Edebiyat Sanatı Ve Bilimi

Mart 2014 - Yıl 103 - Sayı 319


        

        Edebiyat nedir sorusuna yüzyıllar boyunca değişik yanıtlar verilmiştir. Gerçekten de nedir edebiyat? Bir söz, bir dil etkinliği midir? Nasıl ve neden başlamıştır? İnsan ve toplum hayatındaki yeri nedir? Kuşkusuz bu soruları daha da uzatabiliriz.

         

        İsmail Çetişli’nin Akçağ Yayınevi tarafında 2011 yılında yayımlanan “Edebiyat Sanatı ve Bilimi’’ adlı eseri tüm bu sorulara yanıt arayan nitelikte bir eserdir. Pamukkale Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan yazarın, söz konusu eseri, genel hatları itibariyle üç ana bölüm halinde tertip edilmiştir.

         

        Eserin birinci bölümünde yazar, “Estetik ve Sanat” başlığı altında, güzel ve güzellik, insan ve sanat, sanatkâr ve estetik konuları üzerinde durmuştur. Yazar sanat olgusundan bahsedebilmek için üç temel unsuru şart koşar. Bunlar, “sanatkâr, eser ve okuyucu/dinleyici”dir. Bu bölüm diğer bölümlerin temelini oluşturacak bir giriş niteliğindedir. Güzel nedir, insanın hayatında sanatın yeri ve önemi, sanatkâr kime denir, estetik nedir, sorularına cevap arayan yazar, konuyla ilgili şu ifadeleri kullanır: “Kabul etmek gerekir ki, güzel ve güzellik, temelini insanda bulur. Çünkü onu önce gören, duyan, hisseden, sezen, algılayan; daha sonra takdir eden, hayran ve âşık olan; en sonunda da ondan hoşlanan ve haz alan varlık insandır”

         

        Eserin ikinci bölümünde ise yazar, “Edebiyat Sanatı’’ adlı başlığı ile; Edebiyat Eserinde Muhteva, Yapı, Dil, Üslup, Edebiyatın Mahiyeti ve Nitelikleri, Edebî Dil, Edebiyatın İşlevi, Edebiyat-Felsefe İlişkisi Üzerine, Sanatta İdeolojik Körlük, Bir Yazarın İdraki ile Sanat ve Edebiyat, Küreselleşme Ortamında Edebiyatta Süreklilik, Edebiyatta Değişme ve Edebiyat Akımı Olgusu, son olarak Sanat ve Edebiyat Üzerine Bir Söyleşi adlı alt başlıklarla, edebiyat nedir sorusuna yanıt buluruz. Bu bölümde “üslup” konusuna geniş yer veren yazar, üslup yaklaşımına farklı bir bakış açısı getirir. Üslubun, sadece muhteva, yapı ve dil gibi müstakil varlığı olan birer unsur olmadığını, bu üç unsurun sentezinden doğan ve adına edebiyat denilen estetik bir bütünden mevcut olduğunu ifade eder.

         

        Kitabın bu bölümünde, çeşitli yazarların tanımları ve görüşleriyle de edebiyat, edebiyatın mahiyeti ve diğer alanlarla ilişkileri hakkında mukayese etme imkânı buluruz.

         

        Eserin son ve “Edebiyat Bilimi’’ başlıklı ana bölümünde önce Edebiyat Bilimi, edebiyat biliminin alt dalları; “Edebiyat Tenkidi, Tahlili, Teorisi, Karşılaştırmalı Edebiyat, Edebiyat Sosyolojisi, Edebiyat Eğitimi, Edebiyat Eğitiminde Edebi Metnin Yeri ve Anlamı ve Edebiyat Biliminin Kaynakları”ndan bahseder. Bu bölümde bu bilim dalı aydınlatılmaya çalışılır.

         

        Edebiyat bilimi nedir, bünyesinde neler barındırır, çalışma alanı nelerdir, sorularına yanıt arayan yazar; edebiyat bilimi için, “edebiyat metinlerini açıklamak, aydınlatmak, yorumlamak yolu ile edebiyat hayatının biçimlenmesine katkıda bulunan akademik faaliyet” tanımını yapar. Söz konusu bölümde ayrıca edebiyat biliminin alt dallarının tanımları yapılmış ve mahiyetleri, yapıları, üslupları gösterilmeye çalışılmıştır. Yazar, eserinin sonunda edebiyat eğitiminin ne anlam ifade etmesi gerektiğini genel manada şöyle ifade eder: “Edebiyat eğitimi; ne keyfi ve rastgele bir öğretim faaliyeti ne soyut bilgilerin ezberletilmesi ne de tarih ve dil dersidir. Edebiyat eğitimi; sanatkârın dil malzemesiyle hayat verdiği estetik değeri hâiz edebî metni, varoluş amacı doğrultusunda anlama/anlamlandırma, duyma/duyurma, sezme/sezdirme üzerinde odaklaşan bir sanat eğitimidir.” Yazar, edebiyat eğitimi ve edebiyat biliminin kaynaklarını da açıklayarak bu bölüme son vermiştir.

         

        İsmail Çetişli tarafından hazırlanan ilim âleminin istifadesine sunulan bu çalışma, Türk kültür ve tarihine hizmet edeceği muhakkak. Başta edebiyat araştırmacıları olmak üzere, edebiyat öğretmenleri ve öğrencilerinin; estetikçi ve akademisyenlerin okuyabileceği başucu niteliği taşıyan bir eser. Yazarın edebiyat ve sanata dair daha nice eserler kaleme alması ümidiyle…

         


Türk Yurdu Mart 2014
Türk Yurdu Mart 2014
Mart 2014 - Yıl 103 - Sayı 319

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele