“Olasılıksız” da Ne Demek?

Kasım 2010 - Yıl 99 - Sayı 279

                    Adam Fawer 2006 yılında “Improbable” adlı bir roman yayımladı. Bu roman Şirin Okyayuz Yener tarafından “Olasılıksız” adı ile Türkçeye tercüme edildi... Aradan geçen dört yılda kitap elli sekiz baskı yapmış; gerek kitabın baskı sayısı gerekse internet sitelerinde yapılan yorumlar, kitabın bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok beğenildiğini göstermektedir. Bu kadar okunan ve sevilen bir kitaba verilen “Olasılıksız” adı, acaba “Improbable” kelimesinin Türkçedeki karşılığı mıdır?

         

                    “Probable” İngilizcede “olası, muhtemel” gibi anlamlara gelmektedir.[1] “Improbable” ise “mümkün görünmeyen”[2], “olanaksız, (vukuu) imkânsız, umulmayan, gayrimuhtemel”[3], “ihtimal dışı, olmayacak”[4] gibi anlamlara gelmektedir. Sözlüklere göre İngilizce “improbable” kelimesi Türkçede “mümkün (görünmeyen), olanaksız, imkânsız, ihtimal dışı” gibi anlamlara geliyor. Sözlüklerin verilerine göre Türkçede “olası, olasılık, mümkün, olanak, imkân, ihtimal” gibi kelimeler birbirine karıştı. Bu karışıklığı gidermek için “ihtimal, imkân” ve “olanak, olasılık” kelimelerini inceleyelim.

         

                    Türkçe Sözlük’te “olanak” kelimesinin karşılığı “imkân”, olasılık kelimesinin karşılığı ise “ihtimal”dir. “Olanak” kelimesinin “imkân”, “olasılık” kelimesinin “ihtimal” demek olduğunu tespit ettiğimize göre şimdi bunların İngilizce karşılıklarını Redhouse’un Türkçe/Osmanlıca-İngilizce sözlüğünde arayalım. Redhouse’a göre “ihtimal” kelimesi İngilizcede “probablity”, “imkân” kelimesi “possibility” anlamındadır. Bu sebeple kelime Türkçeye ya “ihtimal” veya “olasılık” kelimesi ile tercüme edilebilir. Kitabın orijinal adında bir de olumsuzluk eki varsa bu ek Türkçeye “ihtimal” veya “olasılık” kelimelerinden hangisi ile tercüme edilmelidir? “Olasılık” kelimesinin Türkçenin yapısına uygun olup olmadığı geçmişte çok tartışıldı. Hadi ‘kuralcı dilcilik’ kafasını bir kenara bırakalım ve kelimenin yerleştiği gerçeğini görelim. Bu kez de karşımıza “olasılık” ve “olanak” kelimelerinin insanlar tarafından sık sık karıştırıldığı gerçeği çıkmaktadır. Diyelim ki bu iki kelimeyi de güzelce öğrendik, bu sefer de -sız ekine takıldık. “Olasılıksız” kelimesinde hem -lık hem de -sız eki var. Türkçede bu iki ekin üst üste geldiği kelime tabanları var mıdır? Elbette vardır, ama bu ekler isim tabanı üzerine getirilmiş örneklerdir: yol-luk-suz, harç-lık-sız, ön-lük-süz, göz-lük-süz, baş-lık-sız… -sız eki, fiilden türemiş tabanlar üzerine getirilmemektedir: alışkan-lık-sız, büyük-lük-süz, tutar-lık-sız, yetmez-lik-siz, yeter-lik-siz... Türkçede aslında “yokluk, eksiklik” bildiren -sız ekinden sonra -lık ekinin getirilmesi daha yaygındır: bakım-sız-lık, becerik-siz-lik, can-sız-lık, gerek-siz-lik, tat-sız-lık…

         

                    Yazar tarafından acaba bu isim kitaba “ihtimal” kelimesi kullanılmak istenmediği için mi böyle verildi? Bu sorunun cevabını bulmak için yazarın üslubunu inceleyelim. Sayın Şirin Okyayuz Yener kitabın on üçüncü sayfasında “cevap, izin, hiç, sanki, idrar, bazı, hücre, şekil, fark, şey, çare…” gibi Arapça ve Farsça kökenli Türkçeleşmiş kelimeleri kullanmış. Bu da yazarın “ihtimal” kelimesi ile bir sorununun olmadığını, “improbable” kelimesini tek kelime ile ifade etmek için zorlama bir yapıya başvurduğunu gösteriyor. Türkiye’de çok beğenilen ve elli sekiz baskı yapan bir kitap dilde olmayan “olasızlıksız” kelimesi ile değil de “olasılık dışı” veya “ihtimal dışı” şeklinde Türkçeye tercüme edilse idi çok daha iyi olurdu.    

         

         

         


        


        

        [1] http://www.zargan.com/sozluk.asp?Sozcuk=probable.


        

        [2] http://www.zargan.com/sozluk.asp?Sozcuk=improbable.


        

        [3] ATALAY, Hamit (1999), İngilizce-Türkçe Sözlük, TDK, Ankara, 1770.


        

        [4] REDHOUSE, J (2010), İngilizce-Türkçe Türkçe-İngilizce Sözlük, SEV, İstanbul, 223.


Türk Yurdu Kasım 2010
Türk Yurdu Kasım 2010
Kasım 2010 - Yıl 99 - Sayı 279

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele