Türk Kültürünün Büyük Araştırmacısı İrene Melikoff

Mart 2009 - Yıl 98 - Sayı 259

                        Türkoloji’nin büyük ismi İrene Melikoff 9.1.2009 tarihinde Strasbourg’da vefat etti. Eski Rus takvimine göre 25 Ekim, yeni takvime göre ise 7 Kasım 1917 tarihinde St. Petersburg şehrinde petrol işleriyle uğraşan Azeri bir baba ile zengin toprak sahibi bir Rus aileden gelen annenin çocuğu olarak doğmuştu. Doğum gününün Bolşevik ihtilalinin gerçekleştiği güne rastlaması dikkat çekici olmuştur. Çarlık yönetiminin devrilmesi ve arkasından gelen Bolşevik devrimi üzerine yeni rejime muhalif olan çok sayıda asilzade gibi aile memleketlerini terk ederek 1919’da Fransa’ya geçti. Fransa, kısa zamanda başta beyaz Ruslar olmak üzere aralarında Türk uruglarının siyasi önderlerinin de bulunduğu çok sayıda muhalifin toplandığı bir ülke haline geldi. Siyasi muhacirler geçim derdi ile birlikte Rus kültür hayatını Paris’te yaşatmaya başladılar. Rusça dergi ve gazeteler çıkardılar, Rus sahne sanatının örneklerini sergilediler. Melikoff, bu canlı ortamda doğu ve batı dillerini gerektiği biçimde öğrendi. İngiliz mürebbiyesinden ilk dili İngilizceyi öğrendi. Evde Rusça konuşuluyordu, okulda ve çevresinde tabiatıyla Fransızca konuştu.14 yaşında iken babasının kitaplığından Hafız Divanını, Ömer Hayyam’ı ve Sadi Şirazi’yi okumuştur. Paris’te Sorbon Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı okuduktan sonra geçtiği Doğu Dilleri okulundaki öğrenciliği döneminde dilbilimci Jean Deny ve eşi ile birlikte sürgün hayatı yaşamakta olan Dr. Adnan Adıvar’dan istifade etti. Bu okulun Türkçe ve Farsça bölümünden mezun oldu. Farsçayı Henri Masse’den öğrendi.18 yaşında iken Halide Edib’in Ateşten Gömlek’ini okumuş ve Atatürk’e büyük hayranlık duymuştur.[1]Adıvar ve eşinin 1939 yılında yurda dönmelerinden sonra tanınmış matematikçe Salih Zeki Sayar’ın oğlu Faruk Sayar, aynı okulda öğretim üyesi olmuş ve bir müddet sonra öğrencisi Melikoff ile evlenmiştir.[2]

         

                         II. Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine Türkiye 1940 yılında dışarıda öğrenim görmekte olan öğrencilerin geriye dönmelerini istemiştir. Kasım 1940 tarihinde evlenen Melikoff ve Faruk Sayar 1941 yılında Türkiye’ye dönmüşlerdir. Galatasaray Lisesi mezunu olan ve farklı bir kişiliğe sahip olan Sayar, Ankara’da Sağlık Bakanlığı’nda ve İstanbul’da Selanik Bankası’nda çalışmıştır.[3]Melikoff, İzmir Amerikan Koleji’nde öğretmenlik yapmak istemiş, yabancı uyruklu olduğu gerekçesiyle Bakanlıkça izin verilmemiştir.[4]Faruk Sayar ile olan evliliğinden Belkıs Sonya, Ladin ve Şirin Laura isimli üç kızı oldu. Kızlarına Rusça yanında babalarının dili olan Türkçeyi de iyi öğretti.[5]

         

                        Eşinden ayrıldıktan sonra Fransa’ya döndü. Ünlü İslam araştırmacısı Louis Massignon (1883-1962) onu sufiliği araştırmaya yönlendirdi. Onun Hallacı Mansur hakkındaki dört ciltlik eserinden etkilendi.[6]Fuat Köprülü ve Ömer Lütfi Barkan ile yakın ilişki kurmuştur. Danişmendname isimli teziyle doktor olmuştur. Türk destanları üzerinde çalıştığı sırada mistisizmi öğretme gayreti içinde iken Alevilik ve Bektaşilikle karşılaşmış ve mesaisini bu konuda yoğunlaştırmıştır. Mevlana ile ilgilendikten sonra Abu Müslim destanı ile karşılaştığında çarpıldığını ifade etmiştir. Destanın birinci bölümünü teşkil eden ‘Menakıb-ı Maktel-i Hüseyin’ metnini incelerken karşılaştığı tasavvufi terimleri öğrenme hevesi ona ömrünün otuz yılını vereceği kapıyı aralamıştır. Daha önce uzun yıllar Türkiye’de yaşamasına rağmen Alevi-Bektaşi kitlelerin varlığından haberdar olmadığını vurgulamıştır. Türkiye’yi tanıdığını zannetmesine rağmen bu gerçek karşısında yeterince tanıyamadığını anlamıştır.1969 yılı hayatının dönüm noktası olmuş, İstanbul’a gelmiş ve Salih Zeki Aktay’ın yardımıyla Bektaşilere ulaşmaya çalışmıştır.[7] Onun Hallac-ı Mansur isimli eserini çevirmiştir.

         

                         Önce CNRS (Bilimsel Araştırmalar Milli Merkezi)’de asistan olarak çalışmış, 1968 yılında Strasbourg Üniversitesi Türkoloji Enstitüsü başkanı olmuştur.1970 yılından itibaren dünyada alanında en itibarlı dergi olarak kabul edilen ve halen çıkmakta olan Turcica’yı kurmuştur.

                       

                         1971 yılında Fransa’da Aix-en Provence’da R. Mantran, Ömer Lütfi Barkan ile birlikte CIEPO’yu (Uluslararası Osmanlı Öncesi ve Osmanlı Araştırmaları Merkezi) kurmuşlardır. Merkez, günümüzde farklı ülkelerde toplantılar düzenlemekte ve varlığını sürdürmektedir.

         

                         Türk Kültürüyle ilgisini devam ettirmiştir. Bilimsel toplantılarda kültürümüzü ilgilendiren tebliğler sunmuştur. Namık Kemal’in ölümünün 100. yılı münasebetiyle Türk Aydınlarıyla Dayanışma Girişimi tarafından 15-16. 4.1998 tarihlerinde Mainz’da düzenlenen kolokyumda, ’Bektaşiliği ve Masonluğu’ üzerine Fransız kaynaklarına dayanarak hazırladığı tebliğini sunmuştur.[8] İslam Ansiklopedisinin Avrupa’daki yeni baskılarında bazı maddeleri yazmıştır.

         

                          Paris’te 26-29. 6. 1989 tarihlerinde, bilim kurulunda yer aldığı ESCAS’ın (Orta Asya Çalışmaları Avrupa Semineri) III toplantısında ‘Fazlullah d’Astarabad et l’esser du Hurufisme en Asie Centrale’ başlıklı bir tebliğ sunmuştur.

         

                         7. 3. 1990 tarihinde Paris’te Muhteşem Süleyman ve Zamanı Kollokyumu’nda tebliği sunmuştur. Tebliğinde Fatih Sultan Mehmet’in Rüstem Paşa aracılığıyla Hurufiliğe ilgi duyduğunu ve Türkiye’deki son büyük izleyicisinin Neyzen Tevfik olduğunu belirtmiştir.

         

                          Eserlerinden Uyur İdik Uyandırdılar ile Efsaneden Gerçekliğe Hacı Bektaş[9] Türkçeye çevrilmiştir. Umur Paşa Destanı, Melik Danişmend, Abu Müslim Horasani, Türk Sufizminin İzinde, Kırklar Sofrası gibi eserleri bulunmaktadır. Hayatı ve eserleri hakkında Türkiye’de Bektaşi ve Alevi kültürü ile ilgili internet sitelerinde geniş bilgi verilmesine rağmen yanında doktora yapan Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak’ın belirttiğine göre, bu alandaki Türkçe yayınlarda, çalışmalarından oldukça az istifade edilmiştir.          

             

                           Melikoff, kendisiyle yapılan bir mülakatta. ’Benim işim inanmak değil, öğrenmek ve anlamaya çalışmaktır’ demiştir. Alevilik ile Bektaşiliğin köklerinin aynı olmasına rağmen yaşam tarzlarının farklı olduğunu, Nurculuğun herhalde tehlikeli olduğunu, onun din değil artık politika olduğunu vurgulamıştır.[10]

         

                           Kızlarından Şirin Laura Sayar annesi gibi Türkoloji, Belkıs Sayar Slav dilleri üzerinde akademik çalışmalar yapmaktadır. Şirin’in, ailenin köklerinin dayandığı Azerbaycan’la ilgili araştırmaları bulunmaktadır.[11] Kızı Şirin’in eş seçiminde annesinin ilgi alanın etkili olduğu eşi Kasım Yeşilgül’ün vefatında verilen ilandan belli olmaktadır.[12]Türkiye’den A.Yaşar Ocak, Refet Yınanç, Ahmet Saltık ve Erdal Yavuz gibi ilim adamlarının yetişmelerinde emeği bulunmaktadır.

         

                           Cenazesi Strasbourg Azerbaycan Evi’nde ailesinin de katıldığı bir merasimden sonra Paris’te toprağa verilmiştir.

         

         


        


        

        [1] Yaşayan Türkologlar I-İrene Melikoff, Tarih ve Toplum, sayı 13,Ocak 1985,s.14


        

        [2] Salih Zeki Bey(1864-1921),Milli Eğitim Müsteşarlığı, Galatasaray Lisesi Müdürlüğü, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü yapmıştır. Birinci evliliğinden, Malik Sayar, İkinci evliliğini yaptığı Halide Edip’ten Zeki Sayar ile Ayet Sayar, son evliliğinden ise Tarık ve Faruk Sayar olmuşlardır.


        

        [3] 18. 8. 1997 tarihinde vefat eden Sayar hakkında sınıf arkadaşı avukat Mordo Dinar bir yazı neşretmiştir: Cumhuriyet, 30.9.1997.Dinar, diğer sınıf arkadaşı hariciyeci Semih Günver’ın ardından yazdığı yazıda da yine ondan bahsetmiştir. (Cumhuriyet,27.1.2000)


        

        [4] Rasih Nuri İleri, Faruk Sayar’ın Anısına, Tarih ve Toplum, sayı 178, Nisan 1998, s.237


        

        [5] İlber Ortaylı, Türkolojinin büyük yıldızı kaydı, Milliyet Pazar, 11.1.2009


        

        [6] Massignon hk. bk. Enis Batur, Louis Massignon, Cumhuriyet, 11.10.1998


        

        [7] Miyase İlknur; Daha Yapacak çok işim var, Cumhuriyet, 16.11.1998


        

        [8] Tebliğ, Tarih ve Toplum’un Aralık 1998 tarih ve 60 sayılı nüshasının 337-339 sayfaları arasında neşredilmiştir.


        

        [9] Bu eseri hk. bk. İlhan Selçuk, Bir Başyapıt, Cumhuriyet, 7.11.1998


        

        [10] Naki Özkan, Alevi İslamcı Olmaz, Milliyet, 27.5.1998


        

        [11] Şirin Melikova, Niyazi’nin Çitra Baleti’nin Musiqi Dramaturgiyası ve Kuruluşu Meselesine Dair, Aida Tagızade, XX. Asrın Azerbaycan Musiqibi, Baku 1994, s.144-162


        

        [12] Cumhuriyet,4.9.2005


Türk Yurdu Mart 2009
Türk Yurdu Mart 2009
Mart 2009 - Yıl 98 - Sayı 259

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele