Çekilen Film Sayısındaki Artışa Dair Düşünceler

Ağustos 2015 - Yıl 104 - Sayı 336

         

        Türk sinemasında uzun yıllar yeteri kadar film çekilmediğinden şikâyet edildi. Bu sinemamızda bir gerileme olduğu şeklinde değerlendiriliyordu o yıllarda.

         

        Günümüzde ise Türk sinemasında vizyona giren film sayısına bakıldığında çok ciddi bir artış olduğu gözleniyor. Neredeyse Yeşilçam yıllarını aratmayan bu yükseliş söz konusu.

         

        Bu yükselişi nasıl değerlendirmek, bu beklenen gelişmeyi nasıl okumak gerekir? Fiziki film sayısındaki artış açısından şüphesiz ki, bu olumlu bir gelişme. Ama diğer bütün kriterlerde hayli düşündürücü sonuçlar ortaya çıktığını söylemek yanlış olmaz.

         

        Film sayısının yüksek olması sektörel canlılığı göstermesi açısından önemlidir. Bu konuda eleştirilecek bir yan yoktur. Film sayısı yüksek olmayan bir ülkede bir ya da birkaç kaliteli filmin ortaya çıkması nadiren görülen bir durumdur.

         

        Bu durumun beraberinde getirdiği riskler nelerdir? İlki, seyircinin bir ya da birkaç filmden sonra uğrayacağı hayal kırıklığından sonra oluşacak muhtemel olumsuz ön yargı ve bunun, sonraki filmlerin seyredilme oranlarını da etkilemesidir.

         

        Uzun yıllar, Türkiye’de faaliyete geçen ABD menşeli dağıtım şirketlerinin tekel ya da ambargoları dolayısıyla Türk filmlerinin gösterilecek salon bulamamıştır. Dünyanın pek çok ülkesinde bu tekele sahip dev şirketler sektörü açık bir şekilde yönlendirmekte ve yönetmektedir.

         

        Günümüz Türkiye’sinde özel durumlar dışında şu anda bu sorun söz konusu değildir. Tabii bu bir gün tekrar başlamayacağı anlamına da gelmez. Her yerde olduğu gibi para işin içine girdiğinde bilinen bütün kurallar devre dışı kalabilmektedir.

         

        Bir filmin değer ölçütü nedir? Bu kısa ama zor soru için şu cevaplar üzerinde durulabilir: Filmin oyuncu kadrosu, yönetmeni, maliyeti, tanıtımı, gösterildiği dönem, filmin türü, medyanın başarılı kullanılıp kullanılmaması, hakkında konuşulup konuşulmadığı, sosyal medya kullanımı, filmin hedef kitlesi vs. vs.

         

        Bu listeye daha fazlası da eklenebilir. Genelde filmin değeri (Nedense bu değer sadece maddi değer olarak algılanıyor.) gişesi, yani yaygın tabiri ile “box office”i ile ölçülüyor. Dünyada da durum böyle ve kimsenin de değiştirmeye niyeti yok gibi görünüyor.

         

        Filmin sanat açısından değeri de tabii ki ölçütler arasındadır, ama asla birinci ölçüt kadar etkili değildir. Yine ters bir mantıkla bakıldığında filmin sanatsal değeri düşük olabilir ama ciddi bir gişesi olabilir. Zaten örnekler de bu yöndedir.

         

        Türkiye’nin bu konuda temel eksikliği bir sinema endüstrisinin olmamasıdır. Sinema kendi parasını kazanamıyor bir anlamda. Sinema yatırımcısı genelde sektör dışından ve filmden kazanılan para bir başka filmin finansında kullanılmıyor. Yani döngüsü yok (Kısır döngüsü var).

         

        2015 yılının ilk altı ayında çekilen film sayısı 71. Bunların içinde vizyona giremeyen veya daha sonra girme ihtimali olanlar da var. [1] Bu çok ciddi bir rakam ve sektörel anlamda umut vadeden bir gelişme.

         

        Yılın ikinci yarısında da sayının bu civarda olacağı, yıl sonuna kadar vizyona giren yerli film sayısının 100’ü bulacağı söylenebilir. Bu hızlı üretim süreci olumlu görünmesine rağmen bir anlamda da tehlikenin habercisi. Bilindiği üzere, Yeşilçam’da 300 filme kadar çıkan yıllık üretimden, “0” rakamına düşen bir süreç yaşamıştı, vaktiyle.

         

        Bu konuda karamsar olmak bir fayda sağlamayacaktır, ama sektörün kendini koruma altına alabilecek güce erişmesi şart. Bu da ancak ve ancak bir sinema endüstrisi ile gerçekleşebilir.

         

         

         

         

         

        

         

         

        

         

         

        

         

         

        

         

         


        


        

        Kaynak

        [1] https://tr.wikipedia.org/wiki/2015_yap%C4%B1m%C4%B1_T%C3%BCrk_filmleri (20.07.2015)

         


Türk Yurdu Ağustos 2015
Türk Yurdu Ağustos 2015
Ağustos 2015 - Yıl 104 - Sayı 336

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele