Kaçarlardan, Osmanlı İmparatorluğu’na Tarihi Bir Mektup

Ağustos 2015 - Yıl 104 - Sayı 336

        

         

        1925 yılında İran’da Kaçar Türk İmparatorluğu yıkılıp yerine Fars-Pehlevi Krallığı geçmiştir. İngiltere’nin girişimi ve askeri darbe neticesinde devrilen bu iktidar İran sınırları içinde Türk soylu bir hanedanın egemenliğine son vermiştir. Kaçarların devrilmesi hakkında çeşitli görüşler söylenilmektedir. Bu görüşlerin birisi Kaçarların sırf Türk oldukları için dış güçler tarafından devrilmeye mahkum bırakıldıklarını savunur. Bu yoruma göre, Osmanlı Türk İmparatorluğu’nun komşuluğunda iktidarda bulunan Kaçarlar, Türklük bilinçi doğrultusunda siyasi girişimde bulunsaydılar Türklerin bir daha cihan imparatorluğu kurabilme ihtimali yükselirdi. 20. yüzyıl başına ait İngiliz gizli belgelerinde Turancılık konusunun ele alınışını aktaran Ahmet Zeki Velidi Togan, İngiltere'nin İran Türklerine bakışını anlamamıza yardımcı olacak çok önemli bir bilgiyi sunmaktadır. Buna göre, Denison Ross'un İngiliz Deniz Kuvvetleri İstihbaratı için hazırladığı bir çalışmada, şu ifadeler yer almaktadır:

         

        "Tekmil Turan kavimlerinin Türk, Moğol, Fin, Oğuz kavimlerinin ittihadı manasıyla panturanizm boş bir laftan ibarettir. Ne coğrafi ve ne de içtimai şartlar buna müsaittir. Türkiye, Kafkasya, Türkistan ve Edil sahalarındaki Müslüman Türklerin birleşmesi de, millî şuur itibariyle geri kalmış, siyasetten gafil ve zevksiz olduğundan, en faal zümrelerinden olan Anadolu Türkleri de gittikçe azaldığından, bir tehlike teşkil etmez. Fakat bu hareket bugün Kafkasya'da olduğu gibi Almanların eliyle teşvik edilecek olursa, keza Türk kavimlerinin beşte birini teşkil eden cesur ve cengâver İran Türkleri kendilerinin Kafkasya’daki kardeşleriyle birleşir ve propaganda sayesinde Osmanlılarla da sıkı münasebet tesis edebilirlerse, Türklerin böyle bir birliği Hindistan'da İngiliz hâkimiyeti için tehlike teşkil edebilir."[1]

         

        Bu arada Kaçarların kendilerini nasıl tanımladıkları ve Osmanlı İmparatorluğu’na nasıl baktıkları hakkında önemli bir mektup, Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin 59. sayısında mevcuttur. Bu mektubu okuduğumuz zaman ilginç satırlarla karşılaşıyoruz. Osmanlı’nın işgali neticesinde yazılmış olan bu mektupta, Kaçarlar kendilerinin her tür yardıma hazır olduklarını belirterek Osmanlı’nın işgalinden sonsuz üzüntü duyarak Avrupalıların Türk düşmanlığını kınamışlar. Eski alfabeyle kaleme alınmış bu mektup şu şekilde bu gazetede derç olunmuştur:

         

        “İran’da Hissiyat: 20 Mayıs 1920 Perşenbe tarihli mecmuasından: Vemst Menster Ğazetekin 13 Mayıs tarihli nushasında menzurumuz olan, İran cemiyeti kâtibi Malik Efendi mektubunu ber vechi zir[2] nakl ediyoruz. Makale Türk muaihde-ye sulhiyesine İslam memleketinde vucuda getirdiği aks tesirden behs ediyor. Bugün Devel-i İtilafiye tarafından Türklere indirilen her darbe, bütün Müslüman milletlerine indirilmiş gibi bir tesir-i icra elediğini her kes mükederdir.

         

        Müşterek tehlüke umumi harekete sebebiyet vereceği için Devel-i İtilafiye Müslümanları müttehit muhalifetlerine hazırlanmalıdır.

         

        Malik Efendi’nin Mektubu:

         

        Efendim,

         

        Gazetenizin bugünkü nüshasında Türk İmparatorluğunun parçalanmasından ve bundan başka hiç bir çareye tavsiye olmadığından bahs ediyorsunuz. Biz İranlı olmak sıfatıyla, felaket ortağımız olan Türk arkadaşlarımıza karşı Devel-i İtilafiye tarafından vaki olan bu haksızlığa karşı bütün mucudiyetimle isyan ve bu haksızlığı şiddetle protesto edirim.

         

        Hintliler, Türkler ve İranlılar şimdi müşterek düşmanla çarpışmak mecburiyetindeler. Biz nasıl hareket etmeğimiz lazim geldiğinde pek ilan-i takdir ediyoruz.

         

        Hissiyatım fazla galeyende olduğu için istediklerimi yazmayacağım. Yanlız şunu söylemek isterim ki: eğer her zaman tekrar istediğiniz vechle Türklerin Avrupa’dan ihracı hakkındaki arzularınız isf`afine[3] çalışıyorsa o vakit iyi biliniz ki Asya ve Aferikanın her karışını Avrupalı canilerinden temizlemesi hususunda bizim çok büyük bir arzumuz vardır, ve bu arzu, Avrupanı ezmekle yok etmeğe çalıştığı milyonlarca halkın tenhalığından geliyor. Onların size sözlerini diklemek için garilerinizi[4], çoçuklarınızı öldürmek için ne zehirli gazları ve ne de uçakları[5] vardır. Fakat tarih birinde saymıyor. Ve onların gayre kabil-i kabul fetih bir kuvvetleri vardır ki o da: zülüm ve istiptada karşı isyan eden bir ruh ve hurriyet için ölmek arzusudur.”[6]

         

         

        

         


         

        


        

        [1] “A Manual on the Turanians and Pan-Turanism”, Conpiled by the Geographical Section of the Naval Intelligence Division, Naval Staff and Admirality, Printed by Frederich Hall, Oxford 1918), 222-223”ten naklen A. Zeki Velidi TOGAN: Bugünkü Türkili (Türkistan) ve Yakın Tarihi, Cilt I, Batı ve Kuzey Türkistan, 2. Baskı, İstanbul 1981, 562,563. Togan çalışmadaki haritanın üzerinde 1918 tarihinin bulunduğunu ve bu çalışmayı yapanın Ross olduğunu bizzat bu şahıstan öğrendiğini yazmaktadır.


        

        [2] Tercüme: Alttaki şekilde


        

        [3] Bu kelime Osmanlıca metinde net okunula bilinmiyor ve anlamı anlaşılmadı.


        

        [4] Arapça kökü olan bu kelimenin anlamı söz söyleyenleriniz oluyur.


        

        [5] Metinde uçak anlamına gelen Arapça kökeni olan Teyyare kelimesi kulanılmış.


        

        [6] Hâkimiyet-i Milliye gazetesi, 59. sayı, 4. sayfa.


Türk Yurdu Ağustos 2015
Türk Yurdu Ağustos 2015
Ağustos 2015 - Yıl 104 - Sayı 336

Basılı: 10 TL

E-Dergi: Ücretsiz

Sayının Makaleleri İncele