Gagavuz Kültüründe Altın İz Bırakan Ressam: Mete Savaşan (Dimitriy Savastin)

Şubat 2014 - Yıl 103 - Sayı 318

        Mete Savaşan, 1942 yılında Valkaneş kasabasında doğdu. Küçüklüğünde masal dinlemeyi çok severmiş. Kendisine anlatılanların hepsini yakınları büyük bir deftere yazmışlar. Beş yaşına gelince kendi kendine okumaya başlamış. Mete Savaşan o zaman masalın içindekileri beyaz bir kâğıt veya beze çizmeye başlamış. Ondan sonra eline kalemi almış ve ressamın ilk tablosu böylece ortaya çıkmış. Çok eskilerde o, hayatın asıl sırrına kavuştuğunu bilmiyordu.

         [gid]136[/gid]

        1946 yılında, savaştan sonra kıtlık oldu. Mete Savaşan’in annesi, çocuklarıyla Gagavuzya’dan Azerbaycan’a gider. Orada küçük Dimitriy, ressamlık yolundaki ilk adımlarını atar. Beşinci sınıftayken Bakü Resim Festivali’nde hayatının ilk ödülünü alır. Bu mutluluk onu, Allah vergisi yeteneğini ilerletmede çok umutlandırdı. 

         

        1959 yılında anavatana, Valkaneş’e döner ve okulunu bitirir. Kişinev’de İlya Repin’in resim atölyesine girer. Orada ressamlığın ona mutluluk getireceğini anladı. O, yola böyle çıktı ve yavaş yavaş dehasını göstermeye başladı. Resimlerinin ana temasını Gagavuz halkının hayatı, gelenek ve görenekleri, tarihi oluşturuyordu. Bu temalar Gagavuzların türkülerine, masallarına, destanlarına, efsanelerine işlemişti; halkın kahramanları bunlarda yerini almıştı. Savastin’in eserlerinde bunların hepsini görmek, derin anlamlar bulmak mümkündür. Ana toprağına canından yakındır. O, bu konuda şöyle der: “Ben her işimde ülkü, derin bir öz, ana toprağıma bağlı duygu ve yaşayışı anlatmak isterim. Milletini sevmeden ressam olunmaz. Milletini sevdin, duygulandın; sevmedin hiçbir şey olmadın.”

         

        “Oğlan ve Mari Kız , “Sabah”, “Eva”, “Beklemek”, “Bayır Oğlu”, “Gelin”, “Söz”, “Düşler” adlı tablolar, Mete Savaşan’in yaratıcılık dünyasından birer parçadır.

         

        Ressamlığının başlangıcında gravür, litografya ve oyma tekniklerini kullandı. 1980’den itibaren kalem ve boyayla tabiat resimleri yapmaya başladı. Şimdi daha çok yağlı, akrilik ve guaş boya kullanıyor. Resimdeki dehasını ilerletirken bunu paylaşması gerektiğini düşündü. Bu niyetle 1983’te Komrat’ta çocuklar için resim okulu açtı.

         

        Mete Savaşan; Gagavuzya ve Moldova’nın dışında Türkiye, Ukrayna, Estonya, Azerbaycan, Finlandiya, Tunus, Kongo, Fransa gibi birçok ülkede sergi açtı. Onun resimleri, katıldığı sergilerde çok beğenilmiştir.

         

        Mete Savaşan her zaman Gagavuz halkını düşünür; dünyanın uzak köşelerinde, resimleri sayesinde ana vatanı öğrenildiği için kendini kısmetli sayardı. 

         

        Mete Savaşan, 1995’te, Türkiye Büyükelçisi’nin İstanbul’da, Karikatür ve Mizah Müzesinde çalışması teklifini kabul eder. Orada resim hocası olarak çalışır. “O yıllar, hayatımdaki en rahat ve güzel yıllardı.” der Savastin. “Açık yürekli insanlar, beni kardeş sayarlardı. Bu, en güzel ve anlamlı tablolarımı yapmamı sağladı.”

         

        Mete Savaşan, 2004’te, Türk asıllı ressamların katıldığı Türksoy Uluslararası Resim Sergisi’ne katıldı. Orada tabloları çok beğenildi ve bir ödül aldı.

         

        Mete Savaşan, şimdi Komrat’ta, kendi adını taşıyan “Çocuk Resim Okulu”nda çalışıyor. Daha çok Türk dünyasının resimlerini yapıyor. Bu konuda şöyle diyor: “Zamanla bizim tek bir millet olduğumuzu daha iyi anladım. Düşüne düşüne bu noktaya geldim. Gravürlerle bir seri hâlinde eski Türklerin hayatını resmetmek istiyorum. Nasıl yaşadılar, neler çektiler, hangi zorluklarla karşılaştılar ama sonunda hep ayakta kaldılar. Bunu tablolarım sayesinde hem Gagavuzlar hem diğer Türkler anlasınlar. Biz, ortak bir tarihin parçalarıyız; dedelerimiz aynı. Türk dünyasının yavaş yavaş birleşmesine çok seviniyorum. Birbirimizi anlarsak dost kalırız. Aynı kökten geliyoruz. Bundan çok gururlanıyorum. Türkiye’ye gitsem de gitmesem de beni samimiyetle kabul edeceklerini biliyorum. Türkiye ile Gagavuzya’nın arasındaki dostluk hem güçlü hem uzun olsun. Dilimizi ve kültürümüzü birlikte koruyalım. Kültürsüz devlet de olmaz, millet de olmaz.”.

         

        “Çocuk Resim Okulu”nun öğrencileri, kendi eserlerini artık Moldova dışında da sergiliyorlar. Mete Savaşan, onlara vaktinde yardım edip kendi eserlerini ortaya koymalarına ve ilerlemelerine vesile olduğu için çok mutlu ve gururlu. Kahramanımızın ışıl ışıl ve derin bakışlarından, daha pek çok planının olduğunu anlıyoruz. Kendi başarılarıyla sevinip gururlanırken gülümseyerek sık sık şöyle der: “Ben, en güzel tablomu daha yapmadım.”.


Türk Yurdu Şubat 2014
Türk Yurdu Şubat 2014
Şubat 2014 - Yıl 103 - Sayı 318

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele