştür.

        
Saldırıyı gerçekleştiren iki kişi polis tarafından yakalanmıştır. Bıçaklandıktan sonra sendeleyen ve yere düşen başrahip bilincini kaybetmiştir. Başrahibin koruması onu kilisenin girişine taşımış ve ambulans beklenmiştir. Ambulans geldiğinde ise başrahibin öldüğü açıklanmıştır26.

        
New York polisinin yaptığı araştırmalar sonucu Ermeni Devrimci Cemiyeti üyesi 5 suçlunun kimliği belirlenmiş, başrahip öldürüldüğü sırada kilisede bulunan 20 kişi daha sorguya çağrılmıştır27.

        
Ermeni-Amerikan Cemiyeti başkanı Dr. Raphael Constantian, Paramount gazinosunda 1.500 kişiye konuşmuş, eski bölge avukatı Joab H. Banton’un Başpiskopos Leon Tourian’ın katillerinin Rusya’dan gelen komünistler olduğu iddiasını yalanlamıştır. Dr. Constantian, Mr. Banton’un Taşnakların vatansever bir örgüt olduklarını söylemesine karşı çıkmış ve onların gerçek amacının bir Ermeni devleti kurmak ve onu teröristçe yönetmek olduğunu söylemiştir. Toplantıda polise cinayetle suçlananları tutukladıkları için teşekkür edilmiş, ayrıca cezaların uygulanması ve bu sayede Ermeni Kilisesi ve insanların özgürlüğün tadını çıkartabilecekleri konuşulmuştur28.

        
Ermenilerin yurt dışında öldürmeye çalıştıkları başka bir din adamı da Başpiskopos Shavarsh Kovyomjian’dır. Katiller, Ermeni Ortodoks Kilisesi’nin Suriye’deki başrahibi olan Başpiskopos Shavarsh Kovyomjian’a suikast düzenlemişler, başpiskopos uğradığı suikasttan ağır yaralı bir şekilde kurtulmayı başarmıştır. Olaydan sonra polis, başrahibi vuranların 4 kişi olduklarını ve saldırganların Taşnak Partisi üyesi olduklarının tespit edildiğini açıklamıştır29.

        
Sonuç

        
Ermeni terör örgütleri Ermeni toplumunu amaçları doğrultusunda harekete geçirebilmek için terörü en etkili yöntem olarak görmüşlerdir. Ermeni teröristler, suikast yapacakları kişileri, Ermeni toplumu içinde belirli mevkiiler edinmiş, Ermenilere yön verebilen, maddi birikimleri olup devletle iyi ilişkileri bulunan kişiler arasından seçmişler, böylece kendi hedefleri doğrultusunda Ermenileri yönlendirmek istemişlerdir. Özellikle ticaretle uğraşanlar ve din adamları hedef alınmıştır. Tüccarlar teröristler tarafından para kaynağı olarak görülmüşlerdir. Tehdit ve suikast yoluyla para toplamak, komitelerin resmi politikası hâline gelmiştir. Komiteler bu politikayı sadece Osmanlı toprakları bünyesinde değil Osmanlı sınırları dışında, Amerika’da ve bazı Avrupa ülkelerinde de uygulamışlardır.

        
Ermenilerin göç ettiği yerlere Taşnaklar ve Hınçaklar da gitmişler ve Osmanlı ülkesinde izledikleri terör yöntemlerini diasporaya ihraç etmişlerdir. Hınçak ve Taşnak komiteleri, kendilerine taraftar ve destekçi bulmak, ayrıca parasal kaynak sağlamak amacıyla, kendi milletinden olanları tehdit ederek, onlar üzerinde baskı kurmuşlardır. İstediklerini yapmak istemeyenleri tehdit etmişler, bu tehditlere boyun eğmeyenler, komiteciler tarafından izlenerek öldürülmüşler veya yaralanmışlardır.

         

        -------------------------------------------------------------------------------------------------

         

        Doç. Dr., İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tarih Bölümü
1 Ermeni terörü bu dönem içerisinde üç bölüme ayrılabilir. Birinci dönem, 1890 ile 1896 yılları arasında yoğun bir şekilde Anadolu’da isyanlar çıkarılması; İkinci dönem, 1921 ve 1922 yıllarında İttihat ve Terakki Partisi ileri gelenlerine suikastlar düzenlenmesi; Üçüncü dönem, 1973’te başlayarak 1980’li yılların ortalarına kadar süren Türk diplomatlarına suikastlar düzenlenmesi dönemidir. Bkz. Recep Karacakaya, Ermenilere Yönelik Ermeni Terörü, İstanbul 2005, s. 4-5.
2 Heath LOWRY,19. ve 20. Yüzyıl Ermeni Terörizmi “Devamlılık Bağı”, Uluslararası Terörizm ve Uyuşturucu Madde Kaçakçılığı Sempozyumu, 17-20 Nisan, Ankara 1984, s. 71-93.
3 BOA. Y. PRK. ZB., 11/75.
4 Justin McCarthy, Ermeni İsyanları ve Osmanlılar, Ermeni Araştırmaları 2004/16-17, Ankara, s. 82-108.
5 BOA. ZB., 597/113.
6 BOA. Y. PRK. TKM. 50/25.
7 Sedat Laçiner, Ermeni Sorunu, Diaspora ve Türk Dış Politikası, Ankara 2008, s. 117.
8 BOA. ZB., 311/57; BOA. Y. PRK. AZJ., 53/125; Laçiner, a.g.e., s. 118.
9 Laçiner, a.g.e., s. 119.
10 BOA. Y. PRK. ASK., 255/56
11 Tavşancıyan’ı öldüren katil şöyle bağırmıştır: “Bunu ülkemi kurtarmak için yaptım. Beni öldürebilirsiniz, fakat yine de hiçbir şey söylemeyeceğim”. Bkz. Laçiner, a.g.e., s. 118.
12 BOA. Y. PRK. EŞA, 52/89.
13 Laçiner, a.g.e., s. 119-121.
14 BOA. HR. SYS., 2798/109; Apik Uncuyan’ı öldüren katilin adı konusunda tam bir netlik yoktur. Süleyman Kani İrtem “Ermeni Meselesinin İç Yüzü” adıyla yayınlanan anılarında katilin ismini Ohannes Afaryan olarak yazmıştır. Bkz. Süleyman Kani İrtem, Ermeni Meselesinin İçyüzü, Yay. Haz. Osman Selim Kocahanoğlu, İstanbul 2004.
15 Washington Sefareti’nden Hariciye Nezareti’ne gönderilen yazıda Parsih Nevrozyan’ın yaptıklarıyla ilgili bilgiler vardır. Bkz. BOA. ZB. 311/61.
16 BOA. Y. PRK. EŞA, 51/90.
17 Laçiner, a.g.e., s. 119.
18 Washington Post, 28 Ekim 1903.
19 Manchester Guardian, 2 Kasım 1903.
20 Manchester Guardian, 2 Kasım 1903.
21 New York Times, 5 Kasım 1903; Londra’da yaşayan Ermenilere göre Sagouni cinayetinin sebebi intikamdır. Sagatel ve arkadaşları tarafından hain olarak görülen Chitciyan, 12 Temmuz’da Rusya’nın Odessa sokaklarında yürürken önce vurulmuş, ardından da defalarca bıçaklanmıştır. Olayı gerçekleştiren Sagatel ve arkadaşları cinayetten hemen sonra ülkeyi terk ettikleri için yakalanamamıştır. Chitciyan’ın öldürülmesi üzerine Türkiye ve Amerika’daki arkadaşları bu cinayete sessiz kalmamışlar, bunların içinden biri de gidip Sagatel’i öldürmüştür.
Chitciyan’ın arkadaşları onun Ermeni davasına kendisini adadığını İstanbul’da ve Avrupa’daki kolejlerdeki eğitiminin ardından Ermenilerin çalışmalarını anlatmak için büyük şehirleri dolaştığını, Hınçak partisinde Sagatel’den ayrıldıktan sonra asıl hedefinin Türkiye’de acı çeken Ermenileri başka ülkelere göçürmek olduğunu belirtmişlerdir. Londra’da düzenlediği bir toplantıda Balkanlardaki faaliyetler için 20.000 dolar toplamıştı. Hınçak Partisi’ndeki Sagatel taraftarlarını da yanına çekmeye başlaması Sagatel için bardağı taşıran son damla olmuştur. Bkz. New York Times 15 Kasım 1903.
22 Washington Post, 5 Kasım 1903.
23 Washington Post, 5 Kasım 1903.
24 New York Times, 5 Kasım 1903.
25 Washington Post, 28 Ekim 1903.
26 Washington Post, 25 Aralık 1933.
27 Washington Post, 27 Aralık 1933.
28 New York Times, 19 Mart 1934.
29 Washington Post, 17 Nisan 1963.


Türk Yurdu Nisan 2015
Türk Yurdu Nisan 2015
Nisan 2015 - Yıl 104 - Sayı 332

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele