Dünden Yarına Köprüyüz, 100 Yaşındayız

Ocak 2011 - Yıl 100 - Sayı 281

                                            Geçen yüzyıl, Türklerin cihan devleti Osmanlı Devletini kaybettikleri ve kendilerini Türk olarak idrak ettikleri yüzyıldır. Devlet-i Aliyye-i Osmaniye parçalanmaya başladığında önce hristiyanlar isyan etti/ettirildi ve bağımsızlıklarına kavuştular. Daha sonra ayrılık fikri Müslüman unsurlara da sirayet etti, onlar da Avrupalı güçlerin fitneleriyle dindaşlarını terk ettiler. Millet-i hakimenin bakiyesi Türklerin münevverleri kendi başlarının çaresine bakmak için en doğru siyasî yolun hangisi olduğu konusunda münakaşalara giriştiler. Osmanlı Devletini başı ve gövdesiyle ortadan kaldırma girişiminin, Türklüğün toptan imhasının adım adım yaklaştığı günlerde, gerek yurtdışında gerek İstanbul’da bir araya gelerek yoğun fikir mesaisi gösteren münevverler devlet-i ebed müddet olmaksızın milletin yaşatılamayacağını anladılar.

         

        1840’lardan itibaren Fransa’dan devşirilen aydınlanmacı pozitivizm çerçevesinde gelişen Batıcı münevverler ile milliyet düşüncesine soğuk bakan İslamcılar Batı karşında yenilmişlik duygusunu bertaraf edemediler. Kendi devletinin derdine düşen Osmanlı münevverlerinin milliyet gerilimi etrafında toplanmasıyla Türk Yurdu ve Türk Ocakları tütmeye başladı. Dönemin en seçkin münevverleri devletimizi kurtarmalıyız fikrinde müttefik olunca, sıra kalemlerin işlemesine geldi dayandı. İşte Türk Yurdu dergisi bu münevverlerin olağanüstü gayretleriyle neşir hayatına, Akçuraoğlu Yusuf Beyin belirlediği ilkelerin kabul edilmesiyle 30 Kasım 1911 tarihinde Türklüğe hizmet etmek, faide dokundurmak amacıyla yayın hayatına başladı.

         

         

                                      Türk Yurdu o yıllardan günümüze kadar aşağıda belirlenmiş yayın ilkelerinden taviz vermedi:

        

‘‘1. Dergideki yazılar herkesçe anlaşılabilecek sade bir dille yazılacaktır. Türk kavminin çoğunluğu için yararlı konular seçilecektir.

        
2. Dergi, bütün Türklerce kabul görecek bir ideal kuracaktır.

        
3. Türklerin iktisat ve ahlâkça yükselmelerini, fen bilgilerinin geliştirilmesini sağlayan yazılara öncelik verilecek, siyaset sonra gelecektir.

        
4. Türk dünyasındaki bütün olaylar burada yer alacak, çeşitli edebiyata yer verilecektir.

        
5. Hiçbir siyasi partinin taraftarlığını yapmayacaktır. Önemli olan Türk unsurunun çıkarlarını savunmaktır.

        
6. ‘‘...hiçbir şeye dayanmaksızın ortaya çıkan mübalağalı garp korkusundan da bu milleti kurtarmaya elinden geldiği kadar uğraşacaktır.

        
7. Amaç, bütün devletler önünde Türk menfaatlerini korumaktır.’’

         

         

                                      Milletlerin hayatında 100 yıllık periyotlar çok önem arz etmeyebilir. Ama bir dergi için bunu söylemek, hele Türkiye’de 100 yaşını idrak etmiş yaşayan bir derginin bulunmadığı bir ülkede bunu söylemek zordur. Türkiye adeta dergiler mezarlığıdır. Ama Türk Yurdu çıktığı günlerdeki gibi dipdiri ilkelerine sımsıkı sarılarak hizmet vermeye devam etmektedir. Türk Yurdu geçen 100 yılın 50 yılını bütün meşakkatlere, kırılmalara, savrulmalara rağmen dolu dolu huzura çıkmayı başarmıştır. Hele son dönemde kesintisiz olarak 23 yıl Türk Milletine hizmet etmenin gururunu bugün bizlere yaşattıklarından dolayı genel merkezimize, değerli yazarlarımıza ve okuyucularımıza ne kadar teşekkür etsek azdır.

         

         

                          Türk Yurdu dergisi 2011 yılı boyunca 100. yılın şerefine 12 sayı boyunca kapsamlı sayılarla siz değerli okuyucularımızın huzurunda olacaktır. 100. yıl sayılarının hazırlanmasına katkıda bulunan bütün yazarlarımıza, bizlere destek ve güç veren ocak mensuplarına ve okuyucularımıza saygılarımızı sunarız.

                         

         

                          Nice 100 yıllara…

                         

         


Türk Yurdu Ocak 2011
Türk Yurdu Ocak 2011
Ocak 2011 - Yıl 100 - Sayı 281

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele