Türkçe Eğitimi Sürecinde Öğretmen Adayı Seçme Sorunu

Haziran 2009 - Yıl 98 - Sayı 262

        İnsan yalnız yaşayamaz, başka insanlarla iletişim kurar, sosyal bir ortamda yaşar. İnsanın iletişim kurma ihtiyacının bir sonucu olarak ortaya çıkan dil, sosyal hayatın en önemli ve etkili anlaşma aracıdır. Dilin görevi sadece aynı ortamda yaşayan insanların anlaşmasını sağlamakla sınırlı değildir. Dil, insanların belli değerler etrafında birleşerek millet olmaları sürecinde meydana getirdikleri kültürün şekillenip nesilden nesile aktarılmasında da en etkili ve en önemli araçtır. Bu aracın doğru kullanılması ve öğretilmesi, sağlıklı bir ferdî ve millî hayatın temel şartlarındandır. Ancak bugün, Türk milletinin dili Türkçenin kullanımı ve öğretiminde çok ciddî sorunlar olduğu da her ortam ve fırsatta dile getirilen vahim bir gerçektir. Bu yazıda, Türkçenin eğitimi ve öğretimi sürecinin önemli bir sorunu olan “öğretmen adayı seçimi” konusu ele alınacaktır.

         

        “Bireyin topluma ve gelişmelere ayak uydurmasında en önemli görev eğitim sistemine düşmektedir” (Deniz, 2007:205). Eğitim sistemi; çeşitli sistemlerin oluşturduğu bir bütündür. Bu bütün birçok boyutuyla birlikte düşünülüp ele alınmalıdır. “Bugün eğitimin en önemli boyutlarından biri, öğretmen olarak adlandırılan eğitici personel boyutudur” (Alkan, 1998: 12).

         


        

        Öğretmenlik mesleği bireylerin ve toplumların gelişimini biçimlendiren önemli bir meslektir. Bu gerçek ulusal ve evrensel düzeyde kabul görmektedir” (Alkan, 1998: 16).

         

        Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, eğitim ortamı başka unsurlar açısından ne kadar iyi hazırlanırsa hazırlansın; insanın iletişim kurma ihtiyacı ve özelliği, öğrencinin model görme ihtiyacı, öğretmeni bu ortamın en önemli aracı konumunda tutmaktadır. “Öğretmen evrensel toplumun uyanık, ulusal toplumun aydın, mesleğinin ise yeterli ve yetenekli bir üyesidir. Bu üye, eğitimi bir bütün olarak görebilmek, belirli bir öğretim alanında uzmanlaşmak, meslekî bilgi ve becerilerini etkili olarak uygulamak durumundadır” (Alkan, 1998:16). Öğretmenin bu konumu, onun eğitimi konusunu da gündeme getirmektedir.

         

        “Kendini ifade edebilen, kritik ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirebilmiş, bireysel farklılıklara hoşgörülü ve kendilerine güvenen bireyler yetiştirebilmenin en önemli çıkış noktalarından biri eğitimcinin eğitimidir. Öğretmenlerin çocukların hayatlarını şekillendiren kişilerden birisi olduğu gerçeğinden yola çıkarak öğretmen yetiştirme politikamızın tekrar ele alınması ve geliştirilmesi gereklidir. Bu politikanın gelişimi de çağın gerektirdiği bilgi kavram ve süreçleri özümsemesinin yanı sıra bu bilgileri müfredata, ödevlere, oyunlara değişik sınıf ortamlarına uyarlayabilen ve çocuklardaki olumlu, kuvvetli yönleri görebilen, kalbi ve aklıyla birlikte davranan öğretmenlerle mümkündür” (Akkök, 1998: 21).

         

         Anılan nitelikte öğretmen yetiştirmede görülen eksiklikler yetkilileri çıkış yolu aramaya sevk etmiş ve “2547 sayılı YÖK yasasının yürürlüğe girmesiyle öğretmen ye­tiştirme işi 1982 yılında üniversitelere devredilmiştir. Ancak bu de­ğişiklikle daha nitelikli öğretmen yetiştirme gerçekleştirilememiştir.  

         

        Bugün öğretmen yetiştiren fakültelerin öğretmenlik formasyonu ka­zandırmadaki başarıları da tartışma konusudur” (Bilir, 1998: 34). Türkçe öğretmeni yetiştirme konusu da öğretmen yetiştirme sorununun ayrı bir boyutudur.

         

        “Türkçe öğretiminin temel amaçlarından biri öğrencilerin dinlediklerini, okuduklarını doğru anlamak ise, biri de duygu ve düşüncelerini doğru ve düzgün bir şekilde anlatmaktır. Anlama ve anlatma becerileri çocuğun okul öncesi çevresinde başlamakla beraber, bu becerilerin sağlıklı bir şekilde gelişimi okullarda devam etmektedir” (Güzel, 2003: 12). “Türkçe eğitiminde belirlenen amaçlara ulaşmak, ancak bu alanda iyi yetiştirilmiş öğretmenler sayesinde gerçekleşecektir” (Uçgun, 2006:378). Bu yüzden “Öğretmen yetiştirmede nicelik değil nitelik endişesiyle hareket edilmeli, az öğrenci alarak az öğrencili dersliklerde sanat eğitimi verir gibi Türkçenin eğitim öğretimi yapılmalıdır” (Sağır, 2005: 379).

         

        Türkçe öğretmenliği bölümlerine gelen öğrencilerin de böyle bir eğitim öğretime hazır, ilköğretim ve ortaöğretimde uygulanan programlardaki dil ve edebiyatla ilgili bilgileri edinmiş, becerileri geliştirmiş olması gerekir. Anılan programların genel amaçlarından birkaç örnek vermek, Türkçe öğretmenliği bölümlerine gelecek öğrencilerin asgarî düzeyde taşıması gereken özellikler hakkında fikir edinilmesini sağlayacaktır:

         

        Öğrencilerin;

         


        

        Türkçe Dersi Öğretim Programı ile:

         

        “Duygu, düşünce ve hayallerini sözlü ve yazılı olarak etkili ve anlaşılır biçimde ifade etmeleri,

         

        Türkçeyi, konuşma ve yazma kurallarına uygun olarak bilinçli, doğru ve özenli kullanmaları,

         

        Anlama, sıralama, ilişki kurma, sınıflama, sorgulama, eleştirme, tahmin etme, analiz-sentez yapma, yorumlama ve değerlendirme becerilerini geliştirmeleri,

         

        Seviyesine uygun eserleri okuma; bilim, kültür ve sanat etkinliklerini seçme, dinleme, izleme alışkanlığı ve zevki kazanmaları” (http://ttkb.meb.gov.tr/),

         

         

        Dil ve Anlatım Dersi Öğretim Programı ile:

         

        “Dinleme, konuşma, okuma ve yazma faaliyetlerinde Türkçenin yazım kurallarına, söyleyiş özelliklerine ve inceliklerine özen göstermelerini sağlamak,

         

        Dinlediklerini, okuduklarını, anladıklarını, düşündüklerini söz ve yazıyla planlı, etkili, akıcı, anlaşılır biçimde ifade edebilmelerini sağlamak,

         

        Konuşurken ve yazarken anlatım kurallarına uymalarını sağlamak,

         

        Dil bilgisi kurallarını; ses, kelime, kelime grubu, cümle ve metin düzeylerinde doğru uygulama becerisi kazandırmak,

         

        Sanat metinlerini anlama, inceleme ve değerlendirme becerisi kazandırmak” (http://ttkb.meb.gov.tr/)

         

         

        Türk Edebiyatı Dersi Öğretim Programı ile:

         

        “Edebiyat ile diğer çalışma alanları ve bilim dalları arasındaki ilişkiyi kavratmak,

         

        Zamanın akışına paralel olarak -en eski dönemden bugüne- Türk yaşama tarzını, düşüncesini, dil zevkini ve kültür hayatına özgü gelişmeleri edebî metinler çevresinde değerlendirmek,

         

        Kazandıkları yöntem ve dikkatle karşılaştıkları her türlü yazılı ve sözlü metni anlamalarını, değerlendirmelerini ve yorumlamalarını sağlamak” (http://ttkb.meb.gov.tr/) amaçlanmaktadır.

         

        Yukarıda örnekleri verilen amaç cümleleri, liseyi bitirip fakülteye gelmeye hak kazanan öğretmen adaylarının anlama ve anlatma problemlerinin olmaması gerektiğini göstermektedir.

         

        Konunun bir başka boyutu da öğretmen adayının anlama ve anlatma becerilerinden ayrı düşünülmemesi gereken kişilik özellikleri konusudur. Öğretmen adaylarının kendine güvenen, kişiliği gelişmiş, millî kimliğini kazanmış, kendi toplumunun gerçeklerini bilip bunları doğru değerlendirecek, hâl ve hareketlerinde ölçülü, öğrenciyle rahat iletişim kurabilecek nitelikte olması gerekir.

         

        Mevcut sınav sistemiyle programlardaki bu ve benzeri amaçları gerekli düzeyde gerçekleştiremeyen öğrenciler de Türkçe öğretmenliği bölümlerine girebilmektedir. Bu durumda, “Türkçe eği­timi bölümlerinde öğrenim gören Türkçe öğretmeni adayı öğrencilerle, test tekniğinin getirdiği zararlı alışkanlıkları gidermeye” (Doğan, 2003:198), ilköğretim ve ortaöğretimde geliştirilmesi gereken temel dil becerilerini geliştirmeye, edinilmiş olması gereken bilgi ve kültür birikimini kazandırmaya yönelik çalışmalar yapılması mecburiyeti ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla öğretmen adayına, kendi hedef kitlesine verilmesi gereken eğitim öğretim de verilmeye çalışılmakta,  bu yüzden bölümde uygulanması gereken program aksamaktadır. Öğretmen adaylarına, hedeflenen nitelikler kazandırılamamaktadır. Hâlbuki Türkçe öğretmenliği bölümlerinde, zaten kazanılıp geliştirilmiş olması gereken bu beceri, kişilik özellikleri ve birikim üzerine Türkçe öğretmenliğinin gerektirdiği bilgi ve beceri ilâve edilmelidir.

         

        Öğretmen adayı seçimi, nitelikli Türkçe öğretmeni yetiştirilmesinin önündeki tek engel değildir ancak istendiğinde en kolay aşılacak engellerden biridir. Bu engelin aşılması için “Öğrenci seçimi için yapılan merkezî sınavın yanı sıra eğitim enstitülerindeki uygulamalarda olduğu gibi fakülteler bünyesinde özel seçme sınavları yapılmalıdır. Öğrenci seçiminde uluslararası geçerliliği kabul edilen test ve sınav modellerinden yararlanılmalı ve ülke çapında yazılı ve sözlü olarak gerçekleştirilecek standart bir sınav sistemi geliştirilmelidir. Öğrenci seçiminde kullanılacak bu sınavlarda öğrencilerin Türkçe öğretmenliği mesleğine olan ilgisi ve bu alandaki becerisi de ölçülerek değerlendirmeye alınmalıdır” (Uçgun, 2006:379).

         

        Her sistemin olduğu gibi öğretmen yetiştirme sisteminin de girdileri, işlem süreci ve çıktıları vardır. İşlem süreci sonucunda hedeflenen sonucun elde edilmesi; iyi Türkçe öğretmeni yetiştirilmesi bir yönüyle de kaliteli girdilere; nitelikli öğretmen adayı seçimine bağlıdır. Bu sebeple Türkçe eğitimi bölümlerine alınacak öğretmen adayları, bölümün amaçlarına uygun, özel bir sınavla seçilmelidir.

         

         

        Kaynaklar

         

        Akkök, Füsun. (1998). “Nasıl Bir Eğitim Süreci? Nasıl Bir Eğitimci?” Bilgi Çağında Öğretmenimiz Sempozyumu, Anadolu Çağdaş Eğitim Vakfı, Ankara.

         Alkan, Cevat vd. (1998). “Bilgi Çağında Eğitimde Öğretmenlik Mesleğinin Yeniden Yapılanması” Bilgi Çağında Öğretmenimiz Sempozyumu, Anadolu Çağdaş Eğitim Vakfı, Ankara.

        Bilir, Mehmet. (1998). “Öğretmenin Pedagojik Özgürlüğü”, Bilgi Çağında Öğretmenimiz Sempozyumu, Anadolu Çağdaş Eğitim Vakfı, Ankara.

        Deniz, Kemalettin. (2007). İlköğretim İkinci Kademede Konuşma ve Dinleme Yoluyla Öğrencileri İkna Üzerine Bir Araştırma, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezi, Ankara.

        Doğan, Yusuf.  (2003). “Türkçe Öğretmenliği Birinci Sınıf Öğrencilerinin Okuma ve Yazma Becerileri”, Türklük Bilimi Araştırmaları, 13. Sayı.

        Güzel, Abdurrahman. (2003). “Eğitim Fakültelerinde Türkçe Öğretmenliği Bölümünün Kuruluşu ve Hedefleri”, Türklük Bilimi Araştırmaları, 13. Sayı.

        http://ttkb.meb.gov.tr/

        Sağır, Mukim. (2005). “Eğitim Fakültelerinde Yeni Yapılanmalar ve Türkçe Eğitimi Bölümleri”, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Eğitim Fakültelerinde Yeniden Yapılandırmanın Sonuçları ve Öğretmen Yetiştirme Sempozyumu, Ankara.

        Uçgun, Duygu. (2006). Cumhuriyet Döneminde Türkçe Öğretmenlerinin Yetiştirilmesi, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezi, Ankara.

         

         

         

         

         

         

         

         

         

         

         

         

         

         

         

         

         

         

         


        

         


Türk Yurdu Haziran 2009
Türk Yurdu Haziran 2009
Haziran 2009 - Yıl 98 - Sayı 262

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele