İslam Sanatının Özellikleri

Mayıs 2014 - Yıl 103 - Sayı 321

        Estetiğin Ölçeği: Güzellik

        Sanat eserini oluşturan şey, düşünülmüş duygusallıktır.1 Bu yüzden sanat bahsinde objektif olunması imkânsızdır.2 Estetik bilgi ancak tarihsel aktarım ve deneyim aracılığıyla mümkündür.3 Sanatın değerlendirme kulvarı olan estetik, felsefi bir hayat alanıdır. Estetik (bediiyat); ahlakın ölçeği iyi-kötü veya bilimin ölçeği doğru-yanlışla değil, kendi ölçeği güzel-çirkinle hareket eder. Güzel sanatlar sahası, bilim sahasından farklı olarak orijinaliteye, sübjektifliğe, üsluba ve şahsiyete önem verir.4

         

        İlimde tecrid (soyutlama), teşhis için; sanatta teşhis, tecrid içindir. Bu yüzdendir ki, ‘tecrid’e kalan ilimlere, sanat felsefesi ismi verilir.5 Sanat dili; estetik kurallardan kendisine ortak ve soyut bir alfabe yaratmıştır. Estetik büyük ölçüde geometri ve zorunluluk yasalarına bağlıdır.6 Orantı, perspektif ve simetri estetikte önemli bir yer tutar.7 

         

        Estetik yaratmalar, felsefenin bir mevzuu olarak telakki edilmiştir.8 Bir felsefe disiplini olan estetik9, sanat eserlerine belirli estetik kategoriler açısından bakar. Bu estetik kategoriler sanat tarihinde özellikle üslup özelliklerinin belirlenmesinde yardımcı olabilmektedir.10 Estetik bilgi tarihsel süreç içinde sanat eserleriyle oluşturduğumuz diyaloglarla belirginleşir.11 Kendi kültür ve düşünce ortamımızın dışında üretilmiş olanı gereç diye kullanmak varılması amaçlanan sentezler açısından yapıcı olabilir.12

         

        Estetik, ‘Güzellik’in Bilimidir

        İlim, hakikati, akıl yolundan akılla çerçevelendirerek, aklın takatini esas tutarak, attığı her adımı ötekine sağlayarak, yolu daima açık ve mahfuz bulundurarak, ulaştığı her merhalenin hesabını vererek ve daima sebebe bağlayarak arar ve alet olarak fikri kullanır.13  Estetik, ‘güzellik’in bilimidir. Th. Lipps şöyle der: “Bir obje bende özel bir duygu, güzellik duygusu diyebileceğimiz bir duygu uyandırdığı için ya da uyandırmaya yetili olduğu için ‘güzel’dir. Herhalde güzellik, bir objenin bende belli bir etki uyandırma yetisine verilen addır. Bu etki, bende meydana gelen bir etki olarak psikolojik bir olgudur. Estetik bu etkinin özünü saptamak, çözümlemek ve sınırlamak ister. Estetik güzelin bilimidir.Doğal olarak estetik, çirkinin bilimini de içerir.14

         

        Estetik, eserleri inceleyerek kaide koymaya çalışır, güzellik kavramı hususunda insanların ulaştığı evrensel normları keşfetmek ister. Estetik bir ilimden çok, bir ‘sanat felsefesi’ne benzemektedir.15

         

        Tematik Bir Muhtevayı Kuramsal Bir Sistem Olarak Yorumlama

        Sistem kişinin tecrübe edip aldığı nesne ve olayları dış dünyada olduğu gibi kendi içinde yerli yerine yerleştirmesi için gereklidir.16 İslam sanatına kuramsal yaklaşımın amacı, kendi içinde tutarlı bir bütün olan İslam sanatının bütünlüğünün ortaya konulmasıdır. Formel bir teori demek olan kavramsal tasarım, belirli şartlarda ne gözleneceğini, kendi yapısının zorunlu mantıksal sonucu olarak bize önceden söylemek suretiyle gerçeğin bilgisini göstermelidir.17

         

        Kavramlar ve kavramsallaştırma (tasavvur), duyularımızı biçimlendirmek suretiyle dünyayı akıcı ve sistematik bir biçimde anlamamızı sağlamanın imkânını arar. Duyular, kavramlarla düzenlenmedikleri sürece kelimenin en düz anlamıyla anlamsız ya da Kant’ın deyimiyle kördür.18

         

        Sistem Evrensel Değerler İçinde Olmalı

        Sanat ve edebiyat tarihi ile ilgileniyorsanız evrensel değerler geliştirmelisiniz. Bu değerler, bir sistem bütünlüğü içinde dile getirilirse anlaşılması kolaylaşır. Daraltılmış uzmanlık alanlarında çalışılması güzel sonuçlar verir. Ancak bunu yaparken evrenselliğin gözden kaçırılmaması gerekir.19 Kültür ve estetik alanlarında kavramlaştırmaya ve kuram oluşturmaya gitmek ne denli bilimselse bu kavram ve kuramları zamanı geldiğinde tartışmak ve içeriklerdeki değişimleri sınamak da o denli bilimseldir.20 Teori kurmanın, sınamanın mantığı ve işlevi anlaşılmazsa, fikirler gerçeğe götürme yolunda araçlar olmaktan çıkar.21

         

        Kuram Oluşturmak Değil, Estetik Özelliklerin Tespiti

         

        Gülru Necipoğlu, Osmanlı sanat birikimini yorumlarken, İslam dünyasında estetik alanın yazıya dönüşmediğini söyler. Peyami Safa da bizde, nazari sanat meseleleri etrafında, pek az kitap çıktığını söyler.22

         

        Kültür ve sanat alanındaki yenilenme dinamikleri, ancak gelenek iradesi ve tarih bilincinin asıl etken olarak ele alındığı zaman başarılı olabilir.23Osmanlılar bütün sanatlarda birbirini tekrarlayan formlar ve belirli bir vokabüleri (kelime hazinesi) olan yalın bir sistem geliştirmişler. Bunun çeşitlemelerini bizim yorumlamamız gerekiyor.” İslam sanatçısının eserinin estetik boyutlarına yorum getirmeyişi, bunu ifade etmeyişi bizim işimizi güçleştiriyor. Çünkü biz yorumlarken sanat eserini daha çok bugünün değerleriyle yansıtabiliyoruz.24 Dil, kültür ve geleneksel kültür farklarının çağdaş sentez ortamına kanıtlanmasını öngören kimlik süreçleri de zaten Batı’yı göz ardı edemez.25 İslam’ın kendi estetik duyarlılığının tezahürü olan sanat eserlerini doğal olarak Batı’nın estetik kuramları ve sanat felsefesinin dili ve kavramlarıyla tahlil etmek durumundayız.26 Ancak Türk toplumu, Batı ile ihtilafın hiçbir zaman göz ardı edilemeyeceği bir sentez sürecinin gerekleri uyarınca, Batı’yı kendi dili, kendi inancı ve kendi düşünce geleneklerinin iradesiyle yorumlama misyonundan ayrı düşeceğe benzememektedir.27 

         

        Çağdaş sorunların doğru bir şekilde algılanması, geleneksel sentez iradesinin tarihsel tüm boyutları ile kavranmasına bağlıdır.28 Mehmet Kaplan, medeniyetçi bir bakışla bakarak, musiki ile edebiyatı, mimari ile minyatürü ayırmamak gerektiğini söyler.29 Netice itibariyle tek sesli yapısıyla musiki, resimde (minyatür) perspektiften, şiir ve edebiyatta dramdan uzak durmayı sağlayan ilkeleri gözeterek kendi ölçü ve kuralları ile İslami duyarlılığı yansıtan bir sanat ortaya koymuştur.30

         

        İslam Sanatını Yürüten Düşünce Hukuki Zemin

         

        Tanpınar, Massignon’un İslam sanatı hakkında bir konferans verdiğini nakleder: “Massignon’un Müslüman Şark sanatları için ‘o kadar doğru olan’ konferansını burada zikredelim.”31 Louis Massignon, Tanpınar’ın zikrettiği konferansta ve bilahare dilimize çevrilen ‘İslam Sanatlarının Felsefesi’ adlı makalesinde İslam sanatı için temel bir saptamada bulunur. Massignon’a göre “İslam sanatını yürüten düşünce Ehli Sünnet Doktrinidir.”

         

        Kur’an’ın çeşitli şekillerde yorumlanması, mezhepleri, kelam ilimlerini ve felsefeleri doğurmuştur. İslam âleminde binlerce müfessir, âlim ve filozof yetişmiştir. Bunların hepsi din denilen kutsal ağacın dalları ve yapraklarıdır.32 Oleg Grabar, İslam kültürünün başlıca bilimsel başarısını sekizinci yüzyılın ikinci yarısından sonra gerçekleşen ortak kabuller ittifakında, mezheplerin sağladığı hukuki zeminde bulur.

         

        İslam sanatında bezemede daha ileri tarihlerde ortaya çıkacak gelişmeler düşüncede ortaya çıkacak gelişmelerle zamansal olarak örtüşür. Eğer bu paralellikte kültürel bağlantılar aranacaksa bunun zeminini mezheplerde aramak gerekecektir. Sanat eserleriyle düşünce arasındaki bu ortaklık için İslam düşüncesinin ve toplumunun etrafında birleşmeye başladığı yasal mezhepler sağlam bir muhteva sağlamıştır.33

         

        Bugün İslam sanatını yeniden yorumlamak gerekmektedir. Yeniden yorumlama faaliyeti bir yandan medeniyet tarihine ve sanat eserlerine yönelmek, diğer yanda ise temel kaynak Kur’an’a yaslanmakla mümkündür. “Kur’an’da, görsel olarak algılanabilen estetik bir gereksinmeden hiç söz edilmeksizin, kendi içinde tutarlı bir tümel sistem geliştirilmiştir.”34 

         

         

        Kendi kaynaklarının ruhsal coşkularını çağdaş mecralarda akıtabilenler, sürekli bir oluş ve yenilenmenin de gizlerine ulaşabilirler.35 Bugün eski sanatları önemseyen, efsaneleştirerek koruyan ‘özel’ bir bellek ortaya çıkmıştır. Bu bellek; günün sanat eserlerine işlevsel nesneler olarak yaklaşan bir bilinç taşımaktadır.

         

        Kavramsal düzeyde bir inanç ve ahlak nizamına göre bilinçli olarak fiiller yapan ve eserler meydana getiren toplumlarda medeniyetten söz edilebilir. İnanç ve ahlak nizamı, kavramsal düzeyde esaslara dayandığı zaman, insan zihni muhakemeyle yeni sonuçlar çıkararak fiillerini ve eserleri bilinçli olarak seçer, kararlaştırır; böylece kültür çeşitlenir gelişir.36 İslam Medeniyeti; Kur’an-ı Kerim’in ve Hazreti Peygamber’in emirleri ışığında geliştirdiği kendine has estetiği ile asırlarca sözün, ahengin, rengin ve sesin dehasına ulaşmıştır.37

         

        İslam sanatının imkân ve sorunları konusunda Kur’an ve Sünnet metinlerinin incelenmesi temel hareket noktasıdır. Bu temelden sonra yapılması gereken, hem sanat ve medeniyet birikimleri hem de hukuk, kelam ve tasavvuf birikimlerinden yola çıkılmalıdır.

         

        Kelam ve hukuk ilimleri, insan hayatının temel meselelerini kavramada, tahayyül edilemeyecek bir mükemmelliğe kavuşmuştur. Kelam ve hukuk müçtehitlerinin içtihatları medeniyet kurucu akli sonuçlar üretir. Medeniyet kurucu akli inanç, muhakemeyle sonuçları çıkarılan bağımsız bir tasarım olduğu için, kültürü ilerleten, zenginleştiren, genişleten, derinleştiren bir kaynaktır.38

         

        Daha kuramsal olan başka bir düzeyde ise, İslam sanatının başlangıç dönemlerinde görülen formların içerdiği simgesel ve diğer değerlerin neler olduğunu belirlemek gerekir.39

         

        Güzel sanatlarda kültürel bütünlüğü ve devamlılığı gerçekleştiren, tahakküm etmeyen bir standartlar düzeninin tek temeli ortak değerler ve inanç sistemidir.40

         

        Fikir Yazıları Yoksa Veriler Anlamsızlaşır

         

        İnsan, deneyimlerine anlam verme çabası içindedir. ‘Anlam’, deneyimlere zihnin kattığı bir niteliktir.41İslam sanatının Oluşumu kitabı yazarı Oleg Grabar, İslam sanatı konusunda perspektif içeren, bakış açısı içeren fikir yazılarının önemini vurgular. Oleg Grabar, Selçukluları incelerken, değişik bir problemle karşılaşır. Bu konuda çok iyi kataloglar hazırlanmıştır. Eksik olan şey, bu somut veriler üzerinde yeterince düşünülmemiş olmasıdır. Grabar, sorunu şöyle özetler: “Eğer bir dönemin eserlerini anlatan fikir yazılarının yorumladığı, açıkladığı bir perspektif yoksa dokümanlar ve kataloglar anlamsızlaşır.”42

         

        Bir Estetik Kılavuzu Olarak Topkapı Rulosu

         

        Gülru Necipoğlu, İslam sanatı ile ilgisinin sistemle ilgili bir merakla başladığını söyler. Okuduklarından tatmin olmayan yazar, sistem düşüncesi etrafında arayışlara girer. Mimarlık tarihi daha çok biçimlerin tarihidir. Mimarın yaşamla, ideolojilerle çatışması pek incelenmez. Şimdilerde gelişen toplumsal bağlam (context) bir yapının sosyal anlamına da bakmaktadır.43 Toplumsal bağlam etrafında yoğunlaşma, yazarı sistem düşüncesinegötürmüştür. Estetik fenomeni çözümlemek, aynı zamanda sanat yapıtını da çözümlemek olmaktadır.44 Müslümanlar güçlü iken ve dünyaya hâkimken bu orijinal sanat telakkisi de dipdiri idi. 45

         

        Topkapı Sarayı Kütüphanesi’nde bulunan ve geometrik modeller içeren Topkapı Rulosu, sanatçıların estetik kaygılarını yansıtan görsel bir belgedir. Ancak Topkapı Rulosu, Osmanlı değil tamamen Timurlu döneminden ve İran mimarisini kapsayan bir veridir. 30 metrelik bu rulo, üzerinde teorik hiçbir metin yoktur ve ruloda sırf görsel geometrik desenler vardır. Necipoğlu amacını şöyle anlatır: Bunun bir şekilde yorumunu yapmak bana çekici geldi, nasıl bir estetik teoriyi yansıttığını araştırmak istedim.

         

        Topkapı Rulosu’nun amacı büyük ihtimalle mimarların kendi kullandıkları bir örnek kitabı olmasıdır. Ustadan çırağa aktarılan görsel estetik bilgileri yansıtıyor. Çok gelişkin bir geometrik sistemin türettiği desenleri görüyoruz. Şekillerden anladığımız; Orta Çağ’da matematik alanında müthiş bir patlama olduğu.

         

        Rulo’da atölye pratiğini görüyoruz ama bir de ara-metinler dediğimiz tatbiki geometri metinleri var.Orada da bu tür desenlerin ne şekilde yapılacağı tarif ediliyor. Fakat Topkapı Rulosu’nda teorik hiçbir yorum yok!46

         

        İslam Sanatının Özelliklerini Tespitte Yöntem Sorunu

         

        Turgut Cansever, İslam sanatı muhtevasının sanat felsefesi sınırları içinde olduğunu belirtir.47

         

        Sanat Felsefesinin Genel Zorluğu

         

        Sanat felsefesinin Doğu ve Batı için genel zorluğu içerikle yöntemin zorunlu çelişkisinde yatar. “Bilgi düşünceleri, değerler duyguları düzenler.”48 Sanat felsefesinin zorluğu burada başlar. ‘Sezerek yapmak ve düşünerek bulmak.’49  Sanatçı eserini, sezgileriyle yaparken, estet, sanatın felsefesini düşünerek kurmak zorundadır. Sanat felsefesi, sanat ve estetik gibi duygularla alakalı bir alanı bilgi ile çözümleme çabasıdır. Sanat teorisi, felsefenin alanına girer ve prensipleri de transandantal (deneyüstü) mantık üzerine bina edilebilir.50 

         

        İslam dünyasının düşünce ve sanat geleneği içinde sanat felsefesi içinde değerlendirilebilecek düşünce ürünleri bulunmaktadır. Ancak sanat felsefesi, Batı medeniyeti içerisinde teşekkül etmiş bir düşünce alanıdır. Joseph Schacht gibi bilim adamları erken İslam sanatı ve kültürünü anlayabilmek için çağdaş olguları bilmenin önemini sık sık vurgulamışlardır.Bugünün sorunlarına verilecek yanıtlar, bugünün insanlarından gelecektir.51 Burada Schacht’ın işaret ettiği ‘çağdaş olgular’ı sadece zamanla, çağla ilgili olma şeklinde değil, Batı medeniyeti içerisinde teşekkül eden sanat felsefesinin birikim ve imkânlarını kapsayacak şekilde düşünmeliyiz. Bilim adamı teoriyi gözlediği olgulara göre kurar ve sonra teorinin mantıken içerdiği sonucu yine gözlem planında arayarak teoriyi sınar.52

         

        Bu türden bir yeniden ele alma çalışması, İslam sanatı konusunda başlatılan yeni bir söyleme katkıda bulunabildiği ölçüde önemlidir. Bu söylem, İslam dünyasının kendi içinden kaynaklanan bir arayışta temellenmektedir ve çağdaş İslam sanatında rol oynayabilecek formel ve ideolojik ilkeleri tanımlayabilmek için, erken İslam sanatının özgüllüğüne açıklık getirmek gerekir.

         

        İslam dünyasının dışından bakıldığında, bu denli uzak bir geçmişi hedef alan arayışın, başarısızlığa mahkûm olduğu söylenebilir. Ne var ki, bu arayış bir kültürün kendi köklerini kavraması ve onlardan esinlenmesi gibi, derine inen uzantıları olan bir gereksinimden kaynaklanmaktadır. Önemi, bu arayışın bir uzmanlar topluluğundan çok geniş bir kitleye beslenmeyi amaçlayışında yatar.53 İslam düşüncesi ve İslam sanatının günümüz karşılığı içinde yeniden yaratılması için İslam değerleri ve İslam sanat ilkeleri temel alındığı görünmektedir. Buradaki tutum İslami bir sanat kuramı ya da ‘İslam Estetiği’ oluşturmaktır.54

         

        İslam Sanatının Tematik Birikimi

         

        ‘Sizde bir türlü ah bizde bir türlü’

         

        Estetik alanında kendimize üzerinde yaşayabileceğimiz yeni bir hayat alanı oluşturmak için sanat ve estetik alanının hem teorik hem de sanat eserlerinin yorumlanmasıyla ortaya çıkacak dış dünya verimlerinin bu bünyeye dönüştürülmesi gerekmektedir. Kültür dünyamız bu durum karşısında şaşkındır.55 Bunun sebebi Doğu ile Batı arasındaki algılayış farkından kaynaklanmaktadır.

         

        İslam dünyasında felsefe ve fıkıh düzeyinde sürdürülmüş tartışmalar olmuş olsa bile, İslam’ın ilk iki ya da üç yüzyılı boyunca bunların kuramsal olarak sanatlara nasıl yansıdığını bulup çıkarmak zordur.56 İslam estetiği ve sanatının temel bir unsuru ya da problemi olarak görülen hususlar başka ilmi disiplinler tarafından ele alınmıştır.Bu konular, diğer bilimlerin ilke, kural ve sınırları içinde bütün içerim ve uzantılarıyla enine boyuna tartışılmıştır. Kelam, felsefe, tasavvuf ve fıkıh; sanat veestetik meselelerini en üst düzeyde ele alıp en ince ayrıntılarına kadar konuşmuştur.57 Tanpınar’ın işaret ettiği üzere,Fıkıh, insanın hürriyeti üzerinde ısrar eder.’58

         

        İslam toplumu tarafından yönlendirilenbu metinler, onuncu yüzyıldan önce sanata ilişkin bir kuramsal görüşün var olduğunu göstermiyor.59 Medeniyete ait birikimler, bugünün ihtiyacı olan kuramsal gereksinimi ancak kaynaklık ederek karşılayabilir. Nitekim fıkıh kitaplarında ‘tahsiniyat’ başlığı altında ele alınan bu konuda, her şeyden önce ‘güzel olanı yapma, güzel bir şekilde yapma’ üstünde durulur.60

         

        Benzer bir şekilde Gazali estetik tecrübede, ilim, hal ve ef’al’in bulunduğunu söyler. Gazali’nin İhya’sında uyguladığı bir açıklama metoduna dayanarak söyleyecek olursak. “Tamlık arz eden bir estetik tecrübede ilim vardır, hal vardır, ef’al vardır.” Yani önce güzellik idrak edilmektedir. Bu idrak bir halet-i ruhiye, bir psikoloji doğurmaktadır. Daha sonra bu hal bir sanat ve estetik anlayışına ve pratiğine yansımaktadır.61

         

         

        İslam sanatının bağlı bulunduğu aşkın estetik anlayış doğrultusunda, sanatçılar fizikötesi hakikatin yani tevhid’in maddi olan aracılığıyla ve sanatsal formlar içinde yansıtma metoduyla ifade etmişlerdir. Geleneksel ifadesiyle mananın surete bürünmesi demek olan bu durum, İslam sanatının kavramsal yönünü oluşturur.62

         

        İslam Sanatının oluş aşamaları: usul, adab, tertip ve düzen

         

        İslam sanatının oluşumu belli aşamalarında gerçekleşir. İslam sanatı her türlü tezahürde kendisini Baki olana göre ayarlar. Bu İslam sanatının tevhid (birlik) özelliğinin kavramsal temel olduğunu işaret eder. İslam sanatının oluş aşamaları usul, adab, tertip ve düzen (ahenk-ritim) şeklinde kendini gösterir. Tevhid ilkesinin, insani idrak düzeyinde tezahürü ‘ihsan’dır. Bunun İslam sanatının oluş aşamalarındaki karşılığı tertiptir.

         

        Medeniyetin her şartta uyguladığı ölçü, kültür eserlerinin, inanç ve ahlak nizamının vazgeçilmez esaslarıyla bağdaşmasıdır.63 Kavramsal tevhid ile oluşun gerçekleştirilme evresi tertip mahiyet ilişkisini Kur’an, dolayısıyla Sünnet’i64 temel alan fıkhi çerçeveden, Massignon’un ifadesiyle Ehli Sünnet Doktrini’nden alır. İslam sanatının oluş aşamalarınınsonuncusu düzen, eserin teşekkül safhasıdır. Düzen (ahenk-ritim), tevhid merkezli olmasına rağmen daha çok pratikle ilgilidir ve medeniyet verimleriyle son şeklini alır.

         

        İslam Sanatının Özellikleri

         

        İslam sanatının özelliklerini tespit düşüncesi bu sahayla ilgilenenlerin ortak isteğidir.

         

        ‘İslam Sanatının Tekil olduğu iddiası

         

        İslam Sanatının Oluşumu kitabı yazarı Oleg Grabar, İslam sanatının birinci ön kabulü olarak tekilliğini65  ileri sürer. Tekillik; yegâne oluş, nev-i şahsına münhasır oluş, özgün oluş gibi anlamlara gelmektedir. Tekillikin bu cazip içerikle sunulmuş olması, İslam sanatının ‘evrensel’ bir olgu olmadığı iddiasını benimsemek ve sadece Batı sanatını evrensel sanat telakkisi olarak kabul etmek anlamına gelmektedir. Tekillik iddiasının onaylanması, İslam sanatını ‘yerel’ bir sanat telakkisi olarak nitelendirilmesini kabul etmektir.

         

        Batı medeniyeti dışında sadece İslam medeniyeti ve onun doğal yansıması İslam sanatı evrensel bir çerçeve sunmaktadır.66

         

        ***

         

        Bu çalışma İslam sanatının özelliklerini sebeplerden hareketle yansıtma, aşk, işlevsellik, güzellik ve birlik şeklinde sıralamıştır.

         

        Bu özellikler; itikadi veya fıkhi kaideler gibi algılanmamalıdır.

         

        Eğer İslam sanatının özellikleri sonuçlara göre tespit edilmeğe çalışılsaydı arabesk, değişme, ferdiyet, tenevvü, lirizm gibi daha farklı özellikler bulunabilirdi.

         


         

         

        1 “Estetikte İletişim Sorunu”, Afşar Timuçin, Felsefe ve Sanat Sempozyumu, Ara Y., İstanbul 1990, sf.123

        2 Batılı sanat tarihçileri önyargılı, (İslam Sanatının Oluşumu kitabı yazarı) Oleg Grabar’la söyleşi, Ömer Faruk Şerifoğlu, Zaman 21 Temmuz 1998

        3 “Gadamer’de Estetik Deneyim Kavramı”, Akın Ergüden, Felsefe ve Sanat Sempozyumu, Ara Y., İstanbul 1990, sf.68

        4 Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz, S. Ahmet Arvasi, Burak Y., İstanbul B.Tarih, 2. Baskı, sf.102

        5 Poetika, Çile, Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu Y., 7.Baskı, İstanbul 1979, sf.447

        6 Aydınlık Oda, H. Murat Filinte, EP İletişim, İstanbul 2009, sf.149,157

        7 Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz, S. Ahmet Arvasi, Burak Y., İstanbul B.Tarih, 2. Baskı, sf.114

        8 Kelami Sahada Estetik Yapı Organizasyonları, Erol Güngör, Ötüken N., İstanbul 1999, sf.7

        9 Ulusal Kültür ve Sanat, Aziz Çalışlar, Cem Y., İstanbul 1988, sf.116

        10 “Sanat Tarihinin Felsefeden Bekledikleri2, Nermin Sinemoğlu, Felsefe ve Sanat Sempozyumu, Ara Y., İstanbul 1990, sf.107

        11 “Gadamer’de Estetik Deneyim Kavramı”, Akın Ergüden, Felsefe ve Sanat Sempozyumu, Ara Y., İstanbul 1990, sf.68

        12 “Felsefe ve Kavram Olarak Kültür ve Estetik”, Ahmet Cemal, Dün ve Bugün Felsefe, Kitap 1, BFS Y., 1985, sf.240

        13 Poetika, Çile, Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu Y., 7.Baskı, İstanbul 1979, sf.446

        14 “Çağdaş Estetikte Estetik Obje Sorunu”, İsmail Tunalı, Felsefe ve Sanat Sempozyumu, Ara Y., İstanbul 1990, sf.130

        15 Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz, S.Ahmet Arvasi, Burak Y., İstanbul B.Tarih, 2. Baskı, sf.104

        16 Sanat Felsefesi, Ömer Asalettin Oruç, İstanbul Tasarım Y., İstanbul 2009, sf.140

        17 Kültür ve Medeniyet Üzerine Denemeler, Yılmaz Özakpınar, Ötüken N., İstanbul 2007, sf.70

        18 İslam Estetiğine Giriş, Oliver Leaman, Çeviren Nuh Yılmaz, Küre Y., İstanbul 2010, sf.129

        19 “Batılı Sanat Tarihçileri Önyargılı”, Oleg Grabar’la söyleşi, Ömer Faruk Şerifoğlu, Zaman 21 Temmuz 1998

        20 Felsefe ve kavram olarak kültür ve estetik, Ahmet Cemal, Dün ve Bugün Felsefe, Kitap 1, 1985, sf.239

        21 Kültür ve Medeniyet Üzerine Denemeler, Yılmaz Özakpınar, Ötüken N., İstanbul 2007, sf.71

        22 Sanat Edebiyat Tenkit, Peyami Safa, Ötüken N., İstanbul 1999, sf.130

        23 Gelenek Işığında Çağdaş Sanat, Sezer Tansuğ, İz Y., İstanbul 1997, sf.9

        24 “Oryantalist Arabeskten Geometrik İslam Sanatlarına”, Gülru Necipoğlu ile Söyleşi, Nilüfer Kuyaş, Milliyet 27 Eylül 1995

        25 Gelenek Işığında Çağdaş Sanat, Sezer Tansuğ, İz Y., İstanbul 1997, sf.86

        26 İslam Estetiği, Turan Koç, İSAM Y., İstanbul 2009, sf.38

        27 Gelenek Işığında Çağdaş Sanat, Sezer Tansuğ, İz Y., İstanbul 1997, sf.88

        28 Gelenek Işığında Çağdaş Sanat, Sezer Tansuğ, İz Y., İstanbul 1997, sf.13

        29 Kültür ve Dil, Mehmet Kaplan, Dergah Y., İstanbul 1982, sf.14

        30 İslam Estetiği, Turan Koç, İSAM Y., İstanbul 2009, sf.172

        31 19 uncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi, Prof. Ahmet Hamdi Tanpınar, Çağlayan Kitabevi, 19. Baskı, İstanbul 2001, sf.14

        32 Kültür ve Dil, Mehmet Kaplan, Dergah Y., İstanbul 1982, sf.18

        33 İslam Sanatının Oluşumu, Oleg Grabar, Çeviren Nuran Yavuz, Hürriyet Vakfı Y., İstanbul 1988, sf.157

        34 İslam Sanatının Oluşumu, Oleg Grabar, Çeviren Nuran Yavuz, Hürriyet Vakfı Y., İstanbul 1988, sf.66

        35 Gelenek Işığında Çağdaş Sanat, Sezer Tansuğ, İz Y., İstanbul 1997, sf.95

        36 Kültür ve Medeniyet Üzerine Denemeler, Yılmaz Özakpınar, Ötüken N., İstanbul 2007, sf.228

        37 Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz, S.Ahmet Arvasi, Burak Y., İstanbul B.Tarih, 2. Baskı, sf.103

        38 Kültür ve Medeniyet Üzerine Denemeler, Yılmaz Özakpınar, Ötüken N., İstanbul 2007, sf.228

        39 İslam Sanatının Oluşumu, Oleg Grabar, Çeviren Nuran Yavuz, Hürriyet Vakfı Y., İstanbul 1988, sf.175

        40 Şehir ve Mimari, Turgut Cansever, Ağaç Y., İstanbul 1992, sf.37

        41 Kültür ve Medeniyet Üzerine Denemeler, Yılmaz Özakpınar, Ötüken N., İstanbul 2007, sf.126

        42 Batılı Sanat Tarihçileri Önyargılı, Oleg Grabar’la söyleşi, Ömer Faruk Şerifoğlu, Zaman 21 Temmuz 1998

        43 Oryantalist Arabeskten Geometrik İslam Sanatlarına, Gülru Necipoğlu ile söyleşi, Nilüfer Kuyaş, Milliyet 27 Eylül 1995

        44 Çağdaş Estetikte Estetik Obje Sorunu, İsmail Tunalı, Felsefe ve Sanat Sempozyumu, Ara Y., İstanbul 1990, sf.131

        45 Diyalektiğimiz ve Estetiğimiz, S.Ahmet Arvasi, Burak Y., İstanbul B.Tarih, 2. Baskı, sf.103

        46 Oryantalist Arabeskten Geometrik İslam Sanatlarına, Gülru Necipoğlu ile söyleşi, Nilüfer Kuyaş, Milliyet 27 Eylül 1995

        47 Şehir ve Mimari, Turgut Cansever, Ağaç Y.,İstanbul 1992, sf.21

        48 Sanat Felsefesi, Ömer Asalettin Oruç, İstanbul Tasarım Y., İstanbul 2009, sf.189

        49 Şiirlerim ve Şairliğim, Çile, Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu Y., 7.Baskı, İstanbul 1979, sf.6

        50 Şehir ve Mimari, Turgut Cansever, Ağaç Y., İstanbul 1992, sf.21

        51 İslam Sanatının Oluşumu, Oleg Grabar, Çeviren Nuran Yavuz, Hürriyet Vakfı Y., İstanbul 1988, sf.8,175

        52 Kültür ve Medeniyet Üzerine Denemeler, Yılmaz Özakpınar, Ötüken N., İstanbul 2007, sf.70

        53 İslam Sanatının Oluşumu, Oleg Grabar, Çeviren Nuran Yavuz, Hürriyet Vakfı Y., İstanbul 1988, sf.166-167

        54 Ulusal Kültür ve Sanat, Aziz Çalışlar, Cem Y., İstanbul 1988, sf.115-116

        55 Şiir ve Sanat Hikemiyatı, Salih Mirzabeyoğlu, İbda Y., İstanbul 1989, sf.13

        56 İslam Sanatının Oluşumu, Oleg Grabar, Çeviren Nuran Yavuz, Hürriyet Vakfı Y., İstanbul 1988, sf.172

        57 İslam Estetiği, Turan Koç, İSAM Y., İstanbul 2009, sf.97

        58 Kültür Üzerine, Hilmi Yavuz, Bağlam Y., İstanbul 1987, sf.37

        59 İslam Sanatının Oluşumu, Oleg Grabar, Çeviren Nuran Yavuz, Hürriyet Vakfı Y., İstanbul 1988, sf.172

        60 İslam Estetiği, Turan Koç, İSAM Y., İstanbul 2009, sf.55

        61 İslam Estetiği, Turan Koç, İSAM Y., İstanbul 2009, sf.80,111

        62 İslam Estetiği, Turan Koç, İSAM Y., İstanbul 2009, sf.46

        63 Kültür ve Medeniyet Üzerine Denemeler, Yılmaz Özakpınar, Ötüken N., İstanbul 2007, sf.229

        64 İslam Estetiği, Turan Koç, İSAM Y., İstanbul 2009, sf.195,44

        65 İslam Sanatının Oluşumu, Oleg Grabar, Çeviren Nuran Yavuz, Hürriyet Vakfı Y., İstanbul 1988, sf.3

        66 Kültür ve Medeniyet Anlayışları ve Bir Medeniyet Teorisi, Yılmaz Özakpınar, Kubbealtı N., İstanbul 1997, sf.129


Türk Yurdu Mayıs 2014
Türk Yurdu Mayıs 2014
Mayıs 2014 - Yıl 103 - Sayı 321

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele