İnternetin Öğrenciler ve Yetişkinlerin Dili Üzerindeki Etkileri

Nisan 2009 - Yıl 98 - Sayı 260

        Ağların ağı anlamına gelen ve dünya çapında milyonlarca bilgisayarı birbirine bağlayan bir sistem olarak tanımlanabilecek (Geray, 2002:24) İnternet, çağımızın en hızlı, yaygın ve kullanışlı teknolojik ürünlerinden biridir.

         

        Dünyada sınırların kalkmasında rol olan temel unsurların başında gelen İnternet, modern çağın en hızlı iletişim araçlarından biri olmasının yanında bilgilerin depolanabildiği bir ortamdır. Depolanan bilgilere istenildiği zaman, istenilen yerden ulaşılarak haberler takip edilebilmekte, dünyanın diğer ucundaki kütüphanelerde araştırma yapılabilmekte, eldeki bilgiler diğer kullanıcılarla paylaşılabilmektedir (Sezgin, 2004:110). Buna benzer pek çok olumlu özelliğini her geçen gün kuvvetlendiren İnternetin, göz ardı edilemeyecek olumsuz yanları da vardır. Bu yazıda İnternetin, kültürümüzü oluşturan en önemli unsurlardan olan Türkçe üzerindeki olumsuz etkileri, İnternet ortamında kullanılan dil açısından ele alınacaktır.

         

          1960’lı yılların başında araştırma, eğitim ve savunma amacıyla geliştirilen bir bilgisayar ağı projesi olan İnternet, günümüzde bu alanlara ek olarak iletişim, politika, eğlence, ticaret gibi pek çok alanda kullanılmaktadır. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre elektrik, kullanılmaya başlandığı tarihten 46 yıl sonra evlerin % 30’una girmiştir. Telefonun evlerin % 30’una girmesi 38 yıl, televizyonun 17 yıl, İnternetin ise sadece 7 yıl içinde gerçekleşmiştir (Alkan ve Canbay, 2009:1). Bu veriler, dünya tarihinde en hızlı gelişen elektronik teknolojinin İnternet olduğunu göstermektedir.

         

        Türkiye İnternetle 1993 yılının Nisan ayında TÜBİTAK-ODTÜ (TR-NET) iş birliği ile bir DPT projesi çerçevesinde tanışmıştır. Daha sonra Ege Üniversitesi (1994), Bilkent Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi (1995) ile İTÜ (1996) bağlantıları gerçekleştirilmiştir (Çakır ve Topçu, 2005).

         

        Günümüzde insanları, İnternet teknolojisini kullanmaya iten en önemli faktör şüphesiz, bu teknolojinin kendine has esnek, görsel ve etkileşimli yapısıdır. “Çoklu ortam” olarak adlandırılan, öğrenme ortamında aynı anda birden fazla duyuya etki edebilecek özelliğiyle, bilginin resim, fotoğraf, ses, hareketli görüntü şekline girmesi (Şendağ ve Odabaşı, 2007:1) bu teknolojinin hızla yaygınlaşmasında oldukça etkilidir. Resim, fotoğraf, hareketli görüntü vb. unsurların ilgi çekici şekilde sunulması, dikkatleri sözel unsurlardan çok görsel unsurların üstüne çekmekte, bu durum da yazıyla ilgili unsurların gelişigüzel düzenlenmesi ve sayfaya yerleştirilmesi sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Bu gelişigüzellik, yazım ve noktalamadan söz dizimine kadar pek çok olumsuz örnek şeklinde kendini göstermektedir.

         

        Yazım, nesiller boyu devam eden süreçte oluşan bir gelenektir. Bu geleneğin oluşmasında doğrular nasıl katkı sağlıyorsa, yanlışlar da bu yapıya o şekilde zarar verebilir (Kabadayı, 2006:300). İnternette, farklı karakterlerle yazılan yazıların çoğalması, yazı geleneğini olumsuz etkilemektedir. Şu an karşılaşılan olumsuz örneklerin zamanla yaygınlaşacağını ve başka olumsuz örneklerin de karşımıza çıkacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.

         

        Oluşma süreci devam eden İnternet kültürü, Türkçenin kullanılış durumu göz önüne alındığında popüler yanı ağır basan bir nitelik taşımaktadır. Büyük çoğunluğu 16-34 yaş grubunda yer alan Türk İnternet kullanıcıları sosyalleşerek öğrenmektedirler (Acun, 2009). Bu süreçte her kullanıcı hem etkilenmekte hem de etkilemektedir. İşte bu noktada, İnternette kullanılan Türkçenin niteliği ön plana çıkmaktadır. İnsanımız Türkçenin doğru, güzel ve etkili kullanımı konusunda yeterli özeni göstermemektedir. Bu ise olumsuz örneklerin dalga dalga yayılmasına neden olmaktadır.

         

        İnternetteki yazım konusu açıldığında akla gelen ilk konulardan biri Türkçeye özgü harflerin yazımı ile ilgili sorundur. İngilizcenin hâkim olduğu İnternet dünyasında, Çç, Ğğ, Iı, Öö, Şş, Üü gibi Türkçeye özgü harflerin kullanılamaması, bu harflerin Türkçe içerikli sayfaların pek çoğunda da yer alamaması sonucu (Kabadayı, 2006:298) katmerli bir sorun hâline gelmiştir. İlkinde mecburi olan bu durum ikinci örnekte keyfîliğe dönüşmekte, bu keyfîlik ise Türkçede yazım birliği ilkesine zarar vermektedir. İlk başta sadece bu harflerin yazımında görülen aksaklık, zamanla diğer bazı harflerin yazımına da sirayet etmiştir. Bu aksaklık, ilgili harflerden bazılarının birden fazla başka harfle yazılması (Örneğin, ş yerine sh, ç yerine ch gibi) şeklinde de kendini gösterebilmektedir. Türkçe karakterlerle ilgili olarak ortaya çıkan teknik sorunlar, kişisel bilgisayarlara Türkçe karakter seti (ISO) yüklenerek giderilebilir.

         

        İnternette, yazımın dışında pek çok sorun daha mevcuttur: Büyük ve küçük harfler karışık olarak kullanılmakta, ağız özellikleri yazıya girmekte, İngilizce kelime ve kelime grupları Türkçe ifadenin içine yamanmakta, İngilizcenin söz dizimi yapısına uygun cümleler kurulmaktadır. Bütün bu olumsuzlukları bir arada düşündüğümüzde dilin bir anlaşma aracı olarak değil de anlaşmama/anlaşamama aracı olarak kullanıldığını görmekteyiz.

         

        İnternetin sahip olduğu özelliklerden ortaya çıkan yeni iletişim sembolleri, kullanım kalıpları Türkçenin yapısını ve işleyişini derinden etkilemektedir (Çakır ve Topçu, 2005:95). Başta gençlerimiz olmak üzere insanımız, Türkçeye karşı yabancılaşmak için büyük çaba harcıyor izlenimi vermektedir. Bunu aşağıda sıralanan örneklerden anlıyoruz. İnternetteki söyleşilerde, yazışmalarda kullanılan yazı dilinden sapmalar şu başlıklar altında özetlenebilir (Yıldırım ve Tahiroğlu, 2006:368-369; Deniz, 2003:64-80):

         

        Konuşma dilini yansıtma ve yerel ağızları kullanma: gelces (geleceğiz), baardım (bağırdım)…

         

        Tonlamaları gösterme ve sözün etkisini artırma amacıyla harfleri tekrar etme: bennnn, çıtırttt…

         

        Türkçe kelimeleri kısaltarak yazma: slm (selam), mrb (merhaba), tsk (teşekkür ederim), dilece yzlmsi lzmms (Dilekçe yazılması lazımmış.)…

         

        Argoyu yaygın kullanma: laga luga etmek, trip…

         

        Yazıda, Türk alfabesinde bulunmayan harfleri kullanma: yoq (yok), charpıyo (çarpıyor)…

         

        Türkçe söyleyişlerde İngilizce kullanma: ban (yasak, cezalandırma), invite (davet etmek)…

         

        Alfabe dışı simgeleri kullanma: :-) (gülümsemek), :-(((  (çok üzgün biri)

         

        Yazım, noktalama ve anlatımında yanlışlık, eksiklik, bozukluk olan cümleler:

         

        Bu noktada bende gursel beyın belirttigi gibi kategorik olarak Resmî tarihciler-gayriResmî tarihciler arasında pek fark olmadıgını dusunmekteyim.

         

        yukarida belirtilen adresin benimle bir alakası olmayip, virus oldugu belirlenmistir.

         

        Canim istanbuluma, aksam üstü evinize giderken o umursamadiginiz bogaza söyle bir bakip,aslinda uzak kalinca ne kadarda kiymetli oldugunu icinizden bir gecirin.

         

        Benim kızım Zeynep 'te 27 günlük ve onunda burnu tıkalı.

         

        normal olmayan bir durumu seziyorsaniz tavsiyem hemen Dr. a götürün geckalmis olmazsiniz

         

        Yerli yersiz ilaç kullanmanın , bilinçsizce ilaç kullanmanın yanlış  olduğunu hepimizin bildiği bir gerçek değil mi?

         

        BU EMAIL,KAYBEDEBİLECEĞİNİZ BİR FIRSATI,GEÇ OLMADAN YAKALAMANIZA SEBEP OLABİLİR..

         

        Yazilanlar benim payima birer dusunsel eksersizdir, lutfen benim kritigim yerine sizin ve arkadaslarin ozgun fikirlerinizi cidden ogrenmek isterim...

         

         

        Yukarıdaki örneklere onlarcası eklenebilir. İnternette kullanılan Türkçe üzerine yapılan bir araştırmada incelenen toplam 6084 cümlenin 791’inde anlatım bozukluğu tespit edilmiştir. Diğer bir ifadeyle cümlelerin % 13’ünde anlatım bozuktur (Deniz, 2003:78). Bu orana yazım ve noktalama yanlışlıkları da eklendiğinde durumun ne derece kötü olduğu kendiliğinden ortaya çıkacaktır.

         

        Okuyucularının karşısına İnternette çıkan gazetelerin haber metinlerinde bile, özen göstermeme, haberlerin okuyucuya bir an önce iletilmesi için hızlı düşünme ve hızlı yazmadan dolayı pek çok yanlışlık göze çarpmaktadır: “Mevduata tam garanti sonrası faiz yarışı engellenması (engellenmesi) için faize üst limit getirilmasi (getirilmesi)”; (Milliyet, 2.12.2008) “Zamlı morotlu (motorlu) taşıtlar vergisinin…” (Milliyet, 29.12.2008)

         

        Yabancı kelimeleri ve bunların kısaltmalarını kullanmada karşımıza çıkan bir başka durum, kelimelerin kısaltmalarında da bir birliğin olmamasıdır. Örneğin: oky, okyy, oqe (okey) (Yaman ve Erdoğan, 2007:243). Yanlışta bile birliğin olmaması “doğruda birliktelik”in önemini bir kat daha artırmaktadır.

         

        İnternet kullanıcılarının, anlatımlarında yabancı harflere, kelimelere, ifadelere yer vermelerinin yanında kullanıcı adı olarak belirledikleri takma adlarda da İngilizcenin etkisi yoğun şekilde görülmektedir. 16 yaşında bir lise öğrencisi, 22 yaşında bir üniversite öğrencisi, 36 yaşında bir sekreter ve 32 yaşında bir ziraat mühendisinin “MSN” listelerindeki 782 kullanıcı adı üzerine yapılan bir çalışmada, bu listelerde yer alan takma adların 593 tanesinin (%75,8’inin) İngilizce olduğu görülmüştür (Yıldırım ve Tahiroğlu, 2006:373). Görüldüğü gibi kelime yazımından cümle oluşturmaya, kısaltma kullanımından takma adlardaki tercihe kadar İngilizce, İnternette kullanılan Türkçeyi olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu durum, dilin genleriyle oynanmaya başlandığının bir göstergesidir ve genleriyle oynanan yapıların bozulması ve hastalıklı ürünlerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. İnternette Türkçenin kullanımı konusunda, var olan sorunlara karşın topyekûn bir mücadeleye girişilmez ve özenli davranılmazsa “gelecek kuşakların Türkçenin gelişmesine katkıda bulunabilmelerinin güçlüğü bir yana, bilimsel ve teknik Türkçeyi anlayamamaları ve hatta yadırgayarak gelişmesine ayrıca zorluk çıkartmaları kaçınılmaz gibi gözükmektedir” (Ören, 2005:9). Bu yüzden Türkçenin İnternet dâhil her ortamda hem sözlü hem de yazılı kullanımında gerekli özenin gösterilmesi, eksikliklerin giderilmesi, yanlışlıkların düzeltilmesi konusunda insanımız bilinçlendirilmelidir.   

         

         

         

        Kaynaklar

        Acun, Ramazan. (2009). İnternet ve Türk Kimliği, Türk Kimliği Ayvaz Gökdemir’e Armağan, Ötüken Yayınları.

        Alkan, Mehmet ve Canbay, Cafer. (2009). İnternet ve Alan Adlarının Uluslararası ve Ulusal Yönetimi ile Çok Dilli Alan Adları, http://www.veribaz.com/viewdoc.html, Erişim Tarihi: 9.02.2009.

        Çakır, Hamza ve Topçu, Hakan. (2005). Bir İletişim Dili Olarak İnternet, Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, S. 19, s.71-96.

        Deniz, Hülya. (2003).İnternet Ortamındaki Yazışmalarda Türkçenin Kullanımı, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara.

        Geray, Haluk. (2002). İletişim ve Teknoloji, Ütopya Yayınları, Ankara.

        Kabadayı, Osman. (2006). Ağ Ortamındaki Türkçeye Genel Bir Bakış. Türk Dili, C.XCI, S. 652, s.298-314. 

        Ören, Tuncer. (2005). Bilişimde Özenli Türkçenin Önemi. http.//www.site.uottawa.ca/~oren/7, Erişim Tarihi: 9.02.2009

        Sezgin, Fatin. (2004). Türkçede Batı Kaynaklı Kelimelerin Yoğunluğu, Ankara, TDK Yayınları.

        Şendağ, Serkan ve Odabaşı, H. Ferhan. (2007). İnternet Bağımlılığı: Çocukların Psikososyal Gelişimi Üzerindeki Etkileri, The Proceedings of 7th International Educational Technology Conference, Near East University.

        www.milliyet.com.tr  

        Yaman, Havva ve Erdoğan, Yavuz. (2007). İnternet Kullanımının Türkçeye Etkileri: Nitel Bir Araştırma. Journal of Language and Linguistic Studies. Vol.3, No.2, 237-249.

        Yıldırım, Faruk ve Tahiroğlu, Tahir. (2006). İnternette Türkçe Kullanımı Sorunları, Türkçenin Çağdaş Sorunları, Ed.: Gürer Gülsevin, Erdoğan Boz, Gazi Kitabevi, Ankara.

         

         

         

         


Türk Yurdu Nisan 2009
Türk Yurdu Nisan 2009
Nisan 2009 - Yıl 98 - Sayı 260

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele