Üsteğmen Ömer Oğlu Ömer Seyfettin

Mart 2009 - Yıl 98 - Sayı 259

                    ÜSTEĞMEN: ÖMER OĞLU ÖMER SEYFETTİN KOCAMUSTAFAPAŞA

                                                                   319 – 489 PİYADE

         

                   

                    9 Ağustos 319’da harbiye mektebinden mülazımsanilikle neşet ederek Selanik’te 3. orduya tayin edilmiştir. Bu ordunun Kuşadası redif taburunda 322’de İzmir Jandarma mektebi muallimliğinde, 324’te mülazımevvellikle: Selanik’teki nizamiye kıtalarında ve Razlık hudut bölüğünde bulunmuş ve 326’da ordudan istifa etmiştir. Balkan harbinde orduda hizmete çağrılmış ve Yanya’ya gönderilmiştir. Orada Yunanlılara esir düşmüş, bir sene Yunanistan’da esir kaldıktan sonra İstanbul’a dönmüş ve 9 Şubat 329’da ordu ile alakası kesilmiş ve terhis edilmiştir. Balkan harbinden evvel Selanik’te intişara başlayan (Genç Kalemler) mecmuası ile (Rumeli Gazetesinde) muharrirlik etmiştir. Balkan harbinden sonra ordu ile alakası kesildikten sonra muhtelif gazete ve mecmualara yazı yazarak hayatını temine çalışmıştır. 1914 senesinde İstanbul’da Kabataş Lisesi’nde edebiyat muallimi oldu. Ölünceye kadar muallim ve muharrir kaldı. Neşeli bir insandı. Ömer Seyfettin için Ziya Gökalp şöyle der: “Kumanda ettiği hudut bölüğünün Mehmetçikleri gibi gurur, tefahür, menfaat hislerinden uzak idi.” Sanatkar yaratılmıştı. Şakacı, nümayişçi, kılıbık adamlardan hoşlanır. Yazı mevzularını onların mizaçlarından ilham alarak canlandırırdı. Koyu bir milliyetçi idi “Türk lisanına Türk harfi hakim olmalıdır” iddiasının mücahit ve müdafii idi. Bulgaristan hududunda bölük kumandanı bulunduğu sırada “Genç Kalemler” mecmuasında “Yeni Lisan” unvanıyla tamimine çalıştığı bu nazariye ilk önce Ömer Seyfettin’in kafasında canlanmıştır. Ziya Gökalp Diyarbakır’da neşrettiği “Küçük Mecmua”da bunu şöyle anlatıyor: “Yeni Lisan cereyanı dallanarak Türkçülük, halka doğruculuk, Milli hars hareketlerinin doğmasına sebep oldu. İşte bütün bu fikri cereyanların başlangıcı; Ömer Seyfettin’in saf ve masum ruhunda feveran eden sarih, müstevli bir iman sıtması idi…” Ömer bütün hayatında “Edebiyatsız edebiyat yapacağım” der ve bu tabiriyle Servet-i Fünuncuların terkip şaklabanlıklarına, tasvir ve ifade tuhaflıklarına tariz ederdi.

         

         

                    Son neslin pek orijinal bir nasırı “Ömer Seyfettin’in eserlerinde iki mühim hassa bulurum: biri lisanındaki sadelik ve doğruluk, diğeri tahkiyesindeki maharet ve cazibe” diyor. 12 sene evvel intişar eden “Yarın” mecmuasında Uşakizade Halit Ziya Bey, Ömer’den şöyle bahsediyor: “Ömer Seyfettin’in ilk okuduğum eseriyle derhal hüküm vermiş ve işte bir hikayenuvis demiştim. Ondan sonra bu isim bende müsehhar bir tesiri oldu. Ne zaman o imza ile bir şeye tesadüf etsem okumadan geçemedim ve her defasında hükmümün biraz daha şaşaa ile teeyyüd ettiğine şahit olurdum. Eğer Ömer Seyfettin kimbilir nasıl esbabı mücbire ile her güncülüğüne ve ekseriya sanatkarane yollardan saptıran kabiliyeti fikriye haricinde muvaffakiyet taharri hevesi ile mizah perdazlığa dökülmek istemeseydi bu böyle, her defasında başka bir incila ile devam edecekti. Fakat bu iki hadisenin biri kaza, diğeri hata idi ve ikisi de şayan-ı ihmal şeylerdi. Onların fevkinde Ömer Seyfettin’in parlak dehası vardı.” Yine “Yarın” mecmuasında Hüseyin Rahmi de şunları yazmıştı: “İmlada, ifadede, tasvirde, düşünüşte eski tarzlarımızın paslanmış bağlarından her gün birini silkerek kaleminden atan bu müceddid zeka, bazen bizi A… A… sayhalarına düşürecek kadar cüretkarlıklar yapardı. Henüz kalemi sanatın mefkure kıblegahına karşı tamamıyla teveccüh edememişti. Çok defa coşar taşardı fakat bir gün istikametini bulacaktı. Balzac da böyle uzun müddet yolunu aramıştı. Ömer Seyfettin’le Türk hikayeciliğinin pek feyizli bir istikbali uful etmiştir.”

         

         

                    Ömer Seyfettin 6 Mart 1920’de İstanbul’da eceliyle öldü. Kabri Kadıköy’ünde Kuş Dilinde Mahmut Baba Mezarlığı’ndadır.

         

        

         

         


Türk Yurdu Mart 2009
Türk Yurdu Mart 2009
Mart 2009 - Yıl 98 - Sayı 259

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele