Millî Mücadele Unutulursa Kaybederiz

Eylül 2015 - Yıl 104 - Sayı 337

        

         

        Dergimizin Eylül sayısını hazırlarken âdeta bir savaş varmışçasına şehit haberleri ile sarsıldık. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlarken yüz yıl önce milletçe verdiğimiz büyük savaşları hatırladık. Sanki tarih yeniden o günleri hatırlatmak için uyarıyor, “Unutmayın ve millî ruhunuzu kaybetmeyin!” diyor. Siz, her biriniz özgür fertlersiniz ama bu özgürlüğü ancak mensup olduğunuz milletin sayesinde yaşayabilirsiniz. Bu millet, bizim için Türk milletidir ve Türk olmanın şuurunda hafızamızı güçlendirmek zorundayız. Aksi takdirde varlığımızı devam ettirmemiz tehlikeye düşer. Bugün, küreselleşen dünyanın şatafatı içinde bu tehlikeyi iliklerimize kadar yaşıyoruz. Tehlikeden kurtuluşumuzun yolu; millet olarak hafızamızı canlı tutmak, başımıza gelenlerin ve kim olduğumuzun şuurunda olmak, bunları bir an bile unutmamak ve yeni nesillere unutturmamaktır. Bu vazife, zaten kendisini Türk milliyetçisi olarak gören her ferdin ve özellikle Türk Ocaklıların birinci görevidir.

         

        Balkan Bozgunu, Çanakkale Zaferi, İstiklal Savaşı ve yeni Türk devleti olarak Cumhuriyet’in kuruluşu, yakın tarihimizin en önemli olayları olarak sıralanabilir. Bu tarihî olayların her biri, milletimizin hayatında önemli izler oluşturmakla birlikte, dünya tarihinin gidişini de derinden etkilemiştir. Asya’nın derinliklerinden çıktığımız kutsal yolculuğumuzda, adım adım akıl ve güçle önce Anadolu topraklarını vatanlaştırmışız, sonra da Balkanlarda yurt tutmuşuz. Üzerimize büyük düşmanlıklar çekmişiz, Haçlı Seferleri ile durdurmaya çalışmışlar ama başaramamışlar. Tarihin bizim için yükselen sarkacı, nihayet 1699 yılında zirve noktasında durdurulmuş ve düşüş başlamıştır. Dört asırdan fazla zamandır yaşamakta olduğumuz toprakları terk etmek zorunda kalmamızın ardından başlayan I. Dünya Savaşı ile devletimiz yıkılmaya, topraklarımız paylaşılmaya çalışılmıştır. Çanakkale’de, Türk olmanın iman ve zekâ gücü bütün dünyaya tekrar hatırlatılmış;bu manevi güç, bütün olumsuzluklara rağmen İstiklal Savaşı’nı zaferle sonuçlandırmamızı sağlamıştır. Nihayet millî devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Fakat tarih, milletler mücadelesi sahasında devam etmektedir. Siz bunu unutursanız başkaları sizi alt etmek için oyunlarını daha rahat uygulayabilirler. Bugün yaşamakta olduğumuz sıkıntıların büyük çoğunluğunun kaynağı buradadır. 80 Darbesi öncesinde yaşananlar, PKK karşısında gösterilen zaaflar, Ortadoğu’da çıkarılan iç savaşlar gibi olaylar tesadüf olmasa gerek.

         

        Milliyetçilik, millet hayatında tesadüflere yer bırakmayacak bilgi ve şuuru canlı tutma mücadelesidir. Bu mücadeleyi bugün daha heyecanlı ve güçlü bir şekilde sürdürmek zorundayız. Şartlar ne kadar zor olursa olsun birbirimize omuz ve güç vererek bu mücadelede başarılı olmalıyız. Türk Yurdu, 1911’den beri bu görevi yerine getirmek için canla başla çabasını sürdürmektedir. Türk Yurdu; bir dergi yazıhanesi değil, Türk milliyetçiliğine gönül vermiş, eli kalem tutan aydınların ve dergiyi sahiplenen fedakâr okuyucuların dergisidir;bir fikir ve gönül hareketidir. Bu hareketin başarısı hepimizindir. Her birimizin Türk Yurdu için yapabileceği bir şeyler mutlaka vardır. Sizlerden istirhamımız, gücümüzü arttırmak için katkılarınızı esirgememenizdir. Hatalarımız olursa eleştirilerinizi mutlaka bize bildirin ki düzeltelim. Güzel şeyleri çevrenizle paylaşın ki büyüsün.

         

        Yeni sayılarımızda buluşmak dileği ile sağlıcakla ve hoşça kalın. 


Türk Yurdu Eylül 2015
Türk Yurdu Eylül 2015
Eylül 2015 - Yıl 104 - Sayı 337

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele