Tarihî Bir Belge: 24 Teşrîn-İ Sânî 1338 (24 Kasım 1922) Tarihli Edirne Türk Ocağı Nizamnâmesi

Şubat 2014 - Yıl 103 - Sayı 318

        Türk Ocakları, Osmanlı’nın çok milletli yapısı içinde bir tepki ve kendini bulma akımı olarak şekillenen Türkçülük fikrinin gelişerek II. Meşrutiyet’in zengin düşünce atmosferi içinde teşkilatlanması ile ortaya çıkan bir cemiyettir. Türk Ocakları, fiilen kurulduğu 1911 yılından itibaren çok milletli imparatorluk yapısından millî devlete dönüşüm sürecinde kültürel, sosyal ve fikir hayatına damgasını vurmuş en etkili Türkçü cemiyet olmuştur.1

         [gid]148[/gid]

        Tıbbiye öğrencisi Türk gençlerinin girişimleri ile 3 Temmuz 1911’de yapılan bir toplantıda, Ahmet Ferit (Tek) Bey’in fikir ve tavsiyeleri istikametinde “millîyet esâsına müstenid” bir dernek kurulmasına karar verilmiş, kurulacak derneğe Dr. Fuat Sabit’in teklifi üzerine “Türk Ocağı” adının verilmesi kabul edilmiştir. Bu karardan sonra Mehmet Emin (Yurdakul) başkanlığında Ocağın geçici yönetim kurulu teşkil edilip tüzük çalışmalarına başlanmıştır. Uzun bir hazırlık devresinden sonra 25 Mart 1912’de Ocağın resmî kuruluşu tamamlanmış ve ilk yönetim kurulu şu isimlerden oluşmuştur:

         

        Ahmet Ferit (Tek)                             Başkan

        Yusuf Akçura                                   2. Başkan

        Mehmet Ali Tevfik                           Umûmî Kâtip

        Dr. Fuat Sabit                                   Veznedar

         

        25 Mart 1912’de kuruluşu resmî olarak tamamlanan Türk Ocakları, ilk toplantısını Türk Yurdu dergisinin idarehanesinde yapmıştır.2

         

        1931’de kapatılan Türk Ocakları, yaklaşık 18 sene sonra 1949 tarihinde yeniden faaliyetlerine başlamıştır. 1980’de dönemin ortaya çıkan şartlarından dolayı faaliyetlerine ara veren Türk Ocakları, tekrar faaliyete geçtiği 1984 tarihinden sonra hâlen mevcudiyetini devam ettirmektedir.

         

        1912-1922 döneminde yaşanan savaş ve işgaller, Türk Ocaklarının ülkenin diğer bölgelerinde teşkilatlanmasına engel olurken, yaşanan acıların bizzat içerisinde yer alan ve çok zulümlere şahit olan Edirne’de ise Türk Ocakları Yunan işgalinin sona ermesinden bir gün önce yani 24 Kasım 1922’de kurulmuştur.

         

        Edirne Türk Ocağı’nın kuruluşuna ait çok fazla malumat bulunmamakla birlikte, Edirne Selimiye Yazma Eserler Kataloğu’nda 4392 demirbaş numarası ile kayıtlı olup dönemin Vilâyet Basımevi tarafından eski yazı (Osmanlı Türkçesi) ile neşredildiğini gördüğümüz ocağın Esas ve Dâhili Nizamını belirten bir nizamnamesi mevcuttur. Bahsi geçen nizamname, eski yazıdan çevirisi yapılarak aşağıya eklenmiştir.

         

        Edirne Türk Ocağı

        Esâs Nizâmı

        24 Teşrîn-i sânî 13383 târihinde Edirne’de [Türk Ocağı] nâmında bir cemiyyet kurulmuşdur.

        Ocağın maksadı; Türklerin fikrî, rûhî, bedenî, iktisâdî yükselmesineçalışmakdır.

        Ocak siyâsetle uğraşmaz; hiçbir ocaklı cemiyyeti siyâsî emellerine âlet edemez.

        Ocaklılar yek-diğerinin şâhsî ve siyâsî kanâatlerine hürmet ederler.

        Ocağın maksadını kabûl ve altıncı mâddedeki şartları ihrâz eden her Türk ocağa azâ kayd olunabilir.

         

        Ocak azâsının yirmi yaşından dûn olmaması ve az çok tahsîl görmüş olması ve bir cinâyetle mahkûm veya medenî haklarından mahrûm bulunmaması lâzımdır. On yedi yaşını ikmâl etmiş olubda bu şerâiti hâiz olanlar azâ nâmzedi ünvânı ile ocağa duhûl ve aynı hukukdan istifâde ederler. Mekâtib talebesinin ocağa intisâb edebilmesi; maârif kavânîn ve nizâmât ve evâmirinin bu husûsdaki müsâadesine tâbidir.

         

        Türk Ocağı’nın aslî ve fahrî olmak üzere iki nevi azâsı vardır. Türk Ocağı’na aslî azâ olabilmek için iki aslî azânın takdîmi ve idâre heyetinin karârı şarttır. Fahrî azâ [ocağa manen ve maddeten fevkalâde muâvenetde bulunanlardır.] altıncı mâddedeki şerâiti hâiz olmamakla beraber ocağa fevkalâde hidmet ve muâveneti sebk eden zevât kongrenin veya heyet-i idârenin teklîfi ve kongrenin azâyı mevcûdesinin sülüsân ekseriyyetiyle fahrî azâ sıfatıyla ocağa kabûl olunurlar. Yalnız bu kabîl azâ ictimâda bulunabilir. Fakat müzâkereye iştirâk edemez.

         

        Her ocaklı ocağa asgarî yirmi beş kuruş duhûliyye ve beş kuruş mahiyye vermeyi taahhüd eder.

         

        Türk Ocağı birdir; ocaklı nerede bulunursa bulunsun aynı haklara mâlik ve aynı vazifelerle mükellefdir.

         

        Ocağın aslî azâsı bulundukları yerlerde idâre heyetinin muvâfakatıyla şubeler açabilir.

         

        Ocağın umûmî meclisi ile idâre, büdce, hükm heyetleri, hars ve ilim, mûsikî, beden ve iktisâdencümenleri vardır.

         

        Umûmî meclis; altı ayda bir nîsân ve teşrîn-i sânî aylarının ilk Cuma günleri bütün ocaklıların iştirakiyle ictimâ eder.

         

        Umûmî meclis; mevcûd azânın üçte ikisinin huzûruyla müzâkereye başlayabilir. İlk ictimâda azânın adedi bu mikdâra bâliğ olmazsa ictimâ bir hafta sonraya bırakılır. İkinci ictimâda azânın mikdârına bakılmayarak müzâkerâta başlanır.

         

        Umûmî Meclis:

         

        «İctimâa Mahsûs» reîs ve kâtiblerini intihâb

         

        İdâre raporunu istimâ ve müzâkere;

         

        Ocağın büdcesini tedkîk ve tanzîm için bir encümen intihâb;

         

        Ocağın bir senelik iş programını tayîn, muhtelif encümenleri intihâb;

         

        Ocağın büdçesini tedkîk;

         

        Ocağın idâre, büdce heyetlerini ve dîvân-ı haysiyyeti ve encümenleri rey-i hafî ile intihâb eder. [Umûmî Meclisin müzâkereleri aynen zabt ve hıfz edilir. Ocaklılar istedikleri zaman zabtları okuyabilir.]

         

        İdâre Heyeti: Umûmî meclis tarafından altı ay müddetle ve rey-i hafî ile müntahab yedi kişiden ibâretdir. Bu heyet ocağı temsil ve idâre eder. Bil-cümle icrââtinden umûmî meclise karşı mes’ûldur.

         

        İdâre heyeti azâsı içlerinden bir reîs, bir kâtib, bir murahhas mes’ûl bir de muhâsebeci tefrîk ederler.

         

        İdâre heyeti bil-cümle muâmelâtını karâra rabt eder.

         

        Ocağın muhâberâtına idâre heyetinin reîsi ile kâtibi imzâ vaz eder.

         

        İdâre heyeti azâsından birinin infikâkında yerine intihâbâtda fazla rey alan zât davet olunur.

         

        İdâre heyeti azâsından biri ictimâlarda sebebsiz olarak üç defa bulunmazsa müstafî addedilerek on dokuzuncu mâddeye göre hareket edilir.

         

        İdâre heyeti ayda bir defa ocağın umûmî hayatı hakkında ocaklılara malûmât verecekdir. İdâre heyetinin malûmât verdiği celselerde müzâkerât cereyân edemez.

         

        İdâre heyeti lüzum gördüğü takdirde umûmî meclisi ictimâya davet edebilir.

         

        Ocaklılardan onda birinin mürâcaatı üzerine idâre heyeti umûmî meclisi davet etmeye mecburdur.

         

        İdâre heyeti büdce hâricinde masraf yapamaz fevkalâde ahvâlde mes’ûliyeti üzerine alarak âdî büdcenin dörtde biri nisbetinde sarfiyâtda bulunabilir.

         

        Büdce Heyeti: Umûmî meclis tarafından altı ay müddetle rey-i hafî ile müntahab üç kişiden mürekkebdir. Bu heyet ocağın masrafları bütçeye muvâfık bir sûretde yapılıb yapılmadığını tedkik ile mütâlaasını umûmî meclise yazı ile bildirir.

         

        Haysiyyet Dîvânı: Umûmî meclis tarafından bir sene müddetle ve rey-i hafî ile müntahabbeş kişiden mürekkebdir. Bu heyet Türk Ocağı’nın esâs ve dâhilî nizâmlarına muhâlif hareketde bulunanlarla her ne sûretle olursa olsun ocağın şeref ve haysiyyetini ihlâl edenler hakkındaki şikâyetleri idâre heyetinin raporu üzerine ru’yet eder. Terkîn-i kayd karârları sülüsân ekseriyyetle verilir.

         

         

        Ocağın Vâridâtı;

         

        Azânın senelik iştirâk bedelleri.

         

        Muhtelif teberrular.

         

        Müsâmere, konferans, kitâb, mecmûa ve gazete gibi neşriyât hâsılatı.

         

        ç-   Menkûl ve gayri menkul emvâller tasarrufundan hâsıl olacak temettular.

         

        Muhtelif vâridâtdan ibâretdir.

         

        İdâre heyeti azâsından veya ocaklılardan herhangi birinin muayyen bir vazîfe ile tavzîfi ve zarûrî masraflarının te’diyesi câizdir.   

         

        Türk ocağının esâs nizâmı aslî azânın beşde birinin teklîfi üzerine sülüsân ekseriyetle tadîli olunabilir.

         

        «Ocağın Dâhilî Nizâmı»

         

        İdâre heyeti haftada bir defa muntazaman ve icâbında fevkalâde olarak ictimâ eder. Azânın nısfından bir ziyâdesi bulunmadıkca bir karâr ittihâz edemez.

         

        İdâre heyeti müzâkerelerini telhîsen karârlarını aynen zabt defterine geçirir.

         

        İdâre heyeti azâsından karâra muhâlefetde bulunanlar [isterlerse] reylerini ve muhâlefetlerinin sebebini imzâları altında zabt defterine kayd ederler.

         

        İdâre heyetinin karârları ekseriyyetle verilir. Tesâvî-i ârâvukûunda reîsin bulunduğu taraf tercih olunur.

         

        İdâre heyetinin müzâkerelerine hâricden kimse iştirâk edemez.

         

         

        İdâre heyeti azâsından biri her gün muayyen zamanlarda ocakda bulunmağa mecbûrdur.

         

        Ocak nâmına gelen evrâk idâre heyeti nöbetçi azâsı tarafından açılır ve heyete teblîğ edilmek üzere kâtibe tevdî edilir.

         

        İdâre heyeti iktisâdî, fikrî, ruhî, sıhhî, bedenî ve sâir lüzum görülen muhtelif encümenler teşkil edecekdir.

         

        İdâre heyetinin azâya müteallik karârları muayyen bir mahale talîk olunur.

         

        Ocağın bir şikâyet defteri olacakdır.

         

        Bütün ocaklıların duhûl tarihlerini, hüviyyetlerini ikâmet mahallerini bildirir bir esâs defteri bulunacakdır.

         

        İdâre heyetinin reîsi, bu heyetin celselerine riyâset ve kâtib ile birlikde rûz-nâmeleri tanzîm eder. Reîs bulunmadığı takdirde heyet azâsından biri heyet karârıyla vekâlet eder.

         

        İdâre heyetinin reîsi; bil-umûm muhâbereleri kâtib ile birlikde ve makbûzât ve mevduat senedlerine de muhâsebeci ile birlikde imzâ vaz eder.

         

        Heyet idârenin kâtibi;

         

        Bil-cümle evrâkı tasnîf ve dosyaya rabt.

         

        Müzâkereleri zabt defterine kayd.

         

        Bil-umûm evraka reîs ile birlikde imzâ vaz.

         

        Ocağın bil-cümle umûr-ı tahrîriyyesine riyâset eder.

         

        Heyet idâre muhâsebecisi: Ocağın hesâb işlerine nezâret, ocağın makbûzât ve mevduat senedlerine reîs ile birlikdei mzâ vaz eder.

         

        Ocağın kasasında [yüz lira]dan fazla para bulundurulamaz. Muhâsebeci ayda bir defa hesâb defterlerini kontrol etmek ve ocağın malî vaziyyeti hakkında idâre heyetine malûmât vermek mecbûriyyetindedir. Ocağın hesâb işleri bir talîmâtnâme ile tayîn olunur.

         

        Murahhas-ı mes’ûl: Ukûd ve muâmelâtda ocağın manevî şahsiyyetini temsil eder. Ve ocak nâmına müddeî ve müddeâ aleyh olur.

         

        Me’mûr ve müstahdemlerin tayîn ve tebdili idâre heyetine âiddir.

         

        Encümenler vezâifi:

        Gerek meclis-i umûmî ve gerek lüzûm ve zaruret hâlinde heyet-i idâre turukunda müntahab encümenler yalnız tavzîf edildikleri husûsât hakkında karâr itâ ve icrasıyla mükellefdir.

         

        Encümenin kendi azâsı arasında müntahab bir reîsve bir kâtib vardır.

         

        Tesâvî-i ârâvukûunda reîs tarafı tercîh edilir.

         

        ç-  Encümenlere heyet-i idâre azâsının dâhil olması şart değildir.

         

        Encümenlerin karârına ocağın vaziyyet-i mâliyyesi müsâid olduğu takdirde heyet-i idâre ittibâa mecbûrdur.

         

        Ocağın dâhili nizâmı umûmî meclisin ekseriyetiyle tadîl edilir. 

         

         

        1  Yusuf Sarınay, “İmparatorluktan Milli Devlete Dönüşüm Sürecinde Türk Ocakları”, XIII. Türk Tarih Kongresi Bildirileri, C. III, II. Kısım, s. Ankara 1999, s. 893.

         

        2  İsmail Acar, Türk Ocakları 1912-1931, 1949-1980, 1986, Balıkesir Türk Ocağı Yayını, Balıkesir 2004, s. 30-31.

         

        3  24 Kasım1922.

         


Türk Yurdu Şubat 2014
Türk Yurdu Şubat 2014
Şubat 2014 - Yıl 103 - Sayı 318

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele