Zonguldak Türk Ocağı (1923 - 1931)

Şubat 2011 - Yıl 100 - Sayı 282

        TBMM Hükümeti, 20 Nisan 1920’ de Devrek, Ereğli, Mudurnu, Bartın, Göynük ve Zonguldak’ı Bolu Bağımsız mutasarrıflığından ayırarak, Kastamonu vilayetine bağlamıştır. 14 Mayıs 1920’de, Zonguldak kazası mutasarrıflık haline getirilerek, Kaza Kaymakamı Ahmet Cevdet Bey mutasarrıf vekili olarak görevlendirilmiştir. TBMM’nin ilk mutasarrıflık yaptığı ilçedir. 18.6.1920’de TBMM Hükümeti tarafından, Zonguldak'ın bağımsız sancak halinde idaresine karar verilmiştir.

         

         

        [1]1 Nisan 1924 tarih ve 491 sayılı Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun 60. maddesine göre sancaklar kaldırılınca, Zonguldak bağımsız mutasarrıflığı, Vilayet yapılmıştır.

         

        Zonguldak Türk Ocağı Mayıs 1923’te açılır.[2] Mustafa Kemal Paşa; Meşrutiyet döneminde milliyetçi, halkçı ve medeniyetçi fikirlerini savunan, Türk aydınlarını ve gençliğini çatısı altında, Mütareke döneminde milli uyanışı sağlamada büyük yararlık gösteren Türk Ocaklarını, maddi ve manevi yönden destekleyerek, Ocaklar vasıtasıyla çağdaş Türkiye ülküsünün halk arasında yayılmasını hedeflemiştir.[3] Bu amaçla; 1923’te Zonguldak Türk Ocağı açıldıktan sonra 200 lira yardımda bulunmuştur.[4] Adana Türk Ocağı’nın yayın organı Altınyurt dergisinde; “Şuûn” sütunu mevcuttu. Bu sütunda Türk Ocağı’nın muhtelif şubeleriyle ilgili haberlere yer verilmekteydi. Mustafa Kemal Paşa’nın Zonguldak Türk Ocağı’na yaptığı bağış bu sütunda; “Zonguldak Ocağı’na Gazi Paşa Hazretlerinin Yardımları” başlığı ile okuyucuya duyurulmuştur.[5] Türk Ocakları’nın 23 Nisan 1924’te yapılan 2. Dönem 1. Kurultayı, 71 Ocak Şubesinden 64 Murahhas Üye’nin katılımıyla Ankara’da gerçekleşmiştir. Zonguldak Türk Ocağı’nı temsilen Zonguldak Mebusu Halil Bey katılmıştır. Bir diğer Zonguldak Mebusu Ragıp Bey ise bu Kurultaya Tosya Türk Ocağı’nı temsilen iştirak etmiştir.[6]

         

         

        Zonguldak Türk Ocağı’nın kurulmasında ve faaliyet göstermesinde hiç şüphesiz Zonguldak Milletvekilleri Tunalı Hilmi ile Ahmet Ragıp Özdemiroğlu’nun katkıları olmuştur. Ahmet Ragıp, Zonguldak’ta Tahir Akın Karauğuz’dan önce istihbarat müdürlüğü görevinde bulunmuştur. Daha sonra Matbuat Müdürlüğü yapmıştır. Türk Ocağı genel merkezinin 1923, 1924 ve 1926 yılları İdare Heyetlerine üye olarak katılmıştır.[7]Gazi Mustafa Kemal Paşa; Türk Ocakları’nın sıkıntıları ile yakından ilgilenmiş, Türk Ocakları’na “Bedeli mukabilinde emval-i metrukeden binalar tahsis edilmesini” sağlamıştır.[8] Mimari stili göz önünde bulundurulduğunda Zonguldak Türk Ocağı binasının da, muhtemelen mübadile sonrası mal varlıklarına el konulan Rumlara ait olabileceği anlaşılmaktadır.  Zonguldak Türk Ocağına maddi yardımda bulunması, Zonguldak Türk Ocağı binasının da Mustafa Kemal Paşanın talimatları doğrultusunda hazineden bina tahsis edildiğini düşündürtmektedir.Zonguldak Türk Ocağı Şubesi, yeni Hükümet binasının karşısında, ortasında Hükümet Meydanı olan Türk Ocağı binasında faaliyet göstermiştir. Günümüzde ise Türk Ocağı binasının bulunduğu yerde Aksaray İşhanı mevcuttur.[9]

         

         Türk Ocakları’nın 1924’teki Kongresine Zonguldak Türk Ocaklarını temsilen Zonguldak Mebusu Halil Türkmen katılmıştır.[10] 1925’te faaliyette bulunan Türk Ocakları arasında Zonguldak Şubesinde yer almaktadır.[11] Aralık 1925’te Zonguldak’ı ziyaret eden Akçuraoğlu Yusuf Bey, şerefine Türk Ocağı’nda verilen konserde, bir hitabe irad etmiştir.[12] Zonguldak Türk Ocağı’nda verdiği konferansta, ülkedeki şirketlerin yabancıların ya da azınlıkların elinde olduğunu belirterek; “…ben Garp sermayesinin Türkiye’ye girmesine taraftarım, fakat sermaye Türk tabiiyetini kabul ederek, tabir-i diğerle Türk menfaatine tamamen tevafuk etmek şartıyla (bittabi sermayedarların da menfaatleri mevcut olmak üzere) girmelidir.(…) Öteden beri taşıdığım bir fikr-i sabit vardır; Türkiye’nin istiklali ancak Türkiye’yi istismar eden sermayenin Türk olmasıyla kaimdir. Diğer istiklal, istiklal-i iktisadidir.(…) Ocaklar bu hususta bir nevi pişdar müfrezeleridir. Ocaklarda yakın zamanlara kadar milli fikir, ideal, edebi ve felsefi kısımda tenviş ediyordu. Bundan sonra iktisadi kısımda temerküz eylemelidir” şeklinde görüşlerini açıklamıştır. Sermayenin olduğu kadar şirketlerde çalışan teknik personelin de Türk olması gerektiğini söyleyen Yusuf Akçura, İstanbul’daki tramvay ve elektrik şirketlerinin Cumhuriyet’in ilanından sonra kadrolarını Türkleştirdiğini belirtmiştir.[13]

         

         Zonguldak dönüşü Meclis’te yapılan Ticaret Vekâleti bütçe görüşmelerinde, havzaya yaptığı seyahatten izlenimlerini sunarken hükümetin ilgisizliğini gözler önüne sermiştir. Yusuf Akçura’nın anlatımıyla ocaklar civarındaki barakalarda kalan işçilerin ne üstlerini öretecek bir örtüsü, ne yatacak bir tahta kereveti, ne de yıkanmaları için duşlar vardır. İşçiler yaktıkları bir ateşin başında, kafalarının altına koydukları bir kerpiçle taşlar üzerinde uyumaktadır. İş kazalarının sıklığı, uzun çalışma saatleri, çocuk emeğinin yaygın kullanımı Yusuf Akçura’nın işaret ettiği diğer olumsuzluklardandır.[14]

         

         

         

                         Doğu Dergisinde Ziya Gökalp, İlk Teşrin 1943, yıl: cilt.2 sayı 22

         

         

        Zonguldak Türk Ocağı’nın ilk kuruluş yıllarında ön plana çıkan bir etkinliği de, Türk Ocakları’nın önde gelen isimlerinden Ziya Gökalp’ı hastalığı sırasında ziyaret edilip, Zonguldaklı Türkçülerin selam ve geçmiş olsun dileklerinin iletilmesinin sağlanmasıdır. Bu amaçla, Zonguldak Türk Ocağı idare heyeti, madenci Mehmet Maksut (Tahir Akın Karauğuz’un dayısı) ve Süleyman Sırrı beyleri görevlendirmiştir. Zonguldak Türk Ocağı’nı temsilen Ziya Gökalp’ı, İstanbul’da hastanede ziyaret eden, Mehmet Maksut ve Süleyman Sırrı, 29 Ekim 1924’ten önce görüşmüşler ve Zonguldak Türk Ocağı idare heyeti ile Zonguldaklı Türkçülerin geçmiş olsun temennilerini iletmişlerdir. Zonguldak Türk Ocağı bununla yetinmemiş, Ziya Gökalp’a gönderdikleri telgraflarla, Zonguldak gençliğinin üstadın hastalığından duyduğu üzüntüleri bildirilmiş ayrıca, yeniden sağlığına ulaşılmasına dair temennilerini ifade etmiştir. Bir diğer hususta ölümünden sonra Zonguldak Türk Ocağı’nın, Ziya Gökalp’ın ailesine taziye telgrafı göndermesidir. Zonguldak Türk Ocağı’nın bu etkinliği, 29 Teşrinievvel 1340 tarih ve 62 sayılı Zonguldak gazetesinde haber olarak verilmiştir.[15]

         

        1925’te Zonguldak Türk Ocağı’nda düzenlenen müsamereye, on iki kız öğrenciden oluşan bir grup tarafından “Türk’ün Duası” söylenerek başlanılmış, Kız Mektebi mezunları; Zehra Tevfik, Samime Bedri, Emine Fahri, Şadiye, Semahat ve Fethiye Hanımlar tarafından, Reşat Nuri’nin; “Ümit Mektebi’nde” piyesi temsil edilmiş “Gazeteci” komedisi oynanmıştır. Şiirler ve Monologlar ile devam eden müsamere, kızlar grubu tarafından söylenen “Kadınlar Marşı” ile sona ermiştir.[16] Emine Hanımın daha sonra Namık Kemal İlkokulunda öğretmen olarak görev yaptığını İrfan Yalçın’ın anılarından öğreniyoruz. İlkokul öğretmeninin 30–35 yaşlarında, evde kalmış kız kurusu ve kapkarası saçları olduğunu belirtir. Uzun ve ojeli tırnakları olduğunu, başöğretmen Reşat Bey’in bile ondan çekindiğini ifade eder. Onun hatıralarında bir siluet gibi beliren Emine Hanım, sinirli ama iyi, çirkin ama sevimli lakin kızdırıldığında dayağı bol bir öğretmendir.[17] Bir diğer bayan eğitimci ise, 1934’te 60 yaşında olan Feride Hanımdır. 1893’te öğretmenliğe başlayan Feride Hanım 1934’e kadar 41 yıl ara vermeden öğretmenlik yapmış ve iki binden fazla talebe yetiştirmiştir.[18]

         

        1926’da Zonguldak Türk Ocağı birçok maden koleksiyonları yapmış, bunlardan bir koleksiyonu Dar’ül Fünun’a bir koleksiyonu da Galatasaray Lisesi’ne göndermiştir.[19]1926’da Ereğli Türk Ocağı Musiki Encümeni bir hafta müsamereler vermiş, Zonguldak Türk Ocağı Temsil Heyeti de bu yolda çalışmalar yapmıştır.[20] Türk Ocakları 2. Dönem 4. Kurultayı 23 Nisan 1927’de Ankara’da toplanmıştır. Merkez Heyeti Yedek Üyeliği’ne, Zonguldak Mebusu Ragıb Bey’de seçilmiştir.[21] Ereğli Türk Ocağı, bünyesinde oluşturduğu kütüphaneyi halkın hizmetine sunmuştur.[22]

         

        Ayrıca Ocak binasında müsamereler düzenlenmiştir.[23] Türk Ocakları 2. Dönem 5. Kurultayı 23 Nisan –1 Mayıs 1928’de Ankara’da yapılmış, Zonguldak Mebusu Ragıb, Merkez ve Hars Heyeti Raporları’nın tetkiki Encümeni’ne seçilmiştir.[24] Türk Ocakları’nın 1928’deki 5. Kurultayı’na Bartın’dan Recai, Safranbolu’dan Ragıb, Ereğli’den Tunalı Hilmi katılmıştır.[25] 5. Kurultay’da Zonguldak Mebusu Ragıb, Şimal Mıntıkası Müfettişliğine tayin edilmiştir.[26] Merkez heyetinin özel bir dikkatle eğildiği müfettişlik konusunda, hazırlanan yeni bir talimatname ile teftiş alanı 5 büyük bölgeye ayrılmıştır. Karadeniz bölgesine de, bölgeyi iyi tanıdığı için Zonguldak Milletvekili Ragıp Özdemiroğlu görevlendirilmiştir. Ragıp Özdemiroğlu’nun teftişleri neticesinde, daha önce kurultay tarafından yerinde incelemeler yapılmasına karar verilen Bafra şubesi yeniden faaliyete geçmiş, Tosya Türk Ocağı’nda yapılan teftiş sonucu idare heyetinde bulunan kişilerin yasanın belirlediği amaçların dışında çalışmaları belirlendiğinden şube kapatılmıştır.[27]Yine 1928’de Zonguldak Türk Ocağı’na gelir sağlamak amacıyla, Türk Ocağı’na arsa alımının yanı sıra bir kömür ocağı imtiyazının alınması için girişimde bulunulmuştur.[28]Türk Ocakları 1928 yılı Kurultay delegeleri arasında, Bartın’ı temsilen Recai, Safranbolu’yu temsilen Ragıp, Zonguldak’ı temsilen Hikmet, Karadeniz Ereğlisi’ni temsilen Tunalı Hilmi’nin isimleri geçmektedir.[29]

         

         

                    Zonguldak Türk Ocağı İdare Heyeti:

         

                    1928’de Zonguldak Türk Ocağı İdare Heyeti’nin şu isimlerden oluştuğu görülmektedir: Reis: Dr. Şuayib Nuri, Katip: Katibe Salahaddin, Murahhas: Belediye Reisi: Bedri, Muhasip: Fahri, Veznedar: Şevket, Aza: Fabrikatör Şükrü, Aza: Mediha Vehbi Hanım.[30]

         

         

        Türk Ocağı Zonguldak Şubesi Reisi Dr. Şuayip Nuri: 30 Mart 1923 tarihinde açılan Zonguldak Devlet Hastanesi’nde görev yapmıştır. 10 Nisan 1931 tarihli Türk Ocaklarının ülke genelinde kapatılması ve CHF’na ilhak kararının ardından, Zonguldak’tan tayin istediği 24 Ekim1931’de Ankara Sağlık Müdürlüğü’ne tayininin yapıldığı bilinmektedir.[31] Zonguldak’a tayini yapılmadan önce, Bolu’da Kuvay-ı Milliye Temsil Heyeti’nde görev almıştır. Memleket Hastanesi, milli mücadelenin en heyecanlı ve buhranlı günlerinde yapılmaya başlanmıştır. 1922’de inşasına başlanan hastane, 1923 Mayıs ayında tamamlanmıştır. 25 yataklı olan hastane, 1938’de 80 yataklı olarak hizmet vermiştir.[32]

         

         

        Zonguldak Türk Ocağı İdare Heyeti’nde Murahhas Bedri: 1928’de Zonguldak Türk Ocağı İdare Heyeti’nde Murahhas olarak ismi geçen ve Zonguldak Belediye Reisi olduğu belirtilen Bedri’nin tam ismi Hüseyin Bedri Güneri’dir. 1928-1929 arası bir yıl süreyle Belediye Başkanlığı yapmıştır. Ailesinin muhtemelen Trabzon kökenli olduğu belirtilmektedir. Onun belediye başkanlığı yaptığı dönemde Zonguldak Valisi, 3 yıl süreyle görevde kalan Akif Behzat İyidoğan’dır.[33]  Ahmet Bedri’nin akrabası Necati Güneri, 5. dönem Zonguldak Milletvekili seçilmiştir.

                                         

         

                   1318’de İstanbul’da doğmuştur. 1917’de İstanbul Vefa Kulübünde ikinci takımında bek olarak oynamıştır. 1922’de Zonguldak’a çalışmak üzere gelmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra kurulan Türk Ocağı Kulübüne katılmıştır. Bu kulübün takım kaptanlığını ve genel kaptanlığını yapmıştır.[34] 1928’de Zonguldak Türk Ocağı’nda Aza konumunda görev alan, fabrikatör Şükrü Bey’in, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası’nın 7. devresinde (28 Aralık 1932) oda yönetimde Aza olarak görev yaptığı görülmekte, kendisinden Dökmeci Şükrü Bey diye söz edilmektedir.[35]Dökmeci Şükrü’nün Fabrika sahibi olduğu, Ali İbrahim’le müşterek çalıştığı, 111 sicil no, 3. sınıf statüsünde, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası’na kaydının bulunduğu bilinmektedir. Kendisiyle ilgili “Berr-i Sanayi’den” ifadesi kullanılmıştır.[36] Berr-i Sanayi ifadesi muhtemelen, toprak, maden, yeryüzü ya da yol sanayisi anlamına gelebilir. Bunu doğrulayan bilgiye Cumhuriyet Arşivi’nde mevcut belgelerden ulaşılmaktadır. 20.11.1929 tarih ve 8588 sayılı belgeye göre; Zonguldak ilinin Köşeağzı ve Alacaağzı bölgesinde bulunan kömür işletmelerinin Şükrü Bey’e ihale edildiği belirtilmektedir.[37] 1923-1933 arasında Zonguldak’ta ismi ön plana çıkan futbolcular arasında Şükrü Dökerel’in de ismi geçmektedir.[38] İrfan Yalçın, İçimdeki Zonguldak isimli anı kitabında, Dökmeci Şükrü ile ortaokuldaki tarih-coğrafya öğretmeni, Tatar Ziya (Özkaynak) ve gazeteci Tahir Karaoğuz’un arkadaş olduklarını ve Türkiye’de ilk Komünizmle Mücadele Derneği’ni Zonguldak’ta kurduklarını kaydetmektedir.[39]

         

        Türk Ocakları’nın kapatılmasının ardından 24 Haziran 1932’de kurulan Zonguldak Halkevi’nin, Güzel Sanatlar Şubesi’nde Bedri ismine rastlanılmaktadır.[40] Türk Ocağı İdari Heyeti’nde yer alan isimlerin (Bedri haricinde) Halkevi’nde görev almadıkları sanılmaktadır. Katib Salahaddin, Muhasib Fahri, Veznedar Şevket ve Aza Mediha Vehbi hanım hakkında tafsilatlı malumat elde edilememiştir. Mediha Vehbi hanımın muhtemelen öğretmen olabileceği düşünülmektedir.

         

        1931’de Zonguldak Türk Ocağı’nda bütün kış devam ederek konferanslar verilmesi kararlaştırılmış ve ilk konferans Hüseyin Fehmi (İmer) bey tarafından; “Maden Kömürü Havzası’nın Tarihi” hakkında verilmiştir.[41] Daha sonraki yıllarda Zonguldak Halkevi bünyesinde oluşturulduğu söylenilen, kömür madeninin keşfinin tarihini ve kronolojisini tespit etmekle görevli araştırma ekibinde; Tahir Akın Karaoğuz, Hüseyin Fehmi ve Halkevi neşriyat heyeti temsilcisi Ahmet Naim’in yer aldığı bilinmektedir. Donald Quataert; bu ekibin ve araştırma sürecinin Türk Ocakları kapatılmadan önce Zonguldak Türk Ocağı’nın bir faaliyeti olarak başlatılmış olabileceğini söylemektedir.[42]

         

         1931’de faaliyet’te olan Türk Ocakları arasında, Devrek, Ereğli, Safranbolu ve Zonguldak şubeleri de bulunmaktadır.[43] Türk Ocaklarının CHF’na katılma kararının ardından, Türk Ocaklarının CHF’na devredilen gayr-i menkulleri arasında, Zonguldak Türk Ocağına ait 5000,00 tahmini kıymeti bulunan 1 adet bina ve altındaki iki dükkân, fırka kaza heyeti ile Halkevine devredilmiştir. Ayrıca binanın bitişiğinde bulunan, 5000,00 krş. Bedeli olan kahvehane ve bahçe Halk Fırkasına verilmiştir. Zonguldak Türk Ocağı’nın zengin kütüphanesi de yeni kurulan Zonguldak Halkevine devredilmiştir.[44] Zonguldak Halkevi, 24 Haziran 1932’de kurulmuş ve faaliyete geçmiştir.[45] Türk Ocaklarının kapatılmasından sonra Zonguldak Halkevinin yeni binası yapılıncaya kadar, Türk Ocağı binası kullanılmıştır. 18.7.1939 tarihli bir belgeden, Zonguldak Türk Ocağı’nın malları ve borçları hakkında takibat yapıldığı öğrenilmektedir.[46]

         

          

         

        

         

        

                       

         


        


        

        [1] T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Cumhuriyet Arşivi Katalogları: Tarih: 18/6/1920 Sayı: 64 Dosya: 73-6 Fon Kodu: 30..18.1.1 Yer No: 1.4..6.


        

        [2] Hüseyin Tuncer-Yücel Hacaloğlu-Ragıp Memişoğlu, Türk Ocakları Tarihi Açıklamalı Kronoloji 1912–1997, Türk Yurdu Yayınları Nu:44, Ankara 1998, C–1, shf. 96 – Ayrıca bkz. Dr. İbrahim Karaer, Türk Ocakları (1912-1931), Türk Yurdu Neşriyatı, 1. bsk., Ankara. 1992


        

        [3] Arzu İpek, Ankara Türk Ocağı’nın Kuruluşu ve Faaliyetleri (1923–2009), Türk Ocakları Ankara Şubesi Yayını, Ankara 2010, shf 95


        

        [4] Hüseyin Tuncer-Yücel Hacaloğlu-Ragıp Memişoğlu, Türk Ocakları Tarihi Açıklamalı Kronoloji 1912–1997, Türk Yurdu Yayınları Nu:44, Ankara 1998, C–1, shf. 108. Arzu İpek, Ankara Türk Ocağı’nın Kuruluşu ve Faaliyetleri (1923–2009), Türk Ocakları Ankara Şubesi Yayını, Ankara 2010, shf 95. Ayrıca bkz, Dr Eren Akçiçek-Dr Mehmet Karayaman, Atatürk’ün Türk Ocakları’nı Ziyaretleri ve Yaptığı Konuşmaları, Türk Ocakları Ankara Şubesi Yayını, Ankara 2008, shf 51


        

        [5] Ahmet Bozdoğan, Türkocağı’nın Taşra Dergileri, Türk Ocakları Ankara Şubesi yay, Ankara 2006, shf 47


        

        [6] Hüseyin Tuncer-Yücel Hacaloğlu-Ragıp Memişoğlu, Türk Ocakları Tarihi Açıklamalı Kronoloji 1912–1997, Türk Yurdu Yayınları Nu:44, Ankara 1998, C–1, shf. 116


        

        [7] Necmeddin Sefercioğlu, Türk Ocağı’na Hizmet Edenler Ocak’ta Kim Kimdi? Türk Yurdu Yayınları, Ankara 2004, shf 39


        

        [8] Dr Eren Akçiçek-Dr Mehmet Karayaman, Atatürk’ün Türk Ocakları’nı Ziyaretleri ve Yaptığı Konuşmaları, Türk Ocakları Ankara Şubesi Yayını, Ankara 2008, shf 51


        

        [9] Ekrem Murat Zaman, Zonguldak Kömür Havzasının İki Yüzyılı, TMMOB Yay., 1. bsk., Ankara. 2004, shf. 88,


        

        [10] Füsun Üstel, İmparatorluktan Ulus-Devlete Türk Milliyetçiliği Türk Ocakları (1912–1931), İletişim yay, İstanbul 1997, shf 164


        

        [11] Hüseyin Tuncer-Yücel Hacaloğlu-Ragıp Memişoğlu, Türk Ocakları Tarihi Açıklamalı Kronoloji 1912–1997, Türk Yurdu Yayınları Nu:44, Ankara 1998, C–1, shf. 135


        

        [12] Hüseyin Tuncer-Yücel Hacaloğlu-Ragıp Memişoğlu, Türk Ocakları Tarihi Açıklamalı Kronoloji 1912–1997, Türk Yurdu Yayınları Nu:44, Ankara 1998, , C–1, shf. 137


        

        [13] Füsun Üstel, İmparatorluktan Ulus-Devlete Türk Milliyetçiliği Türk Ocakları (1912–1931), İletişim Yayınları, İstanbul 1997, shf 160


        

        [14] Dr Nurşen Gürboğa, “Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Zonguldak Kömür Havzasında İşgücü Sorunu, Amele Köyleri Projesi ve Zorla Çalıştırma”, ’05 Kent Tarihi Bildiri Sunumları, Sergiler, Forumlar ve Söyleşiler 11–13 Kasım 2005 Zonguldak, Zonguldak Kent Tarihi ’05 Bienali Bildiriler Kitabı, Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı (ZOKEV) Yayını, İstanbul 2006, shf 137


        

        [15] Doğu Dergisi, Gökalp ve Zonguldak, İlk Teşrin 1943, Cilt.2 Sayı 22


        

        [16] Hüseyin Tuncer-Yücel Hacaloğlu-Ragıp Memişoğlu, Türk Ocakları Tarihi Açıklamalı Kronoloji 1912–1997, Türk Yurdu Yayınları Nu:44, Ankara 1998, C–1, shf. 172 - Ayrıca bkz. Dr. İbrahim Karaer, age., shf. 93


        

        [17] İrfan Yalçın, İçimdeki Zonguldak, Heyamola yay, İstanbul 2008, shf 67


        

        [18] Son Posta Gazetesi, 07.12.1934. Ayrıca bkz Orhan Topçuoğlu, Cumhuriyet Döneminde Olaylarda ve Mesleklerde Basınımızda Yer alan İlk Kadınlar, Demircioğlu Matbaası Ankara 1984, shf 19


        

        [19] Hüseyin Tuncer-Yücel Hacaloğlu-Ragıp Memişoğlu, Türk Ocakları Tarihi Açıklamalı Kronoloji 1912–1997, Türk Yurdu Yayınları Nu:44, Ankara 1998, C–1, shf. 187 - Ayrıca bkz. Dr. İbrahim Karaer, age., shf. 167


        

        [20] Hüseyin Tuncer-Yücel Hacaloğlu-Ragıp Memişoğlu, Türk Ocakları Tarihi Açıklamalı Kronoloji 1912–1997, Türk Yurdu Yayınları Nu:44, Ankara 1998, C–1, shf. 196


        

        [21] Türk Ocakları Tarihi, C-1, shf. 212


        

        [22] Türk Ocakları Tarihi, C-1, shf. 212


        

        [23] Türk Ocakları Tarihi, C-1, shf. 227


        

        [24] Türk Ocakları Tarihi, C-1, shf. 241


        

        [25] Türk Ocakları Tarihi, C-1, shf. 243–244–245


        

        [26] Türk Ocakları Tarihi, C-1, shf. 246


        

        [27] Füsun Üstel, İmparatorluktan Ulus-Devlete Türk Milliyetçiliği Türk Ocakları (1912–1931), İletişim Yayınları, İstanbul 1997, shf 288


        

        [28] Füsun Üstel, İmparatorluktan Ulus-Devlete Türk Milliyetçiliği Türk Ocakları (1912–1931), İletişim Yayınları, İstanbul 1997, shf 289


        

        [29] Füsun Üstel, İmparatorluktan Ulus-Devlete Türk Milliyetçiliği Türk Ocakları (1912–1931), İletişim Yayınları, İstanbul 1997, shf 313


        

        [30] Türk Ocakları Tarihi, C-1, shf. 281


        

        [31] T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Cumhuriyet Arşivi Katalogları, Sayı: 8037 – Fon Kodu: 30.11.1.0, Yer No: 66.29.8


        

        [32] 923-938 Cumhuriyet’in XV.inci Yıldönümü Hatırası Zonguldak, Zonguldak CHP İlyön Kurulu Yayını, shf 173


        

        [33] Zonguldak 2002, shf. 113, Zonguldak Valiliği Yay.


        

        [34] Kemal Köksal, Zonguldak Bölge Sporunda 50 Yıl 1923–1973, Maden İşçileri Sendikası Matbaası, Zonguldak 1973, shf 216


        

        [35]Cumhuriyetin On Yılında Zonguldak ve Maden Kömürü Havzası, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yay, İstanbul Sanayiinefise Matbaası 1933, shf 55


        

        [36]Cumhuriyetin On Yılında Zonguldak ve Maden Kömürü Havzası, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yay, İstanbul Sanayiinefise Matbaası 1933, shf 65


        

        [37] T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Cumhuriyet Arşivi Katalogları, Dosya: 143 – Fon Kodu: 30.18.1.2, Yer No: 6.57.128


        

        [38] Kemal Köksal, Zonguldak Bölge Sporunda 50 Yıl 1923–1973, Maden İşçileri Sendikası Matbaası, Zonguldak 1973, shf 39


        

        [39]İrfan Yalçın, İçimdeki Zonguldak, Heyamola Yayınları, İstanbul 2008, shf 79


        

        [40] Zekai Kasap-Hikmet Tosun-Erhan Yılmaz, Zonguldak, Kültür Bakanlığı Yayını, Ankara 2003, shf. 76,


        

        [41] Hüseyin Tuncer-Yücel Hacaloğlu-Ragıp Memişoğlu, Türk Ocakları Tarihi Açıklamalı Kronoloji 1912–1997, Türk Yurdu Yayınları Nu:44, Ankara 1998, C/1, shf. 372 – Ayrıca bkz. Dr.İbrahim Karaer, age, shf. 90


        

        [42] Donald Quataert, Osmanlı İmparatorluğu’nda Madenciler ve Devlet Zonguldak Kömür Havzası 1822–1920, Çeviri: Nilay Özok Gündoğan-Azat Zana Gündoğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, İstanbul 2009, shf 23


        

        [43] Türk Ocakları Tarihi, C–1, shf. 380


        

        [44] Hamit Kalyoncu, Kömürde Açan Çiçek, Pervaz yay, Ank 2005, shf 215


        

        [45] Türkiye Cumhuriyetinin Onuncu Yıl Dönümünde Zonguldak Halk Evi,  Holivut Matbaası İstanbul 1933, shf 17


        

        [46] T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Cumhuriyet Arşivi Katalogları: D.A.G.M., Dosya:1. Büro, Fon Kodu: 490.1.0.0, Yer No: 69.262.2


Türk Yurdu Şubat 2011
Türk Yurdu Şubat 2011
Şubat 2011 - Yıl 100 - Sayı 282

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele