Türk Müziği Tarihinden İki Belge

Ocak 2010 - Yıl 99 - Sayı 269

        Türk Yurdu’nun türkü temalı özel bir dosya düzenlemesi arşivimizdeki iki belgenin gün ışığına çıkmasına vesile oldu.

         

        Cumhuriyetin ilk dönemlerinde bilhassa harf inkılâbından sonra kültür dünyamızı zenginleştirmek gayesiyle Milli Eğitim Bakanlığı hem kendisi yayın yapmış, hem de özel kesimden kitap ve dergi satın alarak genel ve okul kitaplıklarına göndermek suretiyle belli oranda destek sağlamıştır. Günümüzde eğitim ve kültür hayatımızla ilgili iki bakanlık yayın dünyasından çekilerek bu ortamı tamamen özel kesime terk etmişlerdir. Bu tercih liberal politikalarla, devletin kültür siyasetinde belirleyici olmaması gerektiği düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Ödeneklerle genel kitaplıklar için satın alınan kitap ve süreli yayınların kaliteleri tartışma yaratmakta, kamunun yayın piyasasından çekilmesindeki gerekçelerle örtüşmeyecek biçimde bu işlemlerde politik tercihler ilk planda gelmektedir.

         

        Türkü dünyamızı alakadar eden iki belgemizde Cumhuriyetin temeli kültürdür diyen Mustafa Kemal’in düşüncelerine uygun olarak Türk kültürünün temel taşları ile ilgili eserler hakkındadır.

         

        İstanbul Belediyesi Konservatuarı müdürü Yusuf Ziya Demircioğlu’nun[1] Türk kültürü ve müziği üzerindeki çalışmaları önemlidir. Cumhuriyetle beraber başlatılan halk türkülerinin derlenmesi hususundaki gayretlerini bir nebze olsun bu dosya içinde bulunan Ahmet Adnan Saygun hakkındaki yazımızda tebarüz ettirmeye çalıştık. Demircioğlu, türkü derlemeleri yanında vesile oldukça Anadolu’nun dört köşesini dolaşarak alanda inceleme yapmış, malzeme toplamıştır. Çalışmalarını peş peşe kitaplaştırmıştır. Dönemin kültür ortamı, eserlerini kendi imkânlarıyla bastırıp yayınlayanları maddi açıdan sıkıntı içinde bıraktığından devlet desteğine ihtiyaç duyulmuştur. Demircioğlu, kendi imkânlarıyla bastırdığı dördüncü kitabını dönemin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Hikmet Bayur’a[2] bir mektupla takdim etmiş ve eserlerinden fazla miktarda satın alınmasını talep etmiştir.

         

        İkinci belgemiz A. Samim Bilgen’in halk türküleri hakkında bastırdığı eserin Milli Eğitim Bakanlığınca satın alınması sürecinde yapılan işlemlerle ilgilidir. Daha önce armonize ederek 1938,1939 yıllarında bastırdığı Türk Halk Havaları ve Türk Halk Şarkıları isimli eserlerinden sonra savaş sebebiyle piyasada hüküm süren kâğıt buhranına rağmen 1940 yılında Halk Türküleri isimli yeni bir eser neşretme başarısı gösteren ve Ankara’da ikamet eden A. Samim Bilgen bundan bir miktar satın alınmasını talep etmiştir. Bakanlık mevzuat gereği eserin satın alınacak evsafta olup olmadığının bir raporla belirlemesi için Muzaffer Sarısözen[3]  ile Devlet Konservatuarı Kompozisyon öğretmeni Necil Kazım Akses’ten[4] uzman görüşü istemiştir. İki uzman görevli bulundukları Ankara Devlet Konservatuarı müdürlüğüne hitaben verdikleri 30.5.1941 tarihli raporda eseri satın alınmaya layık bulduklarını belirtmişlerdir.

                       


        


        

        [1] Yusuf Ziya Demircioğlu (Ula,1887-İstanbul 28.3.1970),Medrese tahsili gördükten sonra imtihanla öğretmen olmuştur. Bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra Bursa Darülmuallimin Mektebi’ni bitirmiştir. İzmir, Edremit ve İstanbul’da öğretmenlik yaptıktan sonra 1926’da Darülelhan Müdürü olmuştur. Bu görevini emekli olduğu 1952 yılına kadar sürdürmüştür. Türk kültürü ile ilgili çeşitli basılı eserleri vardır.


        

        [2] Yusuf Hikmet Bayur( İstanbul 1891-İstanbul, 6.3.1980),Sadrazam Kamil Paşa’nın torunudur. Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Paris’te yapmıştır. Milli mücadeleye katılmış,1920’de Dışişleri Bakanlığı’na girerek genel müdür olmuştur.1923’te Londra sefareti müsteşarı,1923’te Belgrat Ortaelçisi,1927’de Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri,1928’de Kabil Büyükelçisi,1932’de yeniden Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri,1933’te milletvekili olmuştur. 26.10.1933 ile 9. 7. 1934 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı yapmıştır.1942 yılına kadar üniversitede öğretim üyeliği ile milletvekilliğini birlikte götürmüş, bu tarihten sonra sadece siyaset yapmıştır. Birçok eseri bulunmaktadır.


        

        [3] Muzaffer Sarısözen(Sivas,1899-Ankara 1963),Eğitimini tamamladıktan sonra muhtelif okullarda müzik öğretmenliği yapmıştır.1938’de Ankara Devlet Konservatuarı Folklor Arşivi Şefi olmuştur. Bu görevi esnasında Anadolu’da yapılan muhtelif derleme gezilerine katılmıştır. Ankara Radyosu’nda Yurttan Sesler programını yönetmiştir. Birçok ses ve saz sanatçısının ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.


        

        [4] Necil Kazım Akses (6.5.1908-16.2.1999),Müzikle alakalı bir ailede yetiştiği için erken yaştan itibaren eğitim almaya başlamıştır.14 yaşında Mesut Cemil’in viyolonsel öğrencisi olmuştur. Liseyi bitirdikten sonra 1926’da Viyana Müzik Akademisi’ne kompozisyon öğrenimi için gönderilmiştir. Buradan Prag Devlet Konservatuarı’na geçmiştir.1933 yılında Türkiye’ye döndüğünde Ankara Devlet Konservatuarı’nın kuruluş çalışmalarına iştirak etmiş ve kompozisyon öğretmeni olmuştur.1948’de bu kurumun müdürlüğüne getirilmiştir.1949’da Milli Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürü,1954’te Bern,1955’te Bonn Kültür Ataşesi olmuştur.1958’de Ankara Operası Müdürlüğüne tayin edilmiştir. Hayatının ileri yaşlarına kadar beste çalışmalarını sürdürmüştür. Mete ve Bayönder isimli iki operası ile şan ve orkestra eserleri, koro eserleri, şan ve piyano eserleri, konçertoları, oda müziği eserleri bulunmaktadır.

         

        

         

        


Türk Yurdu Ocak 2010
Türk Yurdu Ocak 2010
Ocak 2010 - Yıl 99 - Sayı 269

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele