Urumçi Olayı, Çin Basınında Türkiye

Ağustos 2009 - Yıl 98 - Sayı 264

        Çin basını Türkiye’nin Urumçi olayı ve Doğu Türkistan ile ilgili görüş ve yorumlarına şaşkınlık ve kızgınlık duymaktadır. Özellikle Başbakan Erdoğan’ın bazı ifadelerinden rahatsızdır. Başbakan Erdoğan, 9 Temmuz’da “Şu anda Çin’deki bu olay adeta bir soykırımdır. Bunu daha farklı bir şekilde yorumlamanın bir anlamı yok.” ifadelerini kullanmıştı. Başbakan, 10 Temmuz’daki açıklamasında, Urumçi olayı ile ilgili “ 'Vahşet' ifadesini Türkiye’de kullandım. Arkasındayım. Çünkü yüzlerce insanın öldürüldüğü ve bini aşkın insanın yaralı olduğu bir olayı, adeta bir soykırımı herhalde başka bir kelime ifade etmez” kullandığı ifadesini tekrarlamıştı. Yine 10 Temmuz’da Çin’in Doğu Türkistan’daki politikasını eleştirerek "Böyle bir asimilasyon peşinde koşan Çin yönetimine biz diyoruz ki bu asimilasyon bir şey kazandırmaz. Bunlardan vazgeçin. Bizim Çin yönetiminden talebimiz bu. Böyle bir vahşete, ister Uygur Türkü olsun, ister Çinli olsun hiçbir zaman müsamaha ile bakamayız. Uygur Türklerinin yaşadığı acı, acımızdır." demişti. Ayrıca Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir’e vize verebileceğini açıklamıştı.

         

         

        Başbakan Erdoğan’ın bu ifadeleri Çin basınında yankı bulmuştu. Çin’in devlet radyo ve televizyon kurumu olan CCTV’nin yürüttüğü bir kamu yoklamasına göre, yaklaşık 5 bin kişi katılan bir ankette “Türkiye Başbakanı, Rabia Kadir’e vize vermekle açıkça Xinjiang’ın bağımsızlığına destek veriyor mu ?” sorusuna % 97.43’ü evet, % 1.5’i hayir, % 0.88’i bilmiyorum ve % 0.18 ise diğerleri olarak cevap vermiştir.[1] 11 Temmuz’da, Çin Komünist Partisine bağlı olan Renmin Ribao gazetesinin bünyesinde faaliyet yürüten Huanqiu Shibao gazetesinde yer alan bir kamuoyu yoklaması, Çinlilerin Türkiye’nin Urumçi olayı hakkındaki tutumunu göstermişti. 12706 kişinin iştirak ettiği ankette % 96.3’ü Türkiye’nin açıkça Çin’in içişlerine karıştığı inancındadır; 12800 kişinin iştirak ettiği ankette % 96’sı Türkiye Hükümetinin tutumundan öfkelenmiştir; 7909 kişinin iştirak ettiği ankette % 95.7’si Türkiye Başbakanı, Rabia Kadir’e vize vermesiyle terörizme açık destek verdiği görüşündedir.[2]  13 Temmuz günü Çinli hackerler, Türkiye’nin Pekin Büyükelçiliğinin web sitesini karartmış ve ekrana Türkiye’yi tehdit eden mektubu koymuştu. Mektuba göre, Xinjiang meselesi Çin’in iç işidir, Türkiye’nin bu olayı bahane ederek içişlerine karışmamasını istemektedir. Eğer Türkiye Çin halkını rencide etmeye devam ederse, Çin halkı da gereken hareketi başlatacaktır.[3]

         

         

        Yanlış Bilgiler Yanlış Yorumlar

         

         

        Çin Hükümeti tarafından henüz resmi bir eleştirme gelmeden tek parti yönetimindeki Çin basını eleştirme rolünü üstlenmiştir. Türk basınında da yer alan China Daily gazetesinin yorum yazısı ancak 14 Temmuz’da tepkisini göstermiştir. “Gerçekleri Saptırmayın” başlıklı bu yazıda, Başbakan Erdoğan’ın sözleri için “asılsız” ve “sorumsuzca yapılan bir açıklama olarak nitelendirilmiştir. Söz konusu yazıda “Sayın Erdoğan Çin’in Xinjiang Uygur özerk bölgesinde olup bitenler üzerine söylediklerini geri alması tavsiye edilmektedir. Sayın Erdoğan’ın Xinjiang’daki ayaklanmayı ‘bir tür soykırım’ şeklinde tanımlaması sorumsuz ve temelsiz bir suçlamadır. Ayaklanmada ölen 184 kişiden 137'sinin Han Çinlisi olması gerçeği ortaya koymaktadır.” [4] Anlaşıldığı gibi bu yazıda Başbakanın “adeta soykırım” (like genocide?) ifadesini “bir tür soykırım” (a kind of genocide) olarak tercüme etmiş ve doğru tercümesinin yapılmadığı anlaşılmaktadır.

         

         

        Bu tür yanlış çevirmeler zaman zaman bilgi kirliği yaratmaktadır. Örneğin Türkiye Dışişleri Bakanlığı 6 Temmuzda yapılan 115 Numaralı beyannamesinde Urumçi’de meydana gelen çatışma ile ilgili muğlâk bir ifade kullanmıştı.[5] Ancak Çin basını bu açıklamayı daha da netleştirerek, Türkiye “Çin hükümetinin biran önce failleri yakalayıp adalete teslim etmesini umuyoruz. Çin istikrarlı ve müreffeh bir ülke olmaktadır, Çin Hükümetinin bu tür olayların ileride meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin alınacağına inanıyoruz” şeklinde çevrilmiştir. [6] Eğer Çin Hükümetinin Urumçi olayı üzerindeki resmi görüşünü Türkçeyle birlikte okunduğunda Çinceye çevrilmiş ifadeler daha çok Çin Hükümeti lehine olmaktadır.  Çin’in resmi makamları, Urumçi çatışmasını yurtdışı Doğu Türkistancı “Üç güç” (dinî aşırıcılık, etnik ayrılıkçılık ve terörizm) tarafından yönetilen sabotaj bölücü faaliyeti olarak tanımlamaktadır. Bunun başında ise Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir vardır.

         

         

        Çin uzmanlarından Wang Lincong’nun, Çin’in Qingnian Cankao gazetesine yazdığı bir makalesinde, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın Urumçi olayı hakkındaki ilk beyanını olumlu yorumlamıştı. Çince tercümesine dayandırarak yaptığı yorumda, iki ülkenin Soğuk Savaş öncesinde Türkiye’nin Çin politikası farklı olmasına rağmen, Soğuk Savaşı sonrası ikili ilişkileri giderek geliştiğini tespit etmişti. Her iki ülke etnik bölücülük ve terörün zararını gördüğünü ifade ederek Doğu Türkistan bölücülere karşı hem fikir olduğunu ileri sürmüştü. Araştırmacı, Şanghay İşbirliği Örgütü’nü kastederek Türkiye’nin jeopolitik alanında ortak menfaatleri olduğu, yükselen Çin’i fırsat olarak gördüğü ve ekonomik-ticaret ilişkileri giderek ilerlediğini belirmişti. Bu nedenle Türkiye’de bazı muhalefet partilerin Urumçi olayı üzerindeki asılsız eleştirmeler ve Çin Hükümetine baskı yapılması taleplerine karşı, Türkiye Hükümeti kararlı bir şekilde sakin tutumunu göstermiştir”  yorumunu yapmıştır.[7]

         

         

         

        Çin Basınının Hedefinde Başbakan Erdoğan

         

         

        Urumçi olayı sonrası Türkiye resmi makamlarında da tepkiler gösterildi ve Başbakan Erdoğan’a kıyaslandığında Başbakan kadar sert ifadeleri olmamasına rağmen, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olaydan duyduğu üzüntü ve Doğu Türkistan’a olan ilgisini beyan etmişlerdir. Ancak Çin basını sadece Başbakan Erdoğan’ı hedefe almıştır.

         

         

        Çin’in Qinghua Üniversitesi Uluslararası Sorunlar Araştırmalar Enstitüsü’nün uzmanı Prof. Shi Zhiqin, Başbakan Erdoğan’ın yoğun dinî kimliğe sahip olduğunu ileri sürerek, bundan dolayı Erdoğan’ın seçilmesiyle birlikte Batı ülkelerini endişelere soktuğunu belirtmiştir. Ona göre, Erdoğan’ın Urumçi olayı üzerindeki ifadelerinin onun sahip olduğu değerlerle ilgisi vardır ve aynı zamanda ülke içi muhafazakârları memnun etmek istemeside bir etkendir. [8]

         

         

        Huanqiu Shibao gazetede, Başbakan Erdoğan’ın Doğu Türkistan’da asimilasyon politikası sürdürülüyor ifadesine karşı “Çin halkına yabancı olan Türkiye’den kulak tırmalayıcı sesleri tekrar gelmeye başladı” olarak nitelemiştir. Aynı zamanda Erdoğan’ının bu ifadesinin “Çin’in içişlerine karışma niyetimizin olmadığı” açıklaması ile de çelişkili olduğunu savunmuştur. “Türkiye aslında etnik sorunu, sicili dolu bir ülkedir.” Başbakan Erdoğan’ın Çin’in Doğu Türkistan’da uygulanan asimilasyon politikasını kaldırması gerektiği ve bu politikanın hiçbir fayda getirmeyeceği sözüne karşı ise, “hiçbir alakası olmayan bu sözün, başbakanın Çin işlerinden hiç anlamadığı anlaşılmaktadır” tespitini ortaya koymuştur. [9]

         

         

        Lan Xi adlı bir Çinli’nin Çin’de en çok müşteriye sahip Huanqiu Shibao gazetesinde, “Türkiye Uygur teröristlere destek vermekle yeni terör şer ekseni devletinin tacını mı almak istiyor” konulu bir yazısında,  Türkiye’nin neden Uygurlara destek verdiği konusunda yorum yapılmıştı. Yazara göre Türkler, Uygurlarla etnik, dil ve dini bağlarının bulunduğu için Xinjiang’daki gelişmelerle yakından ilgilenmekte ve ilgili politikası da oluşmaktadır. Bu nedenle Türk Hükümeti, Türkiye’deki Doğu Türkistancılar nümayişlerine izin vermektedir. Türkiye’de meydana gelen son Çin karşıtı faaliyetler,  bu mevcut politikasının doğal sonucudur. Yazar, Kasım 2003’de Türkiye’de yaşanan terör saldırısında Çin halkı Türkiye’nin tarafındaydı, basının hiçbiri Türkiye’ye olumsuz ses çıkarmadığını dile getirerek, Urumçi olayında Türkiye’nin Uygur asiler tarafını tutması, onun çirkin nankörlük yüzünü göstermiş olacağını beyan etmiştir. [10]

         

         

        Çin Sosyal Bilimler Akademisi Siyasal Bilimler Enstitüsü uzmanı Fang Ning’nin Huanqiu Shibao’ye verdiği röportajına göre, Türkiye Başbakanı ile Dışişleri Bakanı’nın Urumçi olayı üzerindeki tanımının doğru olamadığını belirterek, bugünkü uluslararası ilişkilerin kuralına göre bir ülkenin içişlerine karışmamalıdır. Türkiye Çin ile ilgili meselelerinde çifte standart politikası uygulamamalıdır. Urumçi olayı etnik ve dinî bir çatışma değildir; aynen 11 Eylül olayının etnik ve dinî çatışma olarak kabul edilmediği gibi. Fang Ning’e göre, Batı basınındakiler Çin’in yükselişine karşı önyargıları olduğu için olumsuz eleştirmeler yapılmaktadır. Ancak Çin, daha da güçlendiği zaman bu tür önyargılar doğal olarak düzelecektir. [11]

         

         

         

           Türkiye’nin Kürt ve Ermeni Sorunu

         

         

        Çin Modern Uluslararası İlişkiler Araştırma Enstitüsü uzmanı Tang Zhichao, Kürt meselesi, Kuzey Kıbrıs meselesi ve sözde “Ermeni Soykırımı” meselesinin Türkiye’nin dış politikasını mahcup bırakan üç konu olarak, ayrıntılı bilgiler vermeye çalışmış ve Türkiye’nin dış politika zafiyetini anlatmaya çalışmıştır.[12] Hong Kong’daki hükümete yakın yorumcular da Türkiye kendi sorunlarını halletmeden Çin’in içişlerine karışmamasını belirtmiştir.[13]

         

         

        Yue Lushi adlı bir Çinli yazarın Huanqiu Shibao Web sitesinde Türkiye Başbakanının Kendine Gelmesi Tavsiye Edilir adlı bir makalesinde, Türkiye Başbakanının sorumsuz ifadeleri ve teşviki ile 12 Temmuz’da İstanbul şehrinde Doğu Türkistan bağımsızlığına destek veren anti Çin gösterisi yapılmıştır. Yue Lushi’ye göre, Başbakanın Türkiye’deki Kürt sorununu görmezlikten gelerek ve Kürtlere yönelik asimilasyon politikasını tekrar gözden geçirmeden Çin’in Xinjiang’da asimilasyon politikası sürdürdüğünü iddia etmesi, sansasyonel söylem rasyonel olmayan bir davranıştır. Bu davranış hem Çin-Türkiye ikili ilişkilerine zarar verir, hem de kendi namını da bozar.[14] Çin Halkı Üniversitesi Kamu Yönetim Fakültesi Doç. Wang Hongwei, “Türkiye orta düzeyli bir devlet, anti terörizm konusunda Çin’e yönelik çifte standard uygulamaktadır, bu çok gülünçtür” deyip şöyle devam etmektedir.  “Herkesçe bilindiği gibi Türkiye, Kürt ayrılıkçı güçlere hiçbir aracı göz ardı etmeksizin karşı koymaktadır, hatta ülkenin doğu bölgesinin büyük bir kısmının askerîleştirmesinden de çekinmiyorlar. Türkiye bu haldeyken, nasıl olup da Çin’in haklı uygulamalarına karşı sorumsuz açıklamaların amacı ne olduğu anlaşılmamaktadır. Türkiye Büyük Türk rüyasını tasarım etmişti, ancak bu rüya hiçbir zaman gerçekleşememişti. Türkiye Çin’in Xinjiang’daki olayı bahane ederek kendisinin etkisini artırmaya çalışmaktadır, ancak bu çabaları Türkiye’nin ayrılıkçı güçlerin yükseleceği yolu açacaktır, neticede kendisine zarar verecektir, hatta ülkenin parçalanmasına sebep olabilecektir”. [15]

         

         

        Huanqiu Shibao gazetesinin Çin uzmanlarla yapılan röportajında, Türkiye’nin Çin’e yönelik hiçbir etkisi olmadığını, “Çin bugüne kadar Türkiye Başbakanı’nın sözlerine tolerans tutumunu sergilemiştir, ancak onlar benzer sözleri sarf etmeye devam ederse Çin, Türkiye’ye karşı koymak için yeterince araçlara sahiptir” sözleri yer almaktadır. Bu ifadeyi kullanan Çin Modern Uluslararası İlişkiler Araştırma Enstitüsü uzmanı Li Wei, Türkiye’nin 1984-2008 yılları arasında 32 bin PKK’lıyı öldürdüğünü ve Kürt güçlere karşı koyabilmek için Doğu ve Güneydoğu bölgesinde 13 yıllık olağanüstü yönetimi devam ettiğini dile getirerek, Çin’in ayrılıkçı güçlere yönelik ise çifte standard uyguladığının inandırıcı olmadığını ve Türkiye’nin Urumçi olayı üzerindeki açıklamalarının adeta siyasî menenjit olduğunu ifade etmiştir.[16]

         

         

        Huanqiu Shibao Websitesinde yer alan Türkiye Çin Karşıtı Gösterilere Müsamaha Gösteriyor adlı internet yazısında, 12 Temmuzda İstanbul’da yapılan nümayişte Çin’in Uygurlara soykırım yaptığını dile getirerek eleştirmiştir. Bu yazıya göre, Türklerin tarihte Ermenilere yönelik soykırım yapması ve PKK’ya yönelik saldırılar yoğun eleştirilmesi söz konusu iken, bir kısım milliyetçilerin Büyük Türk rüyasının teşvikiyle hiçbir zaman Türkiye’yi rahatsız etmeyen Çin’e yönelik saldırmaktadır. Bazı İnternet okurları Çin Hükümetinin Türkiye içindeki Kürtlere yönelik tutumunu değiştirmesi ve Kürtlerin bağımsızlık taleplerine destek vermekle Türkiye’ye siyasî açından ağır bedel ödettirmesini dile getirmişler. [17]

         

         

         

        Türkçülük Eleştirmeleri

         

         

        Çin basını Türkiye’nin Urumçi olayı üzerindeki eleştirmelerini Türkçülük ideolojisine bağlamakta ve sözde “ermeni soykırımı” ve Kürt sorunu ile karşılık verme önerilerini sunmaktadır.[18]

         

         

        Bazı yazılarda Türklerin Gök Türk soyundan ve Uygurlar ise Gök Türkler ile alakası olmadığını ileri sürerek Türkiye’nin Çin’in içişlerine müdahale etmeye çalıştığını ortaya koymaktadırlar.[19] Gök Türk ve Uygur tarihçisi ve Çin Milletler Üniversitesi Etnik Bilimler ve Sosyoloji Bilimler Enstitüsü başkanı Yang Shengmin de aynı görüşleri paylaşmaktadır. Yang Shengmin, Başbakan Erdoğan’ın Uygurlar ile akraba olduğu sözünü eleştirerek Başbakanın tarih bilgisi olmadığını ileri sürmüştür.[20] Yang Shengmin’e göre, Türkiye hiçbir zaman kendi azınlıklarına Çin gibi bakmamıştır.[21]

         

         

        Türkiye’nin Urumçi olayı ile ilgili eleştirmelerin altında Türkçülük yattığını vurgulamaktadır. Pan Zhiping’e göre, Türkiye Pan-Türkizm ideolojisi ekseninde Uygurlara sahip çıkarak ayrılıkçı Doğu Türkistancılara yataklık yapmaktadır.[22] Çinlilere göre, Türkiye’nin Xinjiang işlerine karışması onun Pan-Türkizm rüyasını gerçekleştirmenin çabalarıdır. Xinjiang Bilimler Akademisi Orta Asya Araştırmalar Enstitüsü başkanı Pan Zhiping, Türkiye’de Pan-Türkizm akımı Soğuk Savaş sona ermesiyle canlandığını ve dünyadaki bütün Türkleri birleştirerek büyük Türk birliğinin lideri olma peşine girmeye çalıştığını belirterek, Türkiye’nin kapasitesi ve Orta Asya’daki ülkelerin uzak durması ile Türkiye bu rüyayı gerçekleştirememiş olduğu tespitinde bulunmuştur. [23]

         

         

         

        Türkiye-Çin İlişkileri Üzerindeki Yorum

         

         

        Türkiye’den Mehmet Kalyoncu’nun Çin’in China Daily gazetesine yazdığı makalesinde, Ankara’nın Urumçi olayında sarf edilmiş sözleri, Çin ile Çin azınlıklar arasındaki arabulucu rolünü kaybetmiş olabileceğini ileri sürdü. Mehmet Kalyoncu’nun yorumuna göre, Ankara, Urumçi’de yaşanan çatışmanın Çin’in içişleri olarak beyan etmeli ve Uygurlar ile Çin hükümeti arasında tarafsız tutumunu sergilemelidir. Aynı zamanda Uygurların sosyoekonomi ve siyasal konumunun yükselmesi görüşünü de belirtmelidir. Ankara’nın tarafsız tutumu Çin hükümeti ile Uygurlar arasında arabulucu rolünü üstlenebilir. Potansiyeli bir arabulucu olarak Ankara objektif bir şekilde çatışmayı analiz etmeli ve hem Uygurları hem de Çin Hükümetini kazanmak için Uygurların bağımsızlık şartı gerek duyulmamalı. Türkiye’nin bu yapıcı yolu ile hem Uygurlar hem de Çin Hükümeti kazanabilir; Bundan Türkiye de büyük kârlara sahip olacaktır. Bu şekilde Türkiye sadece kendi arabulucu imajını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda Çin’e yönelik duygusal eleştirmelerinden dolayı olumsuz neticelerinden kaçınmış olacaktır.  [24]

         

         

         

         


        


        

        [1] <土耳其总理承诺为热比娅发签证,是否是公开支持“疆独”?>, 2009年7月11日. http://fuxing.bbs.cctv.com/viewthread.php?tid=12073507&extra=page%3D1&frameon=no


        

        [2] <土耳其公开支持“疆独”恐怖分子点燃中国网民怒火>,环球时报, 2009-07-11 08:11. http://world.huanqiu.com/roll/2009-07/511704_2.html


        

        [3]土挺「疆独」中国民间发「警告」, 大公网, 2009-7-13. http://www.takungpao.com:10000/gate/gb/www.takungpao.com/news/09/07/13/xjsl_xgbd-1111497.htm


        

        [4] “Don't twist facts”, China Daily, 14 July, 2009, page 9. http://www.chinadaily.com.cn/opinion/2009-07/14/content_8424256.htm


        

        [5] “Olaylara sebebiyet veren sorumluların en kısa zamanda tespit edilmesini ve adaletin tecelli etmesini bekliyoruz. İstikrarlı ve müreffeh bir ülke olma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen Çin Halk Cumhuriyeti’nde bu tür olayların ileride meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin alınacağına inanıyoruz. Yaralılara acil şifa, hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına ve başta Sincan Uygur Özerk Bölgesi halkı olmak üzere tüm Çin halkına başsağlığı diliyoruz.” No:115, 06 Temmuz 2009, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin Başkenti Urumçi’de Meydana Gelen Olaylar Hk. http://www.mfa.gov.tr/no_115_-06-temmuz-2009_-sincan-uygur-ozerk-bolgesi_nin-baskenti-urumci_de-meydana-gelen-olaylar-hk_.tr.mfa


        

        [6]王秀琼, 郑金发, <土耳其希望中国政府尽快将乌鲁木齐“7•05”事件制造者绳之以法>, 人民网, 2009年07月07日01:20. http://world.people.com.cn/GB/1029/9603289.html


        

        [7]王林聪, <土耳其就“7•5”事件表态的背后>, 青年参考, 2009-07-10 23:42. http://www.qnck.net.cn/content/2009-07/10/content_2752583.htm


        

        [8] <土耳其放纵反华游行>, 《人民网》, 2009年07月14日15:05. http://world.people.com.cn/GB/157578/9652185.html


        

        [9]程刚, 邱永峥, 王南, <刺耳言论评“7•5”事件 土总理鲁莽干涉中国内政>, 《环球时报》, 2009年07月13日17:05. http://world.people.com.cn/GB/9645854.html


        

        [10]兰溪, <土耳其想争支恐“邪恶轴心国”桂冠?!>, 环球时报, 2009-07-10 12:00. http://opinion.huanqiu.com/roll/2009-07/511099.html


        

        [11] <土耳其公开支持“疆独”恐怖分子点燃中国网民怒火>,环球时报, 2009-07-11 08:11. http://world.huanqiu.com/roll/2009-07/511704_2.html


        

        [12]唐志超, <揭秘土耳其三大外交尴尬 自身曾搞“种族屠杀”>, 中国网, 2009-07-16, http://www.china.com.cn/international/txt/2009-07/16/content_18150784_3.htm


        

        [13] <何亮亮:土耳其总理不要忘记本国种族屠杀历史>,凤凰卫视, 2009年07月14日 09:58. http://news.ifeng.com/opinion/world/200907/0714_6440_1248276.shtml; <何亮亮:土耳其鼓噪新疆局势 徒劳而已>,凤凰网专稿, 2009年07月13日 09:42. http://news.ifeng.com/opinion/phjd/sh/200907/0713_1920_1246358_4.shtml


        

        [14]岳麓士, <奉劝土耳其总理自重自省>,环球网, 2009-07-18 13:11.  http://opinion.huanqiu.com/roll/2009-07/518572.html


        

        [15] <土耳其放纵反华游行>, 《人民网》, 2009年07月14日15:05. http://world.people.com.cn/GB/157578/9652187.html


        

        [16]程刚, 邱永峥, 王南, <刺耳言论评“7•5”事件 土总理鲁莽干涉中国内政>, 《环球时报》, 2009年07月13日17:05. http://world.people.com.cn/GB/9645854.html


        

        [17] <土耳其放纵反华游行>, 《人民网》, 2009年07月14日15:05. http://world.people.com.cn/GB/9652169.html


        

        [18]齊雲鴻, <土耳其早該從大突厥迷夢中醒來>,中國評論, 2009-07-17 00:32:09. http://www.chinareviewnews.com/doc/1010/2/3/2/101023220_2.html?coluid=93&kindid=4910&docid=101023220&mdate=0717003133


        

        [19] <土耳其自認突厥后裔 「7•5」事件玩變臉>, 香港文匯報, 2009-07-15. http://news.wenweipo.com/2009/07/15/IN0907150047.htm


        

        [20] <土耳其领导人近期发反华言论 专家称其缺乏常识>,中国网, 2009-07-16. http://www.china.com.cn/news/txt/2009-07/16/content_18151242.htm


        

        [21] <土對華種族滅絕指責不值駁>, 大公網, 2009-7-14. http://www.takungpao.com/news/09/07/14/xjsl_xgbd-1111956.htm


        

        [22] <土耳其是東突根據地>,大公報, 2009-7-17. http://www.takungpao.com/news/09/07/17/ZM-1113042.htm


        

        [23] <土耳其放纵反华游行>, 《人民网》, 2009年07月14日15:05. http://world.people.com.cn/GB/157578/9652187.html


        

        [24] Mehmet Kalyoncu, “Rethinking Ankara's response to the Uighur riots”, China Daily, page4, 18 Jule 2009. http://www.chinadaily.com.cn/cndy/2009-07/18/content_8443707.htm


Türk Yurdu Ağustos 2009
Türk Yurdu Ağustos 2009
Ağustos 2009 - Yıl 98 - Sayı 264

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele