Türkçe’nin En Eski Cümleleri

Mart 2010 - Yıl 99 - Sayı 271

        Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir durumu, bir olayı yargı bildirerek anlatan kelime veya kelime dizisine cümle denir. Cümle, dilin en küçük anlatım birimidir. Bir cümle için yargı bildiren çekimli bir fiil veya isim yeterlidir. Bu durum Türkçe’nin tarihi boyunca aynıdır. Cümle tek bir kelimeden oluşabileceği gibi çok sayıda kelimeden de oluşabilir. Cümleler, ister isimle ister fiille kurulsun, en eski metinlerden itibaren dilimizdeki en küçük yargılı anlatım birimleridir. Bu yazıda Türkçe’nin en eski cümleleri gösterilecektir.

         

        Türkçe’nin en eski cümleleri için en eski metinlere müracaat etmek gerekecektir. Türkçe’nin en eski yazılı belgesi 687-692 yılları arasında yazılan, Köktürkler’den kalan altı satırlık Çoyr yazıtıdır. Bu yazıttan sonra sekizinci yüzyılın başlarından ortalarına kadar Hoytu Tamir, Ongin (Işbara Tamgan Tarkan), İhe-Huşotu (Köl İç Çor) ve İhe Aşete (Altun Tamgan Tarkan) gibi irili ufaklı yazıtlar dikilmiştir. Bu yazıtlar çok hacimli yazıtlar değildir. Bu yazıtlardan sonra dikilen Tonyukuk, Köl Tigin ve Bilge Kağan yazıtları daha hacimli yazıtlardır. Şimdi bu yazıtlarda geçen bazı cümlelere bakalım:

         

        Köl Tigin yazıtı: Tengri teg tengride bolmış Türk Bilge Kagan bu ödke olurtum. “Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağanı bu zamanda tahta çıktım.”. Sabımın tüketi eşidgil. “Sözümü tamamıyla işit.”   

         

        Bilge Kağan yazıtı: Tabgaç budun sabı süçig agısı yımşak ermiş. “Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş.”

         

        Tonyukuk yazıtı: Bilge Tonyukuk ben özüm Tabgaç ilinge kılındım. “Bilge Tonyukuk ben kendim Çin ilinde kılındım.”. İki bing ertimiz. “İki bin idik.”

         

        Yukarıdaki cümleler, Orhun yazıtlarında geçen, Türkler tarafından yazıldığı ispatlanmış ve büyük oranda günümüz Türkçesi ile anlamlandırılmış cümlelerdir. Orhun yazıtları Türkçenin ilk yazılı belgeleri olsa da bu yazıtlarda kullanılan dil son derece gelişmiş bir dildir. Bu gelişmiş dilin Köktürk döneminden önceki verileri başka milletlerin kaynaklarından tespit edilebilmektedir. Bazı araştırıcılara göre Orhun yazıtlarındaki cümleler, Türkçenin ilk cümleleri değildir. Çin sülalesi tarihi Çin-şu’da M.S. 329 yılında meydana gelen bir olay sebebiyle on Çince karakterden oluşan Hunca bir cümle yer almaktadır. Bu cümleyi Shiratori, Ramstedt, Bazin, Gabain ve Talat Tekin Türkçe olarak açıklamaya çalışmışlardır. Ramstedt, Çince karakterleri şöyle açıklamaktadır:

         

        Süke talıkıng (talıkang) bügüg (ügeg) tutang. “Savaşa çıkın, bügüyü (düşman hükümdarını) tutun.”

         

        Talat Tekin, Çince karakterleri şöyle açıklamaktadır:

         

        Sü:ke tılıkang bugukgı tuktang. “Savaşa çıkın, Buguk’u (küçük geyiği veya liderciği) tutun.”

         

        Talat Tekin, Hunlar’dan kalan cümlelerdeki kelimelerle Köktürk dönemindeki Türkçe kelimeler arasında bağlantı kurarak bu cümlelerin Türkçe olduğunu belirtir. Ahmet Bican Ercilasun da Çince’leşmiş bir söylenişle kaydedilen bu cümleleri Türkçe’nin en eski cümleleri olarak kabul eder. Orhun yazıtları ilk yazılı belgelerimiz olsa da bu belgelerde geçen verilerin Türkçe’nin ilk verileri olmadığı unutulmamalıdır. Doğan Aksan gerek makaleleri gerek kitapları ile Köktürkler döneminde kullanılan Türkçe’nin son derece gelişmiş bir dil olduğunu ispatlamıştır. Türkler’in ilişkide bulunduğu diğer milletlerin dilleri daha iyi incelendikçe Türkçe’ye ait daha eski verilere ulaşılacaktır.         

          


Türk Yurdu Mart 2010
Türk Yurdu Mart 2010
Mart 2010 - Yıl 99 - Sayı 271

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele