Altan Deliorman’ın Türk Yurdunun Bilgeleri

Temmuz 2010 - Yıl 99 - Sayı 275

                          Türk fikir hayatının önemli isimlerinden Altan Deliorman, yılların birikimini son iki yıldır süratle yazıya dökmekte pek çok eseri değişik yayınevleri tarafından neşredilmektedir. Yıllar önce neşrettiği bazı eserlerini yeni belgelerin ışığında genişletmiş, daha önce muhtelif tarihlerde dergilerde çıkan biyografi yazılarına yenilerini ekleyerek kitap haline getirmiştir. Bazı eserleri ise alanında özgün ve bilhassa tarih alanında yeni tespitler, değerlendirmeler yapılmak suretiyle hazırlanmıştır. Tarih çalışmalarını dipnotlarla desteklemekle birlikte satır aralarında onun kendine has tespitleri bulunmaktadır. 

         

         

                           Deliorman, babası Mahmut Necmeddin Deliorman’ın gazeteci olması hasebiyle, Türk düşünce hayatının kapısını erken yaşlarda aralamış; öğrenciliğinde, gazetecilik mesleğinde, dergi naşirliğinde, sonraki yıllarda ise yönetiminde bulunduğu Aydınlar Ocağı çevresinde kümelenen pek çok insanı tanıma imkânı bulmuştur. Onlarla ilgili hatıraları ve biyografi bilgileri birlikte değerlendirmek suretiyle önemli bilgiler ihtiva eden, ‘Türk Yurdunun Bilgeleri’ isimli bir eser ortaya çıkmıştır.[1]

         

         

                            İlk gençlik döneminde Türk Dünyası isimli dergiyi çıkarmıştır. Atsız’ın çıkardığı Orkun dergisinin yayın hayatını noktalamasından sonra 1950li yılların ikinci yarısında, dergicilikte Türkçü çizgide meydana gelen boşluğu haftalık olarak çıkan Ocak dergisi doldurmuştur. Deliorman, burada açık ve müstear imzalarla kalem denemelerini neşretmiştir. Büyük bir talihsizlik sonucu Demokrat Parti iktidarı basındaki zihniyeti belli kalemşorların tahriklerine kapılarak adeta kendi kuyusunu kazmış, milli düşüncenin farklı çizgilerinde bulunan belli isimleri bünyesinde toplayan Türk Milliyetçiler Derneği’ni kapatmıştır. Bu şemsiye teşkilatın kapanmasıyla kısa bir süre devam eden birliktelik dağılmış milliyetçi fikir çizgisinde sıralananlar arasında ki polemiklere, Ocak dergisinde tanık olmuş insan yapımızı yakından tanımıştır.

         

         

                          Efsanevi köylü partisinin lideri döneminde Türkiye’nin sayılı zenginleri arasında bulunan Nuri Demirağ’ın, baba Deliorman’ın geçim sıkıntısını bir nebze hafifletebilmek gayesiyle boğazdaki korusunda bulunan ahşap köşklerden birini ikametlerine tahsis etmesiyle, koruda her yıl İstanbul’da yaşamakta olan Türk dünyasının farklı köşelerinden gelen soydaşlarımızın büyük coşku ile kutlamayı gelenek haline getirdikleri bahar şenlikleri törenine katılmış, her biri başlı başına birer tarih olan Türk uruglarının siyasi önderlerini yakından tanımıştır. Yurtlarından, yakınlarından uzakta yaşamak zorunda kalan ekseriyeti geçim sıkıntısı çekmekte olan siyasi önderleri birbirleriyle didişmelerine rağmen gelenek haline gelen bu toplantıya iştirak etmeye özen gösterirlerdi. Bu toplantılarda çekilen resimler günümüze hatıra olarak kalmış Deliorman kitabının kapağına da buradan alınmış bir resmi koymuştur. Resimde eşi ile birlikte olan Demirağ’ın arkasında Kırım Türklerinin siyasi önderlerinden avukat Müstecip Ülküsal’da görülmektedir.

         

         

                           Altan Deliorman, daha önce neşrettiği Sessiz Bir Ses, Kırık Kanatlı Jöntürk isimli eserlerinde, bu kitabında olduğu gibi muhtelif şahsiyetlerle ilgili portre çalışmalarını bir araya getirmişti. Bu eserlerinde kişilerin sadece resimlerini koymuş, okuyucunun anlatılanlardan bahse konu olan şahsiyetin ismine ulaşabileceklerini düşünmüştür. Yugoslavya’da Müslüman Türk’e Darbe’de Şarık Tara’nın babası Fevzi Tara’yı, Tanıdığım Atsız’da, Haydarpaşa Lisesi’nden öğretmeni ve sonradan fikirdaşı olan Atsız’ı anlatmıştır.[2] Işıklı Hayatlar isimli eserini Ayverdi kardeşler ile Nihat Sami Banarlı’ya hasretmiştir. Üniversiteden, basın dünyasından ve dernek çalışmalarından dolayı yakından tanıdığı ve Türk Yurdunun Bilgeleri isimli çalışmasında biyografilerini verdiği Erol Güngör, Ahmet Kabaklı, Necmeddin Hacıeminoğlu, Sabahaddin Zaim, Muammer Kemal Özergin, Zeki Velidi Togan, Sadi Irmak, Ayhan Songar, Cemal Kutay, İzeddin Şadan, Ziyad Ebüzziya rahmete kavuşmalarının ardından, yıllar geçmesine rağmen Türk düşünce hayatının semalarında parlayan birer yıldız olarak ışıklarını saçmağa devam etmektedirler. Bu şahsiyetlerin içinde sadece Zeki Velidi Togan ve Sabahaddin Zaim sağlığında hatıralarını yazmıştır. Yukarıdaki şahsiyetlerin çoğunun arkasından sadece kısa bir vefiyat yazıları ile yetinilmiş, Ziyad Ebüzziya hakkında tanıyanların yazılarından müteşekkil bir derleme hazırlanmıştır. Bu bakımdan Deliorman’ın hatıralarının böyle müstakil bir eser çerçevesinde birlikte değerlendirilmesi, isimlerinin diri tutulması ve arkalarından gelen ikinci nesle tanıtılması yönünden de yararlı olmuştur.

         

         

                              Kitapta hatıralarından söz edilen iki şahsiyet toplum tarafından fazla bilinmezler. Muammer Kemal Özergin’i Edebiyat Fakültesi’ndeki öğrenciliğimde tanıdım. Hatta o tarihlerde doçent olabilmek için verdiği dersini de dinledim. Doktora yapmış olan asistanlar sadece Osmanlıca ders verdiklerinden daha önceden adını duymamış ve görmemiştik. Örnek dersini İbrahim Kafesoğlu ve şimdi hatırlayamadığım birkaç hoca daha dinlediler. Zamanı ayarlayabilmek için saatini kürsüye koymuş ve heyecanla dersini vermişti. Doçent unvanını kazandıktan sonra bir yıl dersini takip ettik. Ders konusu ve bilgi birikimi ile dönemin büyük hocalarından geride kalmayacak çizgide bulunduğu anlaşılıyordu. Sonra ki yıllarda İhsan Hınçer’in çıkardığı Türk Folklor Araştırmaları dergisinde Türk kültürünün belki teferruat sayılabilecek yönleriyle ilgili yazılarını okuduk. Deliorman’ın büyük bir vukufiyetle çizdiği ruh hali sebebiyle kısa sürede fazla yer değiştirmek durumunda kaldığı için birikimini yazılı hale getiremeden kaybedilmesi, Türk kültürü için büyük bir kayıp olmuştur. Vefatında Türk kültüründe çıkan kısa bir yazının arkasından yıllar sonra Hüsrev Hatemi’nin hatıralarında karşımıza çıkmıştı. Türk Yurdunun Bilgeleri’nde, Deliorman’ın kadirbilirliği sayesinde çoktan hak ettiği yeri bulmasından memnuniyet duyduk.

         

         

                              Deliorman, yukarıda belirttiğimiz gibi gerçekten çok kadirşinas bir vasfı bulunmaktadır. Türk düşüncesine hizmet eden, ama zamanla tarihin tozlu sayfaları arasında kaybolan isimleri yeniden gündeme getirmiştir. Bunlardan biride Dr. İzeddin Şadan’dır. Deliorman, bu asabiye hekimimiz hakkında literatürümüzde yanılmıyorsam ilk yazıyı kaleme alarak önce Türk Edebiyatı dergisinde neşretmiş ve sonra kitabına almıştır. Hekim olarak Gazi Eğitim Enstitüsü öğretim üyeliği ve Milli Eğitim Bakanlığı müfettişliği yapan Şadan’ın geniş bir çevresi olduğu anlaşılıyor. Büyük Türkçü Dr. Rıza Nur’un Tanrıdağ dergisinin neşir sıkıntılarıyla boğuşurken gelen ani ölümünde, medeni cesaretiyle cenaze merasimine iştirak eden sayılı dostları arasında yer almıştır. Yeni Adam’ı çıkaran İsmail Hakkı Baltacıoğlu’nun dost halkası içinde olmalı ki dergide seri yazıları görülmektedir. Günümüzde onu tanıyanlar oldukça azalmıştır. Hakkında derli toplu bir biyografi yazısı bulunmadığı için sohbetlerde söylenenlere gerçekle ilgili olmayanlarda karışmakta idi. Türkçü dergilerde de makaleleri bulunan Şadan’ın ölüm tarihi bile pek bilinmiyor. Yazıya onun vefat tarihi iliştirilebilse iyi olurdu.

         

         

                             Şadan’ın okul arkadaşları ve dostlarından eli kalem tutanlar bulunmasına rağmen onu yazılarında zikredenler hemen hemen hiç yok. Gözüme çarpan, sadece Abidin Nesimi’nin notlarında adı geçmektedir. Soldan sağa geniş bir fikir yelpazesinde gezinen Nesimi ile meslek birlikteliği olmamasına rağmen dostluklarının bulunduğu anlaşılıyor. Onun kayıtlarına göre tanınmış Marksistlerden Kerim Sadi ile Şadan, tıp fakültesinde birlikte okumuşlardır.[3]

         

         

         

                              Cemal Kutay hakkındaki değerlendirmeleri de son derece yerinde olmuştur. Ölümüne kadar ileri yaşına rağmen dönemin şartları gereği medyada yer bulabilen ve ismini gündemde tutan Kutay’ın düşünce çizgisi ve meslek hayatındaki gelişmeler, günümüzün gençleri bakımından son derece önemlidir. Onun fikri istihaleleri ve ilişkileri Deliorman’ın anlatımıyla önümüzde akmaktadır.

         

         

                              Uzun yıllar çalıştığı gazetecilikte, haber ve köşe yazılarını kaleme alırken kazandığı, dar çerçevede meramını en güzel biçimde anlatabilmek yeteneğini gerek bu tür ve gerekse hazırladığı ders kitaplarında en güzel biçimde gösteren Deliorman, günümüzde giderek çoraklaştığı hususunda herkesin birleştiği Türk kültür hayatının ender üslup sahibi kalemlerinden biridir. Mütevazı haliyle hep köşede kalmasına rağmen eserleriyle kadrini bilenlerin kalbinde yer almaktadır. Kendisinden Türk kültürü adına beklentilerimiz fazladır, ümitliyiz. Kalemine kuvvet ve sağlık dileklerimizle.

         

         


        


        

        [1] Türk Yurdunun Bilgeleri Portreler, İstanbul 2009, Timaş Yayınları, 270 s.


        

        [2] Eski Meclis başkanı Ferruh Bozbeyli ile Prof. Dr. İhsan Dağı ve gazeteci Fatih Uğur’un yaptıkları nehir söyleşi kitap halinde neşredilmiştir. Bozbeyli, hafıza yorgunluğu yanında fikirlerine pek de yakın durmadığı Atsız ile Altan Deliorman’ı 1944 hadiselerinde aynı zaman diliminde birleştirmiş, isimler ve hadiseler hakkında küçümsenmeyecek hatalar yapmıştır. Yazılı ve görsel medyada Türkiye’nin meseleleri hakkında oldukça liberal fikirler serdeden akademisyen Türk düşünce hayatına o kadar yabancı olmalı ki işaret ettiğimiz hata ve diğerlerini düzeltememiştir. Yalnız Demokrat, Ferruh Bozbeyli Kitabı, Söyleşi: İhsan Dağı-Fatih Uğur, İstanbul 2009,s.86. Bu husus kitap hakkında ki tanıtma yazılarında da dikkati çekmemiştir: Hilmi Yavuz, Yalnız Demokrat’ın Hatıraları, Zaman,5.7.2009, Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Yalnız Demokrat’ın Hikâyesi, Zaman,15.7.2009


        

        [3] Abidin Nesimi, Türkiye Komünist Partisi’nde Anılar ve Değerlendirmeler 1909-1949,İstanbul 2009,s.103


Türk Yurdu Temmuz 2010
Türk Yurdu Temmuz 2010
Temmuz 2010 - Yıl 99 - Sayı 275

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele