Almanya’da PEGIDA Hareketi Neden Ortaya Çıktı?

Mart 2015 - Yıl 104 - Sayı 331

        PEGIDA Almanca, Patriotische Europäer gegen die Islamisierung des Abendlandes ifadesinin kısaltılmış şeklidir. Türkçesi “Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar” demektir. Bu isim altında örgütlenenler 2014 yılından beri eski Doğu Almanya’nın Dresden şehrinde İslamiyet’in Almanya’da yayılışına ve Almanya’nın ve Avrupa ülkelerinin yanlış göçmen politikasına dikkat çekmek için sürekli gösteriler yapmaktadırlar. Bu örgüt 19 Aralık 2014’ten bu yana PEGIDA adı altında dernek olarak faaliyet göstermektedir. Dresden dışındaki bazı şehirlerde de küçük çapta gösteriler düzenlenmektedir. Alman siyasetçileri, kuruluş ve dinî grupların temsilcileri bunun yabancı düşmanı bir hareket olduğunu, ırkçıların da aralarında bulunduğunu, derneğin uzantılarında aşırı sağ eğilimlilerin yuvalandığını belirtirler. Bazı Alman şehirlerinde de PEGIDA karşıtı gösteriler düzenlenmektedir.

        
Kuruluşu

        
PEGIDA’nın birinci adamı Lutz Bachmann’dır. Bu kişi 11 Ekim 2014’te “Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Barışçı Avrupalılar” adı altında kapalı bir facebook grubu kurdu. Bu şekilde amacı Almanya’da yasaklanmış olan terör örgütü PKK’yla dayanışma mitingini ve Kürtlerin IŞİD’e karşı verdiği silahlı mücadeleyi protesto etmekti.

        
16 Ekim 2014’te eski bir FDP (Hür Demokrat Parti) üyesi olan Siegfried Däbritz PEGIDA’ya katıldı. Almanya’nın hızla Müslümanlaşmasına ve terörist İslami güçler tarafından Almanya’da IŞİD, PKK ve El Kaide tarafından başlatılan din savaşlarına karşı mitingler yapılmasını istiyordu. Bu sırada da 1989/90’da Doğu Almanya’da komünist hükümete karşı kullanılan “Biz halkız” parolasını öne çıkarıyordu. Örgütün adındaki barışçı kelimesini millî kelimesiyle değiştirmek isteyen aşırı sağcı PEGIDA, mensuplarına karşı çıkıyor ve buranın Neo-Nazilerin faaliyet gösterebileceği bir örgüt olmadığını savunuyordu. Bachmann ise vatansever adını tercih ediyordu. Örgütün başka kurucuları da internette Türkler, Müslümanlar, Kürtler ve sığınmacılara hakaret ediyordu. Sosyal medyada Müslümanlar hakkında ırkçı ifadeler kullanılıyordu. Bazı internet sayfalarında Müslümanların ve kutsal kitapları Kur’an’ın yakılmasını isteyenler bile vardı.

        PEGIDA Lideri Bachmann örgütün kurulmasının başka bir sebebinin de Ekim 2014’te Hamburg ve Celle şehirlerinde meydana gelen “korkunç olayları” göstermiştir. Sözünü ettiği “korkunç olaylar” İslamcılarla Kürtler arasındaki 2 ayrı sokak çatışmasıydı. PEGIDA, 20 Ekim 2014’ten beri Alman halkını her hafta Dresden şehrinin merkezinde “akşam yürüyüşüne” çağırıyor. 1 Kasım 2013 tarihinde bu grubu destekleyenlerin ses getiren bir eylemi de aşırı sağcıların ve Hooliganların Schneeberg (Erzgebirge) bölgesindeki bir sığınmacı yurduna karşı düzenledikleri protestoydu.

        
Türkiye’de PEGIDA’yla ilgili çıkan haberlerde genellikle İslam düşmanlığı öne çıkarılır. Oysa grubun lideri Lutz Bachmann’ın 11 Ekim 2014 tarihinde açtığı kapalı facebook sayfasında Almanya’da faaliyeti yasaklanan terör örgütü PKK’ya destek için düzenlenen bir gösteriyi ve PKK’lıların IŞİD’e karşı verdiği silahlı mücadeleyi protesto etmek amaçlanıyordu. Olayın bu boyutu Türkiye’de anlatılmamıştır. Varsa yoksa İslam düşmanlığının altı çizilmiştir.

        
Beyin Takımı

        
PEGIDA’da birinci adam olarak bilinen Bachmann’ın verdiği bilgiye göre değişik yerlerden, dinlerden ve mesleklerden 12 kişi gösterileri birlikte düzenlemektedir. Kendilerini içlerinde Müslümanların da bulunduğu büyük bir ekip desteklemektedir. Örgütün ikinci yöneticisi ise iktisatçı Kathrin Oertel. 19 Aralık 2014’ten bu yana PEGIDA kayıtlı bir dernek. Kamu yararına çalıştıklarını belirterek bunun kayda geçmesini talep ettiler. Derneğin başkanı Bachmann, 2. Başkanı René Jahn. Kathrin Oertel ise muhasip ve basın sözcüsü olarak görev aldı. Gösterilere Neonaziler ve Hooliganlar da katılıyor, ancak organizatörler ısrarla PEGIDA’nın aşırı sağcı olmadığının altını çiziyorlar. Mitinglere her vatandaşın katılabileceği de hatırlatılıyor. Bachmann’ın web sayfasında yaptığı şu açıklama ise örgütün zihniyetini açığa kavuşturmak açısından çok önemlidir: “Almanya uyanıyor…Her gün sayımız artıyor..” Alman Gizli Servisi’nin verdiği bilgiye göre derneğin yöneticileri futbol hooliganlarıyla da bağlantı kurmuş. Yöneticilerin sosyal medyada verdiği mesajlar da Neonazilerin mesajlarından fazla farklı değil.

        
Bachmann’ın Eylül 2014’teki yabancı düşmanı ağırlıklı söylemlerinden ve Hitler pozuyla çektirdiği fotoğraftan sonra Dresden Savcılığı nefret duygularını körüklemek suçlamasıyla hakkında soruşturma başlattı. Bachmann bunun üzerine özür dileyerek PEGIDA’daki görevlerinden çekildiğini açıkladı.

        
Destekçiler

        
Dresden Teknik Üniversitesi 2014 ve 2015’te gösterilere katılan 400 kadar PEGIDA taraftarıyla bir anket yaptı. Ankete katılanlar Saksonya’nın orta sınıfına mensuptu. Çoğu erkekti, yaş ortalaması 48’di, kendilerini belirli bir mezhebe ve partiye bağlı hissetmiyorlardı, iyi eğitim almışlardı, meslek sahibiydiler ve Saksonya için oldukça yüksek bir gelir seviyesine sahiptiler. Yüzde 50’si işçi ya da memur, yüzde 20’si serbest meslek sahibi, yüzde 18’i emekli, yüzde 2’si ise işsiz olduklarını belirttiler. Yüzde 28’i üniversite mezunu, yüzde 16’sı lise, yüzde 5’i ise meslek okulu mezunuydu. Dörtte üçü mezhepsiz, beşte biri Protestan olduğunu beyan ediyordu. Üçte ikisi hiçbir partiye yakın olmadığını söylerken yüzde 9’u Hristiyan Demokrat Parti (CDU), yüzde 4’ü ise NPD (Nasyonal Demokrat Parti) taraftarı olduğunu belirtiyordu. Aralarında yüzde 3 oranında Sol Parti taraftarı bile vardı. Katılanların üçte birinden fazlası eski Doğu Alman bölgelerinden, yüzde 6’sı ise Batı Almanya’dan gelmişti. Neden katıldıkları sorusuna verdikleri cevaplar ise şu şekildeydi: yüzde 54’ü Alman politikasına karşı duyulan memnuniyetsizlik, yüzde 23’ü İslam, İslamcılık ve İslamlaşmaya karşı duyulan endişe, yüzde 15’i sığınmacılara ve göçmenlere karşı olmak sebepleriyle katılmıştı… İnsanların yüzde 42’si Müslümanlara ve İslam’a karşı itirazları olduğunu belirtmişti. Yüzde 20’si sığınmacıların suça karışmasından ve sosyoekonomik konularda mağdur olmaktan endişe duyuyordu. PEGIDA’yı destekleyenlerin yüzde 80’i “millî kimliğin ve Alman kültürünün yok olmasından” duyduğu endişeyi dile getiriyordu. Yüzde 90’ı ise siyasi partilere, parlamentoya, hükümete, Avrupa Birliği’ne, televizyonlara, gazetelere ve bankalara çok az güveniyordu. En fazla güvendikleri kurum polisti.

        
PEGIDA en başta göçün kontrol altına alınmasını istiyor. Herkesin elini kolunu sallaya sallaya Almanya’ya girmesine karşı. Almanya’ya sığınmacılar istedikleri gibi giriyorlar ve suç işleyen yabancıların sınır dışı edilmesi de çok kolay değil. Almanya’da şu anda 3 milyon kadar Türk yaşıyor. Müslüman sayısı 4 milyon kadar. Bunlar kendi paralel toplumlarında, kendi mahallelerinde kendi kültürlerini yaşıyorlar. Berlin, Mannheim gibi bazı Alman şehirlerinde tek kelime Almanca bilmeden yıllarca yaşamak mümkün. Tamamen bir Türk şehri görünümünde olan bölgeler var. Bazı yerlerde akşamları şehir merkezinde bir tek Almana rastlamak mümkün değil. Frankfurt tren garında bütün lokantaları yabancılar işletiyor. Turistlerin Alman lokantasına girip Alman yemeği yemesi imkânsız. Benim gittiğim lisede (Berlin Robert-Koch-Gymnasium) 1975’te tek tük yabancı varken şu anda artık Alman öğrenci bulmak zor. PEGIDA gibi kuruluşlar Almanya’nın yabancılaşması tehlikesine dikkat çekiyorlar. Hannover yakınlarındaki Bad Nenndorf kasabasında bir konferans vermek için gittiğimde akşam 19:00 sularında kasaba merkezinde 6 kişiye rastladım. Hepsi yabancıydı. İlk 5 kişi tek kelime Almanca bilmiyordu. Otelin yolunu bana gösteremediler. Sadece altıncı kişi çat pat Almancasıyla sorumu cevaplandırabildi. Almanya’nın en büyük havaalanı olan Frankfurt Havaalanı’nda danışma bürosunda bir zenci çalışıyordu ve bu adam Almanca bilmiyordu. Sorulara cevap veremiyordu. İşte PEGIDA’yı bu gariplikler ve çelişkiler doğurmuş.

        
Bu duruma isyan eden Almanlar PEGIDA’yı destekliyor. Facebook’ta destekleyenlerin sayısı 21 Ocak 2015 itibarıyla 150 bini bulmuş. Milliyetçi parti NPD Aralık 2014’te taraftarlarını PEGIDA mitinglerine katılmaya çağırdı. Bunu diğer Türk ve İslam karşıtı grupların çağrıları takip etti. Alman polisinin verdiği bilgiye göre Aralık 2014’ten beri birkaç yüz şiddet yanlısı holigan da Dresden’deki gösterilere katıldı. Hepsi mitinglerde düzen sağlamak görevini üstlenmişti. Sağ kesimde çıkan Junge Freiheit, Blaue Narzisse, Sezession, Zuerst!, Compact gibi dergiler de PEGIDA hareketine destek veriyor. Almanya’yı bir göçmen ülkesi hâline getiren politikacılar ve oraya postu seren yabancılar, bu son durum karşısında endişe duyuyorlar.


Türk Yurdu Mart 2015
Türk Yurdu Mart 2015
Mart 2015 - Yıl 104 - Sayı 331

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele