Türk Ocağı Sivas Şubesi Tarihçesi (1923 - 1928) ve Birlik Dergisi

Mart 2015 - Yıl 104 - Sayı 331

        Osmanlı Devleti’nde Sırp, Yunan isyanlarıyla başlayan ayrılıkçı hareketler 19. yüzyılın başından itibaren görülmeye başlamıştır. Ruslarla yapılan Edirne Antlaşması sonucu Mora Yarımadası’nda Yunanistan’a bağımsızlık verildi. Bunun ardı arkası kesilmedi. Otonom, muhtariyet, özerklik ve nihayet bağımsızlıklar birbirini izledi. Önce Müslüman olmayan halklar İngiltere, Fransa ve Rusya’nın koruyuculuk haklarının gereği yaptıkları kışkırtma, silah ve para destekleri azınlıkları her türlü eyleme yöneltti. Osmanlı yönetimi bu duruma karşı azınlıklara her türlü tavizi vererek durumu kurtaracağını düşündü. Islahatlar, kültürel haklar tanındı. Her unsur millî kimliğini yaşatacak edebiyat, kültür dergileri ve gazeteler çıkarttı. Hiç bir girişim ayrılıkları önlemeye yetmedi. Meşrutiyet idareleri ile Osmanlı meclisinde temsil hakları verilmesi, bu ayrılığı önlemediği gibi aksine devletin içinden girişimlerini güçlendirmekten başka işe yaramadı.

        
Osmanlı egemenliğindeki Türk olmayan unsurlar içinde benzer olaylar gelişti. Arap gazete ve dergileri özgürce yayınlarını sürdürdü. Arap milliyetçi cemiyetleri devlet izniyle kuruldu ve faaliyetlerini sürdürdü. I. Dünya Savaşı ile Müslüman toplulukların ayrılıkçı hareketleri özellikle İngiltere kontrolünde isyana dönüştü. Arap yarımadasında üç yüz bin vatan evladının şahadeti ile sonuçlanan malum olaylar yaşandı. İngiliz işgaline karşı yüce Peygamberin kabrini koruma uğruna büyük fedakârlıklar yapıldı. Medine müdafaası destanlaştı.

        
Tarihi seyir, “yüce - büyük Osmanlı Devleti”ni asli unsuru olan Türk milletinden ibaret bir halk ve Anadolu ile baş başa bırakan bir konuma getirdi.

        
İmparatorluk dağılmasın diye ‘Türküm’ demekten itina ile kaçınan, devletin bütünlüğünü koruma kaygısı güden, yutkunan insanlarımızı millî kimliğini, kültürünü yeniden hatırlama, geliştirme yoluna sevk etti.

        
Bu tabloyu gören ve çözüm arayan askeri Tıp mektebinin vatansever öğrencilerini harekete geçirdi. Bu fikrin düşünür ve yazarı olan ağabeylerini devreye sokan Tıp mektepli öğrencilerin girişiminin bir sonucu olarak Türk Ocakları 25 Mart 1912’de tarih sahnesine çıktı. Mülkiyeli, Sivaslı Murahhas Aza Halis Turgut imzasıyla Türk Ocağı’nın kurulduğu İkdam gazetesi aracılığıyla kamuoyuna duyuruldu.
1913’te yayımlanan Ocak tüzüğüne göre derneğin kuruluş amacı: Türklerin millî terbiye ve ilmî, içtimaî, iktisadi seviyelerinin terakkisi ve itilası ile Türk ırk ve dilinin kemaline çalışmaktı. Asla politikaya karışmayacağı ve siyasi partilere hizmet etmeyeceği ısrarla vurgulanıyordu.

        
Türk Ocakları 19 şubesi ile imparatorluktan millî devlete geçiş dönemi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve rejimin yerleşmesi aşamalarında -özellikle Türklük bilincinin uyanmasında- savundukları fikirler, yaptıkları faaliyetlerle toplum hayatına büyük katkılarda bulundu.

        
İstiklal Savaşı yıllarında örgütlenmeye ara veren Türk Ocaklarının, düşmanın İzmir’de denize dökülmesinden sonra şube sayısı hızla artmaya başlamıştır. Savaş sonrası ilk şube İzmir’de açılmıştır.
Türk Ocağı Sivas Şubesi 18 Mart 1923 günü törenle açılmıştır. Bu açılışa davet edilen Gazi Mustafa Kemal Paşa, açılışa aşağıdaki telgrafı gönderdi.

        
“Sivas Türk Ocağı Riyasetine;

        
Türk Ocağının küşat vesilesiyle hakkımda izhar olunan hissiyat-ı merbutiyet-i kariye teşekkür eder; ocağınızın millî inkişafa nafi hizmetler ifasına muvaffakiyetini temenni ile cümleye selam eylerim efendim.”

        
Sivas Türk Ocağı’nın yayın organı olan Birlik dergisinin ikinci sayısında “Emsalsiz büyüklüklerini her vesile ile izhar buyuran kıymetli Gazimiz ve aziz halaskarımız Mustafa Kemal Paşa hazretleri Ocağımıza iki yüz lira teberru etmiştir. Ocağın minnet ve şükran hislerini arz etmek üzere zat-ı devletlerine heyet-i idare tarafından teşekkür telgrafı keşide edilmiştir.” ifadelerine yer veriliyordu.
Sivas Türk Ocağı Şubesinin 1925 yılındaki yönetim kurulu şu isimlerden oluşmaktaydı: Ocak Reisi; Sıhhiye Müdürü-Müfettişi ve Hilal-i Ahmer Başkanı Dr. İsmail İbrahim Bey, Kâtip; Matbaa Müdürü Abdulkadir (Sarısözen), Muhasip – Veznedar; Muallim Selahattin, Üyeler; Sığırcızade Hayri, ilk Tedrisat Müfettişi Hikmet, Numune Hastanesi Emraz-ı Dahiliye Mütehassısı Fazıl ve tüccardan Ömer Adil Bey.

        
1910-1940 yılları arasında belirli aralıklarla Sivas’ta yayımlanan Kızılırmak gazetesi 1917 ortalarında ara verdiği yayımına 10 Temmuz 1925’te yeniden başladı.

        
Kızılırmak gazetesinde 90 civarında Türk Ocağı hakkında haber yayımlanmıştır. İlk haber 31 Ağustos 1925 tarihli “Reis-i Cumhur Hazretlerinin İnebolu Türk Ocağı’ndaki Nutku” başlığı altında verilmiştir. 7 Temmuz 1928 tarihli son haber ise Adliye Vekili Mahmut Esat’ın (Bozkurt) Sivas Türk Ocağı’nı ziyaretinde Ruşen Eşref’in (Ünaydın) okuduğu nutuk olmuştur.

        
Yerel basında Türk Ocağı ile ilgili bunca haberin önem taşıyacak derecede yer alması, Türk Ocağının yürüttüğü faaliyetlerin yoğunluğu ve aktif girişimlerinden kaynaklanmıştır.

        
Diğer kuruluşlardan Himaye-i Eftal, Tayyare Cemiyeti, Muallimler Birliği, Ticaret odası gibi cemiyetler, kongrelerini, konferanslarını, ziyafetlerini çoğu zaman Türk Ocağı çatısı altında yapmıştır.

        
Sığırcızade Hayri Bey’in Kızılırmak gazetesi Yazı İşleri Müdürü olması da Ocak faaliyetlerinin geniş yer tutmasında etkili olmuştur.

        
Hayri Bey, Ocak yönetiminde görev almış olup, Türk Ocağı’na yürekten bağlılık duyan bir şahıstır. Ocak 1927 Kongresi ile ilgili 10 Mart 1927 günlü çıkan haberde: “Kızılırmak gazetesinin sermuharriri Hayri Bey’in söz alarak bir konuşma yaptığı.” belirtilmektedir. Ayrıca Türk Ocakları Genel Merkezinin düzenlediği eşya piyangosu biletlerinin “Sığırcızâde Biraderler Mağazasında” satıldığı, 26 Mayıs 1927 günlü Kızılırmak gazetesinin 4. sayfasında duyurulmaktadır.

        
Türk Ocağı Sivas Şubesinin başlıca faaliyetleri: Geceler tertip etmek, konferanslar vermek, kurslar açmak, köy ve kasabalarda irşatlarda bulunmak, halkın sağlığı ile yakından ilgilenmek, diğer cemiyetlerin faaliyetlerini organize etmek, piyango çekilişleri yapmak…

        
Ocağın bu kadar faal olmasında, Gazi Mustafa Kemal gibi büyük bir devlet adamının bizzat verdiği desteğin önemini unutmamak lazım gelir.

        
Diğer yandan Ocağın fahri başkanlığını temsil eden Sivas Valisi Hilmi Bey’in rolü de önem taşır. Türk Ocaklarına karşı heyecan, azim ve fedakârlık duyguları ile dolu bir vali olan Hilmi Bey’in katkıları sık sık yerel gazetelere haber olmuştur. Yapılan her faaliyette öne çıkması, çeşitli çekişmelerin aracı olması, kendisine ait bir radyoyu Ocağa bağışlaması bilinen hizmetlerindendir.

        
Sivas’ın ilçelerinde ise kaymakamların, bizzat Ocak faaliyetleri içinde yer aldıklarını görüyoruz.

        
Memurların, öğretmenlerin ve doktorların cemiyet içerisinde yer alması bu canlılığa önemli bir katkıydı. Bunların yanı sıra subayların da Türk Ocakları çatısı altında hizmet vermeleri de dikkat çekmektedir.

        
Türk Ocağı Şubesinin başarısının arkasında yatan bir sebep de fizîki şartlarının iyi olmasıdır. İki katlı bir bina, her türlü toplantıyı bünyesinde yapmaya uygun büyük bir salon, geniş bir bahçe ve birkaç dükkân. Bu fiziki imkânlar, dönemin Sivas’ında Ocağı cazibe merkezi kılmıştır.

        
Sivas Türk Ocağı, halkın ihtiyaçlarını göz önüne alarak çalışmalarını sürdürmüştür. Kızılırmak gazetesinde yer alan “Serbest Ders” başlığını taşıyan haberde Türk Ocağı çatısı altında yeni muhasebe usullerini öğretmek amacıyla açılan kurstan bahsedilmektedir. Dönemin Maarif Müdürü Necati Bey tarafından verilecek olan bu kurs için başvuruda bulunacakların Ocak muhasibi Sıracettin Bey’e müracaat etmeleri istenmektedir.

        
6 Şubat 1927 günkü Kızılırmak gazetesinde: “Geçen Pazar günü Türk Ocağında Kız Muallim Mektebi Tarih- Coğrafya Muallimi Kazım (Akdeniz) Bey, Anadolu’nun Tarihine Umumi bir Nazar; Dün gece de Lise Edebiyat Muallimi Eflatun Cem (Güney) Bey, Türk Ocağı’nda Halk Şairlerinden derin bir vukufla bahsetti…” denilmektedir.

        
Yine Kızılırmak gazetesine yansıyan bir konferans da Dr. Osman Nuri Bey’e aittir. Osman Nuri Bey, ferdin içtimai mevkii, ruhi ve maddi ihtiyaçlarını tahlil ederek içtimai teşekküllerin lüzumundan bahsetmiştir. Sporun ve musikinin fert ve toplumun gelişimindeki rolü üzerinde durmuştur.

        
Türk Ocakları Sivas ve ilçelerinde at yarışlarıyla da yakından ilgilenmiştir. Mayısın yirmisinde “Acı Su” da yapılacak olan Şarkışla At Koşusunun geliri Tayyare Cemiyeti ile Türk Ocakları arasında paylaşılacaktır. (Kızılırmak-18 Nisan 1927)

        
Türk Ocakları halk sağlığı ile de yakından ilgilenmiştir. Ocak Başkanı Dr. İsmail İbrahim Bey ve Yöneticilerden Eczacı Ali Rıza (Peker)’in varlığı da bu konuda etkili olmuştur. Fakirlere ilaç ve tedavi yardımları yapılmış, bu faaliyetler Ali Rıza Eczanesi’nden yürütülmüştür.

        
Frengi hastalığının yaygın olduğu o yıllarda, Türk Ocağı konferans düzenleyerek halkı bilinçlendirme yoluna gitmiştir. (Kızılırmak 14 Kasım 1926)

        
20 Haziran 1926 tarihli Kızılırmak gazetesinde Türk Ocağı tarafından İsmet Paşa Bahçesinde düzenlenen “İlk Göz Ağrısı” isimli tiyatro etkinliğinden bahsedilmektedir. Tiyatroya o kadar çok seyirci katılmıştır ki, sandalyeler yetersiz kalmıştır.

        
Başta Ticaret Odası olmak üzere Himaye-i Eftal, Tayyare Cemiyeti, yapılanmalarını Türk Ocağı binasında sürdürmüşler, kongrelerini yine bu çatı altında gerçekleştirmişlerdir. Beş gün süren Ticaret Odası kongresi için Türk Ocağı salonunun kullanılmış olması sebebiyle 6 Şubat 1928 tarihli Kızılırmak gazetesinde “Türk Ocağına altmış porselen çay bardağı alınmış ve gönderilmiştir” haberi yer almıştır.
Üyelere mensubiyet kazandırmak maksadı ile birer kimlik kartı verilmiştir. Maroken kaplı kimlikler 80 kuruşa, adi kaplı olanlar 35 kuruşa satılmıştır.

        
18 Mart günleri Sivas Türk Ocağı’nın kuruluş günü olarak her yıl bir bayram günü olarak kutlanmıştır.

        
Kızılırmak gazetesi “Kazalarda Türk Ocağı” başlıklı haberde Aziziye (Pınarbaşı), Darende, Zara, Yenihan (Yıldızeli) ve Şarkışla kazalarındaki Türk Ocaklarının faaliyetleri bir arada verilmiştir.

        
20 Şubat 1928’den sonra Ocak genel merkezine gönderilen 141 lira. Ocağın bütçesi içinde Sivas Şubesinin 1927 bütçesi 4.700, 1928 Bütçesi 7.760, Divrik Türk Ocağı Şubesinin 1927 bütçesi 1.073, 1928 bütçesi 1.008 lira görülmektedir.

        
Ülke çapında şubelerin yaptığı faaliyetlerden olarak kütüphane kurulması Sivas Türk Ocağında da gerçekleştirilmiş ayrıca kütüphaneye dergi ve gazetelerde konularak okuyucuların yararına sunulmuştur.
Millî, iktisadi içtimai ve sıhhi konularda konferanslar verilmiştir. Kadın Ocaklılar tarafından verilen konferanslardan örnekler: Muallim Emine Hanım “Terbiye” konulu; Muallim Mebrure Hanım “Finlandiya Türkleri” konulu; Muallim Mevhibe Hanım “İçtimai Hayatta Kadın”.

        
Halk sağlığı için açılan poliklinikte, sağlanan doktor vasıtasıyla ücretsiz tedavi hizmeti sunulmuştur.

        
Okumak isteyen öğrencilere yardım edilmiş, biri Tıp Fakültesi diğeri Askeri Tıp Mektebinde olmak üzere iki öğrenciye burs verilmiştir. Sivas ve Şarkışla Türk Ocaklarında bir veya birden çok dershaneli kurslar açılmıştır. Suşehri Türk Ocağında, kaymakam tarafından Fransızca dersleri verilmiştir.

        
1928’de Harf inkılabı yapılınca Türk Ocakları yeni harflerin öğrenilmesi konusunda çalışmalar yapmıştır. Şarkışla Türk Ocağı Şubesi de eğitim seferberliğine Ocak binası uygun olmadığı için okulda geceleri ders vermek suretiyle bir kurs açılmıştır. Aynı kurslar Divrik ve Sivas’ta da düzenlenmiştir.

        
Uzun kış gecelerini dikkate alan Sivas Türk Ocağı, zaman zaman geceleri de açık kalmış, oluşturulan musiki heyeti on beş günde bir Ocak’ta konser vermiştir. Şubat ayının ikinci cuma gününden itibaren resmi tatil olarak kabul edilmesi sonucu Sivas Türk Ocağı, cuma günleri sıhhi, içtimai, ahlaki sohbetler düzenlemişlerdir. Bu haber Birlik dergisinin “Hafta Musahabesi” sütununda halka duyurulmuştur.

        
Sivas Türk Ocağı İzmir depreminde zarar görenlere, müsamereler ve diğer yollardan topladıkları paralarla yardımcı olmuşlardır. Şarkışla Türk Ocağı Hilal-i Ahmer ile işbirliği yaparak İzmirlilere maddi destekte bulunmuştur.

        
Sivas Türk Ocağı’na bedeli mukabili, emvali metrûkeden (terkedilmiş mal) bina temin edilmiştir.

        
Türk Ocaklarından Halkevlerine devredilen Ocak binaları ve emvali gayrimenkullerin arasında Sivas ilinde tahmini 5.000 lira değerinde bir adet hane, Darende ilçesinde 750 lira değerinde bina ile arsası halkevine devredilmiştir. Şarkışla ilçesinde 2.000 lira değerinde bina (altında iki dükkân, fırka ve halkevi olmuştur) vardır.

        
Türk Ocağı Sivas Şubesinin Yayın Organı Birlik Dergisi

         

        Sivas Türk Ocağı Şubesi, 1923-1924 yılları arasında haftalık olarak “Birlik” dergisini yayımlamıştır. İlk sayısı 23 Temmuz 1923 tarihinde yayımlanmıştır. İmtiyaz sahibi ve mesul müdürlüğünü Mehmet Nazif’in yaptığı mecmuanın ilk sayısında şu bilgiler yer almaktadır:

        
“Birlik, Türk Ocağı’nın haftalık mecmuasıdır. İdare mahalli, Türk Ocağında hususi dairedir. Mecmuanın seneliği 220, altı aylığı 130 kuruştur. Nüshası 5 kuruş’tur. Millet ve memlekete faydalı yazılar kabul edilir. Basım yeri Sivas Vilayet Matbaasıdır.”

        
Dergi ücretinin düşük olmasına rağmen (Ocak yöneticilerinden Cenap Muhiddin’in ifadesiyle bir kundura boyama parası) ilk sayısının 35 nüsha satılması “Haftanın Musahabesi” sütununda eleştirilmiştir.
Dergi 18 sayı dâhil Sivas Vilayet matbaasında basılmış, matbaanın bir yangın sonucu kullanılamaz hâle gelmesinden sonra Samsun Hilal Matbaasında basımına devam edilmiştir. Samsun’da basılan 19. sayıdaki “Hafta Musahabesi” başlıklı imzasız yazıda da bu konu incelenmiştir. Mecmua, 21. sayıdan sonra – farklı bir ilde çıkmanın getirdiği güçlükleri de eklersek- yayın hayatına son verilmiştir.
Derginin ikinci sayısında çıkış amacı ve yaşadığı zorluklar şu şekilde açıklanmıştır:

        
“Sivas Türk Ocağının bir mecmuası olsun dedik ve “Birlik”i çıkarmaya karar verdik. Kâğıdın fenalığından, münderacatının azlığına kadar mecmuamızın bütün kusurlarını pekâlâ biliriz. Bu, ne mecmuanın nasıl çıkarıldığını bilmemekten ne ihmalcilikten ne de beceriksizlikten ileri gelmektedir. İçimizde öteden beri kalemiyle tanınmış gençler var. Yalnız şimdilik bundan daha iyisini burada vücuda getirmek imkânsızdır. Fakat yazan okuyana, okuyan yazana dayak olursa her gün biraz daha iyi olmak şartıyla Sivas’ın da güzel bir mecmuası elbette olur.”

        
Sivas Türk Ocağı’nın haftalık mecmuası olarak çıkan dergide, Haftanın Musahabesi, İçtimaiyat, Edebiyat, Yeni İstidatlar, Talim ve Terbiye, Tefrika, Haftanın İzleri gibi konu başlıkları altında çeşitli yazılar yazılmıştır.

        
Sekiz sayfadan oluşan bu dergide, Sivas’ın seçkin öğretmen ve yazarlarının yazdığı görülmektedir. Bunlardan bazıları; Eflatun Cem (Güney), Osman Nuri, Cenap Muhiddin, Ahmet Ruhi, Abdulkadir, Gazi İlhan, Atıf ilhan, Ömer Bedrettin, Doktor Tahir, Emine Semiye Hanım (Cevdet Paşa’nın kızı, Sivas Öğretmen okulunda öğretmen o sıralarda), Fuat Gündüz Alp.

        
Birlik dergisinde sayıları fazla olmamakla birlikte fotoğraflara da yer verilmiştir. Birinci sayıda Mustafa Kemal’in kalpaklı bir fotoğrafı, üçüncü sayıda “Sivas’a teşrif buyuran muhterem Heyet-i Vekiliye Reisi Rauf Beyefendi Hazretleri” açıklaması ile Rauf (Orbay)’un, beşinci sayıda “Lisenin tarihi salonunda” başlıklı yazının ortasında Kazım Karabekir Paşa’nın fotoğrafı; dokuzuncu sayıda ise Sivas Türk Ocağı Başkanı Osman Nuri Bey’in Fotoğrafı yayımlanmıştır.

        
Dergide çıkan yazı başlıklarından birkaç örnek verecek olursak. “Anlaşma ve Birleşme İhtiyacı”, “Asri Terbiye İhtiyacı”, Mekteplerimizde Müsbet ve Menfi Terbiyecilik”, “Eski Osmanlı İstiklali ile Yeni Türkiye İstiklali Hakkında Bir Mukayese”, “Yine O Ses”, “Anadolu’da Türk Ocağı”, “Sivas ve Kadınlık”, “Büyüklerimiz ve Gençler” konu başlıklarından da anlaşıldığı gibi sadece Türk Ocaklıları değil Sivas halkının da ilgisini çekecek konulara yer verilmiştir.

        
Dergide yer alan “Yeni İstidatlar” sütununda Ömer Bedrettin (Uşaklıgil), Gazi İlhan, Atıf İlhan, Talat, Reşat gibi yetenekli gençlerin şiirlerine yer verilmiştir. Bu sütun 10. sayıdan itibaren kaldırılmıştır.
Birlik dergisinin 10. sayısından itibaren “Nefis Sanatlar” başlığıyla yeni bir sütun açılmıştır. Bu sütuna 13. sayıdan sonra ara verilmiştir. 17. sayıda “Müntehabat” başlığı ile yayımlanmış ve bu sayıdan sonra tekrar yayından kaldırılmıştır. Abdulhak Hamit, Rıza Tevfik, Tevfik Fikret, Fuzuli ve Nedim’den seçilen şiirlere yer verilmiştir.

        
Genellikle son sayfada yer alan “Haftanın İzleri” sütunu, derginin haber ağırlıklı bölümüdür. Sivas Türk Ocağı ve doğrudan derginin kendisiyle ilgili haberler, ilan ve açık mektup tarzında yazılara yer verilmiştir. Ocağın çalışmaları ya da idare heyetinin aldığı kararlar bu sayfa aracılığıyla kamuoyuna duyurulmuştur.

        
Birlik dergisinde Sivas’ın sosyal ve kültürel yaşamıyla ilgili haber ve yazılar yanında ülkenin genel durumu ile ilgili yazılar da dikkati çekmektedir. On yıldır süren savaşların nüfus üzerindeki etkileri incelenmiştir. Dr. Arif Bey “Nüfus Meselesi” başlıklı yazısında ülkemizdeki nüfusun azlığından bahsederek, millî bir nüfus siyaseti izlemek gerektiği üzerinde durmuştur.

        
O günkü Sivas’ın kültür yapısı ile ilgili bilgilere de yine bu sütunlardan ulaşabilmekteyiz. Selahattin Demiralp “Sivas’ta Cemiyetler” başlıklı yazısı ile Sivas dernekleri tanıtılmakta, yenilerinin açılacağı belirtilmekte ve “cemiyetler birliği” oluşturmanın önemine işaret edilmektedir.

        
Sivas’ta kurulan derneklerden birisi olan “İhtiyat Zabitleri Cemiyeti”nin bir dönem Türk Ocağı binasına nakledilmiş olması, Birlik dergisinde haber olmuştur.

        
Birlik dergisi genel görünüm olarak edebiyat dergisi olmaktan uzaktır. Yayın hayatı boyunca eğitimle ilgili yazılara ağırlık verildiği görülür. Bunda Osman Nuri, Eflatun Cem, Cenap Muhiddin gibi isimlerin eğitim camiasından olmalarının da etkisi bulunmaktadır.

        
Birlik dergisinde eğitimle ilgili yazılar arasında en önemlisi Muallim Fuat Gündüzalp’in kaleme aldığı ve derginin 7. sayısında başlayıp son sayısına kadar tefrika edilen “Talim ve Terbiye Teşkilatında Buhran” başlıklı yazıdır. Bunun dışında “Haftanın izleri” sütununda gerekse diğer bölümlerde yazı ve haberlerden Sivas’ta eğitim hayatı ile ilgili ayrıntılı haber ve bilgilere ulaşabilmekteyiz.

        
Gerek Meşrutiyet gerekse Cumhuriyet’in ilk yıllarında görülen öğretmen maaşlarının zamanında ödenmemesi sorunu ile ilgili dergide haber yansımalarını görüyoruz.

        
“Sokaklarımız” adlı başka bir yazıda ise Sivas’ın modern bir çehreye kavuşması için yapılanlar anlatılmaktadır: “Sene geçmez ki belediyemiz şehrin muhtelif semtlerindeki sokakların kaldırım ve çamurlarını tamir, ıslah ve tecdit için bütçesinden mühim bir yekûn ayırmasın.” Bu sözlerin devamında belediyenin bu konuda yaptığı çalışmalarla şehircilik konusunda yapması gereken diğer işler de anlatılmıştır.

        
“Büyüklerimiz ve Gençler” adlı yazıda Fırka Komutanı Kazım Paşa’nın Ocağı ziyareti ve bu ziyaret sırasında yapılan sohbetin gençler üzerindeki etkisi anlatılmıştır.

        
“Fuhuş ve Gençlerimiz” adlı yazıda gençleri korumak ve bu konuda alınacak acil tedbirler dile getirilmiştir.

        
Türk Ocaklarında sportif faaliyetlere önem verilmekte, bu tür faaliyetlerin yeni yetişen nesiller için gerekli olduğu düşünülmüştür. Cemal Nadi, “İdman ve Biz” başlıklı yazısında, ülkemizde değişik spor dallarına önem verilmesi gerektiğini belirterek, Sivas Türk Ocağı’nda da bir spor encümeni kurulması gereği belirtilmiştir.

        
“Sivas ve Kadınlık” adlı yazıda ise Sivas’ta ve Türkiye’de kadınların sosyal hayata katkılarının önemi üzerinde durulmuştur.

        
Birlik dergisi, yayın hayatı boyunca, birinci sayfasına koyduğu “millet ve memlekete faydalı yazılar kabul edilir.” ilkesine bağlı kalmış, bu ilkeye ters düşecek hiçbir yazı yayımlanmamıştır.

        
Türkiye’nin siyasi kültürel yaşamında önemli bir köşe taşı olan Türk Ocakları, sadece merkezde değil ülke geneline yayılan şubelerle toplumun bilinçlenmesinde önemli katkılar sağlamıştır.

        
Sivas Türk Ocağı ve yayın organı olan Birlik dergisi de millî şuur sahibi vatandaşlara ulaşma yolunda üzerine düşen görevi başarıyla yerine getirmiştir.

        
Günümüzde Sivas Türk Ocağı Şubesi

        
1923-1928 sürecinde Sivas Türk Ocağı hakkında özet olarak sunduğumuz yukarıdaki manzara bugün aynı heyecan içinde sürdürülmektedir.

        
Bugün ne Gazi Mustafa Kemal ne de onun Türk Ocağı üzerindeki büyük koruyuculuğu ve desteği var. Ne Vali Hilmi Bey ne de Sığırcızade Hayri Bey var.

        
İstiklal Savaşı’ndan çıkmış, millî heyecanların dorukta olduğu bir toplum da maalesef mevcut değil. Ancak yüreklerde büyük kültür ve medeniyetlere imza atmış bir milletin evlatları olmanın heyecanı var. Yeni bir medeniyet hamlesini oluşturma yolunda çabalar var. “Yitik kaybedildiği yerde aranır.” sözünden hareketle Anadolu’da küçük hamlelerle büyük projeleri çözme arayışı var.

        
Sivas Türk Ocağı, üç katlı her türlü hizmeti yürütmeye uygun bir binaya sahip. Sivas halkının buluşma ve kaynaşma merkezi. Hiçbir yerde bir araya gelemeyen insanların çeşitli vesilelerle buluştuğu, dertleştiği, memleket meselelerini değerlendirdiği bir merkez. Konferansları, panelleri, sergileri ile Türk milliyetçiliğinin, tarihimizin, millî kültürümüzün, sosyal meselelerimizin dile getirildiği bir okul işlevini sürdürmektedir.

        
150 kişilik bir konferans salonu, 100 kişilik kültür ve sanat salonu, zengin bir kütüphanesi, lokali, donanımlı bir bahçesi ile eski günlerini hiç aratmıyor. Siyasetin günlük tartışmalarının dışında kalarak, herkesi kucaklayarak yıllardır samimi, fedakârlık hisleri ile dimdik ayakta kalarak, tarihi görevini ve nöbetini sürdürmektedir. Doktorlar, mühendisler, öğretmenler, memurlar, akademisyenler Ocağı yine cazibe merkezi yapıyor.

        
Bu yazımızda 1920’li yıllardaki Sivas Türk Ocağı’nı tanıttığımız gibi, gelecek nesillerin de bugünkü Sivas Türk Ocağı’nı ve diğer şubelerimizi yazıp, anlatacağını, saygıyla anacağını hissediyoruz.
Bütün Türk Ocakları şubelerinin birlik ve beraberlik duygusu içinde nice yıllar Türk milletine ülkemize hayırlı hizmetler yürütmesi dileklerimizle.


Türk Yurdu Mart 2015
Türk Yurdu Mart 2015
Mart 2015 - Yıl 104 - Sayı 331

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele